180. Bölüm

U.S 2.K 17. BÖLÜM ESİR

Esma Gül
sidelyacicegi

Bazen kendimizi karmaşık hissederiz. Sanki kendimizi kaybetmiş ve hiç bulamamış gibi oluruz. Tüm insanlar bize yabancı gelir. Sanki herkes bzie zarar verecekmiş gibi hissederiz. Çoğu zaman kendi benliğimizi bulma uğruna kendimizi yıpratırız. Ben kimim, ne istiyorum, kimi seviyorum, neyi seviyorum, ben nelerden hoşlanırım, neyi severim ya da neyi sevmem, bilemeyiz. Ve sürekli hayatta aklımızdaki soruları cevap ararız.

 

Şimdi soruyorum ben kimim?

 

Sare miyim?

 

Sirel miyim?

 

Lia mıyım?

 

Tembel miyim?

 

Çalışkan mıyım?

 

Cinsiyetimden emin olmayan mıyım?

 

Çocuk olan mıyım?

 

Ya da hiç tanımadığım yeni kişiliğim miydim?

 

Gözlerimi açtığımda etrafım bulanıktı ne olduğunu anlayamadım ama başım da kötü bir ağrı vardı.

 

“ Eğer bir daha saldırmaya kalkarsan bu sefer seni daha kötü bayıltırım.” İmre sürahiyle başımda bekliyordu. Su vermek için değil sanırım başıma vurmak içindi.

 

“Ne yapıyorsun İmre?” Şaşkınlıkla doğruldum. Kontrollü bir şekilde uzaklaştı.

 

“Sare, sen misin?” Sanırım sadece kendimi değil herkesi delirtiyordum.

 

“Ne yaptıysam özür dilerim, hiçbir şeyden haberim yok gerçekten.” Çok mahçup hissediyordum.

 

“Senin bir suçun yok balım, neyse geçti gitti bir şeyler yiyelim.” Başımı sallayarak gülümsedim.

 

                                ✨

 

“Şunu ayıltın artık!” Caner Üstçavuş yüzüne atılan suyla öksürerek kendisine geldi.

 

“Esker, kendine gel esker.” Dalga geçer gibi konuşuyordu.

 

“Kendinde olmayan sensin soysuz.” Terorist gülerek Caner Üstçavuş’un karnına yumruk atmıştı.

 

“Getirin sopayı” Teroristlerden biri eline aldığı demir sopayı uzattı.

 

“Şimdi sen Türkiye Cumhuriyeti hakkında ne biliyorsan öteceksin, yoksa ben bu sopayı vücudunda kırarım.” Caner Üstçavuş gülerek konuştu.

 

“Ulan it, biz senin gibi soysuzlara vatanı satmak için bunca cefaya katlanmadık. Ne yapacaksan yap.” Terorist demir sopayı Caner Üstçavuşun karnına geçirdi. Caner Üstçavuş kesilen nefesini kontrol edememişti. Ardı ardına bedenine indirilen darbeler onun nefes almasını engelliyordu.

 

 

“Şimdi yine soruyorum, ne biliyorsan anlat!” Caner Üstçavuş nefes nefese kalmıştı. Gözleri kararıyordu.

 

“Ben ölmek için asker olmuşum senin tehtidin beni yolumdan döndürmez.” Terorist bir kez daha demir sopayı Caner Üstçavuş’un bedenine indirdi. Bu sefer omzuna vurmuştu.

 

Bir kaç saat sonra halsizleşen Caner Üstçavuş başının öne doğru düşmesine izin vermişti. Çünkü artık kendisini sabit tutacak gücü kalmamıştı.

 

KARASU

 

“Yüzbaşım, kaç gündür iz sürüyoruz biraz mola vermemiz lazım.” Bunu söyleyen Murat Teğmendi.

 

“Caner’in ne halde olduğunu bilmiyoruz. Aramaya devam.” Karasu sessizce emri uygularken Üsteğmen Ömer konuşmaya başladı.

