6. Bölüm

❤️‍🩹5.BÖLÜM❤️‍🩹

Öylee
oziiiii

 

Oy verir misinizzzz?? Birde yorum yaparsanız çok mutlu olurummm.

            

⋆.˚🦋༘⋆

 

Gözlerimi açtığımda odanın içine dolan sessizlik, dünkü gecenin yankısı gibiydi.

Tavanı uzun uzun izledim.

 

Aras’ın sesi hâlâ kulağımdaydı. O an yaşadıklarımı düşünmemeye çalıştıkça daha da fazla beynimin içine kazınıyordu.

 

Telefonu elime aldım. Ekranda saat 12.13 yazıyordu.

 

“Aferin sana, Derya. ” diye mırıldandım.

Hem geç uyanmıştım, hem de tüm gece rüyalarımda aynı yüz dönüp durmuştu.

 

Aras'ın yüzü...

 

Büyük ihtimalle kahvaltıyı yapmışlardı ve ben, umurlarında bile olmamıştım.

 

Zaten ne zaman umurlarında oldum?

 

Dün akşamdan sonra onları görmek dahi istemiyordum.

 

Annemin bana vurması,

Abimin beni sevmediği ile tekrar yüzleşme,

Beren'in benden birşeyler saklaması ve daha fazlası.

 

Dün annem bana vurduğunda ve yere düştüğümde söylediğim cümle geldi aklıma.

 

Keşke gerçek olsaydı. Gelseydi babam ve beni buradan kurtarsa...

Ama işte hayat hep keşkelerden oluşuyordu.

 

Kalkıp pencereye yürüdüm. Perdeyi araladığımda dışarısı fazlasıyla aydınlıktı.

 

Sokaktan gelen kahkahalar, gülüşmeler ve konuşmalar...

 

Sanki herkesin hayatı gayet normaldi.

Sanki sadece benimki bu kadar karışık gibiydi.

 

Aklıma bugün bizimkiler ile buluşacağımız aklıma geldi. Zaten baya geç uyanmıştım ve daha fazla geç kalmadan hemen hazırlanıp gitsem iyi olurdu.

 

Açık mavi, üstünde çiçek desenleri olan yazlık bir elbise giydim. Altına beyaz, rahat bir spor ayakkabı ile kombini tamamladım.

 

Hafif makyaj yapıp, Saçımı açık bıraktım ve çantamı alıp odadan çıktım.

 

Merdivenin başına gelmiştim ki arkamdan bir ses geldi.

 

"Ablaa!" Diye bağıran, dünyalar tatlısı bir kız.

 

Leyla.

 

Ona döndüm, "Efendim, güzelim? " dedim.

 

Leyla tam olarak annemdi. Ben ise babam.

Zaten babalarımız da farklıydı.

 

"Nereye gidiyorsun, abla?" Diye sordu, gözlerini kırpıştırarak.

 

"Arkadaşlarım ile dışarı çıkacağım, güzelim. "

 

"Bende gelim mi? Lütfen abla." Dedi ama götüremezdim ki onu.

 

Keşke götürebilsem ama işte arada bir Leyla ile dışarı çıkabiliyordum. Maalesef.

 

"Başka zaman çıkarız. Tamam mı? Bugün olmaz." Dedim küçük bir gülümseme ile.

 

Dudaklarını büzüp, "Ama ya." Dedi.

 

Dayanamadım ve yanağından öptüm. "Oh. Bal ya, bal."

 

Leyla gülerek.,"Abla yaa." Dedi.

 

Ona gülümseyip konuştum. "Şimdi benim gitmem lazım, tamam mı? Ama eve geldiğimde seninle oyun oynarım."

 

Gözleri ışıldadı hemen. "Söz mü?"

 

Başımı salladım gülerken. "Söz."

 

Ona gülüp elimi salladım ve aşağı indim.

 

Kapıdan çıktım ve arabamın oraya gittim. Arabaya bindim ve evden çıktım.

