41. Bölüm

-37-

Öylesine Biri
nisanur_0n9nn

Taburun revirinde Barlas'ın kontrolünün bitmesini bekliyordum. O halini görünce haliyle korkmuştum ama iyidi neyseki. Barlas bana böyle bir aramanın yapıldığını biliyormuş çünkü bu konuşma yapılırken oda oradaymış ama o adamlar ağızlarını ve gözlerini kapattıkları için hiç bir şey yapamamış.

 

Odanın kapısının açılmasıyla düşüncelerimden sıyrıldım. Barlas yüzündeki küçük yara bantlarıyla dışarı çıktı.

 

"İyi misin? Neyin varmış? Önemli bir şeyin var mı? Bence hastaneye gidelim hm?"

 

Ben peşpeşe sorularımı sıralarken o bu halime tebessüm edip yanıma yaklaştı. Elini belime koyup bedenimi kendi bedenine yasladı.

 

"Endişelenme yavrum, iyiyim, bir şeyim yok. Sadece bacağımda küçük bir incinme var o da önemli değil."demesiyle başımı göğsüne yasladım.

 

Üniformasından gelen barut kokusu petrikoru baskılayacak kadar güçlüydü.

 

"Hadi evimize gidelim. Sizi çok özledim." Demesiyle yüzümde bir gülümseme oluştu. Bizde onu özlemiştik. "Annenler bizde. Çok korktu onlarda."dediğimde güldü.

 

"Annem yine susmaz, mesleği bırakmam için." Söylediğiyle birlikte başımı olumsuz anlamda salladım. "Demez. Barlas ben anneni hiç böyle görmemiştim. Benim için güçlü durdu ama yıkıldı kadın. Günlerdir ağzını bıçak açmıyor."derin bir nefes alırken konuyu değiştirmesiyle mecburen kabullendim.

 

"Hem ne demek bizdeler. Kovarım onları. Karımla sevişmemiz gereken konular var."duyduğum şeyle birlikte omzuna etkisiz bir yumruk bıraktım.

 

"Bağır aşkım herkes duysun."dediğimde küçük bir kahkaha attı.

 

Gözleri karnıma giderken "Bizim minnak oraya nasıl geldi sanıyorlar." İyice edepsizleşmişti bu adam. Kudurmuştu sanırım.

 

Sende az kuduruk değilsin. Tencere kapaksınız.

 

İçimden geçen sese hak verdim. İki kuduruk birbirimizi iyi bulmuştuk.

 

"Benim arabam burda."diyerek arabanın olduğu yere yöneldim. Bu halde araba kullanmasını istemediğim için şoför koltuğuna geçtim.

 

Oda yan koltuğa geçince aklıma gelen şeyle güldüm. O bunu sorgular gibi bakınca aklımdan geçeni gösterdim. Bir elimi bacağına uzatıp tuttum.

 

Sağ koltuk prensimiz.

 

"Nereye götüreyim seni fıstık." Diyip göz kırptığımda büyük bir kahkaha attı. Adam delirdiğimi düşünüyor olabilirdi.

 

"Eve gitsek yeter bebeğim." Gülüp arabayı çalıştırdım. Dakikalar sonra eve gelmiştik.

 

Hülya Hanım Barlas'ı gördüğü an kalkıp sarılmıştı. Ve günlerdir ağzını bıçak açmayan kadın ağlamaya başlamıştı.

 

"Özür dilerim anneciğim. Çok korktum sana bir şey oldu diye. Yaşayamam oğlum, sizden birine bir şey olursa yaşayamam."

 

Hamileliğin getirdiği duygusallıkla gözlerim dolarken onları orada bırakıp mutfağa geçtim.

 

Ve mutfağa geçtim an bütün duygusallığım geçti. Çünkü mutfak tezgahında büyük bir bor camda lazanya vardı. Ve yan tarafta limonata.

 

Tabak çıkarıp iki büyük dilim lazanyayı tabağına koydum. Büyük bir bardağa da limonata koyunca balkona geçtim.

 

Ne kadar acıktığımı yeni fark ediyordum.

 

Masada gördüğüm sigarayla ne kadar canım istese de hamile olduğum için içmiyordum. Mehmet Bey'indi sanırım.

 

Çünkü Barlas'ta artık benim yanımda içmiyordu belki de o da bırakmıştı bilmiyordum uzun zamandır sigara içtiğini görmemiştim.

 

Kısa bir sürede hem tabağımdakileri hemde limonatamı bitirince arkama yaslandım. Bacaklarımı kendime çekip kollarımı da bacaklarıma sardım.