 

“Yüzbaşım, şuanda yorgunuz gözden kaçırdığımız izler olabilir, en azından 30 dk dinlenelim.” Tuna Yüzbaşı ekibine baktı. Ardından hafifçe başını salladı.

 

“Herkes temkinli olsun.” Tuna Yüzbaşı ekibi oturup dinlenirken nöbet tutmaya başlamıştı. Ömer Üsteğmen’in içi rahat etmese de onu kendi haline bırakmanın doğru olacağına karar vermişti. Bir süre bekledikten sonra Tuna Yüzbaşı’nın yanına gitti.

 

“Komutanım, Caner’i bulacağız.” Tuna Yüzbaşı sessiz kaldı.

 

“Onu bulmaktan korkmuyorum ki Ömer, onu ne halde bulacağımızdan korkuyorum. Bir Komutan olarak bu ekipten sorumlu benim ve benim ekibimden biri şuan da ne halde bilmiyorum.” Duygusallığa yer yok diyen Tuna Yüzbaşı’ya düşünce oldukça tersti.

 

“Sen Komutan olabilirsin ama içinde bulunduğumuz durum kötüydü. Bu yüzden kendini suçlaman şuan da işimize yaramaz.” Tuna Yüzbaşı cevap vermedi.

 

“Eğer ki askerime bir şey olursa bu dağda kaç gün, kaç ay, kaç yıl kaldığımın zerre önemi yok. Tüm inlerini bulurum teker teker patlatırım.” Ömer Üsteğmen konuşmayacağını anlayınca arkasını dönüp gitmeye karar vermişti ki anlık olarak konuşan Tuna Yüzbaşı’yla şaşırarak ona baktı.

 

“Emin ol sen nereye dersen oraya gidecek bir timin var. Caner bizim canımız, bulmadan da şehit olduysa da bedenini almadan da gitmeyiz.” Tuna Yüzbaşı başını sallayarak Ömer Üsteğmen’e baktı. Ve bir daha da ikisi konuşmadı.

 

CANER ÜSTÇAVUŞ

 

Acıdan mıdır bilmem ama göz kapaklarım bile bana yük olmuştu. Yutkunurken boğazlarımdan akan sıvının kan tadını alıyordum. Kendi aralarında konuşan teroristlerin sesleri yüksek çıksa da algılamakta zorlanıyordum. Bedenim bir alev topunun üstündeymiş gibi yanıyordu. Bu bir cehennem miydi? Yoksa sadece onun bir benzeri mi?

 

Timimin beni bulacağını biliyorum. Mühim olan beni nasıl bulacaklarıydı, elbette vatanımı satacak bir şey yapmayacaktım. Ben zaten ölmeye yeminliydim. Benden alabilecekleri tek şey sadece bedenimdi.

 

“Vay vay vay uyanmışsın esker.” Göz kapaklarımı hafifçe araladım.

 

“Sana yeniden şans verdik. Eğer dediklerimizi yaparsan yaşarsın esker.” Hafifçe zoraki gülümsedim.

 

“Sen bir Türk askerinin yaşamak için vatanını sattığını nerede gördün.” Terorist yakamdan tutarak beni sarstı.

 

“O zaman senin bu aciz halini tüm dünyaya yayınlarız.” Gülmeye başladım.

 

“İstediğini yap tüm dünya Türk askerini biliyor. Bu beni aciz yapmaz. Ama o askerden hiçbir şey alamamanız sizi aptal yapar.” Gülmeye başladım. Çenemdeki sızı çok kuvvetliydi ama umrumda olmadı. Terorist üstüme atıldı. Kenarda duran zinciri boynuma geçirdi. Gene gülmeye devam ettim. Nefesimi güçlükle almaya başladım.

 

“Dur lan dur, başkan seni öldürür. Çek ellerini!” Diğer terorist benim boğmaya çalışan teroristi iterek zinciri aldı.

 

“Geber soysuz.” Gülmeye devam ettim.

