63. Bölüm

ÖZEL BÖLÜM 2

yağmur karakütük
miyorininkitaplari

Hayat bize zorluklar verirdi ve bu zorlukları atlatmamızı isterdi . Kimisi bu zorluklarla başa çıkamaz kaybederdi , kimisi o zorlukları nasıl atlatacağını öğrenir , kazanırdı ve bu kazanmanın beraberinde hayat ona hediyeler verirdi benim hediyelerimde Çağlar ve Sayeydi.

Saye 17 yaşına basmış , askeri lisesini üstün bir başarıyla bitiriyordu çağlar ise 12 yaşına basmıştı , ortaokulda olmasına rağmen askeri liseyi kazanacağından emindi.

" Anne" diye seslendi Saye " Çağları okuldan bu gün ben alayım mı?"

Saye Çağlara'a çok düşkündü aynı şekilde Çağlarda ablasına .

" Olur" dedim " Hatta gelirken babanı ara işi bitecekti beraber dönersiniz olur mu?"

" Olur " dedi " ben kaçtım!"

" Dikkatli ol!"

O çıktıktan sonra masayı hazırlamaya başladım bu işlere az da olsa alışmıştım pek bir iş yapmıyordum daha doğrusu yapamıyordum silah tutmak dışında her yaptığım iş beni boğuyordu. Elim boynumda ki Asker künyeme gitti hala boynumdaydı ölürken de orada olacaktı. En sonunda onu Sayeye verecektim aynı şekilde Kaan da Çağlara verecekti.

Masada her şeyin tam olduğundan emin olduktan sonra koltuğa geçtim ve onları beklemeye başladım. Kapı bir kaç dakika sonra çaldığında ayağa kalktım ve gidip kapıyı açtım .

" Anne!" dedi Çağlar ve hızla koşup kucağıma atladı.

" Oğlum dur annenin belini ağrıtacaksın!" diyen ses sevgilimdi , Kaanımdı , eşimdi ve her şeyimdi.

Çağların yanaklarından öptüm ve çantasını aldım.

" Ellerini yıka sonrada masaya"

Saye de onun peşinden giderken Kaanla baş başa kaldık. Gözlerim yüzüne kaydı yorgundu ama mutluydu.

" Gül Bahçem?"

" Sevgilim?"

" Özledin mi beni?" dedi gülerek.

" Her zaman ki gibi" dediğimde kollarımı boynuna doladım önce arkamda çocukların olup olmadığını kontrol etti , sonra da alnıma içten bir öpücük bıraktı.

Çocukların sesini duyduğumuzda hızla ayrıldık .

" bu gün bir tane çocuğu az daha dövüyordum!" diyen Çağları duyduğumda anında Sayeye döndüm gülmemeliydi gülerse Çağlar bunun iyi bir şey olduğunu düşünürdü. Ellerini dudaklarına kapadı anında.

Masaya geçtiğimizde Kaan konuştu.

" Niye dövmedin?" diyen Kaan olduğunda büyük bir hışımla ona döndüm.

" Kaan!"

" Çağlarcım bu çok yanlış bir hareket!" dediğinde hepimiz gülmeye başlamıştık.

" Oğlum sakın öyle bir şey yapma" dedim " Askerliğin ilk iki kuralı ne biliyor musun?"

" ne?" dedi merakla.

" Birincisi duygularını kontrol edebilmek , ikincisi sakin kalmak eğer bunları yapamıyorsan asker olamazsın"

" O zaman ikisini de yapacağım!" dedi neşeyle.

" Aynen aynen yaparsın" dedi Saye.

" Yapacağım!"

" Bekliyor olacağım"

Herkes yemeğini yerken Kaan Sayeye döndü.

" Sen neden bu gün okula gitmedin küçük hanım?"

" Baba " dedi bir şeyler kafasına takılmış olmalıydı " sonra konuşalım olur mu?"

Kafasına takılan konu neydi bilmiyordum ama iki gündür okula gitmiyordu ciddi bir şeyler olmuş olmalıydı.

" Olur güzelim" dedi Kaan " idman yaptın mı peki?"

" Yaptım" dedi okula gitmemişti ama yapmıştı.

" bende yapacağım idman" dedi Çağlar ve yine hepimizin gülmesine neden oldu.

" Yapıyoruz oğlum ya zaten?" dedi Kaan.

" Ama ablam daha çok yapıyor"

" O büyük çünkü " dedim " sende büyüyünce o kadar yapacaksın"

" Ama çok yoruluyor " dedi " görüyorum ben"

" Çağlar " dedi Saye uyarırcasına.

" Ne görüyorsun oğlum?" dedi Kaan.

" Ağlıyor bazen"

Anında gözlerimiz Sayeye döndü.

" Saye?" dedik aynı anda.

" Konuşuruz" dedi Saye ve apar topar odasına çıktı.

Yemekten sonra etrafı toparladık ardından zilimiz çaldı .

" Selamlar!" diyen Aslan önden girdi arkasından Derya, Gamze,Selin, Deniz , Leyla,Ceren, Akay , Hayat , Erdem ve abim.

" Lan?" dedi Kaan " uyuyacaktım ben"

" Aslan amca!" dedi Çağlar ve ona koştu.

" sonra uyursun abicim" dedi Deniz ve sonra hep birlikte içeri geçtik.

" Saye!" diye seslendim merdivenlerden " Kızım hadi gel misafirimiz var"

Saye de indiğinde havadan sudan sohbet etmeye başladık tabi aklımız Sayedeydi.

" Kızım" dedi Saye " Anlat bakalım ne oldu?"

" Gerçekten dayıcım" dedi abim " ne oldu sana?"

" Annem burada " dedi Saye " sonra konuşalım"

Burada olmamı istemiyorsa konu geçmişimdi.

" Saye saçmalıyorsun" dedim " Anlat yoksa kendim öğrenirim"

Kaan sakin olmam adına elimi tuttu .

" Anne olmaz " dedi.

" Saye ben o üzüleceğimi düşündüğün şeyleri kendim yaşadım " dedim .

Anında bana döndü , nasıl anladığımı sorguluyordu.

" Kızım" dedi Kaan " anlat hadi"

Derin bir nefes aldı Saye.

" Yeni gelen öğrenciler sürekli Karahanları konuşuyorlar " dedi.

Karahan soyadı, benim Kaanla evlendikten sonra geride bıraktığımı düşündüğüm ama peşimi bırakmayan geçmişti.

" Annemi özellikle " dedi " ben bunları duymak istemiyorum annemin Doğan Karahanı nasıl öldürdüğünü duymak istemiyorum , dayımın Hilal Karahanı nasıl öldürdüğünü duymak istemiyorum , dedemin annemin elinden askerliğini nasıl aldığını, Yeliz Karahanı nasıl öldürdüğünü duymak istemiyorum!"

Nabzımın yavaşladığını hissettim , yok olmak istedim kızımın ağzından bunları duymak istemiyordum. Saye benim soyadımdan nefret ediyordu.

" Kızım " dedi Kaan " bu bizim hayatımızın gerçekleri sen bunları her zaman duyacaksın herkesten duyacaksın. "

" İstemiyorum!" dedi Saye " Ben annemin ne kadar acı çektiğini duymak istemiyorum baba!"

Ben bu acıları çekmiştim , yaşamıştım ama kızım bunları duymaya bile katlanamıyordu , dayanamıyordu.

" Duygularını saklaman gerektiğini öğretmediler mi sana?" dedim kaşlarımı çatarak " ben bunları yaşadım Saye ve karşında gördüğün herkeste bunları benimle beraber yaşadı ama sen bunları duymaya korkacak kadar cesaretsiz misin kızım?"

" Anne " dedi " senin nasıl acı çektiğini bana anlatıyorlar sanki ben seninle yaşamıyor muşum gibi ! senin her gün o künyeyi nasıl tutuşunu görmüyormuşum gibi!"

" Saye " dedi Kaan " Annen yaşadı bunları senin bunları duymaya alışman gerek ."

" Görüyorsun demek?" dedim " o zaman benimle gurur duyacağın yerde neden korkuyorsun saye?"

Duraksadı , bizim kızımız korktuğunu kabullenemiyordu ama şuan kabullenmişti.

" Anne ben " dedi " özür dilerim . "

" Bak ben demiştim özür diler diye!" dedi Aslan ardından Deryanın dirseğini geçirmesiyle sustu.

" Aferin benim kızıma " dedi Kaan ve alnından öptü .

" Anne bak ne aldım sana!" dedi Çağlar yukarıdan pata küte inerken.

" Oğlum yavaş lan!" dedi Deniz.

Çağların elinde bir gül vardı koyu kırmızı mükemmel bir güldü en sevdiğimdi.

