15. Bölüm

14. Bölüm

Nehir Kılınç
steelfable

Seeelammm bacikolarr nasılsınızzz??🎀🎀

Doğum günüm de bile sizler için kitap bölümü yazıyorum çok vefalı Bir yazarım lwmspwösşwöslam

190 a gelen okuma sayısı ve 90 oy alan kitabım yavaş yavaş büyüyoruz,umarım hepimiz hakettiğimiz emeğin karşılığını alırızz.

! Steelfable tiktok hesabı,hoop oraya koşşuunn.

!Oylarınızı ve yorumlarınızı da unutmayınn.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

-Kayıp izler-

 

14.BÖLÜM:

4.ay sonra;

İzmir'den döneli iki gün oluyordu,orda ki çoğu işleri halledip geri İstanbul'a dönmüştüm o süre içerisinde Kerem kızların yaşadıkları herşeyi kayıt altına alıp bana atmıştı.

İzlediğim her kayıt kanımı dondurmuştu,o kadar ağır şeyler yaşamışlar ki bir insan bunu duymasıyla psikolojik olarak etkileniyorsa yaşayan bir insanı düşünemiyordum.

İstanbul'daki geçirdiğim 4 aylık süreç öğrendiğim gerçekler hayatımın komple bir yalan olduğunu daha iyi anlamamı sağlıyordu,Sarp beyin kliniğine gidip bir çok test yaptırmıştım.

Kanım da çıkan uyuşturucular beni çok şaşırmıştı aradan 1 ay geçmesine rağmen hala şaşkınlığım üzerimdeydi,küçüklüğümü görmem onunla konuşmam ve yaşadığım herşey hastanede yattığım süreç boyunca aldığım ilaçların yüzündenmiş meğersem iğnelerle beni delirtmek için kanıma uyuşturucu karıştırıyorlarmış ve Osman kurçay bunu orda ki doktorlara hemşirelere para verip hastaneye bağış yaparak yapmalarını istemiş.

Her öğrendiğim gerçek beni derinden sarsarken ben daha güçlü olmak için çabalıyordum doktorum sarp bey kendi kontrolü alıntın da verdiği haplar ve iğneler kendisi birebir veriyor ve iğneleri vuruyordu.

Keremle nerdeyse 2 haftadır görüntülü konuşup annem ve babamın mezarlığına gidip beni arıyordu telefonu onların mezarında bırakıp uzaklaşıyordı bende onunla dertleşiyordum.

4 ay içerisinde bir çok şeyde değişim yaşamıştım,ışıl'a dört aydır tek kelime bile etmemiştik. Merve sevinin çocuğu doğmuş Mert'in tuttuğu bir evde tek başına yaşamaya başlamış.

Masa da tek başıma oturup sosyal medya da gezinirken üsten gelen bildirimle gözlerimi telefonun yukarısına kaydırdım.

@ısılkılıc bi canlı video başlattı.

Saat gece 01:00 da neyin canlısıydı ki bu?

Canlıya girdiğim de,clüb tarzı bir yerde olduğunu gördüm anlaşılan deli gibi içmiş ve sarhoştu beline uzanan bi el görünce tek kaşımı kaldırıp daha net bir şekilde izlemeye başladığım da beline sarılmış el onu kendine çekmişti. Işıl telefonun ekranını kendine doğru çevirdiğin de yüzüm gerildi bi oğlanla sarmaş dolaş dans ediyordu.

Kendini oğlana sürttürüyor dans ritmini hızlandırırken o oğlan eğilip kullağına birşeyler diyip gülüyorlardı,arkada yazan Seksendörtclüb yazısını görmemle yerimden doğrulup kapıya doğru yöneldim anlaşılan o piç kızın sarhoşluğundan yararlanacaktı. Askılıktan montumu alıp kapıya çıktığım da bütün adamlarım hazır ola geçtiler,

-"Arabayı hazırlatın,2 adam da bir başka araçla peşimden gelsin."

Emir yağdırırken araç önümde durduğu an Direkt araca geçip nereye gideceğimizi söyledim,merkezin tam göbeğinde oturduğum için heryer bana 5 dakikalık yerlerde oluyordu. 5 dakika sonra clubün önünde durduğumuz da araçtan inip kapıya yönelip içeri girdim adamların da benden bir adım geri de benimle beraber geliyorlardı.

Kafamı hafif sola çevirdiğim de ışıl'ı gördüm canlıda dans ettiği oğlan şuan onu zorluyordu, -"Hey!" Diye bağırdığım da ışıl da o da bana doğru döndü.