 

“Benim soyum belli tarihim belli yaklaşık 5.000 yıllık Türk kökenine sahip olduğumuz bir soydan geliyorum. Senin soyun ne?” Sözlerimden sonra ikiside sinirlenmiş olacak ki ard arda yumruklarını savurmaya başlamışlardı.

 

SARE

 

Yaklaşık 3 saattir boş olan sınıfımda bekliyordum. Bugün de kimse çocuklarını okula yollamamıştı. Mutsuzluktan ajandama resim çizip duruyordum.

 

“Burada oturup birilerinin bizi durdurmasını kutlamasını mı sağlayacağız?” Sirel yeniden konuşmuştu.

 

“Bizi uğrattıkları yenilgiden keyiften dört köşe olduklarına eminim” Sinir kat sayım arttıkça artıyordu.

 

“Biz bu değiliz hemen pes mi ettik?” Sinirle kalemi ajandamın üstüne bıraktım.

 

“Elbette değiliz.” Sirel güldü.

 

“Ezik gibi masada oturmuş resim çizerken mi düşündün bunu?” Sinirlenmem Sirel’in çıkmasına neden olacağı için nabzımı sakinleştirmeye çalıştım.

 

“Sen deliysen ben daha deliyim Sirel” Ayağa kalkıp ajandamı ve kalemlerimi çantama koydum. Sınıftaki sıralardan bir tanesini kaldırmaya çalıştım. Ağır olsa da taşıyabilirdim. Okuldan çıkarken nöbetçi olan askerlerden birine el salladım.

 

“Merhaba bakabilir misiniz?” Asker yanıma doğru geldi.

 

“Buyrun Öğretmen hanım” Çekinerek gülümsedim.

 

“Sırayı taşımam da yardımcı olabilir misiniz?” Başta şaşırarak baksa da kafasını sallayarak sırayı kaldırdı.

 

“Şöyle gidelim lütfen.” Dümdüz yolu gösterdim. Ben önde asker arkada giderken kendimi bir garip hissettim. Köy meydanına geldiğimizde meydanın epey kalabalık olduğunu gördüm. Sanırım herkes dışardaydı. Kadınlar el işleriyle uğraşıyordu. Erkeklerde kahvehanede oyun oynuyordu. Çocuklarım ise top oynuyordu. Okulda olmaları gereken saatteydik. Herkes bana şaşkınlıkla bakarken askere sırayı koyacağı yere işaret ettim. Daha sonra sıranın üstüne çantamdan çıkardığım kitapları koydum. Herkes bana bu deli yine ne yapıyor diye bakıyordu.

 

“Hazır mısın Sirel, senden daha deli olduğumu göstereceğim.” Sirel gülmeye başladı.

 

“Uuuuu kafayı sıyırmış bir Sare, en sevdiğim.” Ona göz devirmek üzereydim ki tüm köyün bana baktığı aklıma geldi.

 

“Merhaba Çakırdere köyü sakinleri, şimdi siz daha biz geçen bu kızın evini bastık, ne işi var burada diye soruyorsunuzdur. Eee benim mesleğim öğretmenlik, sınıfımda olması gereken çocuklarımda dışarı da sayenizde top oynuyorken, bilgiye erişmeniz için bu sefer çocuklarıma değil, hepinize ders vereceğim.” Hepsi şaşkınlıkla kendi aralarında konuşmaya başladı.

 

“Öğetmenim.” Çocuklar merakla bakıyordu.

 

“Canlarım bugünkü dersimiz sizinle değil, çünkü şuan anlatacaklarımı siz zaten haftalar önce öğrendiniz.” Onlara öpücük atınca onlarda aynı şekilde cevap vermişti.

 

“Dersimizin ilk konusu BİLGİ, sizinle BİLGİ NEDİR? bunu işleyeceğiz.” Sıranın üstünde duran boş kağıda

BİLGİ NEDİR? yazmıştım.