" Bunu senin için gül bahçesinden topladım . "

Kaana döndüm , bu cümleyi o Çağlara söylemiş olmalıydı bana gururlu bir bakış attı.

" Teşekkür ederim annecim" dedim ve yanıma oturmasını isteyip sıkıca sardım onu.

" Akay sende biraz kibarlık mı öğrensen oğlum?" dedi Gamze .

Akayın " Anne ben daha sana geçen gün silah aldım ya " demesiyle salonda büyük bir kahkaha koptu.

" Oğlum o roket benim sana aldığım silahtı beni kandırma!" dedi Gamze " ayrıca ben silahı napayım götüme mi sokayım?"

O an hepimiz gülmeyle karışık bir korkuyla birbirimize baktık.

" Ney anne?" dedi Akay.

" Yani silahı koyacak bir yer bulamazmış" diye toparlamaya çalıştı Deniz.

" Aynen" diyerek onlara katıldım.

Bozkurt timi her zaman ki gibi formundaydı , çoğu rütbe atlamıştı . Benden sonra yeni bir komutan istenmemişti time birbirlerine yetmişlerdi ama bensizlerdi.

Biraz daha oturduk ardından hepsi evlerine gitti , Çağların yattığından emin olduktan sonra Sayenin odasına gittim.

" Anne?"

" Gül Bahçem?" dedim gülerek ona bazen böyle diyordum çok hoşuna gidiyordu.

" Sarılayım mı?" dedi.

" Tabiki"

Sıkıca sarıldı bana kaybetmek istemezcesine . Saçlarına bir öpücük bıraktım.

" iyi geceler . "

" iyi uykular ."

Odasından çıktığımda kendi odama gittim. Kaan uyumuş gözüküyordu ama biliyordum uyumuyordu. Yanına uzandım ve dirseğimi başımın altına alıp ona bakmaya başladım bir kaç saniye içinde gözlerini açtı .

" Ne yapıyorsun?" dedi " gelsene yanıma ."

Gülmemek için zor duruyordum çocukları uyandırmak istemiyordum .

" Bilmemki" dedim " gelsem mi?"

Tek kaşı yukarı kalktı.

" soruyor musun birde?"

Daha fazla zorlamadım , hemen sarıldım.

" Heh şöyle " dediğinde sıkıca dolandı kolları belime.

" Havalanma hemen" dedim.

" İstediğimi yaparım " dedi .

Kabulümdü , yapardı.

.....

1 Hafta Sonra

" Okul bitti!" dedi Çağlar karnesini bana getirirken.

" Mutlu musun?" dedim .

" Hemde nasıl " dediğinde kanesine baktım herşeyi güzledi.

" Babandan ne isteyeceksin?" dedim .

" Tatil!" dedi .

" Bende tatil istiyorum " dedi Saye ve karnesini büyük bir zevkle bana uzattı.

İki çocuğumun da gerçekten maşallahı vardı .

" Ben geldim " dedi Kaan içeri girerken " Aha benimkiler de gelmiş " dediğinde karneleri aldı .

" Afferim benim güzel çocuklarıma " dedi .

" yalnız öyle kuru kuru olmaz " dedi Saye " Hakkımızı isteriz "

" katılıyorum " dedi Çağlar.

" Ne istiyormuşsunuz bakalım?" dedi Kaan.

" Tatil olsa iyi gider aslında " dedi Saye .

Kaan tek kaşını kaldırıp ikisine baktı .

" Düşünelim bakalım " dedi " Hadi kahvaltıya ."

Kahvaltıya geçtiğimiz de çayımdan bir yudum aldım .

" Acaba karadenize mi gitsek?" dedim " Tabi babanız izin alabilirse "

" Çok güzel olur " dedi Saye .

" Orası nere ya?" dedi Çağlar.

" Benim memleketim " dedim " Hani şiveli konuşuyordum ya. "

" Hatırladım "

" Anne konuşsana bi " dedi Saye .

" "Guzel kizum, yemegini ye da!" dediğimde masada bir kahkaha koptu.

" Bir dakika " dedi Kaan " Leyla sen yemek yemiyorsun. "

" Az yiyorum " dedim " İştahım yok "

" Ne demek yok?" dediğinde peyniri ağzıma tıktı " Bak benim var seninde olacak ."

" Anne kilo vermişsin sen " dedi Saye.

" Anne benden az yiyorsun " dedi Çağlar.

Ağzımdakini yuttuğum da hepsine kaşlarımı çatarak baktım.

" Abartmayın " dediğimde Kaan tabağıma bir şeyler dolduruyordu.

Kahvaltıdan sonra hazırlanmaya başladık çünkü karne gününe özel bizimkilerle kahve içmeye gidecektik. Odama çıktığımda Kaan Çağların kıyafetini seçiyordu bende üzerime siyah spor bir elbise giyip saçlarımı yaptım o sırada Saye odama girdi.

" Anne saçımı örer misin?"

" Gel güzelim " dediğimde onu karşıma aldım ve saçlarını öremeye başladım " Bu güzellikte ne?" dedim gülümseyerek .

" Yakışmış mı?" dedi üzerinde straplez bir siyah elbise vardı o da benim gibi siyah seviyordu .

" Güzele ne yakışmaz " dediğim sırada Kaan ve Çağlar odaya girdi.

Çağlar Kaanın sırtındaydı anlaşılan mükemmel bir eğlence içindeydiler.

" Anne bak aynı babam gibi oldum " dedi Çağlar ve karizmatik bir bakış attı.

" Babandan daha yakışıklı olmuşsun " dediğimde Sayenin saçı bitmişti Kaan Sayeye kıskanç bir bakış atmayı ihmal etmedi.

" Baba bakma lütfen öyle " dedi " Strese giriyorum ."

" Yok kızım ne stresi " dedi " Fazla annen olmuşsun"

Hazırlıklarımız bittiğinde evden çıktık ve Gamzenin attığı konuma doğru yol aldık . Geldiğimizde Kaan Çağların elinden tutuyordu bende Sayenin koluna girmiştim.

" Kandemirler gelmiş!" dedi Abim ve ayağa kalktı sonra sırayla hepsi kalkmıştı .

Hepsiyle sarıldıktan sonra yerlerimize geçtik.

Ceren ve Saye sohbet ederken biz de Gamzenin dertlerini dinliyorduk.

" Evet karne güzel gelmiş ama " dedi " Kafa bir milyon " dedi.

" Deme öyle oğluma " dedi Deniz " Çalıştırmak istediği zaman çalıştırıyor kafayı boşa kullanmıyor "

" Senin oğlunda benim dedem mi?" dedi Gamze " Farkındayım da keşke biraz akıllı dursan ha annecim?"

" Anne dur hele bir çok önemli bir konu hakkında konuşuyoruz " dedi Akay ve Çağlarla sohbetine geri döndü.

" Karışma çocuğa " dedi Derya " Zeki çocuk ."

" Bende zekiyim " dedi Aslan.

" Ne demezsin " dedi Kaan .

" Komutanım ayıp oluyor . "

" Olsun " dedi Kaan " Belki yüzüne söylersek anlarsın" dediğinde masada bir kahkaha koptu.

" Ceren kızım " dedi Selin " Uyumadın mı gece sen?"

" Uyudum anne " dedi Ceren "Baya uyudum hemde "

" Kızım biriyle mi konuştun?" dedi abim panikle.

" Yok babacım " dedi Ceren.

" Evet konuştu!" diyen Leyla olduğunda bir kaosun başındaydık.

" Kimle? " dedi abim.

Aslan yavaşça ve dramatikçe abimin koluna dokundu.

" Abi bence öğrenme sen . "

" Sus lan " dedi abim " Seni dinliyorum kızım?"

" Hala bu gün çok güzel olmuşsun " dedi Ceren benim yolumla konuyu değiştirmeye çalışarak.

Konuyu değiştirmeliydim .

" Karadenize mi gitsek?" dediğimde artık herkesin odağı bu konu olmuştu.

" Aslında iyi olur " dedi Gamze " Kafamız dağılırdı ama izin alabilirler mi?"

Gerçek bir kez daha yüzüme vurdu ben artık asker değildim.

" Muhtemelen alabiliriz "

" Albayla konuşalım " dedi Abim " Ona göre bakalım iyi olur "

Düşüncelerini dağıt Leyla düşüncelerini dağıt bunu düşünme.

Kaanın elini sırtımda hissettim anlamıştı , o hep anlardı . Beni kendine çekip saçlarıma öpücük bıraktı.

" Akay karadeniz şivesi konuşabiliyor biliyor muydunuz?" dedi Gamze " Konuş bakayım oğlum"

" Aldum bakur kazani kalayladum içini!" dedi Akay kendinden emin bir şekilde ve hepimizin gülmesine neden oldu.

