
Oy verip yorum yapmayı unutmayın.
İyi okumalarrrrrrr ❤️
~♡~
Göz kapaklarımın ardında bir ışık vardı ama uyanmak istemedim önce. Çünkü bedenimin yanındaki beden uzun zaman sonra yanımdaydı. Uzun zaman sonra onu hissediyordum yanımda.
Başımı çevirdim. Saçları dağılmış, yüzünün yarısı yastığa gömülmüştü. Elimi kaldırıp yanağına koydum.
Yüzümde küçük bir gülümseme oluştu. Sanki hiç unutmamış gibi hissediyordum.
"Uyandığım her sabah yanımda ol, lütfen." Dedim fısıltıyla.
Yanağından çekip, saçlarına götürdüm bu sefer elimi. Yavaş bir şekilde okşadım. Kıpırdandığında elimi tam çekecektim ki konuşunca durdum.
"Elini çekme." Sesi uykuluydu.
Elimi çekmeyip, saçlarının arasından geçirdim. "Günaydın." Dedim.
Tek gözünü açıp gülümsedi. "Günaydın, güzelim. " Gülümsedim.
Aras elini belime sardı ve beni kendine çekti. Zaten yan yanaydık ama artık daha dibindeydim.
"Dün... Rüya değildi demi?" Sanki hala inanamıyordu.
"Değildi, kocam." Dediğimde sanki nefesi kesildi.
"Kocanım artık demi?"
"Kocamsın, Aras. " Dedim gülerek.
"Kaç yıldır bu anı bekledim. Şuan inanamıyorum gerçek olduğuna."
Gülümsedim. Bende inanamıyordum. Kafamı kaldırıp göğsüne koydum. Kalbi biraz hızlı atıyordu.
Şu an hissettiğim tek şey burasının benim evimin olduğu.
Burası benim evimdi.
Başımın üstüne küçük bir öpücük kondurdu. "Derya, özür dilerim."
Şaşırdım. Niye özür dilemişti şimdi?
''Neden?"
"Senden her zaman kaçtığım için. Sana herşeyi söylemek yerine, senin hatırlamanı beklediğim için. "
Yutkundum.
"Niye benden kaçtın ki? Niye uyandığımda bana söylemedin? "
"Korktum. Senin beni hatırlamadığını görmekten çok korktum, Derya."
Kalbim hızlandı. Kafamı kaldırıp Aras'a baktım. Dudaklarımı dudaklarına değdirdirdim. Küçük bir öpücüktü ama etkisi büyüktü.
Yutkundu Aras. "Seni o kadar çok özledim ki."
"Bende."
Aramızda birkaç saniyelik bir sessizlik oldu. Zamanla yarışmıyor gibiydik ama saat geçiyordu.
"Aras, geç kalıcağız. "
Kaşlarını kaldırdı. "Nereye?" Diye sordu.
Ne? Unutmuş olamazdı demi?
"Aras, Meryem teyze dün bizi kahvaltıya çağırdı ya." Dedim.
Burnunu kırıştırdı. "Biz daha yeni evlenmedik mi? Niye düğün sabahı annemlere gidiyoruz ki?"
Kaşlarımı çattım. "Aras beni delirtme. Kadın çağırdı tabiki gideceğiz. "
Güldü. Sanki komik birsey varmış gibi. Cidden bu manyak neye gülüyordu? "Sakin ol, Maviş. Gideceğiz de sen söyleyecek misin?"
Bu sefer ben merakla kaşlarımı kaldırdım. "Neyi?"
"Hatırladığını." Ha doğru.
Dudaklarımı büzdüm. "Bilmem. Söylerim bütün ihtimalle."
Nasıl söyleyecektim ki? Hepsinin yeri bende ayrıydı. Söylemezsem olmazdı ama ne diyecektim ki?
Sonra düşünürüm, dedim kendi kendime.
En sonunda yataktan kalktık. O banyoya girdi, ben saçlarımı taradım. Aynaya bakarken yüzümdeki o mutlu gülüşe engel olamamıştım.
Aras banyo kapısından başını uzatarak, "Bu kadar güzel olmak zorunda mısın, güzelim?" Dedi. Yanaklarımın kızardığını hissettim.