-"Sen kimsin la-" yüzüne geçirdiğim yumrukla cümlesi yarı da kesilirken ışıl'ı kolundan tuttum -"Yürü gidiyoruz!" Işıl kolunu kurtarmaya çalışırken, -"Seni küçük orospu!" Diye bir ses duydum o piç ellinde alkol şişesini bana geçirmek için kaldırırken önümde olan ışıl'ı yana doğru fırlattım kendi mi de arkaya doğru ittirdim.

Çakır olduğu için dengesi bozulup yere yapışmıştı,-"İşıl'ı araca götürün!" Korumalar ışılı kolundan tuttup clübten çıkartırken yüzüstü yerde yatan oğlana doğru eğilip saçını tuttum,tuttuğum saçı geriye doğru verdiğim de yüzü havaya kalkmıştı. Sol ayağımı kaldırıp çenesinin aşağısına sert bi şekilde geçirip masa da duran alkol şişesini yere fırlattım.

Tuzla buz olan o cam,zamanın da Osman olacak o piçin kafamı o camlara soka soka yüzümü tanınmıcak hale getirdiği aklıma geldi.kan akışım hızlandığı sıra gözüm kadardı,hafif sürükleyip kafasını geriye çekip o Tuzla buz olmuş camlara sokarken kendimi Osman saçını tuttuğum da su gibi görmeye başladım,aralaksız yarım saat boyunca tanınmıcak hale getirdikten sonra adamlarım bana seslenmesiule durdum.

-"Kaldırın şu çöpü!" Yerde hareketsiz yatan oğlanı gösterdikten sonra ğzerine basıp clübten çıkıp araca doğru ilerledim,şöför koltuğuna oturduğum da Işıl arka koltukta sızmıştı arabayı çalıştırıp eve geldikten sonra.

-"Arabadan dikkatlice ışıl'ı alıp odasına çıkarın." Kapıya yönelip cebimden çıkarttığım anahtarla kapıyı açtım, adamlarımdan biri ışıl'ı odasına çıkartırken bende aşağı kata ki lavobaya girdim heryerim kanlar içindeydi.

Ellimi ve yüzümü yıkayıp geri salona çıktığım da adamlarımdan biri -"Gece hanım,clübte ki oğlan ölmüş napalım?"

Omuz silkip mutfak kapısına yöneldim,

-"Kemiklerini köpeklere,etlerini ise kızlara tecavüz eden iblislere dağıtın!"

Adam evden çıktıktan sonra mutfağa girip kahve yapmak için işe koyuldum, genellikle bi adamın leşinin kemiklerini hayvanlara etlerini ise tecavüzcü kadına kıza el kaldıran adamlara yedirirdim. Onlarda açlıktan mecburi yerdi,

Kahve yaptıktan sonra bahçeye çıkıp sigaramı yaktım, gerçekten bu ışıl salak bir kızdı madem kaldıramıyorsun sapıtıyorsun içmiceksin o an ne yaptığını veya ne yaşadığını bilemezsin biel gerçekten fazla başıma buyruk bir kızdı.

Kahvemi içip sigaramı da bittirdikten sonra kendi odama çıkıp yatağa uzandım,yorulduğum için uyumuşum zaten.

-"Uyan!"

-"Tak tak! Uyan diyorum."

Gözlerim bağırış seslerine açılırken anlamsız bakışlarla nerdeyse kırılacak olan kapıya bakmaya başladım, yatağımdan direkt doğrulup lensimi takmak için tuvalete girdim az uğraştan sonra taktığım lens bulanık görmemi sağlarken odamın kapısını açtım.

-"Ne bağırıyorsun sabah sabah!?" Işıl nefes nefese kalmış bir şekilde telefonunu bana doğru uzattı,

-"Bune?"

Işıl kendini doğrultup -"Sen ne yaptın Gece!? Adam öldürmüşsün!" Işıl telaşlı sesle konuşuyordu,

Omuzu silkip aşağı kata inmeye başladığom da ışıl da peşimden konuşa konuşa geliyordu.

-"Birde üstüne kemiklerini köpeklere! Etlerini de kansız insanlara vermişsin."

Hala birşeyler anlatıyordu,

-"Benim için öldürmüşsün,herkes bizi konuşuyor."

-"Gece!" Bağırınca salonun ortasında durmak zorunda kaldım.

Ona doğru dönüp tek kaşımı kaldırdım,

-"Sana diyorum! Haberlerle düşmüşsün herkes seni konuşuyor...birde benim canlı yayınu mı." Son kelimesinde sesi kısık çıkmıştı.

-"Ee yani?" Yüzümü buruşturup ona bakarken ışıl ellini yumruk yaptı.

-"Yüzüne bu yumruğu geçirince görürsün e yaniyi! Gerizekalı bu canlı videosu ne dayımların önüne çıkarsa."

Bıkkın bir sesle,-"Açmasaydın." Dedim.

