
Merhabalar efenim.🤗
Bölümümüzü yazıyorum inşallah 😅 Dedim bir Alıntı paylaşayım da ağızlarına bak çalayım sevgili okuyucularımın 🙋
Keyifli okumalar efenim 🫠
🌸 🌸 🌸 🌸 🌸 🌸 🌸
Benan’ın bakışları yüzümde takılı kaldı. Sanki gördüğüne değil de hatırladığı birine bakıyordu. Kaşları yavaşça çatıldı, dudakları aralandı.
“Nasıl olur…” diye mırıldandı. Bir adım yaklaştı.
“O… o benim için az kalsın ölecekti…” dediğinde gözleri titredi. Elena’yı hatırlıyordu. Ve onunla düşündüğümden daha fazla bağ kurmuştu. İfadesiz bakışlar ile yüzüne baksam da cevap vermedim.
Kudret arkasından kısa ama kuru bir kahkaha bıraktı.
“Hep derim sana, safsın Benan. Çok aptalsın. Seni kandırmak çocuğu kandırmak kadar kolay. O çok güvendiğin Andrei, iş birliği yapmış teşkikatla. ” diyerek başını hafif yana eğip yine başı ile beni işaret etti.
“Canını emanet ettiğin kadın bir polismiş.”
Benan sanki duymamış gibi tekrar bana baktı. Yüzümde Elena’dan iz arar gibi dikkatli bir şekilde yüzüme bakarken,
“Hayır…” diye fısıldadı.
“Ben onu defalarca denedim. Silahı başına dayadı yaa! Benim için kurşunların önüne atladı.” Diye bağırır gibi konuşmasına karşılık bu kez Kudret'in ifadesi de sertleşti gözlerini devirirken Benan devam etti.
"Bu kadın Elena değil." diye başını iki yana salladı.
"Bir şeyler söylemek ister misin eski patronuna, bak ısrarla inanmıyor bana. " diye alayla gülerek araya giren Kudret'e baktım dik dik. O da omuzlarını kaldırıp indirip Benan'a baktı.
"Konuşmak istemiyor canı. " dedi dalga geçer gibi.
"Neyse zamanla lafıma geleceksin yine Benan hanım. Her zaman olduğu gibi." dedi yüzündeki alaycı ifade kaybolmuş bu sefer daha ciddi ve nefret dolu bir ifade vardı. Bakışları bana döndü.
"Daha konuşacak daha çok vaktimiz olacak değil mi Leyla Turanşah? " dedi ciddi bir tonla.
“Yıllardır kusursuz işleyen düzenimi mahvettiniz .” dedi sakince ama sesindeki kin kendini ele veriyordu.
“Milyarlarım gitti. İtibarım, saygınlığım her şeyim yerle bir oldu. Hatırı sayılır dostlarım olmasa belki de halim daha nice olurdu. ”
Kaşları yavaşça havalandı. Dudaklarının kenarı kıvrıldı.
“Şimdi kendime başka bir düzen kurmadan önce viraneye dönmüş düzenimin bedelini ödetmek için buradayım. ”
Dik bakışlar ile yüzüne bakarken hafifçe öne eğildi.
“Ben de o bedeli tek seferde kesmek yerine parça parça ödetmeye karar verdim.” diye mırıldandı, sesi neredeyse fısıltıya döndü,
Bakışları yüzümde gezindi.
Özellikle gözlerimde durdu.
“Senle başlamak istedim. Ne demişler önden bayanlar. " diyerek kendince yaptığı espriye sesli bir şekilde sadece o gülerken ayıplar gibi yüzüme baktı.
" Latifeden de hiç anlamıyorsun canım. " dedi ağzının içinde onaylamaz şekilde cıklarken. Bir şey demedim yine. Her şeyi dökülsün istedim.
" Yalnız sen de hiç konuşmuyorsun. Hep ben konuşuyorum. Kocandan bahsedelim mi az da?" dediğinde kaşlarım derince çatıldı.
"Ne yaptın ona? " diye sert bir şekilde sorduğum soruya karşılık genişçe gülümsedi.
"Ha şöyle ya! Dut yemiş bülbül gibi konuşmak bilmedin. " dediğinde sabırsızca bu sefer daha sesli bir şekilde yineledim sorumu.
