14. Bölüm

13.Bölüm

Nehir Kılınç
steelfable

Selam bacikolarr nasılsınız?🎀

13.bölümle karşınızdaayımm ayayayayay🥳🥳🥳🥳🥳

Şu sıralar uyku durumlarım çok değişik sizin de öyle mi yoksa garip olan benmiyim???ıwjaowjskwkw

!tiktok: steelfable

Hesabı büyütmeye çalışıyorum eğer hesabım büyürse eğlenceli yayınlar ve bir çok yazar arkadaşımızın kitaplarını tanıtacağım.🧸🎀

! Oylarınızı ve yorumlarınızı bekliyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

-Kayıp izler-

13.Bölüm:

İştiham kapandığı için ful yemekle oyun oynuyordum dün ki yaşadığım kriz birde bugün mertlerin gelmesi dengemi şaşmıştı.

-"Nimetle oynama!" Mert yemeğini yiyip bir yandan da bana Emir veriyordu omuz silktim.

-"Sizi ilgilendirmez Beyfendi kendi yemeğinizle ilgilenenin lütfen!" Şuan gerçek kimliğim olsa onu o makarnanın içine gömüştüm.

-"Bu Su olamaz Su olsa ama bacı sövmüştü." Gevşek bir sesle Mert'e bakarken artık gerçekten de birşeyler bana geliyordu.

-"Siz üçünüz bence sıktınız artık geldiğinizden beri yaptığınız tek şey gevşeklik." Kafamla merti işaret ettiğim de Mert tek kaşı kalkık bana bakıyordu,-"Sözde birde lidersin,böyle gevşekler ne ara kendi imparatorluğunu kurup liderlik çeker olmuş?" Mert kaldırdığı tek kaşı indirip yüzünü sinir alırken ayağı kalkıp çantamı taktım.

-"Işıl yürü!" Masadan ayrılıp kapıya doğru ilerlediğim de ışıl da arkamdan koşa koşa geliyordu.

-"Onların seninle derdi ne?" Işıl bana soru sorarken ben sadece hızlı adımlarla avmin çıkışına doğru yürüyordum,onların derdi benim su olduğumu anlamaktı başka birşey değildi.

Avmden çıkıp araca döndüğümüz de şöföre -"Işılı eve bırakıyoruz." Diyerek Emir verdim,ışıl şaşkın gözlerle bana bakarken birşey demeden kafamı camdan dışarı döndürdüm kısa bir süre sonra ışılın kapısına vardık kafamı camdan hiç ayırmadım.ışıl sinirli bir şekilde kapıyı kapatıp eve girdiğin de devam et dercesine işaret verdim.

Kendi evime vardığım da evin içi mis gibi deterjan sularıyla kokuyordu anlaşılan baştan aşağı temizlik yapılmıştı Fidan ellerini bi beze sile sile yanıma geldi -"Hoşgeldiniz Gece hanım." Kafamı hafif eğerek -"Hoşbuldum temizlik mi vardı?" Kafasını aşağı yukarı salladı -"Evet hanımım,ama işimiz bitti isterseniz geçin bahçeye hemen size kahve yapayım." Üzerim de ki çeketi çıkarttıp askılığa astım.

-"Yok ben odama çıkıp duş alacağım ardından da uyurum siz işinizi bittirdiyseniz çıkabilirsiniz." Gerçekten şuan ne kahve içecek nede başka bir şeyle uğraşacak halim dahi yoktu tek istediğim akşama kadar uyumaktı.

Odama çıkıp banyoya attım kendimi direkt kaynar bi suyla 1 saat duş aldıktan sonra bornozumu bağlayıp yatağa geçtim.

Telefonumu açıp sosyal medyaya göz attığım sıra Avmye girerken çekilmiş çeşitli fotoğraflarımız düşmüştü,umursamadan Instagramdan çıkıp telefonu komedinin üzerine bırakacaktım ki telefonumun çalmasıyla bırakmadan telefonu açtım arayan keremdi.

(Kerem):-"Müsaitmisiniz?"

(Ben):-"Gene noldu?"

(Kerem):-"Kaleliler İstanbul'da dikkat edin diye aramıştım."

Bir kahkaha atmaya başladım sinirden,bu gerizekalı olmaya başlamıştı artık.

(Ben):-"Ve sende bana bunu onlarla karşılaştıktan sonra söylüyorsun?"

(Kerem):-"Nasıl!?"

Sorgulyacı bir sesle konuşurken şuan gerçekten onunla da uğraşacak şeyde olmadığım için telefonu kapatmam gerektiğini söyleyip kapattım.

Hata direkt kökten kapattım sağ tarafıma dönüp gözlerimi kapattıp kısa süre sonra uykuya geçmiştim.

-Gece!

-Gece!

-Gece!

Biri bana uzaktan sesleniyordu arkama sağıma soluma baktığım da kimsecikler yoktu.

-Burdayım sesime gel!

Ses tam karşımdan geldiği için o sesi takip etmeye çalıştım bi ormanlık alandaydım,ağaçlarla çevrili olan bi harabe ev gördüm.

-Oraya git!

Bana seslenen o ses oraya gitmem için emir verirken kalbim ve içim birden buz gibi kesmeye başladı,sanki o evin içerisinde kötü şeyler olmuş hissediyordum etrafa bakındığım da kimsenin olmadığını fark edip yavaş adımlarla harabeye dönmüş o evin kapısına doğru ilerledim,eski püskü tahtadan bir kapısı olan evin kapısını yavaşça açtığım da burnuma leş gibi kokular geliyordu.