Işıl ayağın da ki terliği çıkarttıp bana fırlattı,-"Sarhoştum! Daha Yeni haberim oluyor." Bağırıyordu.

Sonra alt dudağını büzüp kafasını yana doğru hafif eğip gözlerini kıpıştırmaya başladı.

-"Sakın! Senin yediğin boku ben temizlemem hatan neyse cezanı ödemek zorundasın."

Işıl yanıma doğru gelip iki ellini birleştirip çenesinin altına doğru dayayıp,daha çok tatlı bi ifadeyle bakmaya başlarken,

Omuzlarımı kaldırıp indirdim.

-"Benim sorunum değil,o çirkin sıfadın da bana sökmez."

Kendini dikleştirip bozulmuş bir suratla bana bakmaya başladı,

-"Fidan kahvemi getir bahçeye."

Ben bahçeye çıkarken ışıl da arkamdan yalvara yalvara geliyordu,

Yerime oturup cebimden telefonumu çıkarttım.

Gelen kahvemden bir yudum alıp keremi aradım,

{Kerem}:-"Alo."

Yeni uyanmış bir sesle,

{Ben}:-"Işıl Kılıç'ın canlı videosu heryere düşmüş kaldır 1 saat içerisinde hepsini."

Işıl ellerini birbirine vurup Sevinç çığlıkları atarken onu öyle görmek beni mutlu ediyordu,

{Kerem}:-"Ne videosu ne canlısı?"

Anlamsız bir sesle,

{Ben}:-"Dün içeceğine adam gibi erken yataydın bugün herşeyden haberin olurdu Kerem!"

Kerem beni hopörlere almış olacakki sesim yankı yapmaya başladı,

{Kerem}:-"Siktir! Gece ne yaptın sen?"

Kerem şaşkın bir sesle,

{Ben}:-"Hala benim ne yaptığımdasın sabrım tükeniyor bak siktir git kaldır şu videoyu!"

Videoyu izliyor olacakki,arkadan sesler geliyordu.

Birden agızından -"Hassiktir" kelimesi çıkınca ses tonunu daha sert hale getirdim.

{Ben}:-"İzleme şu videoyu! Kaldırt hemen şunu."

Of! Bu çocuk beni harbi sınıyordu,

{Kerem}:-"Tamam 10 dakikaya heryerden kalkmış olur."

Yüzüne kapattıp kahveme uzandım,

-"Noldu,noldu?"

Işıl heycanlı heyecanlı bana nolduğunu sorarken üzgün bi surat yaptım.

-"Malasef...gören gördüğü için kalkmazmış."

Işıl'ın heycanlı suratlı kararlar bağlarken kahkaha atmaya başladım.

-"Ne ağlak bir kızsın,kaldıracak 10 dakikaya."

Işıl arkasın da ki kırlenti elline alıp bana fırlattığın da kaşlarım çatıldı,

Böyle şeyleri sevmezdim.

-"Şey özür dilerim,sevmiyordun sen bu tarz şakaları."

Naif bir sesle,

-"Teşekkür ederim Gece...birde özür dilerim."

Özürünü duymamla yüzüm buruştu,kimse benden özür dilemezdi.

-"Ne için?"

İşıl'ın kafası yere eğikti,

-"Sana dediğim herşey için... aslında hiç öyle biri değilmişsin tam tersine sevdiğin için can alacak kadar sağlam biriymişsin sadece sevgini nasıl göstereceğini bilmiyorsun."

Evet haklıydı,bu hayata bana Pembe duyguların eziklik olduğu hüzün duyguların zayıflık olduğu öğretilmişti en son birini sevmiştim oda ilkokuldu galiba ve çok zarar görmüştüm.

Ondan kalan geriye hiç bir şey yoktu,aşkmıydı zannetmem ilkokulda ki bir veletten ne aşkı bekleyebilirdi ki?

Işıl devam ediyordu,

-"Sen hep sevginin zararlı birşey olduğunu zannetmişsin ama aslında öyle değil biliyormusun?"

Gülümsedim omuzlarımı kaldırıp indirdim,

-"Zannetmedim emindim,hala da eminim sevgi yalandır her yalan sevgiden çıkar dandik bir duygudur."

Sesim o kadar buz gibi çıkıyordu ki,belki de şu lanet havadan daha çok benim sesim üşütmüştü ışıl'ı.

-"Gece hanım Sarp beyler geldi." Necmiye hanım bahçe de Sarp Bey'in geldiğini haber ederken yerimden kalkıp salona girdim.

-"Hoşgeldin Sarp."

Sarp gülümseyerek,

-"Hoşbuldum gece, kahvaltı ettin mi?"

Hayır anlamıyla kafamı salladım sağa sola,

-"Hayır daha etmedim."

Sarp,-"Hadi et,sonra ilaçlarını verip iğneni yapayım ardından seansa geçelim."