"Sana diyorum, ne yaptın ona haysiyetsiz pislik?" diye bağırmamın karşılığında serçe parmağını kulağına sokup karıştırır gibi titretti.
"AA! Bu ne sinir komiser hanım? Bünyeye zarar." dedi yine alay eder gibi. Tam bir psikopat manyaktı. Bir kaç saniye önce sinirle konuşurken bir anda alay eden bir hale bürünebiliyordu.
"Öldürüm lan seni öldürüm ona bir şey yaptıysan." diye deli gibi olduğu yerde çırpınırken karşısındaki manzaradan keyif alır gibi bakıyordu bana. Ayağa kaktı.
Usulca yaklaşıp tam karşımda duruken çenemi eli ile sertçe tuttu. İğrenç bir şekilde yüzüme bakarken yüzünü yüzüme yaklaştırıp
" Haşin kadın! En sevdiğimden." diye fısıldamasıyla kaşlarım çatılırken yüzüne tükürdüm.
"Şerefsiz pislik!" diye tıslar gibi konuşma karşılık bir kaç saniye sakinleşmek için gözlerini kapattı. Beni yeniden oturduğum koltuğa fırlatır gibi atarken sinirle karşımdaki sandalye oturdu.
Kelepçeli ellerim ile zorla yerimden doğrulurken sinirli bakışlar ile ona bakıyordum. Cebinden çıkardığı medille yüzünü sildi usul usul. Sinir bozucu gülümsemesi yine yüzündeydi.
“Bugün hiçbir şey keyfimi kaçıramaz.” Diye mırıldandı.
Mendili parmaklarının arasında katlayıp cebine geri koydu.
"Kocan deli gibi her yerde seni arıyor. Onun o hali, senin karşımdaki şu halin... Uzun zamandır bu kadar keyif aldığım bir gün olmadı." dedi.
Derince bir nefes alarak devam etti.
"Aslında kocanın başını ezmek en büyük emelim. Ne de olsa ilk büyük kazığı atan o bize!"
Benan sorar gibi bakarken bir şey demeden babasının devam etmesini bekledi. Yücel'in ise sanki tüm konuya hakim gibi sakin bir ifade vardı yüzünde.
Kudret gülümsedi.
“Kocanın başını direkt ezmek ona en büyük ödül olurdu. Ben de düşündüm ki o çok sevdiği karısının ölümü, ölmekten daha büyük bir ceza olur onun için. ” dedi alayla. Göz kapaklarım titreyerek kapanırken dişlerimi var gücümle sıktım.
"Nasıl plan ama?" dedi sırıtarak.
Gözlerimin içine bakarak yavaşça ekledi.
“Taze karısının ölümünü izlemek bir adama verilebilecek en güzel ceza. Ee bize yaptıklarından sonra da hakketti sanki ha? ” dedi keyifle gülerek. Cevap vermeden dik bakışlar ile yüzüne bakmaya devem ederken Benan artık dayanamayarak araya girdi.
“Kocası kim? ” diye sordu titreyen bir sesle. Sanki alacağı cevaptan korkar gibi.
Kudret başını ona çevirdi. Bir böceğe bakar gibi baktı ona.
“AA sen bilmiyorsun değil mi? ” dedi keyifle.
“Asıl bunu duyunca şok olacaksın.” Diye eklediğinde Benan’ın bakışları gerildi. Sabırsızlıkla bir adım atarak yaklaştı babasına.
“K-kim bu kadının kocası?” diye sertçe sordu.
Kudret'in kaşları havakanırken gülümsemesi genişledi yüzünde.
“Pars.” dedi.
O tek kelime Benan’ın yüzüne çarpıp yankılandı sanki. Şok içinde babasına bakarken Kudret devam etti.
“Namı diğer… Yüzbaşı Mahir Turanşah.”
🌸 🌸 🌸 🌸 🌸
Alın size alıntı gibi alıntı🤓
Benan şoklardan şoka girdi 😅
Leyla yavrum yine bildiğimiz gibi bela paratoneri🥲
Mahir, hüzünlü çöreğim kim bilir ne halde🚬🚬
Yeni bölüm için beklemede kalınız efem🙋
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 40.06k Okunma |
6.46k Oy |
0 Takip |
64 Bölümlü Kitap |