 

“Bilgi; İnsanın varlıkla ilk temas anından itibaren insanda oluşan kanaat “bilgi”dir. Gerçeğe dayanan, akıl süzgecinden geçmiş, kanıtla desteklenmiş ve başkalarına aktarılabilir olandır.Yani his değildir, söylenti değildir, “bence öyledir” hiç değildir. Bilgi biraz ukaladır; sorulduğunda kaynak gösterir. Bilgi, bir şeyi doğru şekilde bilmek demektir. Ama duyduğun her şey bilgi değildir. Bilgi; araştırılmış, denenmiş ve doğruluğu gösterilmiş olandır.

Mesela biri “Bu ilaç baş ağrısını geçirir” derse bu bir iddiadır. Ama doktorlar bunu denemiş, ölçmüş, sonuç almışsa işte o zaman bilgi olur. Yani değerli Çakırdere köy sakinleri, duyduğunuz her şey doğru bilgi değildir. Sadece söylentilerden oluşan yanılsamadır.” Hepsi şok içinde beni dinliyordu. Çoğunun sözlerimi anlamadığını biliyordum. Yanımdaki asker bir anda konuşmaya başladığında şaşırmıştım. Kürtçe konuşuyordu.

 

“Teşekkür ederim.” Gülümseyerek baktım.

 

“Bilgisizlik ise hiçbir şey bilmemek demek değildir.

Bilgisizlik; bilmediğinin farkında olmamak ya da öğrenmeye kapalı olmaktır. Yani bir çoğunuzun yağtığı gibi, benim hakkımda birileri bir şeyler idda ediyor ve siz onun her şeyi bildiği için konuştuğunu düşünüyorsunuz. Oysaki gerçek dışı söylentiden ibaret olduğunu bilmiyorsunuz.” Sözlerimi asker yeniden kürtçeye çevirerek anlattı.

 

“Şimdi ki konumuz, DÜŞÜNCE, düşünmenin önemini anlatacağım. DÜŞÜNCE; insanın aklında bir şeyleri tartması, ilişkilendirmesi ve anlamlandırmasıdır. Gördüğünü, duyduğunu, bildiğini olduğu gibi yutmak değil; onları zihinde çevirip “Bu ne? Neden böyle? Başka türlü olabilir mi?” diye yoklamaktır. Mesela, bir örnek: “Yağmur yağıyor” bilgidir. “Yağmur neden yağar?” düşüncedir. “Yağmur olmasaydı hayat nasıl olurdu?” daha derin bir düşüncedir. Yani size söylenen sözleri bize doğuştan verilen düşünce gücüyle doğru olup olmadığını sorgulayabilir ve bunun doğrusunu öğrenmek için araştırabilirsiniz. Çünkü bir insanın sözlerinin tamamını doğru kabul etmek kendi zihnimizi hafife almak demektir. Bizim zihnimiz düşünmekten aciz mi ki başkasının düşüncesini körü körüne doğru kabul edelim?” Asker yeniden çevirmeye başladığında aralarında bazılarının kafa salladığını gördüm. Bu da etkili olduğu anlamına geliyordu.

 

“Şimdi ki konumuz ise, CAHİLLİK, Cahillik; bilmemek değildir. Bilmediği hâlde bilmeye gerek duymamak, öğrenmeye direnmek ve yanlışta ısrar etmektir. Cahil insan “bilmiyorum” demez. “Ben zaten biliyorum” der. Kaynak sormaz, kanıt istemez, sorgulanınca da sinirlenir. Çünkü cahillik bilgi eksikliğinden çok tutum meselesidir. Yani sizler bilmiyorum değil ben zaten biliyorum diyenlerdensiniz. Size bir şeyler söyleniyor. Ve siz ben zaten böyle olacağını biliyordum diyerek böbürleniyorsunuz. Yaptığınız şeye çocuklarınızı da alet edip, onları da bilgisiz, düşünceden yoksun ve cahil yetiştiriyorsunuz.” Asker yeniden sözlerimi kürtçe olarak onlara aktardı. Bir süre bekleyip tepkilerini izledim sanırım başarılı oluyordum.