İçimde adını bile adlandıramadığım değişik bir duyguyla pis bi koridora adım attığım an istemsizce kanım çekilmeye başlamıştı.

-Bırak beni!!!

Bir kız çığlığı duydum,adete birinin ellindeymiş gibi bağırıyordu bağıran sese ilerlediğim de gördüklerim karşısında şok olmuştum ellimi kalbimin üzerine koyup öylece donakalmıştım.

Bir kız yerde çırılçıplak yatmış bileklerinde kelepçeler vardı üzerine serilmiş pis bi örtü sadece göğüs ve alt kısmı kapatırken kan beynime sıçrıyordu,başka yerde gelen koro şekilde ağlama sesi duyduğum da hemen sağ tarafımda olan kapıyı açtım abartsız 10 tane kız birbirine sarılmış deli gibi ağlıyorlardı.

Biri kafasını kaldırıp bana bakınca içim buz kesti -"Kurtar bizi Gece...nolur!" Bana yalvaran bir sesle konuştuğun da onlara doğru ilerleyip ipleri çözmeye çalıştım ama olmadı sanki beynim bana tuzak kurmuş gibiydi.

Ensemde hissettiğim elle eğildiğim yerden kalktım o eller saçımla buluşup geriye çekildiğin de agızımdan sadece -"ah!" Çıkabilmişti.

Kafamı hafif yana eğdiğim de göz göze geldiğim kişi...

Üvey babam Osman kurçaydı.

-"Hoşgeldin Gece,sende bu koleksiyonun bir parçası olmak istermisin?" Yüzünde oluşan iğrenç bir mutluluk ve kahkaha kullaklarımı kanatırken ellinin tersiyle bana vurmasıyla kafam sol omzuma düştüğü,

An gözlerimi açıp hızlıca yataktan doğruldum hızlı hızlı alıp verdiğim nefes kalp ritmimi bozacak raddeteye gelmişti.

{İç ses}

-Sadece ışıl değil!

{Ben}

-Nasıl yani?

{İç ses}

-Aptal olma Gece ışıl gibi binlerce kıza o adam birşeyler yapmış.

İç sesim ortaya çıktığın da kaşlarım çatıldı,ya bu rüya doğruysa ya sadece ışıl değil başka kızlarda varsa komedinin yanında ki Süryayiden kendime su doldurup içtim bardağı geri yerine bırakıp keremi aradım.

Bir süre sonra telefon açıldı.

(Kerem):-"Gece noldu gece gece?"

(Ben):-"Kullağını aç beni iyi dinle!."

Gördüğüm rüyayı herşeyi anlatırken Kerem sessizce beni dinliyordu,anlatmam bittikten sonra;

(Kerem):-"Eminmisin Gece?"

Sinirli bir sesle (Ben)-"Eminim Kerem,o piç sadece ışıla değil o pis elleri başka kızları da pisletti. Mardin'de hiç bir şüpheli hareketi varmıydı?"

(Kerem):-"Hayır yani benim gördüğüm hayır."

(Ben):-"Artık gözün ful onun üstünde olacak gittiği heryeri takip edeceksin,en ufak şeyde beni arayacaksın bu işin içinden başka kızlarda çıkacak.!"

Soluksuz bir şekilde konuşurken Kerem her dediğimi okeyliyordu buraya geleli nerdeyse 1 ay oluyordu,buraya geldiğimden beri o Osman'ın lanetinden kurtulamamıştım.

Telefonu kapattım aşağı kata indim,ancak gece geç saatler olduğu için kimsecikler yoktu.

Gördüğüm o kabus sayesinde uykum kaçtığı için bilgisayarımı alıp İzmir'de ki şirketin işiyle ilgilenecektim.

Gelen mailleri kontrol edip cevaplar gönderim bir yandan yapacağım proje hakkında araştırmalar yapıyordum,ne kadar çalıştım Bilmiyorum bile.

-"Gece hanım!" Bir sese kafamı masadan kaldırdım endişeli gözlerle bana bakan Fidanı görünce irkildim.

-"Saat kaç?"

-"Hanımım saat 08:00."

Kaşlarım çatıldı,-"Nasıl olur ama ben çalışıyordu-" sıkıntılı bir nefes verdim -"Neyse ben odaya gidip hazırlanıyorum kahvaltı etmeyeceğim 9 da toplantı var."

Hızlı şekilde odama çıkıp hazırlanmaya başladım.

Böyle bir kombin yapıp saçlarımı jilet gibi fön çekip koyu bir makyaj yapıp odadan çıktım,aşağı kata inip bahçeye çıktığım da üç araba da tam karşım da arka arkaya durmuştu, ikisin de kendi adamlarım önde ki araçta ben olacaktım.

Bana atılan adrese doğru yola çıktığımız da toplantıya geç kalacağımı fark ettim trafik yüzünden, saat 9:30 a geldiğin de toplantı yerine varmıştım asansöre basıp toplantı alanına çıkıp kapıyı açtığım da her türlü şehirden gelen iş adamları ve liderler vardı herkes gözü bende olduğu sıra Osman kurçay Karun kılıç ve kalelerde burdaydı Cenk hariç.

-"Geçiktiniz Gece hanım?" Başda oturan bir takım elbiseli kirli sakalı adam bana bakıyordu.

Sandalye'yi çekip yerime oturup gözlüğümü çıkarttım -"toplantı 09;00 dı,bende buçukta geldim pek de geçikmiş olmuyorum."