Olur anlamıyla kafamı sallayıp kahvaltı masasına oturdum,

-"Gece ben biraz kapı da koşucam."

Kafamı kaldırıp ona baktım,

-"Ayrılma kapıdan!"

Birini öldürdüğüm için heran bi olay olabilirdi,

Işıl,-"Tamam anneciğim." Diyip kıkırdamaya başlayıp evden çıkınca.

-"Otur sende." Dedim sarpa bakarak.

-"Afiyet olsun sana ama ben tokum."

-"peki." Kahvaltımı edip masadan kalktım.

Sarp da o sıra yapacağı serumu ve iğneyi hazırlıyordu,

Serumun ve iğnenin farklı amaçları vardı,

Biri kanım da ki uyuşturucuyu temizlemek için kullanılan temiz mineralli bir suymuş,tabi içinde bir başka madden etki de karıştırıyor damar yolundan alıyorum bunu daha hızlı atabilmem için bol bol idrara çıkartıyor.

Diğeri ise; gördüğüm Halüsinasyonları engellemek için beyine gönderilen bir ilaçmış boynumdan vuruluyorum bunu da, vurulduğumdan beri Halüsinasyon görmüyorum.

Koltuğa uzanıp,Sarp damar yolunu açıp serumu takmaya başladı, 5 dakika da bittiği için problem olmuyordu.

-"Bugün biraz kötü haberlerle uyandım Gece." Tek kaşı kalkıp ilaçlarımı herşeyimi hazırlıyordu,

-"Kötü haberin ne olduğunu tahmin ediyorum."

Dün ki olay heryere yayıldığı için sarp'ın da önüne çıkmıştı.

-"Seninle bu olayları yendiğimizi düşünüyordum."

Omuzlarımı kaldırıp indirdim,

-"Mafya camiasın da bu tarz şeylerden kurtulup yenemezsin,nereye gidersen git o karanlık gelir seninle."

Sarp kafasını bana doğru döndürdü,

-"Evet haklı olabilirsin ama gece sen sağlıklı biri değilsin,bu senin için ilerleme değil gerileme oluyor."

Omuz silktim,

-"Oralar çokta umrumda değil."

Sarp benimle baş edemeceğini anlayıp susma hakkını kullanıyordu, serumum ve iğne işlerim bittikten sonra seansa geçtik.

Ben sarp'a bütün gerçekleri anlattığım için her öğrendiği gerçek onu da baya şaşırtıyordu,

-"O videolarla napacaksın?" Sarp kızlardan aldığım itirafları ne yapıp edeceğimi sorarken omuz silktim,

-"Her hatanın bir bedeli vardır."

Sarp anlamsız bir yüzle bana bakmaya başladı,

-"Daha açık olurmusun?"

Bacak bacak üzerine atıp kalçamı hafif sola doğru döndürdüm.

-"Yani şöyle, hayatı boyunca unutamıcağı bir ders vereceğim ona hem benim yaşamam için hemde masum kızlara yaptığı kansızlık için."

Sarp kendini arkaya verdi,

-"Gece,herşeyi böyle çözemezsin."

Gülümsedim,

-"Ben herşeyi böyle çözerim,kimsenin hiç beklemediği bir anda oynar ve oyunu bittirirm."

Sarp bıkkın bir sesle,

-"Gece."

Lafını yarı da kestim.

-"Senin işin beni yargılamak değil iyi etmek!"

Sesim sert çıkmıştı,

-"Evet işim bu."

Ayağı kalkıp,-"Bugün ki seans buraya kadardı." Diyip kapıyı gösterdim.

Sarp yerinden kalkıp aşağı doğru inip evden çıktığın da ışıl bağıra çağıra merdivenlerden aşağı iniyordu.

-"Gene ne diye bağırıyorsun!?"

Yüzünde ki endişe anlaşılan birşey olmuştu.

-"Dayımla yengem geliyor buraya!"

Kaşlarım çatıldı,

-"Benim evime!"

Kafasını aşağı yukarı salladı,

-"Evet, videoyu görmüş dayım!"

Salonda dört dönerken onu izlemekten başım dönmüştü.

-"Dur bi yerinde başım döndü!"

Işıl arkasınu dönüp,omuzlarımı tuttup beni sallamaya başladı.

-"Duramam! Mahvedecekler beni."

Kendimi geriye çektim,

-"Yemeseydin o haltı o zaman."

Işıl, -"Bak kuranıma seni gebertirim.!"

İşıl'ın şivesi kayınca gülmemek için zor durdum.

Kapı çalınmaya başlayınca ben kafamı kaldırıp kapıya bakmaya başladım,ışıl da kafasını arkasında ki kapıya döndürdü.

