49. Bölüm

48. Sınav Sonuçları

Neseli Gezgin
neseligezgin

 

Selamlaaaarr!!! Finale bir bölüm kaldı :'))

 

50.bölüm final bölümümüz ve yazım aşamasında. Yarın akşam 49u atacağım ama finallerim de başladığından final bölümünü 1 hafta gecikmeli okuyabiliriz, şimdiden söylemiş olayım.

 

Keyifli okumalar!!!

 

<3

 

Simay Naz Akgül

 

"Teşekkürler anne!" çoktan iki yanağını da öptüğümde salondaki ciddiyeti bozmamak adına abimlere seslenmeden hızlıca evden çıkmış, bahçenin önünde bekleyen Asaf ile karşılaşmıştım.

 

"N'aptın?"dedi gülümseyerek bana sarıldığında.

 

"Yaman abimler gelecek, Ali'nin yanına gidiyorum diye çıktım evden." dedim sırıtarak. "Ali'ye gözükelim önce."

 

"İyice alıştın ha?" dedi benimle birlikte bakkala doğru yürüyorken. Eli elime sürtüyor ama tutmuyordu. Bu içimdeki kelebeklenmeyi arttırırken sakin kalmaya çalışıyordum. "Bakalım önce hangisinin kalbine inecek?"

 

Tüm süreçlerde benimle konuşan, tüm zırlamalarımı çeken Asaf tabii ki onlara bazen abi dediğimin farkındaydı. Yine de açıkça söylemiyor, bazen ağzımdan kaçırdığımda oluyordu. "Bence Mahir," dedim gülerek. "Kalp krizi bile geçirebilir şoktan."

 

"Aman ağzından yel alsın yavrum, sizin aile ciddiye alıp harbiden kalpten gidiyor." travmaları şakalara döküyoruz bilmem kaçıncı seri. "Yaman abinin geleceği kesin mi?"

 

Başımı salladım. "Evet. Baktım kimse sorgulamıyor, üzülüyoruz deyip geçiştiriyorlar, Yaman abim de telefonlarımı açmıyor, yalandan grev yaptım." güldüm. "Geceyi beklemek çok zordu! En son Yusuf abim dayanamadı yeter kafanızı dinlediğiniz gelin dedi. Yaman abim de söylenecekti kesin ama-"

 

"Naz?" cümlem tanıdık bir ses tarafından kesildiğinde, o anın şokuyla, "Abi?" deyiverdim. El eleymişiz gibi hemen elimi uzaklaştırdım Asaf'tan. "Valla göründüğü gibi değil, Asaf'la arkadaşız biz, sevgili değiliz."

 

Aptal kafam, direkt sevgili olacağız desem daha az belli ederdim!

 

"Naz konunun biz olduğunu sanmıyorum," diye fısıldadı Asaf.

 

"Abi mi?" dedi şokla Yaman. Arkasına bakındı, bize döndü tekrardan. "Ben mi? Yaman? Abin?" Ne diyeceğimi bilemeden sessiz kaldığımda eli kalbine çıkmıştı. "Abi mi dedin bana?"

 

"Avukat," dedi Ayperi abla koluna girdiğinde. Tedirgin olmuş gibi bakıyordu abime. "Kardeşin abi dedi diye bayılmayacaksın değil mi? Bayılacaksan diye söylüyorum, sağlık bilgim sıfırın altında."

 

Yaman sanki ona abi dediğimi başkasından da duyması gerekiyormuş gibi Ayperi ablaya baktığında her şey çok geçti. Koca cüssesi çoktan yere serilmişti. Korkudan hemen yanına çökmüş, "abi," demiştim yanaklarına hafif tokatlar indirirken. Bunun böyle olmayacağını kabullendiğimde ise çoktan Yusuf abimi aramıştım.

 

Şimdi ise evde, Yaman bir koltukta uzanıyordu. "Millet deliye ben akıllıya hasretim," diye homurdandı abim. "Nasıl bayıldı bu?"

 

"Anlamadım ki." dedim gözlerim Yaman abimi kontrol ederken. "Asaf ile yürürken karşılaştık, abi dedim direkt görünce. Ağzımdan kaçıverdi. Bir baktım kalbini tutuyor, bir baktım iki seksen yerde."