Adam gülümseyerek kafasını aşağı yukarı salladığın da Mert sadece bana bakıyordu.

-"Hepinizi buraya toplamam da bir amaç var,sevgili iş adamları ve kendi imparatorluğun liderleri bir kaç konuyu dile getirmek istiyorum."

Adam ciddi bir sesle konuşurken Osman kafası masasın altına eğik birşeylere uğraşırken yandan ona bakıyordum.

-"Son günlerde yaşanan kadın tecavüzleri ve şiddetleri artış göstermekte,farkındaysanız bugün çoğu bilindik liderler yok çünkü bir çoğu yaptığı şeylerden dolayı Mardin merkez de halka açık bir şekilde bazı liderlerimiz tarafından idam edildi."

Gözleri Mert'e kaydığın da Mert bir elliyle çenesiyle oynuyor diğer elli sandalyesinin kolundaydı.

-"Tabi şöyle bir şey var tabiki de tacize ve tecavüze karşıyız ama aile içi şiddeti bir başkasının karışması bu ailenin haklarını ezdiğini gösteriyor bu yüzden bugün aslın da liderlerimiz tarafından Mert Kaleliye verilecek ceza için toplantık."

Mert dümdüz dururken ben kaşımı çattım, -"Tecavüze ve tacize karşıyım demiştiniz demi?" Benim sesimle herkes bana dönerken Mert şaşkın gözlerle bana bakıyordu.

-"Evet Gece hanım."

Gülümsedim -"Ama kadınların dövülmesine karşı değilsiniz anladığım kadarıyla?"

Bacak bacak üzerine atıp kendimi geriye yasladım.

-"Ben o anlamda dememiş-"

Ellimi kaldırdım,

-"Aile içi olayına karışan bir lideri cezalandırmak için bizi buraya topluyorsunuz ve o lider bi adamın yani pardon bi piçin kadına kalkan ellini kırdığı için aile bilmem ne zırvasını ihlal etmekle suçluyorsunuz?"

Adam ters köşe olmuştu ayağı kalkıp tam karşısına geçtim.

Bir çok liderin yanında karıları ve nişanlıları vardı.

-"Nişanlı olanlar bi el kaldırsın!" 7 kişi ellini kaldırıp indirdi.

-"Gerçekten bu adamlarla evlenmek istediğinize Eminmisiniz devletin yapamadığını başka bir lider yaptı diye onu cezalandırılması için konsey toplanıyor ve sizin müstakbel kocalarınız da buna oy vermek için ordan buraya geliyor."

Kadınlar birbirine bakarak haklı gibi kafaları sallarken adam kıpkırmızı kesilmişti.

-"Siz adamlığı bileğiniz de sanıyorsunuz, ancak beni araştıran bilir benim de bir çok erkekten bileğim güçlüdür ama ben bileğim güçlü diye kendimi nimmeten sanmadım."

Ellerimi masaya koyup kendimi eğdim -"Burda kimseye verecek bir oyum yok benim,anlaşılan oyum da yoksa işim de olmaz müsaadenizle."

Çantamı sandalyemin üzerinden alıp çıkacakken bir adamın sesiyle duraksadım.

-"Sen kimsin ki onay almadan burdan çıkıyorsun?"

Bir başka adamdı bu söz sahibi olan biriydi anlaşılan gülerek ona bakıp yanına doğru ilerleyip yavaşça yakasını tuttum.

-"Ben Gece Karan kendi imparatorluğun lideri ve bu toplantıda ilk sözü geçen tek kadın."

Muzur bi gülüş attıp kullağına eğildim,

-"Peki ya sen? Uyuşturucu kaçakcılığı yapan bi şerefsiz mi veya karını aldatıp sevgilini misler içinde yaşatan bir orospu çocuğu mu?"

Kendimi geri çektiğim de yüzü kıpkırmızı kesilmişti yavaşça yakasını bırakıp düzelletim.

-"Emin iyimisin?" Karısını endişeli sesle su uzatıyordu kocasına.

-"Merak etme çok iyi,neyse bu toplantı beni sıktı hoşçakal'ın." Salına salına odadan çıktığım da herkes arkamdan bana baktığına emindim. Toplantı alanından ayrılıp bahçeye çıktığım da çantamdan çıkarttığım sigarayı yaktım 4 adam etrafımı çember altına almış sırtları bana dönükken ben rahat bir şekilde sigaramı içiyordum.

-"Gece." Yandan gelen bir sesle kafamı merdivenlere doğru çevirdim.

Seslenen Karun kılıçtı,

Yanıma doğru geldiğin de korumalar önününe doğru yanıma gelmesini engellerken Karun duraksadı.

-"Açılın." Kısık bir sesle verdiğim emirle adamlar önümü açtığın da ben bacak bacak üzerine atıp banka oturuyordum.

-"İzninle." Yanıma oturmak için onay alırken kafamı onay verircesine salladım.

Pantolunu hafif çekip banka oturdu,

-"Tanışma fırsatımız olmamıştı,ben Karun kılıç eminim ki biliyorsundur."

Sigaramdan çektiğim dumanı havaya üflerken gülümsedim.

-"Tanımayan yoktur."

Kendisi de hafifçe gülümsedi eski halinden daha çökük gözüküyordu,

-"Suya huy olarak çok benziyorsun oda senin gibi haksızlığa gelmeyen dik başlı Mert bir kızdı." Anarken bile gözleri dolmuştu.

Kendimi ona doğru döndürüp tek kaşımı kaldırdım.