" Bizi unutmuşsunuz?" dedi arkamdan bir ses Hayat gelmişti.

" Asıl sen bizi unutmuşsun " dedi abim .

" Komutanım kusura bakmayın size önemli bir şey açıklamamız gerek " dedi Erdem ve hayata döndü .

" Biz gün aldık " dedi Hayat " İki haftaya evleniyoruz!"

" Bayılıyorum tutun beni!" dedi Abim.

" Oha !" Dedi Gamze .

" Yavuz tutamam şuan dur çok heyecanlandım!" dedi Selin.

" Abini tutsak mı?" dedi Kaan.

" Lan erdem kedi olalı bir fare tutabildin!" dedi Aslan.

" Sensin lan fare !" dedi Derya " Hayata fare mi dedin sen?"

" Hayırlısı olsun " dedi Deniz.

" Hayat " dedim korkuyla " Bu çok ani oldu yoksa?"

" Hayat!" demişti abim.

" Hayır hayır!" dedi Hayat " Hamile falan değilim sadece bir anda karar verdik !"

Derin bir nefes aldım.

" Yavuz abi?" dedi Erdem.

" Ne abisi lan?" dedi Abim " Gözüm görmesin"

" Bakmazsan tabi görmez abi" dedi Gamze " Sal çocukları ."

" Delireceğim elde kaldı çocuklarım ve yeğenlerim! " dedi abim.

" O da kalmamış olabilir dayı " diyen Saye olduğun da hepimiz ona döndük.

" Anlamadım kızım?" dedi Kaan korkuyla.

" Abla ?" dedi Çağlar.

Babasının oğlu.

" Ben değil " dedi Saye .

Hepimizin gözleri tekrar Cerene dönmüştü.

Abimin bu çektikleri neydi.

" Derin nefes alıyoruz " dedi Gamze abime dönerek.

" Alamıyoruz şuan da muhtemelen " dedi Selin dehşetle abime bakarken.

Saye ' nin mükemmel zamanlaması sayesinde birazdan kriz çıkacaktı . Abim elleri titreye titreye karşısında ki su bardağını aldı ve dudaklarına götürüp bir yudum içti .

" Bence bu toprakları terk edelim " diyen Aslanı Kaan bir bakışıyla susturdu.

" Kızım " dedi abim Ceren dönerek " Bana söylemen gereken bir şey var mı?"

Kaşları çatıldı Cerenin.

" Yok galiba ."

" Yokmuş annesi " diyerek Seline döndü abim.

" Yokmuş işte babası zorlamaya gerek yok " dedi Selin .

" Bence de yok " dediğim de Leylayı kucağıma çektim .

Küçük bir kızı bile kucağıma alırken kaslarımın güçsüzlüğünü hissediyordum . Yutkundum ve Leylaya bakarak içimde ki güçsüzlüğü bir kenara bırakmaya çalıştım . Eve gidip çocuklarıma ve kocama sarılarak deli gibi ağlamak istiyordum . Gerçekten Leyla bunu yapar mıydı? Saklanıp göz yaşlarını sessizce dökerdi . Ancak artık kimseden saklayamıyordu küçücük oğlum bile hemen anlıyordu Sayeye zaten diyecek yoktu en ufak hareketimde çözüyordu. Kaan ise benim yıllardır hayatımda ki tek şansımdı ondan bir şeyler saklamam çok zordu.

" Hala Karadenizde her yere gidelim !" Dedi Leyla kucağımda.

" Gidelim halam " dedim önünde ki saçları itelerken.

" Bir dakikalığına dikkatinizi bana verin!" Dedi Hayat " Alışverişimi burada yapalım Karadeniz de ne olacağı belli olmaz ."

" Karadeniz de düğün yapacağız he?" Dedi Aslan " Ulan hayat."

" Boş konuşma " dedi Derya .

" Karım olacaksın bir de ne bana bu garezin?" Dedi Aslan.

" Biz böyle anlaşabiliyoruz ."

Gerçekten de didişerek anlaşılıyorlardı . Timdeyken de böyleydi şuan da böyleydi ve eminimki sonra da böyle olacaklardı.

" O yüzden yarın çalışmalara başlıyoruz " dedi Hayat konunun dağılmasına izin vermeyerek " Tüm kızlar benimle düğün alışverişine geliyor ."

" Yine başlıyoruz " diyerek arkasına yaslandı Gamze ardından ellerini esnetti sanki birazdan yarışmaya katılacak bir sporcu gibi.

" Ne oluyor lan ?" Dedi Deniz karısına bakarak.

" İşlere hazırlanıyorum " dedi " Malum bu işlerin profesörü benim."

" Tabi ki ya ne demezsin " diyen Deniz birazdan dayak yiyecekti.

" Hadi kalkalım " dedim " Alışverişler bir haftayı bulsa bir hafta sonra Karadeniz yolcusuyuz " diyerek devam ettim " Siz de izninizi ona göre ayarlamaya çalışırsınız " dediğimde içimde ki parçalanmayı yok saymaya çalıştım.

Ayaklandığımız da Saye de Çağları ayıktırmıştı ve Akayla olan derin sohbetini bölmüştü . Çağlar sinirlense de ablasına saygısını asla bozmazdı bu yüzden ablasının elini tutarak dibimizde bitti.

Oradan çıktığımız da eve lazım olan bir kaç şeyi alarak eve geçtik . Çağlar anında köpeklerle oynamaya başlarken Saye duşa gireceğini söyleyerek odaya girmişti Kaan ise çok dinlenemediğinden odaya çıkmıştı ben de Çağlara dersleri olduğunu hatırlatıp yukarı çıktım. Yukarı kattaki banyoya girdiğimde kapıyı kilitleyip lavaboya eğildim ardından başımı kaldırıp kendime baktım . Aynada gördüğüm Leylayı tanıyamıyordum.

Duşakabine uzanıp suyu açtım üzerimdekileri çıkarttım ve kendimi sıcak suyun değil soğuk suyun altına attım kendime gelmeliydim . Soğuk su başımdan aşağı dökülürken düşüncelerimi önemsememeye çalıştım . Askerliğimi kaybetmemi düşünmem yıllardan yıla azalmıştı ama ben ölene kadar düşünmem son bulmayacaktı . Şuan tutunacak bir kaç dalım olmasaydı gördüğüm her şeyi yakardım çünkü kaybedecek hiç bir şeyim olmazdı ama şuan kaybetmeye korktuğum ve duygusuz hareket edemeyeceğim şeyler vardı bu yüzden bırakmıştım . Benim askerliğim bir kerede bitmemişti aldığım yaralar artık nefes almamı bile zorlaştırdığında bitmişti bunları bana yaşatan kimse şuan yaşamıyordu ama kökleri hala duruyordu . Bozkurt Timinin yaşanan her şeyin acısını çıkardığını görebiliyordum . Kaan ' ın gözlerine baktığım da iyi bir baba ve eş den ziyade her an gözleri kan ile bürünecek birini görüyordum . Kaan ' ın artık birini , bir şeyi daha kaybetmeye tahammülü yoktu . Her şey de temkinliydi hayatımız da aldığımız her karar da da öyleydi çünkü biz bu hayata yaşamak için yaşamaya değil , yaşamak için ölmemeği sağlamakla gelmiştik.

Duştan kendimi atabildiğim de kurulanıp banyo da hazır tuttuğum kıyafetlerimi giydim . Saçlarımı da kurutup banyodan çıktım tüm aile üyelerinin sessizlikle odasında olacağını sanıyorken bizimkilerin aşağıdan sesleri geliyordu.

Merdivenlerden aşağı indiğim de görmüştüm onları Kaan Saye ve Çağlar ' ın tam ortasında duruyordu bir tarafında ki Çağlar ödevlerini yapıyordu Kaan ise ona ödevinde yardımcı oluyordu. Saye ' nin ise uzun siyah saçlarını örüyordu bir yandan Çağlara ödev yaptırırken bir yandan kızının saçlarını örüyordu . Saye çok alışıktı babasının saçlarını örmesine , yapmasına küçükken bile okula gitmeden saçlarını babası yapıyordu . Ve Kaan bunları yaparken yorgundu biliyordum görevden geleli çok olmamıştı ama uyumak yerine vaktini bizimle geçiriyordu ve bu ona zevk veriyordu.

" Anne babam düzgün anlatamıyor!" Diyen Çağlar olduğunda kaan dehşet bir şekilde ona baktı.

" Ne demek anlatamıyor?" Dedi " Kim yaptırdı lan sana bunları ?"

" Baba çok ayıp " dedi Saye " Lan denir mi?"