 

"İsmiyle mi seslenirsin?" diyen Ayperi abla geldiğimizden beri ilk kez konuşmuştu. "Ayrıca ne zaman uyanacak? Çok olmadı mı bayılalı? Hastaneye mi götürsek?"

 

"Bir şey olmaz," dedi annem güler gibi. "Şoka girmiş belli ki, uyanır birazdan."

 

"Naz'ım," dedi Mahir sakince. Bu haberi duyunca sevinmiş olsa da bir yanı kırgındı, farkındaydım. "Bir su getir sen bana dolaptan."

 

Artık yaza girdiğimizden annem dolaba su atıyordu. Atmayı unuttuğu gün ise üçüncü dünya savaşı bizim evde başlıyordu. Ona başımı salladığımda hızla dolaptan çıkardığım suyu bardağa doldurdum. Yaman sesime bir umut uyanır diye, "Geldim!" diye bağırdım. Ancak Yaman kırk yıldır uyumuyormuş da uykuya hasretmiş gibi asla uyanmıyordu.

 

Mahir elimden aldığı bardağı şak diye Yaman'ın suratına döktüğünde küfrederek doğrulan adama gülmeden edemedim. "Ne oluyor lan?" etrafına baktığında bir süre sessiz kaldı. Keşke videoya çekseydim, Ali Baran'a atardım! Bunun pişmanlığı ancak olayın komikliği ile gülümseyerek izlediğim adam bana bakarak doğruldu yattığı yerden. Bir eli kalbine çıktı. "Bir an kalp krizi geçirdim sandım."

 

"Ne oldu da?" dedi annem kikir kikirken. Babamın yanında her şeye kikir kikir gülüyordu.

 

Beni işaret etti Yaman. "Al senin bu kızın işte, sıra bana geldi herhalde, gidiyordum kalpten."

 

Son kalp bükücü Naz görev başında.

 

Hem ona hem de düşündüğüm şeye kahkaha atarken, "Komik mi?" diye homurdandı. Derin bir nefes verip arkasına yaslandığında, "Hayatımın en güzel birkaç saniyesiydi. Hayal de olsa..."

 

Yusuf abim güldü. "Hayal olduğunu nereden çıkardın?"

 

"Bizim kız Asaf'ın elini tutacak değil ya abi?" sorusu ortaya bir bomba atmış gibi derin bir sessizlikle herkesin bana dönmesine neden olduğunda, gözlerim iri iri açıldı.

 

"Yok!" dedim korkuyla. "Ayperi abla da oradaydı," Ayperi ablaya döndüm gereksiz bir panikle. "Abla öyle miydik? Eli elime değmiyordu, tamam az biraz değiyordu ama yan yana yürüdüğümüz için yoksa neden-"

 

"Bir dakika bir dakika?" diye yükseldi Yaman. "Gerçek miydi?"

 

"Sen sus istersen artık," dedi Ayperi abla sessizce.

 

"Ulan," dedi Yusuf abim. "Hadi onu alın benim elimden."

 

"Babası komutanın!" dedim korkmasından ümit ederek.

 

"Benim değil," dedi Mahir kaşlarını çatarak.

 

"Aaaa," dedi yüksek sesle Selin abla. "Allah aşkına durun bir! Naz, abi demiş Yaman'a, bu daha önemli değil mi?"

 

"Gerçek miydi?" dedi Yaman bir kez daha. Ayaklandığında elleri omuzlarımı buldu, eğildi yüzüme doğru. "Bir daha de, benim değil mi abin? Bana bak, Yusuf'a deyip da sana dedim diyorsan gerçekten kalp krizi geçiririm, ölürüm burada."

 

Onu kimse ciddiye almamıştı ancak aynı anda "Allah korusun," diyen annem ve Ayperi abla bir tık ciddiye almış gibilerdi. Bakışlarım saniyelik Ayperi ablaya döndü. Yüzündeki belli belirsiz gülümseme ve parlayan gözleri ile abimi izliyordu. Bu hali komiğine gitmiş olmalıydı.

 

Yaman abim omuzlarımdan sarstı. "Kızım söylesene!"

