4. Bölüm

3.Bölüm:Öylesine Olan Hayatımın Ölesiye Bir Parçası Olacaksınız

Rensi
rensi.y

İnsan bilmediği Cennet'te yaşamaktansa bildiği Cehennem'in ateşinde yanmayı tercih eder.

Bu cehennem ateşi bazen bir insan,bazen eski anılar,bazen tozlu raflardan çıkarılan bir fotoğraf bazen ise ​​​yanıp kül olmuş bir geçmişten kalan duman kokusudur.

Bilincim yeni yeni yerine gelmeye başlıyordu,hissetiğim sıcaklık uyuşan bedenimi bile kuşatmıştı.

Oda o kadar sıcak değildi aslında,yaz ayında değil kış ayındaydık nasıl olsa.

Beni yakan bu sıcaklık bu odanın gözümün önüne getirdiği anılardı.Bu oda teyzem Helen'in odasıydı.

Bu odayı o zamanlar da sevmezdim, kasvetli bir havası vardı,bu odaya ancak teyzem ben üzüldüğümde veya kötü bir şey yapıp bana ders vermek istediğinde bu odaya gelmem için zorlardı.

Bunun benim için hep daha iyi olduğunu savunuldu,bir hata yaptığımda insanların beni yalan sözler ile avutmasını beklememi onun yerine acıda olsa en azından gerçekleri kendi kendime itiraf ederek vicdanımda olan yükü azaltmalıydım.

"Helen Teyze,hayır!"Kapının önünde durmuş kollarımı bağdaş kurmuş salya sümük ağlıyordum.Sanırım o zamanlar daha 5 yaşındaydım.Mâlikaneye geldiğim ilk zamanlarımdı.Ne mâlikaneye alışmıştım nede mâlikanin kurallarına.

Helen teyzem ise odanın kapısını açmış sabırla içeri girmemi bekliyordu,yüzüde tek bir mimik bile yoktu.

"O odaya girersem daha çok ağlarım,sen o odada her gece ağlıyorsun,sesin geliyor duyuyorum,senin bile o odada ağladığına göre çok korkunç olmalı!"

Teyzem sanki benden böyle bir şey duymayı beklemiyor gibiydi,onu her gece ağlama seslerini duymamı beklemiyordu,"Her gece ağlıyorum çünkü hak ettim,o dört duvar arasınsa kalmayı hak ettim.Sen o odanın ne kadar kötü olduğunu gör ki o odaya girmek istemiyorsan bir şeyler yaparken iki kere düşün."

"Seni o odaya zorla kim kapattı?"

"Kimse beni kapatmadı,ben kendimi kapattım.Tanımadığım insanların yalan sözleri ile masum olduğuma inanmaktansa acı ama gerçek olan doğrular ile cezamı çekerim,bunu seninde öğrenmeni istiyorum çünkü artık bu mâlikanede o dört duvar buarada ki insanlardan sana daha iyi dost olacaklar."

Bu geçmişte olan anılar sürekli zihnimi bulandırmaya başka bir şey yapıyordu.

Elim ile yüzümde gezdirdim,eğer yüzümde derin bir yara olursa eve geri döndüğümde zavvalı Oscar beni tanımaz beni o muşmula suratlı üst komşu ile karıştırıp sonum Oscar'ın zavvalı çiğneme oyuncakları gibi olurdu.

Yataktan kendimi zorlayarak doğruldum,ayağımı yere bastım ilk başta sol ayak bileğimde oluşan ufak ağrıyı umursamadan yavaşça yataktan kalktım,keskin bir acı hissettim,ve dudaklarımdan tiz bir çığlık çıktı.

Hissetiğim acı ile kendimi yatağın üzerime tekrardan bırakmam bir oldu.

Kapı bir anda açıldı içeriye giren Helen teyzem,Aysima ve Atlas'tı.

Onları gördüğümde kalbimde oluşan acı az önce bileğim yüzünden yaşadığım açıdan daha beterdi.

Kahretsin,nasıl bu kadar değişmişlerdi?

"Işık,kızım!"Helen teyzem azarlayıcı ama endişeli bir ses tonuyla yanıma koştu ve iyi olup olmadığımı kontrol etti."Helen teyze..."Tamam kabul etmek gerekirse belki sadece Helen teyzem tam anlamıyla değişmemişti,sadece bir zamanlar kumral olan saçları beyazlamış saçlarında olan dalgalar kaybolmuş onun yerini düz saçlar almış ve zayıflamıştı geçmişte olan gözlerinde ki ışıltı şimdikinden daha farklıydı.Gözlerinde eski tehlike yoktu,daha çok huzur ve benin için olan saf bir endişe vardı.

"Bileğin zedelenmiş,kaza sırasında kafanı korumayı başarabimişsin ama vücudunun geri yerlerinden bazıları cam kesikleri ile dolu.Bileğinde ki zedelenmesi sebebi ağır bir şey düşmüş veya sıkışmış olmasından şüpheleniyorum,kaza sırasında geçirdiğin şok nedeni ile adrianelin tavan yapmış ve bayılmışsın."Aysima...Karşımda bir doktor gibi konuşan o kadın bir zamanlar benim beraber oynadığım o ağlak kız çocuğumuydu?

