
𝘔𝘪𝘯𝘩𝘰~
Bu gün o gündü Han'a yani hayatımın anlamına evlenme teklifi etme zamanıydı ona bir restoranda teklif edicektim bu yüzden ünlü bir restoranı bir geceliğine kapattırdım sadece ikimiz olalım istiyordum. Takım elbisemi giydim ve kravatımı bağladım sonra Chan hyungun yanına gittim.
M:"Hyung çok gerginim"
Bana şakacı bir dirsek atar.
C:"Stres olmana gerek yok o senin sevgilin yani eşin"
M:"Şöyle deme ya! Utanıyorum…"
C:"Haha! Tamam tamam ama yıllar sonra bunları hatırlayıp ah ne aptalmışım diyceksin"
M:"Tabi senin işin halloldu rahat rahat konuşuyorsun!"
Chan hyung yanımda yayık yayık gülmeye devam ederken randevu saatinin yaklaştığını fark ederim
M:"Ben gidiyorum sen de evli mutlu otur"
Arabanın yanına indim Han beni orda bekliyordu üstünde beyaz bir takım elbise vardı sanki ona evlenme teklifi ediceğimi biliyordu.
M:"Şimdi daha çok meleğe benzemişsin"
H:"Sen de çok güzel olmuşsun"
M:"Utanıyor musun sen bakıyım?"
H:"Ne utanması ya sadece iltifat ettim"
M:"Yanakların bana hiç öyle söylemiyor ama kıp kırmızı olmuşsun sincap"
Jisung bi kaç homurtu sesi çıkarır yüzüne yaklaşıp yanağına saf bir öpücük kondururum. Sonra arabaya biner ve dediğim restorana gideriz.
H:"Benim için kocaman restoranı mı kapattırdın"
M:"Senin için ne demek tabiki senin için olucak biriciğimle yalnız başıma olmak istiyorum"
Han'ın oturcağı sandalyeyi çekerim ve bende onun karşısına otururum.
H:"Ne centilmen ama havada kdrama kokusu var"
Bu sözleri kıkırdamama neden olur.
[Yemek falan yiyip şarap içerler]
M:"Ah neredeyse unutuyordum sana bir hediyem var"
H:"Gerçekten mi hediyeleri çok severim"
Han'a büyük bir kutu uzatırım
H:"Şimdi daha çok merak ediyorum ne olduğunu"
Kutuyu açmaya başlar ama bilmediği bişey vardı ki kutu içinde kutu vardı.
H:"Bi tane daha kutu"
Onu açar sonra yine bi tane daha kutu çıkar. Han kibarlığı bırakıp dağ ayısı gibi kutuları parçalar en sonunda küçük bir kutu kalır.
H:"Bu minicik kutu için mi tüm çaba"
M:"Küçük şeylerin büyük değerleri olabilir Jis"
Sonuncu kutuyu da açar ve içinden bir yüzük kutusu çıkar hemen kutuyu açar ve bi yüzüklere birde bana bakar.
M:"Benimle evlenir misin sincabım?"
Han hemen ayağa kalkar bir yandan da evet diye bağırıyor tabi.
H:"Evet evet evet evet evet!!!!!!"
Ayağa kalkıp sarılırım beklenmedik bir şekilde beni öper bende aynısını yaparım.
𝘏𝘺𝘶𝘯𝘫𝘪𝘯~
HJ:"Offff ya herkes evleniyorrrr!"
F:"Biz ne zaman evlenicez Hyunjin!!"
HJ:"Evlenelim"
F:"Ne zaman?"
HJ:"Şimdi"
F:"Ne yüzük var ne takım elbise nasıl evlenicez"
HJ:"Gel o zaman beraber yüzük almaya gidelim"
F:"Cidden mi?"
HJ:"Ben ne zaman sana böyle bi konuda şaka yaptım"
F:"Hadi o zaman!"
Felix ile beraber bi kuyumcuya gideriz ve kendimize en çok yakışan ve ikimiz yansıtan bir çift yüzük alırız.
F:"Madem yüzük te aldık o zaman bir evlenme teklifi et bakalım"
HJ:"Hay hay efendim"
Dizinin üstünde çöker ve elimi uzatırım çünkü yüzüklerimiz çoktan takılıydı.
HJ:"O gün hayatıma girdiğin gibi, sonsuza dek benimle kalır mısın?"
F:"Sonsuza kadar evet!"
Ayağa kalkıp Felix'i kucaklarım ve öperim.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 19.83k Okunma |
2.5k Oy |
0 Takip |
44 Bölümlü Kitap |