 

Barlas göreve gitmeden önce evi ayarlamıştı ne zaman taşınacaktık acaba. Yine bu ev gibi denize sıfır bir yerdi. Rezidans bir daireydi bu evimizden daha büyüktü. Bebeğimiz için güzel bir oda yapabilecektik.

 

3+1 olan ev bize yeterdi. Zaten bir daha çocuk yapmayız diye düşünüyordum.

 

Birden fazla çocuk yapıp sevgimizi ve bütün herşeyimizi bölmektense tüm varlığımızı tek bir çocuğa adamak ve onu eksiksiz büyütmek hem Barlas için hem benim için daha iyi olurdu bence.

 

Tabii ilerleyen zamanlarda bunu Barlas'la da konuşmam gerekiyordu bunlar şu anlık benim fikirlerimdi.

 

Duyduğum kapı sesiyle arkama döndüm. Bir kaç dakika sonra Barlas yanıma geldiğinde "Kim gitti?" dedim.

 

Omuz silkip yanıma oturdu. "Annemleri aşağıya gönderdim." demesiyle gözlerim kocaman oldu.

 

"Barlas insanları neden gönderiyorsun!?" Derken o benim aksime çok rahattı. "Alttada ev var eşyalar da var orada kalsınlar ne olacak." dediğinde gözlerimi kıstım.

 

"Ne kadar ayıp." Diye onu kınarken o ellerini karnıma getirip yavaşça okşamaya başladı. "Bebeğim özledin mi babanı?" Diye konuşurken ben hayran hayran ona bakıyordum.

 

Çok iyi bir baba olacaktı hiç şüphem yoktu.

 

"Bebeğinizin odası hangi renk olsun sence?" Biraz düşündü.

 

"Krem rengi olabilir duvarlar. Ferah durur." dediğinde hayal ettim. Krem rengi duvarlar olsa...

 

"Tavana da yapay bulutlar yapabiliriz çok tatlı olur. Kız olursa duvarlarda prensesler çiçekler ve kelebekler olabilir. Erkek olursa da..."

 

"Uçaklar." Diyerek cümlemi tamamladı. Uçaklara takıntısı vardı bu adamın.

 

Başımla onayladım. "Olabilir."

 

"Biz ne zaman taşınacağız peki?" Sorduğum soruyla alnıma bir öpücük bıraktı.

 

"Sen ne zaman istersen, ev hazır. Gitmeden önce bir temizlik şirketiyle anlaşırız ev temizlenince gideriz."

 

"Hemen gidelim o zaman?"

 

"Gidelim ama önce sevişmemiz gerekiyor." Diyerek ayağa kalktı. Elimden tutup beni de peşinden götürürken ne ara odaya girdiğimi anlamadım.

 

"Ya Barlas! Ben seni özledim sevişme bekleyebilir. Hem sarılıp uyumak istiyorum ben."dediğimde yıkılmış bir ifadeyle bana baktı.

 

"Uyuyalım tamam mı sevgilim. Gerçekten yorgunum şu bir haftada neler yaşadığımı ben bile bilmiyorum. Her gün taburdaydım, oradan oraya koşturup durdum. Bir yandan telefonda söylenen şeyin şoku diğer yanda inanmayışım. Allak bullak oldu kafam."dediğimde sıkıntılı bir nefes aldı.

 

"Sana bu korkuyu yaşatanı anasının amına geri sokacağım. O şerefsiz ölmek için yalvaracak."diye sinirle konuştuğunda boynuna kollarımı doladım.

 

Boynuma derin bir öpücük bıraktıktan sonra yatağın üzerindeki yorganı kaldırdı.

 

Yatıp beni de göğsüne çektikten sonra bir eli güven verircesine karnımda, diğer eli gitmemden korkarcasına sırtımdaydı.

 

.

 

.

 

.

 

Son kutularda eve taşındığında eski evlerimizde hiç bir şey kalmamış tamamen taşınmıştık o günün üzerinden 5 gün geçmiş ve biz yeni evimize yerleşmeye başlamıştık.

 

Evin boya badana işleri bitmiş, temizliği de halledilmişti. Yeni eşya almamıştık çünkü zaten eski evlerimizdeki eşyalar yeniydi. Deniz'in tasmasını çözerken eve girdim. Evin rengi güzel olmuştu. Açık gri gibiydi ama asla iç karartıcı değildi.

 

Saatler sonra eşyalarda gelince Barlas'la birlikte yerleştirmeye başladık. O koltuk gibi büyük eşyaları yerleştiriyor bende bibloları ve koridorumuza asacağımız çerçeveli fotoğraflarımızı yerleştirmiştim.

 

Son olarakta mutfak eşyalarını yerleştirmeye başlamıştım. "Perdeleri astım güzelim." Diyerek yarı çıplak bir şekilde mutfağa giren Barlas'a baktım.