Sarı olan kıvırcık saçları hala aynıydı küçüklüğümüzde olduğu gibi onun kıvırcık saçlarını parmağıma dolayıp oynayabilirdim,ela gözlerinde olan merhamet duygusu hiç eksilmemiş gibi duruyordu,ama artık her şeye üzülüp ağlayacak kadar bakmıyorlar daha çok ağlatacak gibi bakıyordu,sıska vücudu yerine kıvrımlı bir kadın vücuduna sahip olmuştu.Afrodit'in kızı denilebilecek kadar güzeldi.

Aysima yanıma yaklaştı beni incitmek istemeyerek ama yıllark boyunca olan özlemimizi bir sarılma ile dindirebileceğine inanır gibi sarıldı bana,bende ona aynı inanç ile sarıldım.

"Doktor hanım,hastlarınız ile bu kadar yakın bir bağ kurmanız etik değil,"ona sarılırken kokusunu derince içime çektim.

"Siz bir istisnasınız ve bunun değerini bilin her hastama böyle davranmam,"

Ondan ayrıldım,"Sizde haklısınız tabii bu güzelliğine hasta olan herkese böyle davransaydınız şimdiye kendinize bir harem kurardınız,"Bu iltifatım Aysima'nın hoşuna gitmiş gibi görünüyordu ama utanmış gibiydi.

Teyzem ise bu cıvık hareketlerime ara vermem için uyarı anlamında kolumu cimcikledi.

"Kıskanma teyze sen hala on sekizlik çıtır gibisin hem yirmilik kızlara taş çıkartırsın,"

Teyzemin dudakları hafifçe yukarı kıvrılıp göz devirdi.

Ama gerçekten öyleydi,yaşına rağmen oldukça genç gözüküyordu asla elli beş yaşında olan bir kadına değilde otuzlu yaşlarının ortasında olan bir kadına benziyordu.

Fit bir fiziği vardı,koyu kahve saçlarında tek bir ak yoktu,saçlarında ki dalgalar sönmüş olabilirdi ama mavi gözlerinde adeta bir deniz gibi olan gözlerinde soğuk ve insanı bozabilecek dalgalar hüküm sürüyordu,hafif buğday ten rengi olan teninde tek bir kırışıklı yoktu,acaba kaç tane botoks vardı yüzünde?

kesin oda bereketi kaçmasın diye saymamıştır.

"Bu arada Atlas nerede?"Ortalığın bu kadar sessiz olması can sıkıcıydı.

"Ortalığın neden bu kadar sessiz ve huzurlu olduğu şimdi daha iyi anlaşılıyor,"Aysima gözlerini devirip konuştu.

Teyzem ise yerinden kalkıp kapıya yöneldi,"Eğer o hergele burada değilse birazdan para cezalarının olduğu bir deste belge burada olacaktır,"Teyzem bunu söylerken cidden bıkın bir ses ile söyledi,haklıydı aslında Atlas'ın ergenlik zamanlarını hatırlıyorumda...

Hatırlamak mı? Hayır,o travmaları hiç unutmadım.

Atlas ergenliğini her zaman en zirvede yaşamıştı.Teyzemin en lüks arabalarını kaçır,her gece teyzem onu başka bir polis karakolundan toplar,saçma sapan yerlere olan borç yapar,okuldan kaçıp başka lislerin önünde liseli öğrencilerine sigara satardı.

Amcam yani Atlas'ın babası ise Altas'ın okuldan kaçmasını umursamazdı,"Oğlum erken yaşında ticarete atılıyor,"diyerek övünürdü.Tabii bu kadar rahat ve gamsız olurdu nasıl olsa oğlunun yediği her boku ablası toparlıyordu.

Teyzem odadan çıkmadan önce sehpanın üzerinde duran telefonunu aldı ve bir numarayı tuşladı,"En iyisi ben Nastya'yı arayıp şimdiden parayı hazır etmesi gerektiğini söyliyeyim,"

Nastya?"Nastya kim?"İlk teyzme sonra Asyima'ya dönerek sordum.

Ben mâlikaneden ayrılmadan önce teyzemin menajeri olup her işi halleden Anastasya Kuznetsov'un gitmesi beni oldukça şaşırmıştı.

Teyzem çok disiplinli bir kadındı ve onun etrafında ki insanlardan kesinlikle öyle olmalıydı,ayrıca teyzem asla sahip olduğu düzenden vaz geçmez kolay kolay değişiklikler yapan bir insan hiç bir zaman olmadı.

Ayrıca Anastasya neredeyse bizim aile üyemiz diyebileceğimiz kadar çok şeye tanık olmuştu.Benim Atlas'ın Aysima'nın Yazgı'nın tüm çocukluğuna takın olmuştu.

Yazgı...Yazgı ve çocukluğum.Bu ikisi yan yana gelince ister istemez kopuk hissediyorum.

Yazgı çocukluğumu kapsıyrodu resmen,Yazgı mâlikaneden Pars ile ayrıldıktan sonra çocukluğumun sanki elinde bir kaç Kardelen çiçeği ile bir kış akşamında bir nehire atlamıştı ve boğulmuştu.