-"Derin bi bağınız mı vardı?"

Kafasını hayır anlamında sağa sola salladı, -"Hayır, sadece ona her baktığım da karımın gençlik halini görüyordum karakteri olarak da kendimi." Her kelimesinde yatan bir acı vardı.

-"Anladım peki ölümü trafik kazası diyorlar gerçekten öyle mi?"

Bir nefes verip kafasını bana doğru kaldırdı.

-"O kız kendine kıyacak kadar güçsüz değildi,tam tersine kendini yaşatmak için herkesi öldürebilecek biriydi bu işin içinde başka bir şey var."

Kaşlarımı çattım anlamış olabilirmiydi zannetmiyorum ama bilemiyorum da.

Meraklı bir sesle sesimi hafif inceltim,-"Ne gibi birşey?" Dedim.

-"İçerde gördüğün Osman kurçay,onun üvey kızıydı ve su üvey olduğunu öğrendiği gün Osman kurçay'ın kalbin alt kısmından vurup sol kolunun felç kalmasını sağlamıştı. Osmanda bunun altında kalacak bir adam değil onun parmağı var bu işte."

Dudaklarım istemsizce yana kıvırıldığını fark edip kendimi düzelletim.

-"Bu kadar vicdansız olamaz bence?"

Karun bey acı bir gülümsemeyle gülümsedi,

-"Otopsi yapıldığın da kızın heryeri yara bere içindeymiş eskilere dayalı sırtların da çizik izleri doluymuş."

Oha! Kereme bak bana hiç böyle bahsetmemişti,

-"Üvey babası mı yapmış?"

Sorgular sesle sorular soruyordum ki anlamasın diye.

-"Büyük ihtimalle çünkü suya dokunacak cesaretli kimse yoktur,bunu da ondan başka kimse yapamaz."

Beni bu kadar iyi tanıması garip hissettirken konuyu değiştirmeye çalıştım.

-"Allah rahmet eylesin."

-"Amin,gece senden bir ricam var kızım onun şirketine çok iyi bak çünkü o kız oraya çok emek harcamış kendinden daha iyi bak."

Ayaklandı,boş gözlerle bana bakarken kafa salladım.

-"Söz."

Dedim,sırtını bana doğru dönüp uzaklaşırken ben kendimi garip hissediyordum.

Doğru düzgünce hiç vakit geçirmedik hata ben ona kazık bile attım ama o benim ölümüme sevinmek yerine a'dan z'ye hakkımda herşeyi öğrenmişti.

Sigaram bittiği için yerimden kalkıp çıkışa doğru yürümeye başladık,-"Gece!" Arkamdan adımı haykırarak bağıran bir ses duyduğum an duraksadım adamlarım bellinde ki silahı tutmaya başladığın da oraya doğru döndüm.

Mert delirmiş bir şekilde bana doğru gelirken Ozan yeterince sakindi,

-"Adım mı hoşuna gitti?" Güler bi yüzle ona bakarken o hızlı şekilde bana yaklaşacakken adamlarım onu tuttup geri de kalması için ittirdi.

-"Bırakın bakalım derdi neymiş?" Alaycı bir yüz ifadesiyle ona bakarken Mert ateş püskürüyordu.

-"Sen kendini ne sanıyorsun da beni cezadan kurtarıyorsun."

Gerçektende bozulduğu şey onu ceza almasını engelememiydi, omuz silktim.

-"Haksızlığı sevmeyen biriyim diyelim."

Agızından çıkan hırtılı ses onun ne kadar delirdiğini gösteriyordu.

-"Sana mı kaldı lan!beni korumak."

Şaşkın gözlerle ona bakıyordum,

-"O zamana kadar evet..." Bir süzüp muzur bi gülüş attım. -"Ama bakıyordum da şöyle hata yapmışım."

Mert'in egosu alta kalmış gibi kalınca ellerini yumruk yaptı.

Yanıma yaklaşıp nefeslik bir mesafe bıraktığın da dudaklarını araladı,-"Her huyun ona benzeyemeyez?"

Ne demeye anlamaya çalışan bir yüzle Mert'e bakıyordum.

-"Kime?" Tek kaşım kalktı.

-"Suya!."

Sanki onun öldüğüne inanmıyor gibiydi, -"İnsanlar çift yaratılır Mert."

aramız da ki mesafeyi baya açıp ondan uzaklaştığım da Mert yere bakakaldı.

-"Birdaha işime burnunu sokma,yoksa sokacağın burun kalmaz." Dedi.

Kıkırdadım, -"Dikkat et." Göz kırpıp uzaklaşmaya başladığım o sadece arkamdan bakıyordu,

Araca bindiğim an çalan telefonumla çantamı açıp kullağıma koydum.

(Kerem):-"Gece sen haklıymışsın."

Sesi sinirli geliyordu,

(Ben):-"Ne konuda?"

Her konu da haklı olduğum için hangi konu olduğunu anlayamamıştım.

(Kerem):-"Osman kurçay'ın pisliği hakkında."

Kaşlarımı çattım,

(Ben):-"Birşey mi öğrendin?"

(Kerem):-"Dün gece seni kapattıktan sonra kapıda ki adama bi telefon geldi,tamam beyim dediğin de Osman'ın aradığını anladım adam arabaya ilerleyip yola çıktığın da bende onu takip ettim.Senin bahsettiğin bir eve girdi."

Ne!?

(Ben):-"Siktir!"

(Kerem):-"Dahası ise...tek bir kız çıkarttıp biryere götürdü."