"Aras konuşmayı bırak ve tuvaletten çıkacaksan da çabuk çık. Hazırlanacağım daha "
"Tamamm." Dedi ve tuvaletten çıktı.
Ben hemen tuvalete girip hazırlandım. Hazırlanırken odada yankılanan gülüşlerimiz, kahkahalarımız oldu.
Sanki uzun zamandır evliydik.
Ya da herşey benim hatırlamam ile bir anda değişmişti.
Aras yanıma geldi ve elimi tuttu. "İlk kez evli olarak seninle annemlerin yanına gideceğiz. Ve yıllar sonra gerçek Derya ile."
Ve benim kalbim bir kez daha göğsüme sığmadı.
~♡~
Arabadan indim. Sabah güneşi gözümü almıştı.
Aras yanıma geldi ve elimi tuttu. Bakışlarım ellerimize değdiğinde konuştu. "Hazır mısın?"
Bakışlarımı ellerimizden aldım ve yüzüne baktım. "Galiba."
Kaşlarını kaldırdı. "Galiba? İstersen söyleme, güzelim. "
"Hayır. Söyleyeceğim ama heyecanlıyım işte."
Konuşurken yürüdüğümüz için evin önüne gelmiştik. "Aras,''dedim yüzüne bakarak.
"Efendim, Maviş?"
"Şey... Böyle mi gireceğiz?" Dedim ellerimizi göstererek.
Bakışları ellerimize indi. "Evet, neden ki?"
"Aras, hani herkes benim senin ile istemeyerek evlendiğimi sanıyor ya. Birde benim hatırlamadığımı sanıyorlar. Yani birden içeriye el ele girersek ne diyebilirim ki? "
"Doğru. Neyse sonra tutarım artık." Derken sesi sanki bırakma beni der gibiydi.
Sanki bir yere gidiceğim ya.
"Aras, sonra tutarsın elimi, sevgilim." Dediğimde yüzündeki ifade yumuşadı ve kapıyı çalmadan önce dudaklarıma küçük bir öpücük kondurdu.
"Sevgilim demeye devam et lütfen." Dedi gülümseyerek. Bende gülümsedim.
Mutluydum ama korkuyordum. Bu mutluluğumun da bozulmasından deli gibi korkuyordum.
Kapıyı 20'li yaşlarda, tanımadığım bir kız açtı ve, "Hoşgeldiniz, Aras abi." Dedi.
Aras abi?
Kuzeni falan mıydı acaba?
"Hoşbulduk, Lale." Dedi Aras hafif bir gülümseme ile. Bana dönerek, Lale dediği kişiyi tanıttı.
"Lale bizim evin çalışanı ama Asya gibi bizim için." Ben kuzeni falan sanmıştım.
"Merhaba, Lale." Dedim kıza gülümseyerek.
"Merhaba, Derya hanım. "
Yüzümü buruşturdum. Sevmiyordum bana hanım denilmesinden. "Lütfen hanım deme bana, Lale. Abla diyebilirsin."
"Tamam, Derya abla." Gülümsedim. Sevmiştim bu kızı.
Aras bana bakarak, "Geçelim mi artık?" Diye sordu. Başımı sallayarak onayladım ve içeri girdik birlikte.
İçeri girdiğimizde kahkahalar, çatal bıçak sesleri doldu kulağımıza. Aras içeri girdiğinde konuştu. "Günaydın ev halkı. Yine benden kurtulamadınız."
Mutluydu. Mutluydum.
Aras, ailesinin yanında asla dışarıda olduğu gibi değildi. Daha enerjik ve mutluydu.
Meryem teyze bizi gördüğünde sandalyeden kalktı. "Siz ne zaman geldiniz?"
Aras annesine sarılırken konuştu. "Şimdi geldik, anne."
Aras'a sarıldıktan sonra benim yanıma geldi ve bana da sarıldı. "Hoşgeldiniz, kızım."
"Hoşbulduk, Meryem teyze." Annemde hissetmediğim anne sevgisini Meryem teyzeden hissettim. Annem bana doğru düzgün annelik yapmamıştı ki.
Yani kazadan sonra.