 

“Şimdi gelelim son konumuza, CEHALET, Cehalet; bilginin yokluğu değildir; bilgiyle karşılaşmaktan kaçınma hâlidir. İnsan bir şeyi bilmeyebilir, bu doğaldır. Ama cehalet, bilmediğini fark ettiği hâlde öğrenmeye yönelmemek, hatta öğreneni küçümsemektir. Cehalet çoğu zaman sessiz olmaz. Kendinden emindir. Soru sormaz, kanıt aramaz, “benim doğrularım yeter” der. Bu yüzden cehalet, bilgisizlikten daha inatçı bir durumdur. Bilmemek boş bir defterdir. Cehalet ise defteri açmayı reddetmektir. Yani sizler size söylenen her şeyin doğruluğunu araştırmak ve öğrenmek yerine doğruyu reddederek onu görmezden geliyorsunuz. Siz reddettiğinizde o varlığını orada sürdürmüyor değildir. Doğru bir yerlerde kendisine ulaşılmasını bekliyordur.” Asker yeniden çevirdiğinde gururla karşımdakilere baktım. Hepsinin tepkisi izlemeye değerdi.

“Benim hakkımda ne söylenirse söylensin ben burada doğruları gelecek nesile aktarmaya devam edeceğim. İstediğiniz kadar benimle uğraşın, ben vazgeçmem, sizin elinizde kesici alet, silah ya da herhangi bir zarar verici alet varsa benim elimde de kalem var. O yüzden hiçbiriniz elinde kalem olan ve bilgi dağıtmak isteyen bir öğretmeni öğrencilerinden vazgeçtiremezsiniz.” Asker bunu sa çevirmişti.

“Siz çocuklarınızı okula yollayana kadar gerekirse her gün buraya sıra koyacağım ve bilgiyi anlatacağım. Hala mı anlaşılmadı, tüm sıraları buraya koyar ve öğrencilerime burada ders veririm. Benim öğrencilerime ulaşmak için dört duvara ihtiyacım yok. Bilgi her kapının anahtarıdır.” Asker kendimden emin duruşuma gülümseyerek kafasını salladı. Yeniden çevirdiğinde gururla yüz ifadelerine baktım. Erkekler sinirlenmiş, kadınlar ise gülümsüyordu. Bastırılmış herkes için sese sahibim, yeter ki sesler bir olsun.

 

BÖLÜM SONU

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 20.12.2025 21:33 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Esma Gül / UZAKTAKİ SES / U.S 2.K 17. BÖLÜM ESİR
Esma Gül
UZAKTAKİ SES