İnşallah düşündüğüm şey değildir.

(Ben):-"Hassiktir!"

Agızımdan sadece küfürler çıkarken öylece kalakalmıştım,

(Kerem):-"Napıcaz şimdi?"

Derin bi nefes alıp verdim.

(Ben):-"Gece,geç saatlerde oraya gidip bütün kızları ordan çıkarttıp bombala orayı!"

Şuan meydana çıkarsam isteklerime ulaşamazdım bu yüzden uzaktan yaptıracaktım herşeyi.

(Kerem):-"Kızları nereye yerleştireyim?"

(Ben):-"Her şeyi ben mi söylemek zorundayım sana Bir ev tut bilinmeyen biryerde kızları oraya koy."

Kerem tamam diyerek telefonu kapattı,Osmana öyle bir şey yapacaktım ki beni öldür diye yalvaracaktı.

WhatsApp uygulamasına girip kereme mesaj yazdım,

√√ kızların yaşadığı herşeyi kayıt altına al!! Kendi rızalarıyla herşeyi anlatmalarını sağla,isim ve soyisim vererek. O kayıtları da bana gönder!

Mesajı attıp telefonu çantama koydum,işler git gide garip hale geliyordu.

--------------------------------------------------------

Mert Kaleli

1 ay önce;

Cenk mırıldanarak salona gelip koltuğa oturdu,-"Olum duydunuz mu? Su kurçay trafik kazası yüzünden vefat etmiş." Gözünü telefonundan ayırmadan suyun vefat ettiğini ozanla bana söylerken yüzümde şaşkın bir ifade oluşmuştu ozanın ise dudakları o şeklini alırken sadece bakalamıştık.

-"Ne kazası?" Ozan şaşkınlığını bozmayarak cenk'e bakıyordu,Cenk gözlerini telefonundan ayırıp omuz silkti.

-"Tam bi açıklama yapmamış kimse sadece trafik kazası yüzünden olay yerinde hayatını kaybettiği söyleniyor." Cenk sakin bir ton da konuşurken benim kaşlarım çatıldı.

-"Bu kız daha iki gün önce bizim yanımızdaydı." Ozan inanmakta güçlük çekerken aynı şekilde bende öyleydim ölüm ansızın olan bir şeydi ama burda kafama yatmayan birşeyler vardı,sanki oyun gibi salona Merve Sevi geldiğin de Ozan ayağı kalkıp odasına çıktı.

Karnı iyice şiştiği için yalnız başına kalmasın diye onu eve getirdiğimden beri Ozan ya şirkete yada odasında olurdu,-"Kim ölmüş?" Merve Sevi ozanın gidişini izlerken bir yandan bize soru soruyordu. Ben sessiz kalmıştım onu bu eve almam onu affetiğim anlamına gelmiyordu Cenk hafif kafasını yana eğip -"Su kurçay." Dediğin de Merve Sevi öksürmeye başladı.

-"Anlamadım?" Oda bu duruma inanmıyor gibiydi,

Cenk bıkkın bir ton da -"Neyi anlamadın ölmüş." Dedi.

En az cenkte bizim kadar Merve seviden nefret doluydu ona,

-"Abi ben odaya kaçar." Diyip salondan ayrıldığın da sadece ikimiz kalmıştık Merve dikildiği yerden ayrılıp karşım da ki koltuğa oturdu.

-"Bu işte birşey var." Dedi,ona bakmıyordum yere odaklanmıştım ama onu duyuyordum o naif ve yorgun sesini.

-"Ne gibi?" Koltuğun üzerinde duran ellimi açıp kapattıp dururken Merve derin bi nefes alıp verdi.

-"Bak oğlum..." Her oğlum diyişi sırtım da ki kemikleri parçalıyordu,-"Bu kurçaylar sinsi ve oyuncu insanlardır, avlarını avlamak için zekice ve zayıf anlarını beklerler onlar her zaman son ve bitirici darbe atar." Kurçay ailesini en iyi tanıyan Merve Seviydi.

-"Su ne kadar onların öz kızı olmasa da,çoğu huyu Osmana benziyor sadece tek farkları suyun daha tehlikeli olması.Su hastalığını kullanarak çoğu avını kendine çekip son darbeyi vuran kız Osman bittirirken Su tam tersine işkence ede ede ona unutamıcağı bi enkaz hayat inşaa eder." Dikkatlice dinliyordum.

-"Su gerçekten tehlikeli,o normal bir insan gibi değil... Su gerçekten kusursuz bir şeytan zekiliği, oyunbozanlığı, manipüle yeteneği, duygularını kontrol etme, güçlü duruşu onunla savaşmak bile onun ellinde."

Su kurçay gerçekten güçlü bir kadındı, Tanrı sanki onun her ayrıntısı her zerresini özenle yaratmış gibiydi.

-"Sonuç?" Dedim soğuk bir sesle,

-"Sonuç şu oğlum,diğer hamlesi Osman kurçay bu kadar şeye bu kadar sessiz kalması ondan beklenecek bir şey değil."

Evet bana da saçma gelmişti,iki gün ortadan kaybolup ikinci günü ölüm haberi bu kadar şeye sadece vurması bu işte bir oyun dönüyordu.

Merve Sevi ayağı kalktı,-"Eğer ben o kızı tanıyorsam başka bir kimlikle geri dönecek ve bu sefer herşeyi bitirecek." Diyip yavaşca salondan çıktığın da kalakalmıştım öylece.