-"Sıçtım.!" Dedi hafif bir sesle,

Necmiye hanım kapıyı açıp.

-"Hoşgeldiniz buyrun?"

Karun kılıç,

-"Yeğenim ışıl kılıç burdaymış."

Necmiye hanım kafasını bana döndürdünce içeriye alın diye mırıldandım.

Karun ve Alev kılıç içeri girdiğin de göğsümde değişik bir sancı hissetmeye başladım.

Alev hanım giydiği düz Sportif takımın içinde çok hoş duruyordu ona her baktığım da kendimi gördüğüm için garip hissediyordum.

-"Işıl!" Karun bey ışıla yüksek sesle seslenirken ışıl gövdesini ona çevirdi.

-"Hoşgelmişsen ağam." Yalakalık yaparak ellini öpecekken Karun bey tepkisiz uzak durması için ellini kaldırdı.

-"Otur şuraya." Koltuğu gösterdiğin de hepimizin koltuğa dizildik.

-"Evet kızım,bi açıklaman var mı?" Karun bey ışıl'a bakıp sakin bir sesle dün ki yayılan yayın hakkında soru soruyordu.

-"Karun kızın üzerine gitmesen mi?" Alev hanım naif bir sesle kafasıyla ışıl'ı gösterdi.

Karun bey,-"Üzerine gittiğim yok hayatım, sadece bş soru sordum."

Işıl derin bi nefes alıp verdi,

-"Dayı valla özür dilerim." Masum ve boğuk sesle pişmanlığını dile getirirken ben sessizve onları izliyordum.

-"Bak kızım,biz seni İstanbul'a neden gönderdik oku diye demi? Mardin de olsaydın ne o baban olacak şerefsiz nede annen olacak o kardeşim seni okutmazdı."

Işıl kafasını aşağı eğdi,

-"Sırf bana dayı ben okumak istiyorum dedin diye hepsini karşıma alıp seni bilmediğin yerlere gönderdim üzerinde kıyı da köşe de sürünme diye ev tuttum kredi kartı verdim." Derin bi nefes alıp verdi,

-"Sana gezme demiyorum,tabiki Gez dolaş öğren içinde kalmasın hiç bir şey ama herşeyi dozun da yap güzel kızım,Her insan senin gibi saf ve iyi değil."

Karun bey karşısında oturan ışıl'a doğru ilerleyip sımsıkı sarıldı.

-"Ben senin dayından çok baban oldum,o yüzden ne yaparsan yap arkandayım ama lütfen herşeyi dozunda ve sınırın da yaşa kızım." Burnunu ışıl'ın saçlarına değdirip kokusunu içine çekmeye başlayınca,içimde değişik bir his oluştu.

-"Öhm,Gece merhaba." Alev hanım boğazını temizleyip sanki Karun beye beni hatırlamak istermiş gibiydi.

Karun bey ışıldan çekilip eski yerine geçti,

-"İyiyim Alev hanım siz?"

Alev hanım gülümseyerek,

-"Sağolsun kuzum iyiyim, Allah'ın işine bak senin de adın Gece."

Bilerekten kaşımı çattım,

-"Benim adım da Gece derken?"

Karun bey hafif güldü,

-"Su kurçay'ın ikinci adı da Gece'di."

Işıl heycanlı bir sesle,

-"Yenge biliyormusun Gece'nin de portakala alerjisi var aynı senin gibi semptomlar gösteriyor vücudu."

Hay ışıl! Agızında da birşey tut be.

-"AA öyle mi benim bildiğim bu alerji bir milyonda bir oluyormuş."

Kafamı salladım,

-"Evet." Diyebilmiştim sadece.

Ayağı kalkıp ellerimi önümde birleştirdim.

-"Yoldan geldiniz,odalarınızı hazırlatayım güzel bi duş alın ardından yemeğe geçeriz."

Arkamı dönüp,-"Necmiye hanım! Fidan." Diye seslendim.

Bu durumu ne kadar istemesem de mecburdum git diyemezdim.

Evin bu kadar kalabalık olması üstüne üstlük beni ölü olarak bilen insanların evinde olması beni tedirgin ediyordu.

-"Buyrun Gece hanım."

-"Misafirlerimize odalarını hazırlarmısınız."

Sonra Karun beyle Alev hanıma döndüm,

-"Akşam yemeği için istediğiniz bir yemek var mı?"

Karun bey kafasını sağa solla salladı,

-"Gececim hiç zahmet etme biz gideriz birazdan zaten."

Alev hanım hemen lafa atlayıp,

-"Kocacım,kıza ayıp olur kalalım biz."

Of ne ayıbı! Hata benim için daha iyi olur.

-"Ben diyet yapıyorum da bol sebzeli bi salata yiyorum onu da kendim yaparım." Dedi.