182.67k Okunma

15.78k Oy

0 Takip
179
Bölümlü Kitap
TANITIMBİR HAYAL UĞRUNAÇOCUK İSTİSMARIU.S DUYURUSUÇLULUKU.S 4. BÖLÜM DİKİŞU.S 5. BÖLÜM YAŞATMAK İÇİN ÖLDÜRMEKU.S 6. BÖLÜM ATEŞU.S 7. BÖLÜM SİLAHU.S 8. BÖLÜM İKNAU.S 9. BÖLÜM İNATÇIU.S 10. BÖLÜM HAİNU.S 11. BÖLÜM BEKLENMEYEN KİŞİLİKU.S 12. BÖLÜM TANINMAZ HALU.S 13. BÖLÜM TÜRKİYE GELMEYECEKU.S 14. BÖLÜM AY YILDIZU.S 15. BÖLÜM ŞEHİT EMRİU.S 16. BÖLÜM ZEHİRU.S 17. BÖLÜM KABUSLARU.S 18. BÖLÜM BIRAKMAMU.S 19. BÖLÜM MESAFEU.S 20. BÖLÜM KIRGINU.S 21. BÖLÜM AKREP VE ASLANU.S 22. BÖLÜM LOJMAN BASKINIU.S 23. GÖĞSÜMÜ SIKIŞTIRAN KADINU.S 24. BÖLÜM KALBİYLE SAVAŞMAKU.S 25. BÖLÜM SANA KAYBEDİYORUMU.S 26. BÖLÜM RUH İKİZİU.S 27. BÖLÜM KURŞUNU.S 28. BÖLÜM NİŞANLISIYIMU.S 29. BÖLÜM BANA GEÇ KALDINU.S 30. BÖLÜM HOŞUMA GİDİYORSUNU.S 31. BÖLÜM SALDIRIU.S 32. BÖLÜM ÖPÜCÜKU.S DUYURUU.S 33. BÖLÜM PERDEU.S 34. BÖLÜM DUDAKLAR VE PARFÜMU.S DUYURUU.S 35. BÖLÜM OYUNU.S 36. BÖLÜM KÜÇÜK DÜŞÜRMEKU.S 37. BÖLÜM ŞEHİTU.S 38. BÖLÜM KANLA SÜSLENMİŞ AY YILDIZU.S DUYURUU.S 39. BÖLÜM AŞIK ATIŞMASIU.S 40. BÖLÜM SEVDİĞİM KADINU.S 41. BÖLÜM SARE’DEN TUNA’YAU.S 42. BÖLÜM DEKOLTEU.S DUYURU VE ALINTIU.S 43. BÖLÜM SENİ YAŞAMAK İSTİYORUMU.S 44. BÖLÜM FRAGMANIU.S 44. BÖLÜM YALANINI ÖPEYİM SENİNU.S 45. BÖLÜM FRAGMANIU.S 45. BÖLÜM KISMEN SEVGİLİMU.S 46. BÖLÜM TELLİ TURNAU.S 47. BÖLÜM FRAGMANIU.S 47. BÖLÜM ÇOCUKLUKU.S 48. BÖLÜM FRAGMANIU.S 48. BÖLÜM TAKİPU.S 49. BÖLÜM FRAGMANIU.S 49. BÖLÜM VİDEO KAYDIU.S 50. BÖLÜM SENİ KENDİME SAKLIYORUMU.S 51. BÖLÜM FRAGMANIU.S 51. BÖLÜM ALYAU.S DUYURUU.S 52. BÖLÜM FRAGMANIU.S 52. BÖLÜM KOALAU.S ÖNEMLİ ACİL DUYURU ‼️‼️‼️U.S 54. BÖLÜM FRAGMANIU.S 55. BÖLÜM FRAGMANIU.S 53. BÖLÜM MANGALU.S 54. BÖLÜMÜN FRAGMANIU.S 54. BÖLÜM TEST SONUÇLARIU.S 55. BÖLÜM MADURU.S 56. BÖLÜM KARIM DİYECEĞİM TEK KADINU.S 57. BÖLÜM FRAGMANIU.S 58. BÖLÜM FRAGMANIU.S 59. BÖLÜMÜN FRAGMANIU.S 57. BÖLÜM ASKERİNE VEDA ETU.S DUYURU ACİL‼️U.S 58. BÖLÜM KISMEN BARIŞTIKU.S 59. BÖLÜMÜN FRAGMANIU.S 59. BÖLÜM KISKANÇLIKU.S ACİL DUYURUU.S 60. BÖLÜM KİŞİLİK ÇATIŞMASIU.S ÖNEMLİ DUYURUU.S ACİL DUYURU🥺‼️U.S 61. BÖLÜM FRAGMANIU.S 