Gülerek bakıyordum bu hallerine . Yanlarına gidip Çağların yanına çömeldim ve ödevine yardım etmeye başladım .

" Kızım idman yaptın mı bu gün?" Dedi Kaan.

" Sabah yaptım " dedi Saye.

Kaan onun saçlarına kısa bir öpücük bırakıp salarken ben Çağlarla cebelleşiyordum . Telefonuma gelen ardı ardına mesajlarda delirmeme yardımcı oluyordu . Telefonumu elime alıp kimin mesaj attığına baktım . Tabi ki de grupta Gamze ve Hayat düğün kıyafeti konuşuyordu. Telefonu sessize alıp Çağlara yardım etmeye devam ettim . Saye köpeklerle oynarken Çağlar resmen işkence çekiyordu ve kıskançlıktan delirmek üzereydi .

" Bakma öyle bitirince oynarsın sende " dedim Çağların saçlarını karıştırarak.

Çağlar ödevini yapmada hızlanırken Kaan mutfağa gitmişti seslerden anladığım kadarıyla mutfağı topluyordu . Saye ' nin telefonu çaldığında arayana bakıp bizden uzaklaştı ve konuşmaya başladı bir kaç saniye içerisinde konuşmasını bitirip bana döndü.

" Anne Lale evin önündeymiş onunla konuşup gelsem olur mu?" Dedi .

" Yine annesiyle kavga mı etmişler?" Dedim.

Başını salladı.

" Dikkatli olun akşam oldu eve de gelebilirsiniz ."

Başını sallayıp montunu giydi ve evden çıktı . Lale , Saye ' nin en yakın arkadaşıydı . Neredeyse her gün birbirlerini görüyorlardı ama aynı okulda değillerdi . Lale tıp okumak istiyordu . Bizim iki sokak ötemizde oturuyorlardı Sayeyle ise markette şans eseri tanışmıştı . Lale ' nin annesi ve babası ayrıydı , babasının Laleyi istememe sebebiyle de Lale annesiyle kalıyordu ama annesiyle de pek anlaşabildiği söylenemezdi. Her gün kavga ediyorlardı pek iyi bir anne değildi . Lale yine bir gün annesiyle kavga edip evden çıkmıştı ve marketin kenarında ki betona oturmuştu onun perişanlığını gören Saye de nasıl olduğunu sormuştu ve böylece tanışmışlardı . Sayeyele aralarında 3 yaş farkı vardı ama hiç belli olmuyordu . Lale gayet olgun bir kızdı o kadar şey yaşamasına rağmen de hayat enerjisini yitirmiyordu.

 

Kaan içeri geldiğinde gözü anında Sayeyi aradı belki de bu onun refleksi olmuştu artık bilemiyordum ama anında beni ve çocukları arıyordu.

" Lale gelmiş dışarıdalar " dediğimde başını salladı.

" Yine mi annesi?"

" Evet " dedim .

" Valla bitti!" Diyen Çağlar hızla ayağa kalktı " Baba benimle antreman yap!"

Kahkaha attığım sırada kaan da gülüyordu.

" Babanı yenebileceğini mi düşünüyorsun?" Dedi Kaan.

" Evet tabi ki de sizden çıkmış olduğuma göre sizden daha güçlüyümdür değil mi?"

" Tabi ki bizden daha güçlü olacaksın " dedi Kaan " ama ben bu hayatta bir tek annene yenilirim be oğlum."

" Anne ?" Dedi Çağlar " Sen babamı yendin mi?"

" Tabi ki de yendim " dedim ukala bir tavırla " Hemde çok kere ."

" Ben sizden de güçlü olacağım!" Dedi Çağlar .

" Ol oğlum " dedim " Ve kimsenin ablana ne de sana zarar vermesine izin verme."

" Bende Çağlara zarar gelmesine izin vermem " dedi Saye içeri girdiğinde.

" Hep böyle olun ne olursa olsun birbirinizden ayrılmayın " dedi Kaan .

" İçiniz rahat olsun " dedi Saye " Yalnız ödevlerini bitirdin mi?" Dedi Saye Çağlara bulaşarak.

" Bitirdim , kudur" dedi Çağlar.

" Felaket kudurdum şuan bu yüzden odama çıkıyorum " dedi Saye .

" Ya abla !"

Herkes yavaş yavaş odalara dağılmaya başladığında bizde odaya çıktık .

" Yarın albayla izin meselesini konuşacağım " dedi Kaan.

" Çok uzun süreli olmasına gerek yok bir kaç gün yeter " dediğimde başını salladı.

" Halledeceğim."

Yatağa uzandığında bende yanına uzandım ve başımı göğsüne yasladım . Eli ufak ufak saçlarımı geriye atıyordu . Şuan da güvende hissettiğim kadar başka yerde güvende hissetmemiştim . Elimi düzeltmek için karnından az aşağıya indiğimde bir şey hissettim . Dokunduğumda ise sargı olduğunu anlayıp anında elimi t-shirtinin ucuna attım . Kaan elimi tuttu.

" Önemli bir şey değil" dedi.

" Ona ben karar veririm " dediğim de diğer elimle t-shirtini yukarı kıvırdım karşımda bıçak yarası olduğunu tahmin ettiğim bir yara vardı tabi üzerinde ufak bir sargı vardı ama bıçak yarası olduğunu tahmin etmek zor değildi.

Ayağa kalkıp çekmeceden ilk yardım çantasını çıkardım.

" Büyütülecek bir şey değil " dedi Kaan " Pansumanını yaptırdım ."

" Bana neden söylemedin?" Dedim ilk yardım çantasından pansuman yapmak için gerekenleri çıkarırıken.

" Büyük bir yara değil."

" Sana büyük gelmiyor olabilir ama benim için büyük " dedim " Böyle dokunarak mı tespit edeceğim yaralarını bundan sonra?"

" Gül bahçem yemin ediyorum ki büyük bir şey olsa söylerdim " dedi " canım yanmıyor ."

" Benim yanıyor ama " dedim " En ufak yaranda canım yanıyor ."

Önce sargısını çıkardım ve çok derin olmayan ama yine de hareket ederken can yakabilecek olan yarayla karşılaştım . Tahmin ettiğim gibi bıçak yarasıydı . Pamuğa biraz batikon damlatıp üfleyerek yarayı temizlemeye başladım ne kadar sinirlenirsem sinirleneyim canını yakmazdım . Ben yarayı temizleyene kadar sessiz kaldı çünkü kızdığımın farkındaydı ve muhtemelen şuanda yarın yiyeceği tribi nasıl atlatabileceğini düşünüyordu.

Yarayı temizledikten sonra ilk yardım çantasını kaldırdım ve yatağa yatıp yorganı kafama kadar çekip yatağın en ucuna yattım. Tabi ki de bırakmadı sarıldı ancak benden karışılık bulamadı tribi nasıl atlatacağını düşünüyor olmalıydı.

Sabır çeke çeke geçireceği günlerin hesabını yapmalıydı.

.......

Sabah gözlerimi araladığımda Kaan yanımda değildi ama aşağıdan sesleri geliyordu muhtemelen çocuklarla kahvaltı hazırlıyordu . Kalkıp hızlı bir duşa girdim ardından üzerimi giyinip aşağı indim .

" Günaydın anne " diyen Sayeyi gördüğümde saçlarına bir öpücük bıraktım.

" Günaydın annecim " dedim.

Mutfağa girdiğimiz de kahvaltının hazırlanmış olduğunu gördüm.

" Oğluşum " dedim Çağlara " Döktürmüşsün yine ."

" Babam yaptı daha çok ama bence yardım ettim !"

" Sen yapmışsındır oğlum " dediğim de Kaan bana döndü.

Ama hiçbir şey söyleyemedi.

Kahvaltı masasına oturduğumuz da konuşmaya başladım.

" Kızım bir yere gidecek misin bu gün?"

" Yok anne evdeyim de neden?"

" Teyzenler şimdiden alışverişe çağırıyor sen gelmezsen katlanamam."

" Gelirim anne ."

" Anne beni götürmeyecek mısın?" Dedi Çağlar.

" Oğluşum elbise bakıp duracaklar sen sıkılırsın."

" Tamam anne " dedi ve devam etti " Ali abi burda mı bu gün?"

Ali bizim bahçe de ki korumalardan biriydi , Cağlar onu çok seviyordu.

" Burda ama sakın adamı antreman yapmaya zorlama " dedi Kaan .

" Of tamam " dedi Çağlar ve yemeğine devam etti.

İnsanla konuşmamamızı Saye anlamış olmalıydı , gözünden kaçmazdı ama Çağların yanında sormazdı.

Kahvaltıdan sonra Kaan hazırlanıp aşağı indi .