Oturduğum yerden kalkıp ozanın odasına çıktım, kapısını çalmadan açtığım için agızından küfür çıkmıştı -"Orospu çocuğu,annen seni kapısız yerde mi doğurdu destursuz giriyorsun!" Kahkaha attım,-"Siyah takımları Çek cenazeye gidiyoruz." Ozan anlamsız bakışlarla sadece bana bakarken onun odasından çıkıp Cenk'in odasına daldığım da.

Cenk Uygunsuz bir haldeydi,-"Şu sikik kapını kitle!" Sesimi yükselttirken Cenk pantolununu yukarı çekmeye çalışıyordu.-"Sende odaya destursuz girme o zaman senin yüzünden yarı da kestim."

-"Şu videoyu kapat!" Telefonun da porno videosu açıktı, Cenk hızlıca telefonunu elline alıp yandan telefonunu kapattı.

-"Siktir git abdest al cenazeye gidiyoruz."

Cenk gülmeye başladı,

-"Abi işimi yarı da kestim ya senin yüzünden o yüzden abdest niye alayım."

Aval aval karşımda gülerken,ayağımdan çıkarttığım ayakkabıyı kafasına geçirdim.

-"Ulan döl israfı,31 çekiyordun illa boşalman mı lazım!"

Cenk ellini kafasına koyup sinirli gözlerle bana bakmaya başladı.

-"Göt herif! Sanki sen çekmiyorsun."

Eğilip ayakkabıyı yerden alıp bana fırllattı -"Çık odadan geliyorum!bu evde mahremiyette kalmamış."

Ayakkabımı giyip odasından çıktığım da Ozan garip gözlerle bana bakıyordu.

-"Gene noluyor size?" Bıkkın bir sesle,

Kafamla Cenk'in odasını gösterdim -"Onu azgın kardeşine Sor." Ozan ne demek istediğimi anlamış gibi gülerken merdivenlere yönelip aşağı indiğim de Ozan da peşimden gelmişti.

Cenk de aşağı indiğin de evden çıkıp araçlara geçtik o sıra Merve sevgiyle yaptığımız konuşmayı ozana anlatıyordum.

-"Haklı Gece'yi az çok tanıdıysam bu işte birşey var."

Oda aynısı söylüyordu,

Çeçen mezarlığına gelip araçdan inip mezarlığı girdik,nerdeyse Mardin'in yarısı burdaydı en önde o Osman piçi ve karısı vardı yalandan döktükleri gözyaşları herkesi kandırır gibiydi,gözüm kereme kaydığın da gayate düz ve soğuk bir yüzle kameraya bakıp göz kırparken gördüm. -"Şu Kerem denilen herife bak." Ozana keremi gösterdiğim de Ozan da oraya bakıyordu.

-"Noldu?"

-"Kameraya göz kırptı."

Ozan bana doğru eğildi,-"Bunu söylemekten nefret ediyorum ama o kadın haklı."

Evet haklıydı,kerem birşeyleri biliyordu bu kadar rahat olması ve kameraya göz kırpması herşeyin gecenin yaşadığına işaretti.

Bi 10 dakika durup Cenazeden ayrılıp eve geçecektik.

-"Beni merkez de indirin." Cenk bozuk bir sesle.

-"Niye işini tamamlamak için mi?" Ozan alaycı bir sesle cenkle uğraşıyordu.

-"Bilader,siz sanki hiç yapmıyorsunuz?" Cenk bunun sorusunu bize yöneltirken ben cevapsız kalmıştım.

-"En azından kapımızı kitliyoruz,evde mahremiyette saygı duymayan bi itle yaşadığımız için."

İt olarak beni kastetmişti -"Ozan ayarlarımla oynama."

Ozan gülüp omuz silkti.

Eve vardık,Cenk kadına gittiği için ozanla ikimiz kalmıştık.

--------------------------------------------------------

Gece Karan

Hizmetlilerin bi işi olmadığı için erken çıkmalarını söylemiştim,ev bana kaldığın da hava iyice kararmaya başlamıştı. Odama çıkıp kendimi yatağa fırlattım,kalbimde oluşan değişik bir ağrı nefesimi hızlandırıyordu.

Tam o sıra da çalan telefonumla,yanım da duran telefonuma uzanıp kulağıma götürdüm.

(Kerem):-"Alo."

(Ben):-"Efendim Kerem."

Nefesim o kadar hızlı hızlı çıkıyordu ki kontrol edemiyordum.

(Kerem):-"Gece,sen iyimisin?"

(Ben):-"Evet niye?"

(Kerem):-"Ne bileyim nefes nefesesin kriz filan mı geçirdin?"

Herşeyi bu kadar sorgulaması sinirimi bozuyordu,

(Ben):-"Hayır, merdivenlerden koşa koşa çıktı- hesap mı vericem birde niye aradın."

(Kerem):-"10 dakika yola çıkıyorum gereken herşeyi ayarladım."

Ne için yola çıkıyordu ve ne ayarlanmıştı?

Kaşlarımı çattım,

(Ben):-"Neyi ayarladın?"

Kerem -"ha" diyip mırıldandı

(Kerem):-"Gece sen iyi olduğuna Eminmisin? Osman'ın yaptığı şeyler evi yak dedin video dedin."

Off! Daha demin yaşadığım şey yüzünden beynim bomboş bir alana dönmüştü resmen, herşey aklımdan çıktı.

Sesimi sert çıkacak tonda ayarladım,

(Ben):-"İyiyim! Sadece bir gün de binlerce şeyle uğraştığım için beynim de dayanmıyor."