 

"Akıllısı beni bulmaz," diye homurdandı abim bir kez daha. "Doruk'um hepinizden akıllı yemin ediyorum."

 

Doruk'un abimin üstüne atladığını Selin ablanın ise Doruk'a kızdığını duysam da gözlerimi Yaman'dan çekemedim. Başımı salladım. Anlık da olsa çekinme duygusu yok olmuştu. "Abime, abi demeyeceğim de ne diyeceğim?"

 

Beni aniden kendine çektiğinde koca bir kahkaha atmıştı. "Aferin lan!" beni iyice göğsüne bastırdığında ellerimi beline doladım sırıtarak. "Abin ölsün sana!" başıma sayısızca kondurduğu öpücüğe artık kıkırdamaya başladım. "Heyt be," benden ayrıldı, hevesle beni gösterdi Ayperi ablaya. "Benim kardeşim! Abisi benim duydun değil mi?"

 

Ayperi abla karşısında deli varmış gibi güldüğünde başını salladı. Kadında şoka girmişti tabii haklı olarak. Kim kardeşi ona abi dedi diye bayılır, ayıldıktan sonra bir çocuk gibi hevesle herkese bunu kanıtlamaya çalışırdı?

 

Farkımız tarzımızdı valla.

 

<3

 

Ali Baran: Ben kaçırdım ya bu olayı

 

Ali Baran: Ulan

 

Ali Baran: Yan dünya

 

Sümeyye: Of Mahir abiye üzüldüm

 

Zeliş: Valla kızarsınız ama ben üzülmedim

 

İso'm: Mahir abi ağlayarak tweet atmaya gidiyor;

 

İso'm: Bana da abi denmiyorsa bende bu salona işerim

 

İso'm: HFERWUOFHAKLVJĞOUQERH

 

Siz: KNFSOJRHFVKWNEVIP

 

Ali Baran: Bu güldüğünüz şeyler Mahir abimin dramı yalnız

 

Zeliş: Valla Naz'ımı üzdüğü zamanlara saysın

 

Zeliş: Gerçi sende az üzmedin

 

Siz: EVET

 

Siz: Ben sana yanlışlıkla abi dedim ya

 

Siz: Geri alamıyor muyuz?

 

Ali Baran: Ayyyyyynen bak şimdi aldın

 

Asaf: Yeşil

 

Asaf: Kapımı kitleyerek yatcam bu akşam

 

Asaf: TSK siz babamı Yusuf abinin üstü yaptınız ya

 

Asaf: Allah sizden razı olsun

 

Zeliş: HCUIWGHVFCOWNEOUVĞHĞOUQW

 

Sümeyye: CWIUGVBUIWEHUHNVOJBQĞOUG

 

İso'm: O sırada Yaman ve Mahir abi tetikte beklerken JHDCESUVEABIUVHEIUC

 

Asaf: Boku yedik ya

 

Asaf: Ne yapacağım ben?

 

Ali Baran: Kanka ölü taklidi yap

 

Zeliş: Kızlar Asaf korkudan geberirken gelsenize parka

 

Zeliş: Çekirdek kola yapalım

 

Sümeyye: ONAYLIYORUM

 

Siz: Depar atıcam parka şimdi

 

Ali Baran: Kız başınıza mı?

 

İso'm: Bu saatte?

 

Asaf: İti kopuğu var

 

İso'm: Hırlısı hırsızı var

 

Ali Baran: YAVŞAĞI var

 

Zeliş: İyi ağlamayın

 

Sümeyye: Gelin bari

 

Siz: Asaf korkma Yusuf abimle Mahir abim evlerine gittiler

 

Siz: Yaman abim de Ayperi ablasızlıktan erken yattı

 

Siz: Tutuşma yani HFEIUWRGIJBVŞOJROUAHCV

 

Gülerek telefonu cebime attığımda salonda televizyon izleyen annemin yanına gittim hemen. Ali Baran'ın da geldiğini ayak seslerinden anlayabilmiştim. "Anne," dedi benden önce gelen öküz kolunu omzuma atarak. "Biz Naz'la parka gidiyoruz bizim çocuklarla."

 

"Çok geçe kalmayın çocuklar," dediğinde bize bakmadan gidin işareti yapmıştı.