" Gül bahçem askeriyeye geçiyorum " dedi " İzin işini haber veririm."

Başımı sallayıp ayağa kalktım tam merdivenden çıkacağım sırada belimden yakaladı.

" Ne yapmamı istiyorsun?" Dedi sanki yıllardır görüşmüyormuşuz gibi özlem barındıran sesiyle .

Belinde ki ellerini tutmamak için zor duruyordum ama biraz dayanmalıydım.

" Çocuklar görecek " dedim.

Daha da sıkılaştı elleri.

" Leyla " dedi " Köpeğin olayım bana şunu yapma."

" Hakettin."

" Hatalıyım biliyorum özür dilerim" dediğinde nefesi boynumdaydı.

" Yetmez " dedim " Acı çekeceksin biraz daha ."

" Baba , anne benim kalemliğimi gördünüz mü ?" Diyen Çağların sesi duyulduğunda anında uzaklaştık.

" Burada annecim gel " dedim.

Kaan büyük bir huysuzlukla evden çıkmak zorunda kalırken benim keyfim yerindeydi.

" Saye hadi hazırlan kızım çıkacağız ! " Diye seslendim yukarı tamam sesi geldiğinde ise odama çıkıp hazırlanmaya başladım. Üzerime salaş bir siyah pantalon ve siyah bir badi giyip üzerime siyah kabanımı geçirdim . Makyajımı da kırmızı rujum ile tamamlayıp odadan çıktım.

" Saye aşağıdayım!"

" Geliyorum!"

Asağıda Çağlarla vedalaşıp bahçeye çıktım.

" Ali kolay gelsin " dediğimde korumamız Ali hızla bana döndü.

" Sağ olun Leyla hanım."

" Şüpheli bir durum sezdiğin anda önce beni ara Kaana ulaşamayabilirsin " dedim " Ve ne olursa olsun Çağları içeride bırakma " diye uyarıma devam ettim .

" Emredersiniz Leyla hanım " dedi.

Saye dışarı çıktığında birlikte arabaya bindik ben Hayatın attığı konuma sürerken Saye o malum soruyu sordu:

" Babamla aranızda bir sorun mu var?"

" Yok kızım " dedim " Bir sıkıntı yok."

Ne olursa olsun anne baba arasında yaşanan sorun çocuklara aktarılmamalıydı. Bu , çocukların taraf tutmasına neden olabilirdi sorun anne babanın arasında kalmalıydı.

" Sevindim " dedi " babam izin alabilecek mi?"

" Umarım " dedim " Çok heveslendi Teyzen ."

" Umarım ."

Hayat ' ın attığı mağazaya geldiğimiz de aşağı indik . Burası hem gelinliklerin hem de abiyelerin olduğu bir mağazaydı . İçeri girdiğimiz de Selin ve Gamze elbise tartışıyordu tabi Derya gelememişti . Ceren de gelmişti iyi olmuştu , Saye sıkılmazdı.

" Saye çabuk şu elbiseye bak tam sana göre !" Diyordu Gamze.

Gösterdiği elbise yeşildi.

" Ben yeşil giyer miyim sence?"

" Şansımı denedim " dediğinde kahkaha attım.

Hayat kabinden gelinlikle çıkınca şok olmuştum . Bu kadar çabuk mu denemişti bu ne hızdı . Üzerinde sade bir gelinlik vardı bu yüzden asla alacağını düşünmüyordum o şatafatı severdi.

" Yok " dedi Gamze ona başka taşlu tuşlu bir gelinlik uzattı " Bunu dene ."

" Gamzeye katılıyorum " dedim.

Tüm günümüz kıyafet denemekle geçmişti . Gerçekten başıma ağrılar giriyordu artık . Hayatın üzerinde ki gelinliğe göz gezdirdim . Üzerinde kısa göğüs kısmı taşlarla döşenmiş ve neredeyse her tarafında çiçek desenleri olan bir elbise vardı . Bu gerçekten çok yakışmıştı.

" Bu !" Diye yükseldik tüm kızlar aynı anda .

" Bence de bu " dedi Hayat ayna da kendine hayranlıkla bakarken .

" Bir foto alayım güzellik " diyen selin hızlıca Hayatı çekti.

Artık çıkabilirdik.

Gelinliği alıp çıktığımız da aynı mağazadan çoğu şeyi de tamamlamıştık . Sadece benim ve Saye ' nin elbisesi eksikti . Saye çok taşlı şeyler sevmiyordu bende o mağazada ki renkleri sevmemiştim bu yüzden başka mağazalara bakmaya karar vermiştik . Dışarı çıktığımız da Kaandan gelen mesajı gördüm.

" Beş günlük izin hakkımız var iki güne Karadenize uçuyoruz ."

İçimden sevinç naraları atarken hızlıca bizimkilere döndüm.

" İzin almışlar !" Dedim " İki güne uçağımız var beş günde izin ."

" Oh çok şükür " dedi Hayat derin bir nefes alırken.

" Hızlıca valiz hazırlamamız lazım " dedi Gamze .

" Siz eve geçin " dedim " Bende sayeyle elbiselerimizi bulup eve geçerim."

Herkesle vedalaştıktan sonra arabaya bindik ve Sayeyle bildiğimiz mağazalardan birine gittik . Burada bulabileceğimizi umuyordum yoksa sorun çıkacaktı. İçeri girdiğimiz de hızlıca elbiselere bakınmaya başladım.

" Anne buna bakar mısın bir " diyen Saye olduğunda ona döndüm.

Elinde mini siyah , ucunda kuyruğu olan bir elbise vardı tam Sayenin seveceği tarzdı.

" Hemen dene güzel gözüküyor " dediğimde başını sallayıp kabine gitti . Bende elbiselere bakarken askıdan çıkardığım elbiseye hayranlıkla baktım . Göğüs kısmı kapalı ama yine de dekoltesi olan , bel kısmı kısa tülden oluşan ve uzun bir eteği bulunan bir elbiseydi . Siyah olmasıydı ayrıca çekici kılıyordu . Saye kabinden çıktığında elbisenin vücuduna tam oturduğunu ve gerçekten ona çok yakıştığını gördüm.

" Mükemmelsin annecim " dedim hayranlıkla.

" Umarım babamda aynısını düşünür " dediğinde güldüm.

Baban önce kendi derdine yansın.

Bende elimde ki elbiseyi kabine gidip denedim . Aynada kendime baktığımda gerçekten beğenmiştim vücut hatlarım çok güzel gözüküyordu. Kaan ağlamaya şimdiden başlamalıydı.

Elbiseleri alıp çıktığımız da eve geçtik . Evin önünde Kaan ' ın arabasını gördüm anlaşılan bizden önce gelmişti onun için elbiseleri görmek cehennem olacaktı ama henüz haberi yoktu. Arabayı park edip eve girdiğimiz de Çağlar hemen koşup bana sarıldı .

" Bana aldınız mı bir şey?" Dedi.

" Almaz olur muyum?" Dedim ve takım elbise poşetini ona uzattım hemen alıp poşetini açarken çok heyecanlıydı. Kaanın gözleri bizdeydi .

" Kızım " dedi sesinde ki korku belliydi " Ne aldınız?"

" Elbise baba " dedi Saye sessizce.

" Nasıl elbise kızım?"

" Düz elbise baba."

" Elbiseleri görebilir miyim kızım?"

" Olmaz baba ."

Kaan başını koltuğa çaresizce yaslarken başına gelecekleri anlamıştı . Ben ve Saye poşetleri yukarı çıkarırken Çağlar da yukarıdan yine ödevini getirmekle meşguldü . Poşetleri bıraktıktan sonra hızlı bir duşa girdim . Ardından aşağı indiğim de Kaan ' ın masayı hazırlamış olduğunu gördüm . Kocam askerdi , hemde yıllardır asker ama masayı hazırlamaktan yemek yapmaktan veya evi toplamaktan gocunmuyordu çünkü olması gereken buydu.

" Çağlar hadi oğluşum " dediğim de Çağlar ödevinden kalkıp masaya geçti Saye de indiğin de hep birlikte masaya geçtik .

" Hayat ' ın işi bitti mi?" Ded Kaan.

" Bitti " dedim " valiz hazırlamaya başlayacaklar ."

" Erdem düğün salonunu ayarladı " dediğinde başımı salladım .

" Anne sen ilaç aldın mı?" Dedi Saye " Başın ağrıyordu ."

Benim kızım diye demiyordum , işini çok iyi biliyordu.

" Başın mı ağrıyordu?" Demişti Kaan anında.

" Evet " dedim " Aldım ilacı kızım geçer birazdan ."

" Susuz mu kaldın?" Dedi Kaan.