(Kerem):-"Tamam kusura bakma,bunu söylemek için aradım."

(Ben):-"Tamam, herşeyi hallet ve bana haber ver."

Telefonu onun birşey demesine fırsat vermeden yüzüne kapattım.

Yataktan doğrulup kendimi duşa attım, sıcacık yaptığım suyun altına girdiğim de artık vücudum uyuşuyordu.

Duştan çıkıp bornozumla direkt yatağa uzandım bugün kendimi o kadar rahatlamış ve o kadar iyi hissediyordum ki sanki kısa bi süreliğine normal insan vücudu gibiydim.

Telefonuma bir bildirim gelince ekrana baktım, gözlerim faldır taşı gibi açıldı.

*Mert Kaleli size bir mesaj gönderdi.

-"Selamın aleyküm."

Mesajı görmemle gülmem bir oldu, gerçekten selamın aleyküm diye mi giriş yapmıştı ama asıl işin garip kısmı bu Mert her kıza yazan biri değilken neden bana yazmıştı.

Tabi ya! Ölmediğimi bildiği için bunu yapıyordu amacı sadece uğraşmaktı, klavyeyi açıp yazmaya başladım.

-"Aleyküm selam."

Anında görüldü olunca,şaşırdım.

-"Bugün için."

Mesajı yarı da kesmişti,

-"Kabul edilmedi."

Özür dileyeceğini biliyordum.

-"👍🏻"

Sadece tamam emojisi mi göndermişti? Gerçekten akli denge olarak onun da iyi olmadığını düşünüyordum. Evde kimse olmadığı için odadam çıkıp salona indim koltuklardan birine uzanıp televizyonu açıp birşeyler izlemeye başlamıştım.

-"Gece hanım." Naif bir ses duymamla gözlerimi yavaş yavaş açmaya çalıştım. Kafamı hafif sola eğdiğim de Fidan bana sesleniyordu.

-"Fidan!" Diyip yerimden irkilerek doğruldum.

-"Korkutmak istememiştim,koltukta uyuyakalmışsınız Ağrı çekmeyin diye uyandırmak istemiştim kusura bakmayın."

Kafamı sağa sola sallayıp -"İyi yapmışsın." Koltuktan kalkıp uyuduğum için heryeri açık olan bornozumun iplerini sıkı sıkı bağladım, -"Ben odaya çıkıyorum siz kahvaltıyı hazırlarsınız."

Giyinme odama girip,hemen giyinmeye başladım.

Saçlarımı dalgalı bırakıp,lenslerimi taktım.

Aşağı kata indiğim de kahvaltının hazır olduğunu fark ettim.

-"Necmiye hanım!" Necmiye hanım koşa koşa yanıma geldi, -"Buyrun hanımım."

-"Kahvemi yapıp bahçeye getirirmisin."

Tamam anlamıyla kafasını sağa sola sallayıp mutfağa girince bende bahçeye çıktım,hava Bugün kapalı ve yağmurluydu derin bi nefes alıp verdim hava yağmurlu olduğu zamanlar o yağmur ve toprak kokusu insanın içini açıyordu.

Kahvem gelince sigaramı yakıp,telefonumu ellime alıp keremi aradım.

(Ben):-"Günaydın."

Kerem kısık bir sesle,

(Kerem):-"Günaydın."

(Ben):-"Sesin niye kısık geliyor,nerdesin?"

(Kerem):-"Dünden beri uyumadım."

Gerçekten mi?

(Ben):-"Naptın peki?"

(Kerem):-"Hallettim,şuan kızları eve çıkarttık...Gece nerdeyse 15 tane kız vardı o evin içerisinde!"

Kaşlarımı çattım,nasıl 15 tane kız napacaktı o kızlarla veya onun amacı neydi?

(Ben):-"Ee peki sonuça gel!"

(Kerem):-"Akşamüstüne doğru video için konuşacağım şuan kızlar korkuyor üstlerine gidemeyiz."

Evet haklıydı,ne yaşadılarsa travmatik olarak korkup sessiz kalacaklardır.

(Ben):-"Korkutmadan hallet."

Telefonu kapattıp masaya geri koydum,aklıma ışılın da böyle bir durum yaşadığı gelmişti. Ondan rica edip yaşadığı herşeyi video altına alacaktım.

Of!! Ben toplantı çıkışı Sarp beyin kliniğine gitmeyi de unutmuştum, o kadar yoğun bir tempo içerisindeydim ki gerçekten beynim artık çoğu şeyi siliyordu.

İlk önce ışıl olayını halletmek lazımdı,kendisi bana tripliydi onu kovarcasına eve bıraktığım için tekrardan telefona uzanıp ışıl'ı aramaya başladım.

Bir süre çaldıktan sonra telefon açıldı,

(Işıl):-"Ne var!?"

Sesi o kadar sinirli çıkıyordu ki telefondan çıkıp heran beni dövebilirdi.

(Ben):-"Nasılsın?"

(Işıl):-"Sanane!"

(Ben):-"Hazırlan adamlardan birini gönderiyorum seni alıp buraya getirecek."

Işıl gülmeye başladı,

(Işıl):-" ya sen hem kov,hemde kafan esince adamlarını gönder beni almaya! Sen kimsin!? Ha?."

Bana baya alınmıştı,

(Ben):-"Sorunları burda konuşuruz 10 dakikaya kadar hazır ol!"

(Işıl):-"Ben senin köpeğin değilim Karan! Kuklan hiç değilim."