 

Bu araba da babamın hediyesiydi.

18 yaşıma girdiğim gün almıştı. Ondan 2 ay sonra ise herşey değişmişti.

 

********

 

Kafenin kapısından içeri girdiğimde içerisi sıcacıktı ama içimdeki soğukluğu ısıtamıyordu.

 

Hemen cam kenarında bir masada oturuyordu bizimkiler.

 

Uraz elinde kahvesiyle bir şey anlatıyordu. Beni görünce hepsi sustu.

 

Uraz, "Sonunda gelebildin be." Dedi.

 

"Trafik vardı " dedim küçük bir gülümseme ile.

 

Saye kaşlarını çatıp bana baktı. "Kızım enerjini söndürmüşler senin. Ne oldu, gel anlat."

 

Hemen Uraz'ın yanındaki boş sandalyeye oturdum. Karşımda Beren vardı.

 

Beren ile göz göze geldim. Dudaklarını sessizce hareket ettirdi. "Nasılsın? "

 

Nasıl olabilirdim? Dün gece o da vardı ve iyi olmadığımı biliyordu.

 

"İyiyim. "Dedim bende sessizce.

 

Alara, "Hadi anlatsana, Derya. " dedi merakla.

 

Nereden başlayacaktım?

 

"Ben evleniyorum." Diye pat diye söyledim en sonunda dayanamayarak.

 

Hepsi yüzüme şok ile bakıyordu. Beren ise yüzünü buruşturup, "Böyle olmadı." Dedi.

 

Bende yüzümü buruşturup konuştum. "Olmadı demi?"

 

"Hem de hiç." Ama ne yapayım heyecanlanınca herşeyi pat diye söylerim.

 

Uraz yandan beni sarsınca Beren ile olan konuşmamı kestim ve onlara odaklandım.

 

"Yalan de. Şaka de, Derya. Lan ben dün şaka yaptım, sadece. " diye bağırıyordu.

 

Rezil olmuştuk tüm kafeye.

 

Zar zor da olsa hepsini susturup her şeyi en baştan anlattım. Çoğunlukla şaşırıp kalıyorlardı ama bazen de yorum yapıyorlardı.

 

En sonunda Uraz bana sarıldı. "Kafana takma. Tamam mı, güzelim? Belki bu daha iyi olur."

 

İnşallah... İnşallah dediğin gibi olur, Uraz.

 

Alara da Uraz'ın olduğu taraftan sarıldı. Sonra ise diğerleri.

 

Gözlerim doldu. Ama üzüntüden değil. Mutluluktan.

 

Böyle arkadaşlara sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyordum.

 

Ama sonra şanslı hissetmeye devam edebilirdim çünkü nefes alamıyordum.

 

"Nefes alamıyorum." Diye bağırdım. Sesim biraz boğuk geliyordu ama yine de anlasılıyordu.

 

Hepsi geri çekildiğinde derin bir nefes aldım.

 

"Tuvalete gidiyorum ben. Peşimden gelmeyin." Dedim ve ayağa kalkıp tuvalete gittim.

 

Peşimden Beren'in geldiğini biliyordum.

 

"Derya... konuşalım mı?"

 

Konuştuğunda ona cevap vermeden ben konuştum. "Cidden, tanışmadığınıza emin misin, Beren?"

 

"Ne?"

 

"Aras ile tanışmadığına emin misin?"

 

"Derya-" demişti ama sözünü kestim.

 

"Bana yalan söyleme, Beren. Lütfen."

 

Bir an sustu. Gözlerini yere indirdi. “Ben sadece… yanlış bir şey söylemek istemiyorum. Senin için en iyisi Aras'ın anlatması olacak.”

 

Göğsüm sıkıştı. "Tanışıyorsunuz yani?"

 

"Evet. Tanışıyoruz. Ama yanlış anlama sakın. Abim gibi o benim."

 

Abisi gibi...