-"Tabi çalışanlar size mutfağı göstersin Alev hanım."

İşler benim için iyice zor hale gelecekti,

-"Fidan sende karun beye odalarını göster ardından güzel bir sofra hazırlarsınız."

Karun bey ayaklanıp fidanı takip etmeye başlayıp kalacakları odaya doğru ilerlerken ışıl samimi bir gülüşle.

-"Teşekkür ederim Gece,her ne kadar kalabalık sevmesen de ailemi ağırlamak istedin."

O sıcak gülümsemesi benim içimi ısıtıyordu,

-"Rica ederim."

Yukarı odama doğru çıktım,

Telefonu ellime alıp WhatsApp uygulamasına girdim,

{Sağ kol Kerem}

√√ Ben sana yazana kadar beni arama!

Anında mesaj mavi tik oluştu,

Kerem:√√ Niye?

Siz: √√ Karun bey karısı ve yeğeni bizde çünkü!

Mesaj görüldü oldu,eminim yüzünde oluşan bir şaşkınlık vardı.

Kerem: √√ Gece karışmak hakkıma değil ama çok yakınında tutuyorsun herşey ortaya çıkacak!

Evet haklıydı,fazla yakınımdalardı ama hiç uzağım da da olsun istemiyordum en çokta ışıl'ın.

Nedensizce ona bi bağlılık hissediyordum,

Siz: √√ Evet...ama yapacak bir şeyim yok, sanki sürekli bir şey bizi bir araya getiriyor.

Kerem: √√ Sen gene de dikkat et!

Keremin mesajından çıkıp Sarp bey'in mesajına girdim.

{Psikiyatrist Dr sarp bey}

Siz: √√ Merhaba, yarın ki seansın iptal olduğunu söylemek için yazdım. Mardin'den gelen misafirler nedeniyle yarın seans yapmayalım.

Sarp'ın da mesajından çıkıp telefonu kapattıp aşağı inmek için odadam çıktım. Ayıp olmuştur kaç dakika odadayım,

Aşağı indiğim de Alev hanım çalışanlara yardım ediyordu,

-"Alev hanım niye yoruyorsunuz kendinizi."

Kafamı kaldırıp Karun bey'e baktığım da televizyondan maç açmış onu izliyordu.

Bir yandan gülüşler geliyor bir yandan maç sesi, içimde doluşan boşluk bir his oluştu.

Hiç böyle bir aile ortamım olmamıştı,

Genellikle Osman kurçay eve sarhoş gelir ayılana kadar kahve içerdi Sevda Kurçay da odasından çıkmazdı.

Bi yemek saati geldiğin de masa da toplanırdık oda zaten sonu hep dayakla bitterdi.

-"Gececim,hadi bakalım sofraya dikilme merdivende." Alev hanım bana gülümseyerek masayı işaret etti,

-"Kocam! Hadi."

Kıkırdadım,yaşları kaç olmalarına rağmen hala böyle olmaları hoştu.

Hepimiz sofraya geçtiğimiz de,

-"Hadi afiyet olsun."

Karun bey yemeğe başlamamız için işaret verirken kalbim de daha da boşluk hissi oluşuyordu.

Ben 13 den beri hiç böyle bir aile sofrasına oturmamış hiç bir büyüğün başlayın o zaman lafını duymamıştım.

-"Fidan!" Diye seslendiğim de herkes bana baktı.

-"Buyrun hanımım."

Masa da duran salatayı gösterip,

-"Size zeytin sevmediğimi söylemiştim."

Karun bey öksürmeye başlayınca kafamı ona döndürdüm.

-"İyimisiniz?" Çatık kaşlarla Karun beye bakarken suyundan bir yudum aldı.

-"İ-iyim." Diyerek kekeledi.

-"Dayım siyah zeytin sevmez hata nefret eder."

Dediğin de agızım o şekli almıştı,

-"Sen neden sevmiyorsun." Alev hanım bana soru yöneltti.

Omuzlarımı kaldırıp indirdim,

-"Bilmiyorum doğduğumdan beri hiç agızıma sürmemişim."

Karun bey şaşkın bakışlarla beni dinliyordu,

Işıl kafasıyla Karun Bey'i gösterdi.

-"Dayım da öyle."

Daha çok şaşırdım.

Karnıma bi sancı girmesiyle kasıldım.

-"Ah" hafif inlediğim de ışıl sandalyesinden kalkıp yanıma eğildi,

-"Gece iyimisin?"

-"İlk geldiğinde de suyun da karnına böyle sancı girmişti sanki." Alev hanım Karun bey'e baktı.

Hassiktir!

-"Gece hanım telefonunuz çalıyor,buyrun." Necmiye hanım telefonu bana uzattığın da bilinmeyen bir numaranın aradığını gördüm.