Gerçekten abartıyordu,bıkkın bir sesle;

(Ben):-"Işıl 10 dakikaya kapıya çık!"

Telefonu yüzüne kapatıp oturduğum yerden doğrulup evden dışarı çıktım.

Adamların çoğu beni görmesiyle hazır ola geçmişlerdi, -"Serhat sana bi konum gönderiyorum o adrese gidip ışılı alıp buraya getir,gerekirse zorla."

Serhat,-"Tamam hanımım." Dedi. Telefonumu çıkarttıp Serhata ışılın ev adresini attıp içeri girdim Serhata arabaya binip konaktan uzaklaşmıştı.

Ardından Sarp beye yazmak için WhatsApp uygulamasına girdim;

√√ Merhaba! Sarp bey, toplantıdan sonra geleceğimi söylemiştim Ancak yoğunluk nedeniyle unutmuşum müsaitlik bir zamanda yanınıza uğrayacağım.

WhatsApp uygulamasından çıkıp kahvaltı masasına geçtim.

-"Fidan bir tabak daha koy ışıl da geliyor."

Fidan bir tabak daha getirip masaya koydu,ardından 10 dakika sonra kapı çalındığı için Fidan koşa koşa kapıyı açtığın da çığlıkları duymamla kapıya doğru döndürdüm kafamı ışıl serhatın omzundaydı, bas bas bağırıyordu

-"İndir!"

Serhat talimatımla ışılı yavaşça indirip evden çıktığın da ışıl kollarını birleştirip sert gözlerle bana bakıyordu.

-"Ya sen kimsin?" Gülmeye başlayıp yavaş adımlarla yanıma gelip kafam da dikildi.

-"Ben senin köpeğin değilim Karan!"

Telefonda söylediği şeyleri on defa tekrarlıyordu,

-"Aslında biliyormusun bi konuda sana hak veriyorum." Işılın sesiyle kafamı ona doğru kaldırıp bakmaya başladım.

Derin bi nefes alıp verdi,

-"Sen gerçekten kimsenin sevgisini hak etmeyen,kendini herkesten üstün gördüğün için kendini yalnızlaştıran birisin!"

Kaskatı kesildim,

-"Ama kimseden üstün değilsin hata üstün olacak kadar insansı bi Duygun bile yok! Seninle konuşmaya korkanların yanında ben senin arkadaşın olmak için can atmıştım. Ama unutmuşum daha seni kimse insan yerine koymuyorken benim insan yerine koymam tabiki senin götünü başını ayrı oyanatacaktı!"

Gerçekten böyle mi düşünüyordu benim hakkımda,

-"Kimse senin oyuncağın değil kafan estiği gibi davranamazsın insanlara."

Dudaklarımı araladım,

-"Sakinleş."

Işıl kahkaha atmaya başladı.

-"Sakinleş öyle mi? Gece siktir git!"

Evden çıktığı an onu durdurmak için birşey bile yapmadım sadece arkasından çıkıp adamlara kafamla bırakın diye işaret verince ışıl evden ayrıldı.

Geri içeri girdiğim de vücudumun kasıldığını hissettim,ışılın dediği her cümle kullaklarım da dolanırken hızlı adımlarla kahvaltı masasını dağıtmaya başladım.

Nefessiz kaldığım için iki ellimi masaya koyup kendimi büküp kafamı hafif eğip gözlerimi yukarı kaldırdım, karşım da küçük suyu gördüm.

Ne zamandır görmüyordum şimdi gene ortaya çıkmıştı,

{Su kurçay}

-Ah,gece herkesi kaybediyorsun.

-Yapayalnızsın!.

Masayı sıkmaya başladım,

{Gece Karan}

-Ben kimseyi kaybetmiyorum.

Küçük su,kahkaha atmaya başladı,

{Su kurçay}

-Sen öyle zannediyorsun...sen sevgiyi zararlı birşey sandığın için kendi ellerinle herkese zarar veriyorsun.

-Oysa ki bizim hayallimiz vardı,çok arkadaşımız olacaktı.

Kendimi daha da sıkmaya başladım,

{Gece Karan}

-Benim hiç bi hayallim yoktu, sevilmek aptalların işidir! Ben kendime en büyük çevreyim zaten.

Su yavaş adımlarla pıtı pıtı yanıma gelip o küçücük ellerini masayı sıkan ellimin üzerine koydu.

{Su kurçay}

-Ne kadar kabul etmesen de sende aynı ona benzemişsin.

Beni o osmana benzetiyordu,yakasından tuttup yere fırlattığım da gözleri dolmaya başladı,

-"Ağlama!"

Sesim o kadar gür çıkıyordu ki,

-"O canavara benziyorsun!" Ağlamaklı bir sesle hala beni ona benzetirken sinirden kendimden geçmeye başladım.

Heryere saldırıp,yakıp yıkmaya başladım.

Küçük su karşımda kendini korumak için iki kolunu suratına kalkan yatığını görünce daha da delirdim, kendimden o kadar geçmişim ki ne yaptığımı ne ettiğimi bile hatırlamıyorum.

O küçük su yani benim çocukluğum kendini büyük halinden koruyordu,büyük hali ise deli gibi heryere saldırıyordu.

 

 

 

 

 

 

 

Son...

*Sizce Osman o kızlarla neler yapacaktı?

*Işıl ve gecenin arası düzelecek mi?

 

Evettt bir bölümün daha sonuna geldikkk hoşçakalınnn

Bölüm : 30.09.2025 01:11 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...