 

Bir an Ali Baran'ın koluna dokundum hafifçe. "Sen git geliyorum bende," onun bir şey demesine izin vermeden hemencecik Yaman abimin odasına gittim.

 

Kapısını tıkladığım an, "Gel!" diye bağırdı agresif ses tonuyla. Ayperi abla gittiğinden beri böyleydi. Kapıyı az biraz araladım, küçücük aralıktan başımı uzattım sadece. "Geleyim mi?"

 

Doğruldu yerinden hızlıca. "Ali Baran sandım, gel fıstığım." Gülerek odaya girdiğimde o yatakta toparlanmış, telefonun ekranını kapatarak yatağın üstüne koymuştu. Yanını gösterdi eliyle. "Gel bakayım, hangi rüzgar attı seni? Ali dışarıya çıkıyoruz diyerek çıktı odadan."

 

"Üç gündür neredeydin?" dedim merakla. Bunu sormaya gelmemiştim ama meraktı işte.

 

"Dışarı çıkmayacak mısın? Bunlar şimdinin konusu değil." Ağzımı açacaktım ki kolunu omzuna sardı, beni kendine çekti. "Konumuz bence bana verdiğin bu mutluluk olmalı."

 

"Kaynatıyorsun şu an."

 

"Bayılmışım kızım, karizma gitti. Bırak da kaynatayım." alayla güldüğünde o halini hatırlayıp güldüm bende. "Şaka bir yana... O günün bir gün geleceğini biliyordum. Anneme anne, babama baba dediğin günlerde; Ali Baran'a bu her ne kadar onun oyunuyla olsa da abi dediğinde geriye kalan bize de aynı sonun yaklaştığını biliyordum, heyecanlanıyordum. Bir kez Mahir abimle hayal ettik, abi dediğini... Naz kalbim yerinden çıkacak gibi olmuştu ama gerçekte senden bunu sesli duyduğumda bayılmak bana da sürpriz oldu tabii." Kahkaha attı. "İyi ki varsın bebeğim benim."

 

Gülerek ona daha sıkı sarıldım. Kollarını benden çektiğinde merakla eğildi yüzüme. "Sıra Mahir abimde mi?"

 

"Sıranız yok, anlık gelişiyor!" Diye homurdandım yataktan kalkarak. "Planlasam böyle mi planlarım be?"

 

"Çirkefleşme tamam." Dedi gülerek. "Git arkadaşların bekliyor."

 

"Gidiyorum, geberin özlemimden."

 

Belki tatlı, romantik bir cümle kurar sandım ama düşündüğüm gibi olmadı. "Git ne olacak? Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanı."

 

Şeytan aklımı çeliyor, Hakkari havası almaya mı gitseydim?

 

<3

 

Yazar/İki hafta sonra


Saat henüz dokuza yeni ulaşmışken telefonu elinde heyecanla bekleyen Naz, telefonunda iki sekmeyi yeniliyordu. Kendi sınav sonucu ve Ali Baran'ın sınav sonucu tahminen bugün açıklanacaktı. Ali dün gece Asaf, Nihat, Emre ve Selim'le beraber halı sahaya gittiğinden geç dönmüş, hala da uyuyordu.

Onun için geçen bu iki hafta hem eğlenceli hem de gergindi. Ayperi konusu onu geriyordu ancak Yaman'ın Yusuf ile konuşmasını duyduğunda ne kadar gerilse de abisinin halledeceğini biliyordu. Yaman tam olarak Yusuf'a, "Fark etmemişim, sen o gün yangından benim bir diğer yarımı kurtarmışsın. Geleceğimi, hayallerimi paylaşmak istediğim insanı kurtarmış, kollarıma bırakmışsın. Ben sana ne kadar teşekkür etsem, ne kadar şükretsem az kalır." demişti ve Naz kendi kendine kikirdeyerek aşık olmuş bu yorumunda bulunmuştu. Merak ediyordu elbette, Yaman hangi ara bu kadar sevmişti Ayperi'yi? Cevabı ise henüz öğrenememişti, Yaman keyfi isteyince anlatacaktı inşallah.

