
Jisung~
Gözlerimi açtığımda karşımda Minho vardı az önce ne olduğunu beyin fonksiyonlarım kavrayamadığı için bi kaç saniye beynim transa geçti.
Jisung:"Sen az önce…"
Minho yüzüme aval aval bakmaya devam ederken ben hâlâ hayatı sorguluyodum.
Minho:"Jisung…"
Minho'ya bakarım gözleri bir umut ışığıyla yanıyordu ama bu umut neyin umuduydu.
Minho:"Ben senden ho-"
Daha Minho lafını tamamlayamadan büyük bir gümbürtü çıkar bunlar peşimizdeki askerlerdi.
Jisung: Fısıldayarak "Bu da ne?"
Minho:"Şş sessiz ol bunlar peşimizdeki düşman askerler"
Ayağa kalkmaya çalışırım ama daha ayağımı yere koymadan heryerim sızlamaya başlar.
Minho:"Sence böyle tek başına bir yere gidebileceğini mi sanıyorsun"
Minho beni hafifçe kucağına alır ve odanın canını açıp kucağında ben varken camdan atlar ne kadar profesyonelce diye düşünürüm kendi kendime bir yandan da içimi yiyip bitiren utanç duygusu var tabi yanında çünkü şu an olduğum pozisyon biraz utandırıcı Minho'nun eli arka uyluğumda ve diğer eli belimde beni destekliycek şekilde duruyor ve kollarım Minho'nun boynuna sarılı.
Jisung:"…Cidden beni taşımak için en iyi pozisyon bu muydu…"
Minho:"Maalesef öyle çünkü şu anda bir ordu askerden kaçıyoruz"
Minho:"Sanırım izimizi kaybettirdik"
Jisung:"Şimdi nereye gidicez saraya gidemeyiz eğer gidersek büyük bir savaş çıkabilir"
Minho:"Benim bildiğim biryer var ama önce biraz dinlenelim her gün kucağımda prens taşımıyorum"Güler
Bir an kahkahasında kaybolurum gülüşü adeta bir melodi gibiydi sonra birkaç saniye sonra gerçek dünyaya dönerim.
Jisung:"Ah evet biraz dinlenmek iyi olabilir"
Yan yatmış bir kütüğün üstünde otururuz gece dolunay vardı tek ışık kaynağımız aydı ve bir sürü yıldız bu kadar çok yıldız görmek sarayda pek mümkün değil çünkü çok fazla ışık olduğu için yıldızlar görünmüyordu.
Minho:"Bak bi kayan yıldız"
Bana döner.
Minho:"Hadi bi dilek tutalım"
Jisung:"Peki"
İkimizde gözlerimizi kapar ve dileğimizi dileriz.
Lütfen bu yakışıklı adam bir gün benden hoşlandığını itiraf etsin.
Minho~
Lütfen bir gün Jisung benden hoşlansın
Ve iki gencin aşk macerası burda başlar birbirlerini sevdiklerinden haberleri yoktu ama kader onları bir araya getirecek miydi bunu ileride görücez.
Jisung~
Jisung:"Bu arada sen neden beni öptün."
Minho:Biraz kızarır "Ne?! Ne öpmesi?! Kimi?! Ben kimseyi öpmedim sen heralde baygın olduğun için rüyanda görmüşsün"
Jisung:"Beş yaşındaki çocuk bile senden güzel yalan atar"
Minho yavaş yavaş domatese dönüşür.
Minho:"Ne alakası var be?! Sen uyduruyorsun bu kadar!"
Jisung: Kahkaha atar "Cidden bu durumdayken gülebileceğimi hiç düşünmüyordum hahahaha!"
Minho Jisung kahkaha atarken ona gülümseyerek bakar.
Minho:"Sana gülmek çok yakışıyor"
Jisung kahkaha atarken bir anda durur ve kızarır.
Jisung:"Teşekkürler…"
Soğuk bir rüzgar eser
Minho:"Hadi artık üşütmeden gidelim yürüyebilir misin"
Jisung:"Evet."
Minho Jisung'un elinden tutup bir yandan da belinden destekleyerek ay ışığının altında yürürler.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 19.83k Okunma |
2.5k Oy |
0 Takip |
44 Bölümlü Kitap |