" Bilmiyorum " dedim .

" Anne ben senin başına masaj yaparım " diyen Çağlar olduğunda kahkaha attım " Yaparsın oğluşum " dediğim de Kaan kendisinden rol çalınmış olmasının verdiği çaresizlikle başını eğdi . Yemekten sonra ortalığı topladık ardından Çağlar ödevlerini yapmak için odasına çıkarken aynı şekilde Saye de ders çalışmak için odasına çıkmıştı . Salona geçtiğim de koltuğa oturdum başımın ağrısı hala geçmemişti . Kaan ' ın adım seslerini duydum gözlerimi kapatmış ellerimle başımı ovuyordum ona bakmadım bile . Gelip arkama oturdu ardından elleriyle başımda ki ellerimi çekti .

" Yaslan arkana "

Arkama yaslandığım da göğsüyle sırt sırta gelmiştim . Elleri başıma değdiğin de ovalamaya başlamıştı . Seviyordum bu adamı , taktiksel ilerliyordu . " Yarana baktırdın mı?" Diye sorduğumda anında cevap geldi " Yaptırdım" dediğinde sesimi çıkartmadım .

" Leyla " dedi o benim yelkenleri suya indirmemi sağlayan sesiyle " Özür dilerim ."

" Bak " dediğim de ellerini başımdan çekip ona döndüm " Başım ağrıdığında bile hemen dibim de bitiyorsun ama kendi yaranı bana söylemiyorsun " dediğim de gözlerimin içine bakıyordu " Sakın bir daha yapma böyle bir şey ."

" Söz gül bahçem ."

" İyi yırttın bu sefer " dediğimde güldü " aslında hep aynı zamanlamayla yırtıyorum ama yine de sen bilirsin ."

" Tamam başımın ağrısı geçti " dediğim de kahkaha attı .

......

Karadeniz , Trabzon.

Hep birlikte valizlerimizi ve çantalarımızı yukarı çıkartıyorduk . İki katlı bir ev tutmuştuk ve tüm aile olarak bir kaç güb geçirecektik . Otele gitmekten daha uyguna gelmişti hemde bir arada olacaktık . Odamıza yerleştiğimiz de derin bir nefes aldım .

" Çağlar hiç bir şeyini unutmadın değil mi?" Dedim.

" Yok ana ne unutmasu."

Çağlar karadeniz şivesi değil , kendi ürettiği şiveyi kullanıyordu ve Karadeniz sınırına geldiğimiz anda buna başlamıştı.

" Umarım oğlum umarım ."

Aşağı indiğimiz de bizimkiler düğün de ne yapacaklarını konuşuyorlardı.

" Baba biz Sayeyle dolaşacağız " dedi Ceren abime .

" Dikkatli olun " dedi abim.

" Abla " dedi Hayat " Evleniyorum hiç üzerime düşmüyorsun."

" Aşk olsun ablam " dediğimde yanına oturup kolumu omzuna attım " Ne istedin de yapmadım?"

" Ya abla heyecanlı değilsin."

Bu hayat benim heyecanımı çalalı uzun bir zaman olmuştu .

" Heyecanlıyım ablam belli etmiyorum " dedim " Hem abim gibi mi olsaydım?"

Abim son kardeşini de evlendirdiğinden , hastanelik olmak üzereydi. Erdem üzerinde ki baskısı ise olağanüstüydü ama Erdem üstünden gelmeyi başarıyordu .

" Ne varmış kız bende?" Dedi abim " En miniği de gidiyor ne yapayım ?"

" En miniği henüz gitmedi " dediğin de Leylayı gösterdi Gamze herkes kahkahaya boğulurken abim yine somurtuyordu " Onu asla evlendirmeyeceğim."

" Baba neden ben ?" Dedi Leyla " Ablamı da evlendirme ."

" Onu da evlendirmeyeceğim " dedi abim .

Abimin gözleri gülen Kaana takıldı , asıl saldırı şimdi başlıyordu .

" Saye de daha sıra " diyen abim olduğun da gözlerim Kaana döndü , Kaan az önce abime fazla gülmüş olmalıydı ki abim saldırıya geçmişti .

" Anlamadım ?" Diyen Kaan olduğun da bu sefer gülünen oydu " Leyla da istemez öyle bir şey ."

" Ben sayenin evlenmek isteyeceğini düşünmüyorum " dedim " En azından otuzlarına kadar."

" Neden ki ya?" Dedi Gamze.

" Etrafında ki her türlü erkeği reddediyor " dedim " Sadece asker olmaya odaklı."

" Bilemezsin " dedi Selin " Belki de şuan birini sevdiğinden herkesi reddediyordur?"

" Selin yengem vurdu ve gol oldu!" Diyen Aslan olduğun da Derya 'nın sırtına geçirmesiyle sustu.

" Sanmıyorum " dedim " Çok farklı birisinin karşısına çıkması lazım ."

Saye neredeyse 2 yıl önce okulda biriyle tanışmıştı . Aslında çocukla arkadaşlardı ama çocuğun belirsiz tavırları vardı ve Saye oyun mu oynuyor yoksa gerçekten aşık mı diye düşünmekten kendini yiyip bitirmişti . İlk yılı bir şekilde atlatmıştı ama ikinci yılda da çocuğun hareketleri devam etmişti ve Saye belirsizlikten kafayı yiyiyordu artık gerçekten mantıklı düşünemiyordu . Vazgeçmeye her çalıştığında ise çocuk ona yine kendini göstermişti artık işler düşünmekten kendini kaybedeceği noktaya geldiğinde oturup ağlamıştı ben ve Kaan da ilk defa Sayeyi öyle görmüştük . Belirsizlik insanı yorar , çürütürdü . Ağlamaktan içi kıyılana kadar ağlamıştı sonra ise yediği serumla kendine gelmişti ve o andan sonra karşısına gelen herkesi reddetti çünkü birini sevip sevmeyeceğini anlayamayacak kadar duygusuzlaştı . O çocuk bir kaç kez daha hayatına girmeyi denedi ama Saye ' nin onsuz mutlu olduğunu görmeye katlanamamıştı bu yüzden ikisi de öylece kalmıştı . Saye ' nin birini artık sevebilmesi için karşısındakinin de duygsuz olması gerekti çünkü duygusuz kişiler birbirini bulup aşık olduğun da ancak o zaman duyguları açığa çıkardı. Kaan deli olmuştu ama Saye ona hiç bir şey yapmaması için söz vermişti çünkü saye Kaana ağlayarak sarıldığında Kaan kendini kaybedecek gibi olmuştu ama sözden dolayı hiç bir şey yapamamıştı .

Saye ve Ceren içeri girdiğinde ellerinde çiçekler olduğunu gördüm yalnız biraz fazlaydı .

" Ceren beni öldürecek " dedi Saye " Adam kazıkladı kesin bizi!"

" Ya ama adam çok masum gözüküyordu ."

" Gerizekalı!" Dedi Saye " Al kazıklandık bıraksaydın oracıkta boğacaktım onu!"

" Ya işte annemler mutlu olacak!"

" Boğarım seni !"

" Ne oluyor kızlar?" Dedim.

" Size çiçek alacaktık " dedi Saye " İki dakika telefonda konuştum adam kazıklamış Cereni!"

" Sağ olun " dedi Selin " Canınız sağ olsun be ."

" Kızım bu saflık iyi değil bak " dedi Abim.

" Baba sana da çiçek almıştım vermeyeceğim " dedi ceren.

......

Yazarın Anlatımıyla

Sabah olduğunda düğün hazırlıklarına başlamışlardı malum yarın düğün vardı . Herkes panik halindeydi hatta Erdem bile .

" Komutanım bu bana yakıştı mı?" Dedi Erdem damatlığını denerken.

" Sana yakıştı dedim ya " dedi Kaan.

" Ama komutanım içten söylemiyorsunuz ."

" Lan gevşek bak alacağım ayağımın altı-!"

Kaan ' ın sözü yarı da kesildi çünkü içeri Leyla girdi.

" Efendim gül bahçem ?"

Evren böyle U dönüşü görmemişti.

" Bir sıkıntı var mı diye gelmiştim " diyen Leyla içeri girdi . Kaan ın kediye döndüğünü gören tim üyeleri gülmemek için zor duruyordu .

" Yok komutanım " dedi Erdem yıllar geçmişti ama onların komutanım diyişi asla bitmemişti .

" Senin ailen ne zaman gelecek?" Dedi Leyla.

" Aslında geldiler " dedi Erdem " Oteldeler ."

" Güzel " dedi " Şimdi sana bir soru soracağım ve doğru cevabı vereceksin."

" Emredersiniz komutanım ."