Onu götürücelerini biliyordum ama böyle götürmek zorunda değillerdi.

Beni düşüncelerimden kurtaran Aysima olmuştu.

"Nastya Kuznetsov,Anastasya Kuznetsov'un kızı,"

Bir dakika,ne? O bizim tüm aile anılarımıza tanık olmuştu ama biz onun bir kızı bile olduğunu bilmiyor muyduk?

"Alo,Nastya?"

"Evet Helen Hanım?"

"Atlas ortalıkta yok ve..."Teyzemin sesi bir anda kesildi ve teyzemin bir anda yüzü buruşturup.

"BEN ATLAS,GELİYORUM!"Bu ses Atlas'a aitti.

"Atlas Bey!"

"Nastya,"

"Ever Helen Hanım?"

"Sadece on beş dakikaya kadar burada olmanızı istiyorum ve yanında o serseriyide getir!"

"Anlaşıldı Helen Hanım."

Anladığım kadarıyla Atlas yine başını belaya sokmuştu ve annesinin görevini alırken sadece menajerlik yapacağını sanan zavvalız Nastya Atlas'ın bebek bakıcılığı görevini alacağını bilmeden Helen teyzem'in menajeri olmayı kabul olmayı kabul etmişti.

Teyzem sıkıntılı bir şekilde parmakları ile burnun direğini sıkıp telefonu kapattı.Ben bu duruma kıçım ile gülüyordum.

Fazla güldüğüm için karnım bir ağrı vurdu ama bunun nedeni yaptığım kazadan dolayıda olabilirdi.

Orada bir morluk olup olmadığını kontrol etmek amacı ile tişörtümü kadırdım ama Aysima ise beni uyardı,"Karnında hafifte olsa morluklar ve cam kesikleri var o yüzden oraya çok falza temas etme sadefe canın yanar ve mikrop kapma ihtimalin var,"

Ellerimi 'teslim oluyorum' der gibi yukarı kaldırdım,"Burada işin uzmanı sizsiniz doktor hanım siz ne derseniz öyledir,"

Aysima ise sadece yapmacık bir gülümse takınması gözümden kaçmadı bunun nedeni ben veya teyzem değildi bundan emindim.

Sanırım Atlas'ın Nastya ile olması canını sıkmıştı telefondan Atlas'ın sesi gelen kadar her şey gayet iyiydi çünkü.

"Aysima acaba dışarı çıkıp Işık için alışveriş yapar mısın?"Kızı koymanın başka yolu yokmuydu teyze? Niye beni bahane ettin ki?

Aysima yerinden kalktı,"Ben dışarı çıkıp alışveriş yapacaktım zaten Işık içinde bir şeyler alırım benim için sorun değil,"

"Gerek yok kendi kıyafetlerim..."

"Kaza anında arabanın camları kırılmış arabanın içende ki çantlarda ne var ne yok hepsi mahvolmuş,"teyzem kendini koltuğa bırakarak bıkkın bir ses ile konuştu.

"Gerçekten o kadar kötü mü?"Arabanın ve içinde ki eşyalarının geldiği duruma bakarsak benim tek parça halinde olmam büyük bir mucizeydi.

Hem teyzm hemde Aysima onaylamak kafa salladı.

"Sorun değil zaten alışverişe çıkıcaktım ikimiz içinde bir şeyler almış olurum fena olmaz bedenlerimiz aynı hem ben gelene kadar benim dolabımdan istediğin kıyafeti alabilirsin,"

Ona teşekkür ederim anlamında göz kırptım sonra oda odadan çıktı ve odada teyzem ile yanlız kaldık.

"Teyze," Sonunda odada yanlız kaldığımıza göre o çocuk ve o kadını teyzeme sorabilirdim.

Gördüğüm tüm şeyler benim aklımın bir oyunu olamazdı,değil mi?

Aysima'nın yanında sormak istemedim çünkü başıma gelen bu kazanın normal bir kaza olmadığına o kadar eminim ki.

Frenlerin tutmaması kesinlikle önceden yapılmış bir saboteşten başka bir şey olamazdı.

Bu kazanın yada daha doğrusu sözde kaza olan bir cinayete teşebbüs girişminin detaylarını diğerlerinin bilmesine gerek yoktu.

Teyzem oturduğu tekli koltuktan kalkıp benim yanıma geldi,"Işık,"ikimizde bu nereden başlamamız gerektiğini bilmiyorduk.

"Teyze bu olanlar kesinikle kasıtlı yapıpmış bakşa bir olur yolu yok!"

"Sessiz ol!"bunun üzerine ses tonunu alçaltım.

"Bir kadın ve çocuk vardı çocuk önüme çıktı ona çarpmamak için..."

"Ne çocuğundan ne kadınından bahsediyorsun Işık?!" Bana sanki delirmişim gibi bakıyordu.

"O zaman nasıl ölmedim,araba kaza yapıp alev alıyor,içinde ki herşey araba dahil darma duman oluyor ama ben yaşıyorum..."

 

 

Bölüm : 30.11.2024 22:45 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...