-"Müsaadenizle konuşup geliyorum."

Masadan kalkıp hızlıca arka bahçeye çıktım.

-Alo!

Ses yoktu,

-Alo kimsin!?

Bi iç çekiş duydum,ve telefon yüzüme kapandı.

Noluyor anlamında telefona bakakamıştım sadece,

Geri içeri girip masaya oturdum.

Yemeklerimizi yedip biraz flim filan izledikten sonra odalara çekildik.

Sosyal medya da gezinip Instagram storilerine bakarken Cenk'in storisini görmemle duraksadım.

"Merve sevi hakkı rahmetine kavuşmuştur,mezarı yarın Çeçen mezarlığına defedilecektir."

Nasıl!? Kadın daha gün iyiydi doğum yapmıştı nasıl ölmüş olabilirdi?

Aşağı da duyduğum hareketlenmeyle odamdan çıkıp aşağı indim Karun bey,

-"Çocukları uyandıracaksın bey!"

Alev hanım sessiz olması için çaba verirken.

Karun bey,-"Dur be kadın!"

-"Karun bey?"

Alev hanımla karun beyle ikisi merdivenlere doğru bakıyordu.

-"Uyandırdın işte kızı!" Alev hanım isyankar bir sesle Karun bey'e kızıyordu,

-"Yok uyumamıştım daha,kalelerin annesi vefat etmiş."

Karun bey kafasını salladı,-"Evet"

Merdivenlerden iki basamak aşağı indim.

-"Ama kadın daha dün iyiydi, birden nasıl?" Anlamsız geliyordu.

-"Gece bu işin altın da da o Kurçay var adım kadar eminim."

Gene mi ya!?

-"Ama bu imkansız,Osman kurçay Merve Sevi için ölürdü."

İkisi kaşlarını çattığın da lafı toparladım,

-'Herkes öyle diyordu."

Alev hanım kafasını hafif öne eğdi,

-"Senin için ölürüm diyen seni öldüren kişiler olur hep gece."

Cümlesi o kadar haklıydı ki,

-"Neyse beni tutmayın çıkmam lazım." Karun bey evden çıkıp gidince öylece bakalamıştık arkasından.

-"Kahve yapıp bahçeye çıkalım mı?" Alev hanım naif bir sesle oturma teklifi yapınca kafamı aşağı yukarı salladım.

-"Siz geçin ben kahvelerimizi yapıp geleyim."

Mutfağı girip kahveleri halledip arka bahçeye çıktım,

Alev hanımın ellinde bir şal daha görünce öylece baktım.

-"Al güzel kızım bu senin için hava soğuk hasta etme kendini."

Boş bir şekilde bakarken ellinden uzanıp şalı omuzlarıma attım.

-"teşekkür ederim."

Masanın üzerinden paketimi alıp bi sigara yaktım,aynı şekilde Alev hanım da öyle.

-"Sizce Merve Sevin ölüm sebebi nedir?"

Alev hanım gülleri izlerken gülümsedi,

-"Osman kurçaydır."

Kaşlarımı çattım,

-"Nasıl bu kadar eminsiniz?"

Kafasını bana döndürdü,

-"Osman gibi biri herşeyi yapabilir gece! Merve mertlerle yaşadığından beri osmanla iletişimi kesmiş gibiydi belki de bu yüzdendir."

hayatım gerçekten bir flimden farkı yoktu hergün her saniye birşey öğreniyordum,ama kafamı karıştıran şey Merve Sevi ölümünü kılıç ailesi Osman kurçaydan bilmesiydi.

Mardin'de dönen birşeyler vardı ama ne yazık ki orada olmadığım için bilemiyordum,üstüne üstlük Kerem hayvanı da hiç bir şey anlatmıyordu.

-"Gece eğer yanlış anlamayacaksan sana Bir soru soracağım?"

Kendimi arkaya yasladım,

-"Buyrun?"

Bana doğru iyice döndü,

-"Sen onun kızının şirketini devir aldın,bildiğim kadarıyla finansal konu olsun her konu da üst seviyelerde bir şirketmiş Osman kurçay böyle birşeye hiç ses çıkartmaması çok garip?"

Yalandan anlamamış bir surat ifadesi yaptım.

-"Nasıl yani?"

Alev hanım derin bir nefes alıp verdi,

-"Bu adam,para ve itibarı için deliren biri nasıl oldu da bu kadar iyi bir şirket başkasına devredilince ses çıkartmadı?"

Gülmemek için zor duruyordum,aslında çıkartmıştı ama şirketine yaptığımız yatırım sayesinde susmuştu.

Omuzlarımı kaldırıp indirdim,

-"Bilmem."

Alev hanım kafasını tekrardan karşıya çevirdi.

