
𝘍𝘦𝘭𝘪𝘹~
Beyzbol sopasınon başıma indirilmesiyle gözlerim karardı…
𝘏𝘺𝘶𝘯𝘫𝘪𝘯~
Sakince gözlerimi açtım güzelce gerinip esnedim çok iyi bir uyku çekmiştim çok enerjik hissediyordum
HJ:"Lixxxx günaydınnn"
Kolumu sağ tarafa atarım ama tek hissettiğim şey çarşaf olur erkenden kalktı diye düşünüp çadırdan çıkarım herkes çoktan uyanmıştı etrafa bakındım ama hâlâ Felix'i görmüyordum
HJ:"Chan hyung Felix'i gördün mü?"
C:"Hayır en son onu dün akşam gördüm"
Herkese sordum ama yoktu bu işte bişey vardı.
HJ:"Hepimiz ormanda ayrılıp Felix'i arıycaz eğer onu bulursanız hemen kamp alanına gelin ya da onunla ilgili bir eşya bulursanız hemen bize haber verin"
Ormanda herkes ikişer ikişer ayrıldı bende tek başıma Lix i bulmaya koyuldum. Saatlerce yürüdüm saatlerce onu aradım ama yoktu artık güneş yavaş yavaş batmaya başlamıştı kamp alanına gittim Minho ve Han oradaydı daha diğerleri yoktu kaç saattir ağladığımı bilmiyorum sanırım gün boyudur böyle.
HJ:*Hıçkırık* "Bişey buldunuz mu?"
H:"Hayır…"
Onlarda çok korkmuş ve endişeli görünüyordu Chan hyung ve Seungmin de yanımıza geldi
C:"Bişeyler bulabildiniz mi?"
M:"Hayır…hiç birşey yok hiçbir şey…"
S:"Bizde de aynı"
Yarım saat geçer ardından Changbin ve Jeongin koşarak yanımıza gelirler nefes nefeseydiler
CB:"Bulduk…bişey Bulduk"
HJ:"Ne buldunuz!!??!?"
J:"Bunu…"
Bu Felix'in ayakkabısıydı doğum gününde ona hediye almıştım
HJ:"Nerde buldunuz bunu??!!?"
CB:"Nehirin kilometrelerce uzağında bu yolda"
H:"Yolda mı?"
J:"Evet"
M:"Hemen oraya gitmeliyiz!"
Minho hızlıca arabaya atlar ve motoru çalıştırır.
CB:"İyide neden?!"
M:"Sadece dediğimi yap ve şu lanet arabaya bin!!!"
Herkes hızlıca arabaya bindi geri kalanı da diğer arabaya bindiler
M:"Yolu tarif et"
CB:"İlk önce burdan çıkmamız gerek sonra sol yola dön…"
Bir kaç dakika sonra Changbin hyungun bahsettiği yola gelmiştik yol bomboştu ne havada bir kuş vardı ne de bir insan kurumuş birkaç ağaç ve betondan başka bişey yoktu burda ayrıca iğrenç bir koku vardı havada.
M:"Buranın hakkında söylentiler var rivayete göre burda bir katil varmış ve her gece burda insanları kaçırdığı insanları buranın kanalizasyonda işkence ediyormuş ve kaçırdığı çocukları da yiyormuş"
Kulaklarım bunları duyunca tüylerim diken diken oldu ya Felix'e de böyle birşey olursa aklıma getirmek bile istemiyorum.
HJ:"O zaman o kanalizasyona inelim"
M:"Salak ya o adam ordaysa ne sik yemeyi düşünüyorsun bizi kuşbaşı doğrayıp akşam yemeği yapmıycağı ne mağlum"
CB:"Öncelikle sakın olup polis çağıralım"
J:"Ben çoktan o işi hallettim"
Birkaç saniye sonra polis arabaları etrafımızı kaplar arabadan orta yaşlı saçları gri ile kahverengi arasında yüzünde kırışıklıklar olan sert bir adam indi hemen arabadan inip polisleri karşıladık.
Şerif:"Merhaba ben Şerif Choi Hajoon burda kayıp birinin olduğunu duyup geldim her yıl burda çok fazla vaka oluyor bu da onlardan biri işt-"
M:"Çeneni kapat ve arkadaşımızı bul burda çene çal diye biz polis çağırmadık"
Şerif:"İyi be"
Şerif arkasını dönüp bir ordu polise emir verdi polisler kanalizasyona girdiler tam bizde peşlerinde gidicekken Şerif bizi durdurdu
Şerif:"Durun şöyle siz sizin anlayacağınız işler değil onlar başınıza bişey gelse ne olucak gelin şöyle konuşalım"
Minho sinir küpü gibiydi bende öyleydim ama onun kadar değil onu yatıştırmak için biraz uzaklaştırdık Changbin hyungta onu yatıştırmaya gitti.
Şerif = Ş
𝘏𝘢𝘯~
Çoktan hava kararmıştı ama hâlâ birbirimizi görebiliyorduk Hyunjin yere çökmüş başını dizlerine koymuş ağlıyordu Changbin hyung desen Minho yu sakinleştirmeye çalışıyordu Minho beni yanına yaklaştırıyor neden bilmiyorum bende oturdum arabanın kaputuna bu yaşlı bunakla konuşuyorum zaten şimdi altıma işiycem sabahtan beri tutuyorum
Ş:"Ee siz ne arıyorsunuz burda böyle bilmiyomusunuz burasının tehlikeli olduğunu"
H:"Maalesef bilseydik gelmezdik."
Kaputtan kalktım.
H:"Ben bu işimi görüp geliyim"
Biraz uzağa gidip orda hallettim derken kalçamda bir el hissettim ne kaçabiliyiyordum ne de çığlık atabiliyordum ağzım kapalıydı ve belimden sert ve acımasızca biri tutuyordu.
Ş:"Sen ne güzel şeymişsin öyle bakıyım"
Hassiktir bu o moruktu zaten onda sapın tipi vardı.
Ş:"Kıvrımların çok hoşuma gitti ayrıca yüzünde öyle"
eliyle belimi okşar şu anda şuraya kusabilirdim biri beni kurtarsın şu moruğun elinde Minho Nerde kıvranıp çığlık atmaya çalıştım ama boğazıma soğuk bir metal deyince nutkum tutuldu.
Ş:"Eğer uslu bir sincap olursan canına yanmaz şimdi o pantolonunu çıkart ve yapman gerekeni yap"
{Bu arada Chan Seungmin ve Jeongin'in arabası bozuldu ondan gelemiyolar}
Gözlerimden yaşlar akarak dediğini yapmaya koyulurum tam kemerimi açıcakken Şerifin yerde Minho'nun da üstünde yüzüne sert yumruklar attığını görürüm kan gövdeyi götürüyordu Changbin hyung hemen gelip Minho'yu tuttu adam yerde baygın ve kanlar içinde yatıyordu Minho'nun üstü başı kan içindeydi ve patlamış bir volkana benziyordu olan biten herşey gözümün önünden film şeridi gibi geçti...
Bölüm hakkında düşüncelerinizi bekliyorumm
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 19.83k Okunma |
2.5k Oy |
0 Takip |
44 Bölümlü Kitap |