Eğlenceliydi bu iki haftası, Asaf'la arasındaki ilişkiyi biraz daha ilerletmiş, Yaman'a abi demenin keyfini sürmüş, Mahir'in çaktırmamaya çalıştığı kıskançlığını izlemişti. Arkadaşlarıyla, ailesiyle, hayalleriyle dolu dolu yaşadığı bir hafta olmuştu. Hayallerini de katabiliyordu çünkü Alparslan iyiye gittiğini söylemiş ve hatta bir seansta beraber resim yapmışlardı. Gerçi resim yaptıktan sonra Alparslan, Yusuf ve Mahir'le uzun bir konuşma yapmıştı ancak Naz bir şey olmadığına emindi.

Bir psikiyatrist bir resimden ne çıkarabilirdi ki?

Yenilediği sekmelerden birincisi ekrana düştüğünde heyecanla kalbini tuttu. Bir an kalbi duracak gibi hissettiğinde telefonu yatağının üzerine fırlattı ve derin bir nefes aldı. Tam o sırada Yaman ve Seher aynı anda odaya dalmışlardı. "Abim açıklanmış sonuçların!"

"Abi şimdi düştü daha!" dedi Naz hayretle. Abisi de kendisi gibi sitede mi yatıyordu?

"Bak hadi annem," dedi Seher en az Naz kadar heyecanlıyken.

Naz fırlattığı telefonu geri aldığında siteye girdi tekrardan. Kalbi göğsünü sertçe döverken araladığı dudaklarından zar zor nefes aldı. Gerçekten bayılabilirdi, fazla heyecanlıydı.

"Annem önce bir sakin ol," dedi Seher onun yanına oturup, elini omzuna çıkarıp kendine çektiğinde. "Sakin ol annem."

Açılan ekranla gözlerini sımsıkı kapattı Naz. Telefonu Seher'e uzattığında, "Anne sen bak," dedi korkuyla.

Yaman hemen boynunu eğip ikisinden önce ekrana baktığında, "Aç gözünü!" diye bağırdı bir an kendini tutamadan. Naz annesi tarafından sarsılan bedeni sağ olsun gözlerini açtığında ekranda gördüğü sonuçla göz yaşlarını tutamamıştı.

"Kazanmışım!" annesinin kendisine dolanmış kollarına karşın kollarını annesine doladığında göz yaşlarına inat yüzündeki gülümseme ile tekrar etti. "Kazanmışım!"

"Biz sana ne dedik çitlembik?" dedi Yaman sarılma sırası kendine geldiğinde, Naz'a sımsıkı sarılarak. "Yaparsın, senden daha yetenekli insan var mı sanıyordun?"

Naz'ı kendinden uzaklaştırıp yüzünden akan tüm göz yaşlarını sildiğinde şimdi Naz'ın yüzünde kocaman bir gülümseme kalmıştı. O an telefonu çaldığında ekranda yanan isime dayanamadan yine ağladı, telefonu açtı. "İso!" dedi hıçkırarak. "Kazanmışım!"

"Naz'ım!" dedi İso, onun tam aksine kocaman bir kahkaha patlatarak. "Kazanmışız!"

Naz başta algılayamadı, bu yüzden arkadaşının kahkaha atması ile o da gülmeye başlamıştı.

"Anne kızı kaybettik, bu sefer gerçekten delirdi..." diye fısıldayan Yaman'a kınar bakışlar atıyordu Seher o sırada.

"Naz!" dedi İso hala kahkaha atıyorken. "İlk 80 bindeyim, koymuşum amına koyayım!"

O an kafasına dank eden Naz yüzünü kurulamaya çalıştı eliyle. "Açıklandı mı? YKS açıklandı mı?"

"Leyla," güldü İso. "Kapat daha Sümeyye'yi arayacağım, iki gözümün çiçeği baktı mı acaba?"

"Bana da dönün!" dediğinde telefonu kapattı hemen. "Abi YKS..." dediğinde bu sefer ÖSYM sitesine girmiş, Ali Baran'ın ezberlediği bilgilerini girmişti. Kalbi en az biraz önce kendi sonuçlarına bakarken attığı gibi heyecanla atıyordu.