Ayrıldıktan sonra bizi masaya yönlendirdi. "Hadi oturun çocuklar. " dedi ve yerine geri oturdu.
Aras benim sandalyemi çektikten sonra oturdum. Ben oturduktan sonra o da benim yanıma oturdu.
Kafamı kaldırdığımda, Alper abinin sırıtan yüzünü gördüm.
Niye öyle bakıyordu?
"Hoşgeldiniz de. Siz daha dün evlenmediniz mi, burada ne arıyorsunuz? Balayına falan gitmiyor musunuz?"
Aras abisine cevap verdi. "Ne oldu, abi? Benden kurturabileceğinizi mi sandın?"
Fark ettiğim detay ile yutkundum. Hiç bir zaman böyle bir aileye sahip olamamıştım, babam gittikten sonra.
"Yok be, oğlum. Belki birlikte, baş başa, yanlız başınıza kalmak istiyor olabilirsiniz." Dedi imalı bir şekilde.
Ağzıma doğru götürdüğüm çay bardağını masaya bıraktım öksürürken. Aras bana dönerek, "Derya, iyi misin?" Diye sordu. Aynı zamanda sırtıma da vuruyordu.
Düşman dövüyor sanki. Sırtım delinmişti.
Öksürüğümün arasında zar zor konuştum "Çek o elini sırtımdan, Aras." Sırtımı hissetmiyordum.
Elini çekti hızla. Levent amca Aras'a söyleniyordu aynı zamanda. "Öyle vurulur mu oğlum? Su versene kıza. Sanki düşmanına vuruyor."
Su içtiğimde biraz da olsun kendime gelmiştim. "İyiyim. Sorun yok." Dedim ama vardı. Boğuluyorum.
"İyi misin?" Aras'ın sorduğu soruya başımı sallayarak cevap verdim. "İyiyim."
İyi olduğumu anladıklarında herkes önüne döndü. Bir süre sonra sessiz bir şekilde yemek yemeye devam ettik.
Sessizliği Alper abi bozdu. "Derya, sende bir değişiklik var. Ne oluyor?" Bana bakarak sorduğu soru ile tedirgin oldum.
Ne diyecektim şimdi?
Aras hemen ağzını açtı ama ben elimi kaldırarak onu susturdum. “Yok, bir şey olmadı. Sadece… benim size bir şey söylemem gerek.”
Bir anda masa sessizleşti. Alper abi elindeki çayı masaya bıraktı. Meryem teyze ve Levent amca dikkatle bana baktı. Asya ağzındaki lokmasını yuttu ve bana doğru döndü.
Alper abi konuştu ama sesi dalga geçer gibi değildi. "Ya kötü bir şey oldu ya da... Yadası yok."
"Abi, az dinle." Dedi Aras.
Derin bir nefes aldım. Gözlerim tek tek hepsine değdi. “Ben… ben herşeyi hatırladım.”
Bir anlık sessizlik.
Sonra Meryem teyze konuştu. Sesi titriyordu. “Ne dedin sen?”
Gülümsedim. Gözlerim dolmuştu. "Ben herşeyi hatırladım. Her şeyi..."
Herkes yüzündeki buruk bir gülümseme ile bana baktı. Meryem teyzenin gözleri dolmuştu. “Allah’ım şükürler olsun!” diye fısıldadı.
"Ne?"
O herşeyin arasında arkamdan bir ses geldi. Arkamı dönüp baktım.
Beren,
Herşeyi duymuştu. Yoksa böyle bakmazdı.
"Ne... Ne dedin sen?"
Aras, "Beren-" demişti ki Beren ona bakarak konuştu. "Sen sus. Sana sormadım ben."
“Beren,” dedim sessizce. “Sana yemin ederim, ilk sana söyleyecektim. Ama önce Aras’a anlatmam gerekiyordu. Seni hatırlıyordum zaten ama Aras'ı unutmuştum. İlk ona söylemeliydim." Hiç uzatmadan herşeyi söyledim. Uzatmaya gerek yoktu.
Hiç bir şey demedi sadece, "Ne zamandır, hatırlıyorsun?" Diye sordu.
Herkes bana baktı. Burada Aras hariç kimse bunu bilmiyordu.
Çekinerek, "1 haftadır. " dedim.