Aras onun abisi gibi...

Aras...

 

Ailem tanıyordu. En yakın arkadaşım tanıyordu. Aras beni tanıyordu. Hem de baya yakından.

 

Ama ben... Ben neden tanımıyorum bu adamı?

 

“Her şeyi zamanı gelince öğreneceksin, Derya.” dedi.

 

"Neyi öğreneceğim, Beren? Herkes aynı şeyi söylüyor. Ama ben neyi öğreneceğimi bilmiyorum." Diye biraz sesimi yükselttim.

 

Derin bir nefes aldı. O da arada kalmıştı. Biliyordum. Anlatmak istiyordu. Ama birşey durduruyordu onu.

 

"Özür dilerim, Derya. Gerçekten söyleyemem."

 

“Ama sakın ona, onlara güvenme, olur mu?” bunu söyledikten sonra çıktı ve beni düşüncelerim ile baş başa bıraktı.

 

Sözleri kulağımda yankılandı.

 

Sakın birine güvenme...

 

Kimin için söylemişti bunu?

Aras için mi, yoksa başkası için mi söylemişti?

 

*******

 

Eve döndüğümde akşam olmuştu.

 

Evde kimse yoktu. Sessizlik rahatsız edici bir şekilde üzerime çöktü.

 

Biraz daha oturmuş en sonunda canımız sıkılmıştı ve lunaparka gitmiştik. Ama gitmez olaydık.

 

Gondola binmiştik ama daha ilk dakikadan Uraz'ın midesi bulanmıştı. Gondoldan indikten sonra biraz dayanmış ve hemen sonra kusmuştu.

 

Hemde Alara'nın üstüne.

 

 

Evet keyfim yerine gelmişti ama yine tek başıma kaldığımda tüm düşünceler geri gelmişti.

 

Beren ile o konuşmadan sonra daha konuşmadık. Sadece birkaç kere ama onlar da normal konuşmalardı.

 

Evde kimse yoktu. Nereye gitmişlerdi hiç bilmiyorum. Umurumda da değildi.

 

Salonda masanın üstünde bir kart gördüm. Elime alıp baktım.

 

Bir davetiye…

Bir düğün davetiyesi...

 

Derya Baykal ve Aras Kaya...

 

1 ay sonraydı. Tam 1 ay sonra.

 

Bu kadar erken mi? Daha bir gün anca olmuştu.

 

Ev o kadar sessizdi ki, kendi kalp atışımı bile duyuyordum.

 

Düğünümüz yazıyordu.

 

Sanki ben de istiyormuşum gibi...

Sanki gerçekten aşıkmışız gibi...

 

Benden bu kadar çok mu kurtulmak istiyorlardı?

 

Camdan dışarı baktım. Gökyüzü kararmıştı, bir tek yıldız bile görünmüyordu.

 

Gözlerim dolmuştu. Daha bugün mutlu olduğumu hissetmiştim. Birkaç saat sürseydi bari mutluluğum.

 

Sol gözümden bir damla aktı. Sonra tekrardan. Tekrardan. Ve tekrardan.

 

"Özür dilerim. Tutamadım sözümü. Özür dilerim." Gözyaşları içinde fısıldadım.

 

​​​​​O an bilmiyordum ama sözümü tutmuştum. Sadece bilmiyordum.

 

Ve biliyordum.

Bu sadece bir başlangıçtı.

 

Gerçekler, yakında birer birer ortaya çıkacaktı.

Tüm sırlar, benden saklanan herşey tek tek ortaya çıkacaktı.

 

Belki affetmeyecektim bazı kişileri.

Belki hayatıma yeni kişiler girecekti.

Belki... Belkiler...

 

Ama şunu biliyordum. Ne olursa olsun hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

⋆.˚🦋༘⋆

 

Oy verir misinizzzzzz??? Lütfennnnnn.

 

 

Bölüm : 05.11.2025 21:08 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...