"Ali'yi korkutalım Allah için," dedi Yaman ekran henüz açılmamışken. Aklında hain planlar dolanıyordu zira aynı odayı paylaştığı Ali Baran bu iki haftada neredeyse canına okumuştu. Sınavının açıklanacağı hafta yaşadığı stres dolayısıyla çenesinin açılması bir yana ailenin tam ortasına düşmüş olan Ayperi, Ali Baran'ın çenesini açan asıl konuydu.

Ayperi davası sürüyordu, Yaman onu asla bırakmıyordu ancak elalem ne der diye düşünen ailesi sebebi ile Ayperi Selin ile kalıyordu. Yusuf'a hava hoştu çünkü bir buçuk ay sonra Selin ile evlenecekti. Bu süreci Doruk ile daha iyi anlaşmak ve Selin'in kendisinden emin olması için en doğru şekilde yürütüyordu.

Turuncu ekran açıldığında Naz bu ekrana bakarken heyecanlı olacaksın deseler asla inanmazdı. Kendisi sınavı kazandığı için mutluyken aynı mutluluğu abisinin sınav sonuçları içinde yaşamak istiyordu.

"Ya Allah bismillah," dedi sınavın açıklandığını belirten bağlantıya tıkladığında. Saniyeler içinde iki sınavında doğru yanlış sayıları görünürken sayfayı kaydırdı sıralamasına bakmak adına.

Yaman ve Seher kendince birkaç yorum yaparken Naz elindeki telefon ile koşarak odadan çıkmış, Ali'ye baskın düzenlemişti. Çat kapı girdiği odada Ali Baran aniden kapı sesine kalkmış, "Ne oluyor?" diye homurdanıyordu uykulu bir sesle.

"Ali'ş kalk sonuçlar açıklandı!"

Ali gerçekten çok isterdi bir cevap vermeyi ancak yapamamıştı çünkü Naz üstüne atılmış, ağlamaya başlarken, "seninle gurur duyuyorum!" demeye başlamıştı.

"Ağlamasana yavrum," dedi Ali kardeşinin göz yaşlarını akıtmasına dayanamayarak. Hıçkırık seslerini duyduğunda ayılmış sayılırdı. "Kaybetmiş misin? Deneriz tekrardan, artık senede bir yapıyorlar ya sınavı..."

"Ayılamadın tabii," dedi Yaman kapıda iki kardeşini izliyorken gülerek. "Mutluluk göz yaşı onlar."

"Ne?"

"Eşit ağırlıkta ilk 120, sayısalda ilk 90 bindesin!" dedi Naz iyice sulu göz olup, ağlamaya devam ederken.

"Şaka!" Ali önce kapıda gülerek izleyen abisine ardından annesine baktığında şaka olmadığını anlayabilmişti. "ALLLLAAAAAH!" büyük bir bağırış ile Nazı kucakladığında odada bir anda onu döndürmeye başlamıştı.

"Saçmalama yavrum," dedi durduklarında başı döndüğü için koluna tutunmuş, yüzü nemli karşısında duran kıza. Elleriyle yüzünü sildi. "Ağlamasana, kutlamamız gereken bir şey bu!" yüzüne eğildi, "senin sonuçların da açıklandı mı?" dedi merakla. Bundan mı ağlıyor acaba diye düşündü bir an Ali Baran.

Başını salladı Naz usulca. "Kazanmışım."

"Bir de ağlıyor musun aptal? Ressam yapıyoruz seni!" Bu sefer sımsıkı sarılan taraf kendisi olduğunda Naz da burnunu çekerek sımsıkı sarılan kollara karşılık verdi.

Kader böyleydi; önce ondan nefret ettirir daha sonra onun kollarına sığındırırdı. İkisi de böyle olacaklarını asla hayal etmemiş olsalar da şu an bu noktada oldukları için mutlulardı. İyi ya da kötü, hatalarıyla, doğrularıyla kardeşlerdi ve ikisinin de gurur duyduğu tek gerçekti.

Bölüm sonu!!!

Naz'ın sonuçları 1 ay gecikmeli açıklandı olarak düşünürsek, ikisinin de sınav sonuçları aynı gün açıklandı. Bunu belirtmeyi unutmuşum, çok takılmayalım.

Diğer bölümde görüşmek üzere!

Seviliyorsunuz, çokça!!!! <3

Bölüm : 01.01.2026 20:57 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...