
Okurken yorum yap olur mu🥹🥹
🌊🌊🌊
"Teşekkürler." Diyerek eve gelen ustaların evden çıkışını izledim. Bebeğimizin odası tamamen bitmişti. Sadece cinsiyetine göre duvarları boyanacaktı.
Bugünse büyük gündü cinsiyetini öğrenecektim. Barlas görevdeydi o olmadan öğrenmek istemiyordum ama kendisi hemen öğrenmemiz gerektiğini o gelene kadar dayanamayacağını söyleyip duruyordu.
Bende ısrarlarına daha fazla dayanamayıp bugün kontrole gidecektim. Öyle saçma cinsiyet partileri falan benlik değildi sadece cinsiyetini öğrendikten sonra gidip bebeğimizin odasının son dokunuşları için oda dekorlarını alacaktım. Barlas odayı o halde görünce zaten anlayacaktı cinsiyetini. Kızsa prensesler ve kelebekler, erkek olursa da uçaklar... Ve bir fikrim daha vardı ama önce doktora gitmem gerekiyordu.
Kendi aramızda öğreneceğimiz ve küçük ailemizle yaşayacağımız bu an sadece bizim aramızda olacaktı, sonrasında ailelerimize söylerdik cinsiyetini.

Kombinimi yaptıktan sonra aynaya baktım, gördüğüm görüntüyle aklım iki gece öncesine gitti. Barlas'la gitmeden önce fazlasıyla tutkulu bir gece geçirmiştik ve izleri hâlâ bedenimde duruyordu. Korseden dolayı görebildiğim göğüslerimin üzerindeki morluklar bir kaç gün sonra sararıp sonrasında tamamen moraracaktı.
Anlık zevkle acıyı hissetmiyordum ama sonrasında acıyordu tabii ki bunu da Barlas'ın beni her sevişmemizden sonra bebeği gibi bakıp moraran yerlere kremler sürmesiyle unutuyordum.
Makyaj masama yönelip morlukların olduğu yerleri kapatıcı ile kapattım. Saçlarımı at kuyruğu yaptıktan sonra Deniz'in mamasını koyup evden çıktım.
Benim arabamı genel bakıma gönderdiğimiz için burada değildi o yüzden Barlas'ın arabasıyla hastaneye gittim.
Yeni doktorumuz çok iyiydi ve işinde fazlasıyla iyiydi birçok konuda beni rahatlatmıştı. Ve Barlas'la son aylara kadar sevişebileceğimizi söylemişti var mıydı bundan iyisi.
Tabii doktor böyle söylemedi, abartma. Hamilelikle birlikte iyice yoldan çıktın sen.
Adam gayet kibar bir şekilde "kendinizi zorlamadan son aya kadar birliktelil gerçekleştirebilirsiniz, şu anlık bir sorun yok tabii bunu ilerleyen dönemlerde o anki durumunuza göre tekrar değerlendirmeliyiz." Demişti.
Arsız.
İç sesime göz devirip odaya girdim. "Hoşgeldiniz Umay Hanım, nasılsınız?"
Yüzümde oluşan gülümseme ile koltuklara oturdum. "İyiyim sağolun, siz?"
"Bende iyiyim, bugün büyük gün miniğin cinsiyetini öğreneceğiz."
İnşallah.
Şu an 6 aylık olmak üzereydi, normalde bir kaç hafta önce cinsiyetini göstermesi gerekiyordu ama Barlas görevde diyeydi belki de göstermemişti. Bugün tekrar bakacaktık.
"Siz içeriye geçip hazırlanın geliyorum hemen." Dediğinde başımla onaylayıp sedyeye geçtim. Korsenin alttaki düğmesini kapatmamıştım zaten karnımdan dolayı.
Hamileliğimde hoşuma giden en önemli şey kesinlikle baştada istediğim gibi kilo almayıp sadece karnımın büyüyor oluşuydu. Tek üzüldüğüm nokta, vücudumda oluşan çatlaklardan ne kadar yağ ve kremde kullansda karnımda da oluşuyor olmasıydı.
Barlas sürekli onları öpüp denizin üzerindeki hafif dalgalanmalara benzediğini tam anlamıyla ve her şekilde onun Karadeniz'i olduğumu belirtiyordu.
Baban bizi delicesine seviyor bebeğim.
Ama en çok beni.
Sen yokken ben vardım.
Doktorun gelmesiyle düşüncelerimden sıyrıldım. Karnıma jel sürüp ekrana bakmaya başladı.
"Barlas Bey görevde mi?"demesiyle onayladım.