61. BÖLÜM MİSAFİRU.S 62. BÖLÜM FRAGMANIU.S 62. BÖLÜM İSTANBULU.S ACİL DUYURUU.S 63. BÖLÜM GEÇMİŞU.S SEZON FİNALİ DUYURUSUU.S 64. BÖLÜM YÜZÜKU.S 65. BÖLÜM FRAGMANIU.S 65. BÖLÜM EVLENME TEKLİFİU.S DUYURU🥲U.S 66. BÖLÜM KUTLAMAU.S 67. BÖLÜM FRAGMANIU.S 67. BÖLÜM KLİK SESİU.S 68. BÖLÜM FRAGMANIU.S ACİL DUYURUU.S 68. BÖLÜM KADINU.S 69. BÖLÜM FRAGMANIU.S 69. BÖLÜM İSTEME GÜNÜU.S 70. BÖLÜM FRAGMANIU.S 70. BÖLÜM KAHVEU.S 71. BÖLÜM FRAGMANIU.S 71. BÖLÜM MAPUSU.S 72. BÖLÜM FRAGMANIU.S 73. BÖLÜMÜN FRAGMANIU.S ACİL DUYURUU.S 72. BÖLÜM ZORLU BİR NİŞANU.S ÖNEMLİ DUYURUU.S 73. BÖLÜM MİT PERSONELİU.S 74. BÖLÜM FRAGMANIU.S 74. BÖLÜM İNKAR VE BEDELU.S SEZON FİNALİ FRAGMANIU.S 75. BÖLÜM SEZON FİNALİU.S 2. KİTAP 1. BÖLÜM FRAGMANIU.S 2. KİTAP YAYIN TARİHİU.S 2. KİTAP 1. BÖLÜM 2. FRAGMANU.S 2. KİTAP DUYURUSUU.S 2. KİTAP 1. BÖLÜM 3.FRAGMANU.S 2. KİTAP 1. BÖLÜM ÇİÇEĞİMU.S 2. KİTAP 2. BÖLÜM FRAGMANIU.S 2. KİTAP 2. BÖLÜM 2. FRAGMANU.S 2. KİTAP 2. BÖLÜM DÜZ ÇİZGİU.S 2. KİTAP 3.BÖLÜM NEFESSİZ BİR ÖPÜCÜKU.S 2. KİTAP YENİ KAPAĞIMIZU.S 2.KİTAP 4.BÖLÜM FRAGMANIU.S 2. KİTAP 4. BÖLÜM AYNAU.S ACİL DUYURUU.S 2.K. 5.BÖLÜM FRAGMANIU.S 2.K 5. BÖLÜM OPERASYONU.S ÖNEMLİ DUYURUU.S ÖNEMLİ DUYURUU.S 2.k 6. BÖLÜM FRAGMANIU.S 2.K 6. BÖLÜM 2. FRAGMANU.S 2.K 6. BÖLÜM GARİP GÖRÜNÜMLÜ KADINU.S 2.K 7. BÖLÜM FRAGMANIU.S ACİL DUYURUU.S DUYURU VE FRAGMANU.S 2.K 7. BÖLÜM YÜZLEŞMEU.S 2.K 8. BÖLÜM FRAGMANIU.S DUYURUU.S 2.K 8. BÖLÜM PATLAYAN MEZARU.S BÖLÜM GÜN DEĞİŞİKLİĞİU.S DUYURU ACİLU.S HATIRLATMAU.S ACİL DURUMU.S 2.K 9.BÖLÜM YARALIU.S 2.K 10. BÖLÜM FRAGMANIU.S DUYURU.S 2.K 10. BÖLÜM BIRAKIRSAM GELİR ALIRIMU.S DUYURUU.S SINIR İÇİN SON 5 OYU.S 2.K 11. BÖLÜM ÇOK BÜYÜLEYİCİ BİR KADINSINU.S 2.K 12.BÖLÜM FRAGMANIU.S DUYURUU.S DUYURU ACİLU.S 2.K 12. BÖLÜM TUTKUU.S DUYUR ÖNEMLİU.S DUYURUU.S 2.K 13. BÖLÜM KAN VE ZEHİRU.S DUYURU ÖNEMLİU.S ACİL DUYURUU.S 2.K 14. BÖLÜM LİAU.S DUYURUU.S ACİL DUYURUU.S DUYURUU.S 2.K 15. BÖLÜM NEFRETU.S ACİL DUYURUU.S DUYURU ACİLLU.S 2.K 16.BÖLÜM FRAGMANIU.S 2.K 16.BÖLÜM 7.KİŞİLİKU.S DUYURUU.S 2.K 17. BÖLÜM ESİRU.S DUYURU
Hikayeyi Paylaş
Loading...