 

Ona kalsa her şeyi bir taşınma şirketine yaptırırdı ama kendi evimizi kendim yerleştirmek istiyordum.

 

"Bunlarda bitti."diyerek boyumun yetişmesi için koyduğum sandalyeden indim. "Yarın klima takmak için gelecekler, birde giyinme odasına yapılacak dolaplar gelecek."başımla onaylayıp yanına gittim.

 

"Yoruldum ya!"sitemimle güldü. Ellerini bacaklarıma sararak kucağına aldığında olduğum yerden terli saçlarını okşuyordum.

 

"Çok mu yorgunsun." imalı sorusuyla gülüp adem elmasından öptüm. "Hayır tabii ki." Cilveli cilveli söylediklerimle birlikte odamıza girip yavaşça yatağa uzanmama yardımcı oldu.

 

Evet sevişecektik herhalde.

 

"Yorgunsundur bebeğim uyu sen."diyerek beni öylece bırakıp banyoya girdiğinde şokla arkasından baktım. Davetimi geri mi çevirmişti bu herif.

 

Olduğum yerden hızla kalkıp pat diye banyoya girdim. Karşımda 1.98 boyuyla, kasları ve adonisleriyle; uzamış, alnına dökülen dalgalı saçlarıyla ve daha fazlası karşımda çırılçıplak duran adamı umursamadan sırtına bir yumruk indirdim.

 

"Ula beni delurtme! Ne demek yat bebeğum yok ula sevişeceğuz!" Diye hiddetle konuşmamla başını geriye atıp büyük bir kahkaha attı.

 

"Hm, sevişmek mi istiyordun? Nereden bilebilirdim?"

 

Benimle resmen dalga geçmesiyle sinirle banyodan çıkacakken arkadan belime sarılan kollarla geriye doğru çekildim.

 

Üzerimdeki saten pijama bir anda çıkarılınca üstümde hiç bir şey kalmamıştı. Hafif vuran soğukluk tüylerimi diken diken ederken "Senin bana gelişin çok hoşuma gidiyor. Ben sana hep gelirim zaten."diyen boğuk sesle birlikte sırtımı tamamen arkamdaki adama yasladım.

 

Çıplaklığından dolayı tüm varlığını arkamda net bir şekilde hissederken bir eli göğüslerimin altında duruyordu diğer eli önce bir göğüsümü sarıp sıkarken başımı omuzuna yaslayıp gözlerimi kapattım.

 

O eli yavaşça aşağı inip saten şortumun içine girip en hassas yerlerde dolandı, dokundu, okşadı.

 

"Barlas."

 

Küçük küçük mırıldanmalarımla dudaklarını boynumda hissettim.

 

"Şşş sakin."

 

Kısa bir süre sonra üzerimde hiç bir şey kalmamıştı. Barlas beni kucağına aldığında sırtımın soğuk duvara değmesi ile tüylerim diken diken oldu.

 

Dudakları boynumda kendinden izler bırakmak istercesine gezerken başımı geriye atıp daha çok yer açtım. Beklemediğim bir anda sertçe birleşmemizle gözlerim kapandı.

 

"Hayvan herif haber versene." dediğimde söylediğimi umursamayıp dudaklarımı dudaklarıyla örtmüştü.

 

"Canın acırsa söyle."dediğinde zevkten cevap verememiş sadece başımı omuzuna yaslamıştım.

 

Saatler sonra nihayet banyo yapabilmiştim hayır hayır. Barlas banyo yaptırmış ve ben yorgunluktan parmağımı bile oynatamayacak raddeye gelmiştim.

 

Saatlerce hoyrat hareketlerle birbirimize karışmamışız gibi benimle küçük bir bebek gibi ilgilenmiş ve yatağa yatırmıştı.

 

Bir eli karnımı okşarken dudaklarını hissediyordum ara sıra.

 

"Küçüğüm anne çok yorulmuş hemen uyuyacak gibi?"derken gerçekten de gözlerim yavaş yavaş kapanıyordu.

 

Ben uyku ve uyanıklık arasındayken hâlâ bebeğimizle konuştuğunu duyuyordum.

 

"Sesimi duyuyor musun bilmiyorum ama doğduktan sonra babasının sesini tanıyan bebekler var belki sende beni hatırlarsın bebeğim."

 

"Göreve gitmediğim ve yanında olduğum her gece konuşacağım seninle babacığım. Söz."diyerek karnıma bıraktığı öpücükle ben çoktan uykuya dalmıştım.

 

.

 

.

 

.

Bölüm : 25.01.2026 15:38 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...