"Bu küçük yine bunu anlamış olabilir. Veya gerçekten babasınında dediği gibi inadını sizden almış." diyip gülmesiyle bende kendimi tutamadım.
Yine göstermemişti ve gerçekten Barlas sürekli inadını benden aldığını onunda bir tarafının Karadeniz olduğunu söylüyordu.
Dakikalardır bakıyorduk ama yoktu. En son dayanamadım. "Yeter ula yeter dön önünü daha ne kada merak ettirecesun kenduni."sitemli sesimle doktor bey kahkaha atarken ofladım.
Karnımda hissettiği hareketlilikle doktor bey güldü tekrar. "Tamamen arkasını döndü." İçimden sabırlar çekerken derin bir nefes aldım.
"Tamam bugünde yok anlaşılan, bir sonraki kontrolü haftaya veriyorum."diyio kalkacağı sırada karnımdaki hareketlenmeler devam etti.
"Tekrar baksak, son kez."dediğimde onaylayıp tekrar karnımda gezdirmeye başladı aleti.
"Yok... Hayır var gösterdi kendini."
Heyecanla ekrana baktım ama bir şey anlamadım tabii ki.
"Söyleyin lütfen heyecandan bayılacağım şimdi."
"İnatçı bir..."
.
.
.
Gezdiğim Bebek mağazasında gezerken bir elim karnımın üzerindeydi. Yüzümdeki gülümsemeyle bakışlarımı karnıma çevirdim. "İnatçı miniğim benim." Diyerek güldüğümde yerimde zıplamamak için zor duruyordum
Oda için alacağım şeyleri almıştım ama sonrasında dayanamayıp kıyafet bölümüne gelmiştim.
Gözüme hoş gelen şeyleri almaya başladım. Sonrasında bir kaç oyuncak ama fazla almadım. Barlas'la büyük bir alışverişe çıkacaktık, sadece içimdeki hevesin gitmesi içindi bunlar.
"Bakalım baban ne tepki verecek küçük şey."
.
.
.
Odanın her şeyini tamamlamıştım, Barlas yarın geleceğini haber verdiği için iki gün önce odanın duvarlarını tamamlamıştım.
Her şey tamamdı bir tek Barlas yoktu. 5 gün önce cinsiyeti öğrendiğimi söylemiştim tabii heyecandan görevi hızlandırıp büyük bir baskınla bütün hainleri toplayıp gebertme ihtimali de çok yüksekti.
Çalan telefonumla araya baktığımda Mehmet Sözer'in görüntülü aradığını gördüm.
Hemen açıp baktığımda Sözer malikanesinin bahçesinde dolaştığını gördüm. "Umay, kızım nasılsınız?"
Barlas göreve gittiğinden beri her gün arayıp ters giden bir şey olup olmadığını soruyordu. İlgilerdi.
Hem o.
Hem de Hülya Sözer.
"İyiyiz baba, sen nasılsın?"
Vay be, baba mı demeye başladın savcı hanım?
İç sesime tekrar bir göz devirdim.
Hülya Hanım'a hâlâ hanım diyordum. Anne kelimesi yasaklıydı bana yıllardır kullanmazdım. Gerek yoktu. O da yaşadıklarımı bildiği için hiç zorlamıyordu. Kayınvalidem diye demiyorum ama harika bir insandı kendisi. Barlas'a yaptıklarını saymazsak.
"Bende iyiyim kızım, bizim garaja gidiyordum."
Nam-ı değer Sözer Garajı.
Hep duyuyordum ama içini görmemiştim. Barlas'ın ve Mehmet Bey'in arabaları oradaymış. Ve bahsedilene göre birçok araba varmış. Barlas'ın ağzından malı mülkü hakkında cevap almak imkansıza yakındı. Hepsinin bebeğimizin olduğunu söyleyip "biraz bir şeyler var işte." Diyor geçiştiriyordu.
"Bakabilir miyim, hiç görmedim içerisini?" Dediğimde onaylayıp arka kamerayı açtı.
Kocaman bir kapı otomatik açılmaya başladı.
Önce üst kata çıktı. Bir çok araba vardı.

Sonrasında başka bir kısma gitti.

OHA! BARLAS'IN BİRAZ DEDİĞİ ARABALARIN ÜÇÜ BABAMIN ÇAY FABRİKASINI ALMAYA YETİYORDU.
İç sesime fazlasıyla hak verdim.
Biraz dediği şey bir araba galerisi kadardı.
Ki bunlar aktif kullanılan arabalar değildi.