" Ailen de hayata sorun çıkarabilecek biri var mı?"

" Yani " dedi Erdem " Ablam biraz şeydir ."

" Anladım ben " dedi Leyla " başka sorunu olan var mı?"

" Yok komutanım " dedi Deniz .

Leyla odadan çıktığında Erdem korkuyla Kaana baktı.

" Ablam yaşayacak mı komutanım?" Dedi çaresizlikle.

" Yaşar yaşar " dedi kaan " Hayata çok bulaşılmazsa."

" İnşallah ."

Kızlar tarafında da bir panik hakimdi Hayat gelinliği ve aksesuarlarını deniyordu . Leyla koltukta oturmuş kahve içiyordu , Selin kıyafetleri düzenliyordu , Gamze Hayatın üzerini düzeltiyordu. Derya da başını Leylanın omzuna yaslanmış bu tantananın bitmesini bekliyordu . Çocuklar ise bahçedeydi .

" Oldu dimi?" Dedi Hayat.

" Oldu oldu " dedi Gamze son dokunuşlarını yapmıştı .

Gamze ' nin hayatı farklı farklı işlerde geçmişti . Haber muhabirliği de yapmış , modellik yapmış hatta marka sahibi bile olmuştu ama en sonunda bırakmıştı ve böyle işler ona hep zevkli gelirdi .

" Bir horon provası yapmaz mıyız?" Dedi Leyla.

" Ula !" Dedi Gamze " Tabii daa yaparuk ."

Gamze ' nin arada şivesi kayıyordu ama Karadeniz de olduklarından gayet normaldi.

....

Leylanın Anlatımıyla

1 Gün Sonra

Tüm hazırlıklarımız tamam gibiydi kızlar gelin odasında hazırlanırken , erkekler damat odasındaydı . Hayat şaşırtıcı bir şekilde sakindi . Ben de üzerimi giyinmiştim hatta makyajımı da tamamlamak üzereydim . Gözlerim Sayeye takıldı gerçekten bu gün babasının burnundan getirecek kadar güzel olmuştu . Diğer herkes de kendine özen göstermişti . Kapı tıklatıldığın da içeri giren Aslanı gördüm.

" Komutanım Erdemin ailesi gelmiş ."

" Tamamdır geçiyorum oraya " dediğim de yerimden kalktım " Ben gidiyorum sizde yavaştan gelirsiniz ."

Herkes onayladığın da oradan çıkıp düğünün olacağı yere doğru ilerledim misafirler gelmeye başlamıştı . İçeri girdiğim de bizim erkekleri de orada görmüştüm kaan hissetmiş gibi bana döndüğün de yandık bu gün de der gibi bir bakış attı . Erdemin ailesi için ayarladığımız masaya doğru ilerledim .

" Merhaba " dedim gülümseyerek " Ben hayatın ablası Leyla ."

Masada altı kişi vardı ; Erdemin annesi Gülseren hanım , babası Necati bey , ablası Özüm hanım , abisi Mehmet bey ve kuzeni Melek hanım. Hiç biriyle ben tanışmamıştım ama tabi ki Erdemden bilgileri toplamıştım. Hepsi ayaklandığın da en saçma bir şekilde süzen kişinin özüm olduğunu gördüm , şaşırtmamıştı.

" Tanıştığıma memnun oldum " dedi gülseren hanım .

" Umarım yerinizden memnunsunuzdur ."

" Her şey çok güzel gözüküyor " dedi Necati bey.

" Gelin odasında mı?" Dedi Özüm.

Nerede olacaktı başka ?

" Evet " dedim " Zaten birazdan çıkış yapacaklar bir isteğiniz olursa bana söyleyebilirisiniz ."

" İsteğimiz olacağını sanmıyorum her şey harika gözüküyor " dedi Mehmet bey bu adam pek hoşuma gitmemişti , hayırlısıydı.

Kaan.

Kaan ' ın bakışları yoğun bir şekilde buradaydı anlaşılan o da mehmet den iyi sezgiler almamıştı.

" Teşekkürler " dedim " Hepsi o ikisi için."

" Leyla " dedi Gülseren hanım elimi tutup " Oğluma sahip çıktığınız için teşekkür ederim."

" Ne demek Gülseren hanım " dedim bende onun elini tutup " Erdemi time alırken bir an bile tereddüt etmedik ve o gerçekten değerli biri başında artık ben olamasam bile eminim çok iyi yerlere gelecek ."

" Leyla hanım " dedi Mehmet bey " Erdemi time siz mi aldınız?"

Saçma bir soruydu .

" Evet " dedim " İki komutan birlikte almıştık ."

Bakışları pek hoş değildi .

Sıçtık .

Kaan buraya doğru geliyordu!

" Nasılsınız Necati bey , Gülseren hanım?" Dedi Kaan buraya ulaştığında elini belime sardığın da ise gelişinin nedenini kanıtlamıştı . " İyiyiz Kaan oğlum sen?" Demişti Necati bey " İyiyiz biz de çağlar ve sayeyle idare etmeye çalışıyoruz ."

Saye ve Çağlara vurgu yapmıştı .

" Allah size bağışlasın onları " dedi Gülseren hanım.

O sırada Çağların sesini duydum .

" Anne baba kaç dakikadır sizi arıyorum!" Diyen Çağlar koşa koşa gelip babasının kucağına atladı . Kaan bir eliyle Çağları tutuyor , diğer eliyle de belimi tutuyordu .

" Maşallah büyümüş " dedi Necati bey.

" Tabiki " dedim " Yaş alıyorlar zaman hızlı geçiyor ."

Mehmet çatlamıştı , Kaan geldiğinden beri sesini çıkaramıyordu .

" Tekrar konuşuruz " dediğim de onlarda başını salladığında birlikte bizim masaya doğru yürümeye başladık .

" Çağlar gel bir sarılayım sana " dediğimde ben kucağıma aldım yanaklarından öptüm önce arada kanım kaynıyordu " Çok yakışıklı olmuşsun."

" Tabi ki de ."

Deniz Kaanı gördüğün de attığı bakışla iyice Kaanın sinirleriyle oynamıştı .

" Kaan ne oldu bakayım sana?" Dedi .

" Bu gün kimseyi dövmemeliyim değil mi?" Dedi Kaan onay almak istercesine.

" Aynen öyle " dedim " Kimseyi ."

Çağları bırakıp geri gelin odasına döndüm artık son hazırlıklar tamamlanıyordu . Tüm kızlar olarak odadan çıktık Sayenin koluna girdim . " Baban kriz geçirecek " dediğim de güldü " Alışır ." Salona girdiğimiz de herkes neredeyse gelmişti Kaan Sayeyi gördüğünde ikinci bir şok geçirmişti bu gün bu adamın üzerine çok geliniyordu .

" Babam?" Dedi Kaan çaresizce.

" Babam?" Dedi Saye ve hızla gidip babasına sarıldı , artık pek göze batmıyordu . Saye babasına o tatlı yüzüyle her şeyi yaptırabilirdi .

Müzik başladığın da herkes gelin ve damatı beklemeye başlamıştı . Bir kaç saniye sonra müzik eşliğinde Erdem ve Hayat görünmüştü . İkisi de o kadar mutlu huzurlu görünüyordu ki dışarıdan bakan stresli olduklarını pek fark edemezdi . Alkışlar koparken ikisi de nikah memurunun olduğu yere çıktı .

Nikah memuru prosedürleri yaptıktan sonra iki ses duyuldu:

" Evet!"

" Evet !"

Evet , artık bizim sıramızdı .

Bizimkiler horona kalkarken topuklularımın beni rahatsız etmeyeceğini düşünerekten öyle piste çıkmıştım bir tarafıma hayat bir tarafımda Gamze vardı .

" Ne yapıyor bunlar?" Diyen Özümü yan masadan duydum.

" Horon tepeceğiz Özüm hanım " dedim " Memleketimizdeyiz ."