Alper abi, "Oha."
Asya, "1 hafta mı?"
Beren, "Ve bana söylemedin?"
Ama ben çok gerilmiştim.
"Ama Beren anlamıyorsun ki. Ben sana ne dedim?"
Beren kaşlarını çatarak, "Yok ben anladım da, neden ikinci olamıyorum. Tamam, ilk ben öğrenmedim ama ikinci öğrenen neden olamıyorm." Dedi. Mantıklıydı.
"Unuttum." Dedim mahcup bir şekilde.
Cidden unutmuştum ama.
Kaşlarını çattı. "Öyle olsun, Derya hanım. Zaten ben kimim ki? Unut zaten beni." Bir anda trip atmayı bırakıp bana baktı. "Ya kızım ben senin 1 aydır triplerini çekiyorum zaten neden en son ben öğreniyorum bunu?" Dedikten sonra hızla bana yaklaşıp bana sarıldı.
Güldüm. Beren uzun zaman trip atamazdı zaten. En uzun trip atması 2 saat falandı. Gülerken bende ona sarıldım.
"8 yıldır uğraşıyoruz ama hatırlamadın, gittin Aras ile evlendiğin için mi hatırladın?" Sesi titriyordu konuşurken.
Ayrıldı ama elleri ellerimi tutmaya devam ediyordu.
Gülümserken konuştum. "Biraz sizin de yardımınız oldu." Dedim.
Aras yandan meraklı bir sesle konuştu. "Nasıl?"
"1 hafta önce gelinliğin son provasında hani tuvalete gitmiştim ya," Aras başını salladı. Herkes merakla beni dinliyordu. .
"O gün sizin konuşmanızı duydum ondan sonra aklıma bir anı geldi ilk inanmadım ama ondan sonraki gün herşeyi hatırladım."
Alper abi konuştuğunda yerimde sıçradım. Bu adam ne ara benim yanıma gelmişti daha demin masada oturuyordu.
"Ben size dedim. Rahat bırakın kızı hatırlar, dedim."
Beren konuştu, bana tekrar sarılırken. "Sen sus be. Yine bizim sayemizde hatırlamış."
Gülümsedim. Öyle birbirimize sarılırken, Aras ile göz göze geldim. Gülümsüyordu.
"Ondan dolayı o gün öyle davranıyordun." Evet o gün o anıdan sonra Aras’a biraz mesafeli davranıştım.
Omzumu silktim. "Ne yapayım 8 yıl sonra bir şey hatırlıyorum. Hemde senin ile ilgili. Nasıl davranmamı bekledin?"
Bana yaklaşıp beni Beren'den ayırdı. Beren'in sessiz mırıldanmasını duydum. "Kıskanç."
Bana sarılırken sordu. "Hangi anıyı hatırladın?"
Söylesem mi ki?
"Sevgili olduğumuz günü." Dedim. Gülümsemesi daha da büyüdü.
Saçlarımın arasına küçük bir öpücük kondurdu.
Levent amca, "Ayrıl bakayım, azda ben sarılayım, kızıma." Dediğinde gülümseyerek Aras'ın kollarından çıktım ve Levent amcaya yaklaştım.
Bana sarıldığında 8 yıl sonra ilk kez babama sarılıyor gibi hissettim. Gözlerim doldu. Babamı çok özlemiştim.
Levent amcaya sarılırken sağ gözümden bir yaş aktı. Şükrettim Allah'a. Bana böyle bir aile daha verdiği için.
Kendi ailemden daha çok ailem gibi hissediyordum bu aileyi.
Meryem teyze konuştuğunu duydum. "Derya sen hala tedavi için hastaneye gidiyor muydun?"
Meryem teyzeye baktım. "Yani en son hatırladığım kadarı 4, 5 ay önce gittim. Ama tekrar gidiceğim. "
Alper abi," Git. Belki birşey söyler. " dediğinde kafamı salladım.
Geri masaya oturduğumuzda bu sefer daha mutluyduk.
Masada kahkahalar, gülüşler, sahte tartışmalar birbirine karıştı.
Ben bugün, uzun zaman sonra ilk kez gerçekten evimdeyim, dedim içimden.