-Bu adam neden bu kadar araba içinde BMW 520d kullanıyor?
-onun bile son model olanını kullanıyor?
-garajda spor arabalar var.
İçimden kendimle yaptığım kavgaya bir son verip "Ne kadar güzel arabalar var." dedim.
Gülümseyip "Hepsi torunlarımın ve tabii Defne'min." Dediğinde tebessüm ettim. Normalde Sözerler miraslarını torunlarına veriyordu. Barlas ve İlayda'nın hakları direkt çocuklarının üzerine geçecekti ama Defne'ninkini de ona vermeme gibi bir durumları olmayacaktı. Onu böyle el üstünde tutuyor olmalarını çok seviyordum.
"Baba ben bebeğin cinsiyetini öğrendim." Dediğimde gözleri şaşkınlıkla açıldı.
"Gerçekten mi kızım, neymiş bizim ufaklık." Dediğinde güldüm.
"Söyleyeceğim ama şimdi değil, önce Barlas'a söylemek istiyorum. Daha hiç kimseye söylemedim." Dediğimde gülüp onayladı. Biraz daha konuştuktan sonra odaya geçip duvara yazılacak yazıyı astım.
İnternetten özel olarak hazırlattırmıştım.
Kapıyı kapatırken bir kaç ay sonra bu odanın bebek kokusu ile dolacak olması düşüncesi kalbimi eritirken yüzümdeki tebessümle odama geçip uykuya daldım.
Çabuk yoruluyordum.
...
Yüzüme konan öpücüklerle gözlerimi açmaya çalışırken Barlas'ın bebeğimizle konuşmasını duydum.
Bebeğimiz babasına tepki olarak tekme atmaya başlamıştı. Bu haline gülerken aklım ilk tekme yediğim güne gitti.
Tabii biz o günde sevişiyorduk...
...
Dudakları boynumu esir almışken iç çamaşırımı çıkarıp elleri en mahremimde dolaştı.
Yavaş yavaş göğüsüme inen dudakları göğüs uçlarımı esir aldığında elimle saçlarını çektim.
Zevk dayanılmazdı ama Barlas'ın hoyrat hareketleri daha da dayanılmazdı.
Elinin hareketi hızlanırken inlemelerime engel olamayıp gözlerimi kapatmıştım. Basım arkaya düşerken açılan boynumu hem ısırıyor hem öpüyordu.
Adamı baştan çıkartıp duruyordum sonra bu halleri hoşuma giderken bir şekilde kendimi yatakta buluyordum. Ne olmuştu darlandığım için evde sütyensiz ve tişörtsüz oturduysam. Sıcaktı içerisi.
Dakikalar sonunda gelen rahatlama ile birlikte Barlas durmamış üzerimde yükselmişti. Vakit kaybetmeden birleştiğimizde hızlı ve öfkeliydi diye kendimce espriler yaparken ellerimi sırtına koymuş, manikür ve pedikürünü yeni yaptırdığım tırnaklarımı sırtına saplamakla meşguldüm.
Tabii onun umurunda değildi ama olsun.
Hareketleri sertleşince inlemeyle karışık bir "Barlas çok sert." Diye bir cümle ağzımın içinde yuvarlanıp dudaklarında kayboldu.
Hep böyleydi. Bu anlarda dudaklarımdan çıkanları değil bedenimin tepkisini dinlerdi. Bedenim tepki verdiğinde anında ona uyum sağlardı.
Çünkü dilim hayır dese de vücudum evet derdi çoğu zaman.
Aynı şekilde hareketlerine devam ederken kulaklarımda bir uğultu vardı. Elleri terden ıslanmış ve alnıma yapışmış olan saçlarımı geri çekti derken bir şey hissettim.
Derin bir nefes aldım. Karnımda bir acı vardı. "Barlas dur." Sesim şehvetten uzak ve ciddiydi. Barlas'ta her zamanki gibi bedenimin sesini dinledi. Karnım kasılmıştı.
Aniden durup ne olduğunu anlamaya çalıştı.
Vücutlarımız ayrılırken "Canın acıdı, neden?"
Yuh be adam onu nasıl anladın?
Tekrar karnımdaki kasılmayla yüzüm buruştu. "Karnım." Der demez yerinde doğrulup belime destek verdi. "Umay ağrın mı var sancın mı var ne oldu? Ben mi serttim. Anlamalıydım zaten sen sert diyince durmalıydım. Yine anlarım sandım, bedeninin verdiği tepkilerden ne hissediyorsun anlarım sandım. Anlamadım. Sikeyim böyle işi!"