O bozulup önüne dönerken biz de müziği beklemeye başladık . Müzik çalmaya başladığı anda horon tepmeye başladık hepimiz gayet profesyoneldik . Ardından işe halay dahil olmuştu durum böyle olunca bizimkiler de dahil olmuştu ve koca bir yuvarlak oluşturarak halay çekmeye başlamıştık . Çeşit çeşit müzikler çalmaya devam ederken biz de yoruluyor ama pes etmiyorduk . Bir nokta da yorulduğumuz da gözlerim önce çocuklarımı aradı Saye ve Ceren masamızda sohbet ediyordu , Çağlar da Akayla koşuşturuyordu . Kaanı göremiyordum ardından içimden dualar ederek Erdemlerin ailesinin masasına baktım . Ne Mehmet ne de Kaan ortada yoktu . Panik halinde hızla nefes nefese kaldığım haliyle lavaboya koşmaya başladım burada olmadıklarına göre orada olmalılardı . Erkekler lavabosunu gördüğüm de kapıdan sendeleyerek biri çıktı , bu Mehmetti ! Eliyle başını tutuyordu ve başında bir sıyrık vardı pek derin gözükmüyordu ama canı yanıyor olmalıydı . " İyi misiniz?" Diyeceğim sırada sözüm kesildi " Senin kocan manyağın teki!" Dediğin de yanımdan çekip gitti . Biliyorduk onu . Lavaboya girdiğim de ise kaanı görmüştüm ellerini yıkıyordu . Sağ tarafında ki ayna ise kırılmıştı . " Adamın kafasını aynaya mı çarptın manyak herif!" Dediğim de bana döndü " Tüm halay boyunca sana baktı Leyla başka bir uyarı yöntemi bulamadım ama bak en azından içeride yapmadım?" Dediğin de sinir bozukluğuyla güldüm " Hadi kimse şüphelenmeden gidelim " dediğim de başını salladı içeride romantik müzikler çalmaya başlamıştı .

Çiftler çoktan dans etmeye kalkmıştı . Kaanla yerimizi aldığımız da az önce adamın kafasını aynaya çarpmamış gibi normaldik çünkü muhtemelen ben olsaydım bunu yapmakla kalmazdım bu yüzden ona saygı gösterecektim . Kollarımı boynuna doladığım da elleri belimde yerini aldı . " Az öncekini olmamış sayacağım " dedim Mehmet zaten şuan da ortalıkta görünmüyordu muhtemelen başını halledip öyle gelecekti veya hiç gelmeyecekti . " Öyle say" dedi " Az bile yaptım ve ortalıkta yapmadım " dediğin de güldüm bununla övünüyordu " Aferim " dediğim de o da gülmüştü . Başımı omzuna yasladım hayatımın en zor dönemlerinde bunu yaparak yüklerimi onunla paylaşmıştım ve sonucunda ikimiz de yaşıyorduk . Ben hiç bir zaman iyi sonlu hikayelere inanmazdım çünkü bizim dünyamızda iyi hikayeler çok uzun süre sürmezdi . Ama sevgilimle benim hikayem iyi bitiyordu . Sayenin fotoğrafımızı çektiğini gördüm gözlerimi kapattım güvenli alanımdaydım . " Kurban olurum sana " dediğin de saçlarımın tepesine bir öpücük bıraktı . " Kaan " dediğim de başımı kaldırıp normal dans pozisyonunu aldım " Bizim hikayemiz mutlu mu bitti?" Dedim . " Eğer yaşamayı hissetmek mutluluksa " dedi " Biz mutlu sondayız Leyla " dedi " Ama çocuklarımız bir gün bizim acımızla kavrulursa " dediğinde hayal ettim bunu nasıl dayanabilirlerdi ki? Onlar bizsiz yaşayamazdı ama biz bu vatana çok şeyimizi vermiştik ve herkes tarafından tanınıyorduk durum böyleyken belki de çok uzun ömrümüz olmayacaktı ama ömrümüz yettiğince güzel bir yaşam sunacaktık onlara bu yüzden şehit olsak bile son ana kadar onların yanında olmuş olacaktık . " Son ana kadar " dedi Kaan " Seni seveceğim ölüm bizi isteyene dek ."

" Bende seni seveceğim " dedim " Ölüm bizi isteyene dek ."

.....

Yazarın Anlatımıyla

Buradan bir Kaan ve bir Leyla geçmişti . Yeri gelmiş bu vatan uğruna en yakınlarını feda etmişlerdi , yeri gelmiş canımdan can dediklerini toprağa vermişlerdi ve bu burada asla bitmeyecekti . Bu vatanın düşmanları asla bitmeyecekti ama bu ülkenin yetiştirdiği her bir türk evladı hepsinin leşini tek tek yere serecekti ve kimsenin bastığı yeri toprak diyerek geçmesine izin vermeyecekti . Leyla ve Kaan çoğu kişinin asker olmasını sağlamıştı çoğu kişiye rol model olmuştu çünkü her şey insanların gözü önünde yaşanmıştı . Halk hepsinin neler çektiğini görmüştü Bozkurt timinin bir patlamayla yıkılışını da görmüşlerdi , patlamadan sonra alınan intikamları da görmüşlerdi . Leyla Karahanın askerliğinin gidişini de görmüşlerdi , dimdik ayakta duruşunu da . Kaan Kandemirin sevdiklerinin acısıyla kavrulurken dimdik ayakta duruşunu da görmüşlerdi , yıkılışını da . Bu vatan herkese sahip çıkardı eğer bir gün Leyla ve Kaan şehit olsa bile Saye ve Çağlar durmazdı yıkar geçerdi .

Leylanın askerliğini kaybetmesi sonsuza dek geçmeyecek bir acıyken mutlu son sayılırlar mıydı ? Bilinmiyordu ancak Leyla ve Kaan mutluydu , her şeye rağmen . Leylanın ve Kaanın yaşadıkları acılar sadece iki kişi de gösterilmişti ancak bu vatan ne şehitler veriyordu o şehitlerin adını bile kimse bilemezdi . Bu vatan hiç kimsenin , hiç bir ülkenin egemenliği altına girmeyecek , her bir yiğit dimdik savaşacaktı .

Ne mutlu Türküm diyene!

BÖLÜM SONU.

MERHABALARR ! SİZİ GERÇEKTEN ÇOK ÇOK ÖZLEMİŞTİM . BU BÖLÜMLE KARAHANA OLAN ÖZLEMİNİZİ BİRAZ GİDEREBİLMİŞİMDİR DİYE UMUYORUM ! AMA ŞUNU SÖYLEMELİYİM Kİ BU KARAHANA ATTIĞIM SON ÖZEL BÖLÜMDÜ .... BU HİKAYENİN BURADA SONLANMASI GEREKİYOR . BU YOLDA BANA DESTEK OLDUĞUNUZ, MOTİVASYON KAYNAĞI OLDUĞUNUZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM . HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM!

SON KEZ..

GÖRÜŞMEK ÜZERE!

MİYORİ..

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 28.01.2026 19:29 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
yağmur karakütük / Karahan 1-2 / ÖZEL BÖLÜM 2
yağmur karakütük
Karahan 1-2

31.54k Okunma

2.32k Oy

0 Takip
63
Bölümlü Kitap
1. Bölüm İlk karşılaşma2. Bölüm şehit3. Bölüm vuruldum işte !4 . Bölüm bu sefer bitti5. Bölüm yıkım6. Bölüm Hedef sensin7. Bölüm anne8. Bölüm kurtarılan hayat9. Bölüm doğum günü10. Bölüm Duygular benim düşmanımdı11. Bölüm şehit oluyorum ve affetmiyorum12. Bölüm İyileşme13. davet ve ölüm14. geçmişin mahkumu15. Bölüm abimsin16. Bölüm ölüyordu17. Bölüm yeterince zarar verdin zaten !18. bölüm sevgililer günü19. bölüm fulyanın sonu20. Bölüm pis hissediyorum leyla21. bölüm " sanki günah işledik "22. bölüm küçük leyla öldü23. Bölüm Karahanlığın hakkını verecek24. bölüm yok olursan yok olurum kadın25. Bölüm hilal26. teklif27. Bölüm yüzüğüm nasıl ?28. Bölüm terör saldırısı29. bölüm Düğün30. bölüm mesaj31. Bölüm bilmiyordum !32. Kocamansın - sende çok küçüksün33. Bölüm sarılmakta mı istemiyorsun ?34. Bölüm Kapkaranlıktı35. Bölüm Oyun değil ki yaşamak36. Bölüm beynin yok37. Bölüm Bozkurt timi38. Bölüm sağ ve sol kolum39. Benim sorunum bu40. Bölüm çök kapan tutun41. bölüm yalnızlığına42. Bölüm " istiyorsan git"43.Bölüm istedim ve yaptım44. bölüm konu kapandı45. Bölüm Terörist46. Bölüm saye47. Bölüm kızımız48. Bölüm Babam gibisin49. Bölüm Bitti artık acı çekmeyeceksin50. Bölüm Son51. Bölüm dursun zaman52. Bölüm Boşluğa Düşmek53. Bölüm 17 Kasım54.Bölüm Ailem55. Bölüm Operasyon56. Bölüm Hep kurtarırım sizi57.Bölüm Leyla58. Bölüm Nasıl sevebildin?59.Bölüm Koca bir Yalan60.Bölüm MektupFİNALÖZEL BÖLÜMÖZEL BÖLÜM 2
Hikayeyi Paylaş
Loading...