-"Hiç bir şey yolunda değil gibi." Kısık bir sesle hiç bir şeyin yolunda olmaması konusun da kendi kendine konuşuyordu.

Kendimi öne doğrultup, -"Alev hanım ben yatıyorum müsaadenizle." Diyip ayaklanıp odama çıktım.

O cenazeye bende katılacaktım.

Ama gizli bir şekilde,

Keremi arayıp;

{Ben}:-"Mardin'e dönüyorum bu gece."

{Kerem}:-"Gene ne planlıyorsun?"

{Ben}:-"Merve Sevi ölmüş,Karun ve Alev bu işte Osman'ın parmağı olduğunu söylüyor."

{Kerem}:-"Gece,herşey çok karışık geliyor şuan bana."

{Ben}:-"1 saate uçağım var gelince konuşuruz."

Alev hanımla konuşurken bilet işini halletmiştim bile.

Hem gidip olayı araştıracaktım,hemde kızların yanına gidecektim.

Ufak bir çanta hazırlayıp evden çıktım üzerime geçirdiğim siyah eşofman bol sweatshirt koca mont.

Beni tamamen kapatmıştı,maske ve şapka takıp araça geçtim şöföre havaalanına gitmesini söyledim.

----------------------------------------------------

Mardin'e iniş yapmıştık,Kerem beni karşılayıp kendi evine doğru götürürken yol boyu bana sorular soruyordu, ama hepsini cevapsız bırakıyordum.

Nihayet eve geldiğimiz de çantamı alıp içeri girdim ev gayet temiz ve düzenliydi,

-"Güzel ev."

Kerem gülümsedi,

-"Öyledir."

-"Artık ne olduğunu anlatacakmısın?"

Kerem ne olup bittiğini tam anlamıyla anlamadığı için yol boyunca kafamı sikmişti.

-"Merve Sevi vefat etmiş,ve bunun arkasında Osman kurçay olduğu söyleniyor." Mutfağa girip kendime su doldurdum bir yudum içtiğim suyu tezgaha bıraktım.

-"Eğer gerçekten o varsa bana kalmadan Mert onun ipini çeker bu yüzden bu konu hakkında kendim araştırma yapmak istedim."

Kerem sıkıntılı bir nefes verdi -"Sana niye geldin diye sorarlarsa?"

Gülümsedim,-"Kimlik değişiceğim."

Keremin gözleri kocaman açıldı.

-"Gene mi?"

Gülümseyerek kafamı aşağı yukarı salladım.

-"Turuncu saç spreyi aldım,yarın saçlarıma sıkıcam ayarladığım kombinlerle tanınmam biraz zor olacak."

Ben bu kimlik değiştirme olayını bana sevmiştim,öldü bilinen kız rahat rahat kimlik değiştirip istediği gibi hareket edebiliyordu.

Ama ne yalan söyleyim eski halimi da çok özlemiştim,kömür gibi olan saçlarımı simsiyah gözlerimi şuan o halimden eser bile yoktu.

-"Neyse ben yol yorgunuyum odamı göster bana."

Kerem,-"Burası 1+1 yani sen benim odamda kalacaksın." Dediğin de kaşlarım çstıldı,

Ben hayata bir başkasının odasında yatamam üstüne üstlük onun kullandığı çarşafı bataniyeyi hata yastığı bile kullanamazdım.

-"Sen odadan da yat ben burda yatarım."

Kerem huyumu bildiği için fazla ısrar etmedi odasına gidip ellinde iki yastık bi çarşaf ve yorganla geldi.

-"Temiz mi bunlar." Kafamla ellin de ki çarşafları gösterdim,

Kerem kaşlarını çattı.

-"Yok boka batırıp çıkarttım temiz diye de sana kakalıyom."

Alaycı bir sesle,

Yüzüm gerilmeye başlamıştı.

-"Boş şakalarını kendine sakla!" Omuz silkip ellinde ki çarşafları aldım.

-"Bırak ben hallederim." Dedi,

Aldığım çarşafı filan geri ona fırlattım,

Kerem koltuğu yatak haline getirip çarşafı serip güzelce yastıkları yatağın üzerine koydu.

-"Yatabilirsin şimdi."

Açtığı yatağa doğru geçip uzandım,ışıksız uyuyamadığım için Kerem gece lambasını açık bırakıp odasına geçti.

İçimde garip bir huzursuzluk vardı sanki birşeyler beni bekliyor gibiydi artık o kadar çok alışmıştım ki,yani şuan bu yatakta uzanamam da bile birşey çıkabilirdi.

 

Sonnn...

*Ay ay bölümü nasıl buldunuz biraz kısa oldu amaa.

Evettt hoşçakalın.

 

 

 

 

 

Bölüm : 01.10.2025 00:53 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...