O telaşla konuşurken ben ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Tekrar bir baskı hissettiğimde elimi karnıma koydum. "Bebeğim iyi misin anneciğim?"
Elime gelen net darbeyle gözlerim şaşkınlıkla açıldı. Gözlerimi Barlas'a çevirdiğimde ne olduğunu sorgulayan ve kendini suçlayan bakışlarıyla karşılaştım.
Elimi yanağına koyup okşadım. "Sen bir şey yapmadın sevgilim... Gerçekten. Bebeğimiz sadece kendini belli etmeye karar vermiş... Bak."diyerek elini karnıma koydum. O sırada attığı bir tekme ile Barlas "Tekme mi atmaya başladı!"
Heyecanlı sesiyle güldüm. Başımla onaylarken "Biraz ses çıkarıp rahatsız ettik sanırım. Uyarmak istemiş olabilir."dediğimde elleri karnımı okşuyordu. Dakikalarca bekledik yeni bir tekme gelir diye ama hiç bir şey yoktu.
Barlas'ın alnına serserice dökülmüş saçlarını okşadım. Tekrar dudaklarına yönelmem yeni bir başlangıç içindi ama Barlas hâlâ endişeli olacak ki pek bir tepki vermedi.
"Bence bugünlük yeter yavrum. Bir şey olursa..."
Başımı olumsuz anlamda salladım. " Rahat ol. Doktor kontrolde tekme atmaya başlama zamanı geldi demişti, hem... Sen beni değil vücudumun tepkilerini dinlemeye devam et." dediğimde koyulaşmış mavileriyle gözlerime baktı. Emin olmak ister gibi.
Tekrar dudaklarıma yöneldiğinde vuslat bizim için uzun sürmüştü.
...
Gözlerimi tamamen açıp yanımda ıslak saçları, bir eşofman ve üzerinde hiç bir şey olmayan Barlas'ı gördüm.
Uyandığımı gördüğünde gülümseyip alnıma bir öpücük bıraktı. "Günaydın büyük bebeğim."
Kollarımı boynuna sarıp boynundan öptüm. "Hoşgeldin sevgilim."
Bebeğimizin cinsiyetini gösterecektim. Telefonla konuşurken odayı hazırladığımı söylediğim için bakmadığını biliyordum. İçin rahattı o yüzden.
Heyecanla yerimde doğrulup "Hazır mısın?"dedim. Dudağıma derin bir öpücük bırakıp "Ne kadar zor dayandım bilemezsin."dediğinde yataktan kalkmama yardımcı olup elimi tuttu.
Bebeğimizin odasının önüne geldiğimizde gözlerinin içine baktım. Büyük bir heyecanla bekliyordu.
Kapıyı açtığımda ve içeriyi gördüğünde gözlerindeki hayranlık duygusunu gördüm. Gözleri odanın renklerinde, mobilyalarında, süslerinde dolaştı tek tek.
Her bir detayı aklına kazıdı.
Duvardaki yazıyı gördüğünde gözlerinin parlama sebebi gözyaşlarıyla dolmuş olmasıydı.
Yandan bir bakışla bana bakıp beni kolları arasına aldığında omzuma başını yaslamıştı.
Ağladığını ise omzuma düşen yaşlardan anlamıştım. Benimde gözlerim dolup bir kaç damla yaş aktı. Yeni bir Sözer gelecekti dünyaya ve biz küçük bir aile olacaktık bu hikayenin tozlu herhangi sayfasında.
Gözlerim odadaki ışıklandırmalı yazıda gezindi. Belki beş harfin birleşimiydi ama bizim dünyamızın kendisiydi.
Arhan.
🌊🌊🌊
Selamlarrr, üzgünüm uzun zamandır bölüm atamadığım için. Ama ne ilham vardı ne istek ne de zaman...
Bölüm nasıldı nolur yorum yapın 🥹
En sevdiğiniz sahne?
Bebişimiz erkek🥳
Spoilerini Barlas'ın uçağında yazan isimlerde vermiştim birkaç kişi yakalamıştı oradan tebrik ederim 🫶🏼 (35. Bölümde)
İlerleyen bölümlerde neler olacak sizce.
Okusak güzel olur dediğiniz bir sahne falan varsa buraya yazınız lütfen.
Güzel yazmış mıyım??? Ben çok sevdim bu bölümü.
Bir sonraki bölüm görüşürüz...
Kendinizi iyi bakın, hayatınızın iyi olması dileğiyle💎
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 41.48k Okunma |
4.31k Oy |
0 Takip |
42 Bölümlü Kitap |