~♡~
Mezarlığın kapısından içeri adım attığımız an, sanki dünya sessizleşti. Elim Aras’ın elindeydi. Beni asla bırakmak istemiyor gibi sıkı sıkı tutmuştu.
Sessizdi. Sadece nefes seslerimiz vardı burada. Ne bir insan sesi, nede başka bir ses.
Babamın mezarını gördüğüm an kalbim acıyla kasıldı. Aras elimi biraz daha sıkarken konuştu. "Hazır mısın, güzelim?"
Hazır mıydım? 8 yıl sonra ilk kez gelmiyordum ama 8 yıl sonra ilk kez gerçek Derya olarak geliyordum. Şuana kadar geldiğim tüm zamanlarda ben, ben değildim.
Başımı salladım. "Hazırım." Dedim.
Mezar taşının başına geldiğimizde Aras elimi nazikçe bıraktı. Dizlerinin üzerine çöktü. Ben biraz ileride, gözlerim dolu bir şekilde bekledim. Bugün fazla duygusal olmuştum.
"Murat amca..." diye fısıldadı Aras. "Keşke burada olsaydın," bana döndü. "Derya ile evlenmek istediğimi söylediğimde beni dövmeni bile özledim be."
Gözlerim dolu bir şekilde güldüm. Abartıyordu. Sadece biraz vuruyordu o kadar.
Derin bir nefes aldı, Aras. "Amca, biz evlendik."
"Sen bana emanet etmiştin, Derya'yı ama ben onu koruyamadım. Korktum. " Şaşırdım. O nereden biliyordu bunu?
Babam Aras'a da mı söylemişti?
"Özür dilerim, Murat amca." Yavaş adımlarla Aras'ın yanına gittim. Hemen yanına, onun gibi dizlerimin üzerine çöktüm.
Babamın toprağına dokundum. Nemliydi. Soğuktu. Babam burada üşürdü ki.
Aras'ın elini tuttum, bana güç versin diye. Hemen elimi sıktı.
"Baba..." Sesim titriyordu. "Babam... keşke şuan benim yanımda olsan. Mutluluğumu sende görsen."
Aras kafamdan kayan eşarbımı düzelti. "Baba. Ben artık gerçek halime döndüm. Baba, artık hatırlıyorum. Herşeyi, seni..."
Gözümden bir damla yaş aktı. Babamın mezarını okşadım. O soğuk mermer taşa bir öpücük bıraktım. "Baba ben iyiyim. Merak etme. Çok iyiyim hemde." Aras'a döndüm, gülümsedim. "Aras sayesinde."
O da bana gülümsedi. Tamda o anda bir ses geldi arkamızdan.
Titrek, pişman bir ses.
Arkamı döndüm hemen. Gördüğüm kişi ile yutkundum.
Annem ve hemen arkasında bana şok ile bakan Doğan... Abim.
Bizi, daha doğrusu beni öyle bir bakışla izliyordu ki. Gözlerinde şok, suçluluk, pişmanlık, korku hepsi birbirine karışmıştı.
Aras elimi daha çok sıktı, güç vermek istercesine.
"Kızım..." içim acıdı. Bana en son ne zaman kızım demişti?
Ağzımı açtım. 'Ben senin kızın değilim' demek için ama konuşamadım.
"Hatırladın mı?" Dediğinde yutkundum. Cevap veremedim.
Dünden sonra herşey değişmişti. Hemde herşey...
Artık herşey ortaya çıkıyordu. Geçmişten gelen tüm saklanan sırlar küllerinden doğmaya başlamıştı artık.
~♡~
Bölüm nasildiiiiiiiii?
Oy vermediyseniz verirseniz sevinirim ❤️
Arkadaşlar bir süre bu kitaba yeni bolum atamayabilirim. Diger kitabim olan Küçük bir şaka, büyük bir hikaye kitabıma odaklanmak lazım. Diger kitabımı yazarken buraya yazdığım bölümlerden atarım ama elimde zaten çok fazla bölüm yok iki bölüm falan.
O kitabımı yak zamanda bitirip bu kitabıma odaklanacagim, bu kitabın sonlarına doğru da yeni bir kurgu yayınlamayı düşünüyorum.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |