
Selammm bacikolarım nasılsınız?
İlk yazmaya başladığım da 4.sınıfın sonlarındaydım tabi o zamanlar böyle konular değil de daha çok tavşanlı aileli konular yazıyordum çocukluk aklı işte.
7.sınıfın sonlarına doğru Coronanında çıkmasıyla kaldığım yerden devam etmek istedim,400 sayfalık bi kitap yazmıştım ama hiç bastırma gibi hayalde değildim anı kalsın ilerde bunlara bakar Okurum diye düşünmüştüm hep bu yüzden yazdığım her sayfaları kaldırıp sakladım tabi o zamanlar da Wattpad vardı ama ben o sıralar özgüvensiz biri olduğum için yayınlanma gereğinde bulunmamıştım ta ki şimdiye kadar hala büyük bir hayalde değilim ama en azından sayflarım kenarda çürüceğine bi uygulamada yayınlanması daha iyi.
Çevreme ilk dediğim de yazıp napıyorsun,para mı var bu işte de yazıyorsun,saçma gibi bir çok olumsuz yönde kelimeler duymuştum ancak yılmadım onların bilmediği bir şey vardı biz yazarlar aslında sadece bir kitap yazmıyorduk biz insanların sesleri oluyor yalnız insanların arkadaşları oluyorduk ve o olumsuz yönde konuşan insanlar bunları bilmeyecek kadar geri de sanatsız insanlardı.
O yüzden ne olursa olsun hiç bir zaman pes etmeyin tekrardan diyorum biz yazarlar sadece yazmıyoruz yalnız insanlara kelimelerimizle arkadaş oluyor tek bi kelimemizle onların yaralarını sarıyoruz.
Neysee çok konuştum eğer hazırsanız başlayalım mı??
-KAYIP İZLER-
7.Bölüm;
Balkonda oturmuş biraz Instagram da geziniyordum önüme bir gönderi çıktığın da gözlerim kocaman açılmıştı,bu o kadındı annemin aldattıldığı kadındı hesabın üzerine tıklayıp kullanıcı adına baktım.
{Merve Sevi)
Yazıyordu,biraz hesabını staklamaya başladığım da son gönderisin de yıllar önce çekilmiş bi fotoğraf takıldı gözüme iki tane erkek bebeği vardı ikisini kucağına almış gülümsüyordu açıklama kısmına gözlerim kaydığın da Özlem... Yazıyordu daha çok Instagram hesabında gezinmeye başladığım da ful kendisi vardı evlatlarıyla tek bi o fotoğrafı vardı Instagram uygulamasından çıkıp rehberime girip keremi aradım.
Kısa bir süre çaldıktan sonra telefon açıldı;
-Su,birşey mi oldu?
-1 dakika içinde bahçede ol.
Telefonu yüzüne kapatıp oturduğum yerden kalktım hızlı adımlarla odama girip şalımı ellime aldığım gibi odadan çıktım hızlı adımlarla merdivenler inip bahçeye çıktım annem çoktan uyuduğu için kıymet kopsa uyanmazdı kerem bahçede dikilmiş beni beklerken omuzlarıma şalımı geçirip kereme doğru yürüdüm telefonu direkt yüzüne tuttuğum da anlamsız bakışlarla ekrana bakıyordu, -"Ney bu?" Telefonu yüzünden indirdim -"Babamın metresi." Kerem şaşkın gözlerle bana bakarken tepkisiz kalmıştı telefonu tekrardan açıp evlatlarıyla olan fotoğrafını gösterdim. -"İki tane oğlu var" Kerem hala anlamsız bakışlarla bana bakıyordu. -"Olabilir kadın genç değil." Evet genç bir kadın değildi ama nerdeyse 1500 tane postu olan kadının bi tane evlatlarıyla gönderisi olması açıklama olarak da özlem yazması acayip garip gelmişti bana.
-"Kadının 1500 tane postu var ama evlatlarıyla gönderisi bir tane açıklama olarak da özlem yazıyor sence de garip değil mi." Tek kaşımı kaldırıp ona soru yönelttim Kerem ise omuzlarını kaldırıp indirdi -"Görüşmüyordur olabilir bu normal" delirecekti beni bu gerizekalı kaşlarımı çattım -"Gerizekalı o yüzden diyorum ya bu kadını bana araştır kimdir,neyin nesidir çocukları kim herşeyi öğren." İçimden bir ses bu kadın da bi bokluk olduğunu söylüyordu hissettiğim hiç bir şey de yanılmazdım yaşayacaklarımı 3 haftasından hisseder önlemimi alırdım.
-"Bunun için sabahı bekleyemedin mi?" Kerem saati bana gösterirken saat 3 e geliyordu omuzlarımı kaldırıp indirdim -"Bekleyemedim." Kerem sıkıntılı bi nefes verip peki dercesine bana baktı. -"Yarın akşama kadar bütün bilgileri ellimde istiyorum şimdi geri uyumaya dönebilirsin." Yanından ayrılıp eve geri girince dışaranın ne kadar soğuk olduğunu daha iyi anlamıştım,hızlı adımlarla odama çıktım şalımı yere bırakıp yatağa girdim gözlerimi kapattım saat 08:00 da kalkacaktım uyumak için direnmeliydim.
Bipppp....
Alarm'ın o lanet sesini duymamla gözlerimi açtım, telefonu alıp alarmı kapattıp geri komedenin üzerine koydum acayip uykum vardı ama kalkmak zorundaydım çünkü iş beni beklerdi babamı şirkete sokmadığım için bütün yük bana kalmıştı kendimi doğrultup yorganımı üzerimden çektim yavaş adımlarla yatağımdan kalkıp lavobaya doğru gittim ellimi yüzümü yıkayıp odamdan çıkıp giyinme odama doğru gitmeye başladım içeri girdiğim de dolabımı açıp giyeceklerime baktım gözüme çarpan kıyafetleri çıkarttıp sandalyemin üzerine koyup dolabı kapattım.

Böyle bi kombin yapmıştım ayna'nın karşına geçip kendime baktığım da gözlerim kocaman açıldı,her zaman ki gibi taş gibi olmuştum benim bu güzelliğim nolacaktı hiç bilmiyorum. Makyaj masama oturup koyu renklerde göz makyajımı yapıp koyu renkte rujumu sürdüm saçlarımı jilet gibi dümdüz hale getirip masadan kalktım parfümü sıktım işte artık hazırdım,askılıkta duran paltomu omuzlarıma koyup odadan çıktım kendi odama geri girip çantamı telefonumu aldım yavaş yavaş merdivenleri inip aşağı kata geldiğim de annem kalkmamış olacaktı ki kimsecikler yoktu evden çıktığım da Kerem karşımda duruyordu keremi süzmeye başladım siyah kumaş pantolon üzerine beyaz kumaş gömlek giyimişti kollarını direkseklerine kadar sıvamıştı saçlarını sanki bilerekten dağınık bırakmıştı tam ni serseri edası veriyordu.
-"Günaydın." Kerem başını salladı,arabaya doğru yürüyorduk -"Haber var mı?" Kerem arabanın kapısını benim için açarken bende ona o kadın hakkında ki gelişmeyi soruyordum Kerem de şoför koltuğuna geçince arabayı çalıştırdı. -"Şuanlık tam bir bilgi yok şirkette daha iyi araştırma yaparım." Tamam anlamıyla kafamı aşağı yukarı salladım bir süre sonra şirkete giriş yaptık,Kerem arabayı park edip hızlıca kapımı açınca arabadan indim şirketin kapısına doğru yürürken Kerem de bi adım geriden geliyordu içeri girdiğim de herkes iş derdine düşmüştü asansöre doğru ilerleyip tuşa bastım, asansör gelince Kerem ellini öne uzatarak öncelik tanıdı asansöre binince ardımdan da Kerem binmişti. -"Bugün Merve hakkında herşeyi önümde istiyorum Kerem." Sesim ciddi ve resmi çıkıyordu,Kerem kafasını salladı kendi katıma gelince indik ben kendi odama girdim Kerem de araştırma yapmak için ekibimiz de ki ajanlarla olacaktı. Çantamı ve paltomu askılığa asıp masama geçtim önümde birikmiş dosyalarını görünce ofladım.
-"Anasını satayım birgün de şurası dosyasız olsa n'olacak?" Dosyaları açıp incelemeye başladım,iş başvuruları da vardı onlara sonra göz atacaktım zaten buda benim işim değil yöntemin işiydi dosyaları teker teker inceleyip gelen mainleri kontrol ettim bugün inşaatı yapılan avmye uğrayıp bilgi almam lazımdı,kendimi hızlıca işe verip hepsini bittirecektim.
1 saat sonra
Tıktık...kapı sesi
Kapı açıldığında Kerem ellinde bilgisayarla gelmişti,masamın dibinde ki koltuğa geçtı -"Evet dinliyorum." Kerem kendini düzelterek iyice bana döndü -"Merve Sevi aslen izmirliymiş babası ayakkabası tüccarıymış." Ben bu bilgileri napayım yani derin bi nefes verip devam etti.-"20 yaşlarında Süleyman kaleliyle bir evlilik yapmış ve bu evlilikten iki tane çocukları olmuş." Kaşlarım çatıldı Süleyman Kaleli mi? Kerem devam ediyordu o sıra -"Biri Mert Kaleli diğeri ise ozan Kaleli." Beynimden aşağı kaynar sular döküldü, benim babam annemi kalelerin annesiyle mi aldatıyordu bunu yapmamış olsun lütfen,birden aklıma Cenk geldi cenk'i saymamıştı -"Cenk kaleli o çocuğu değil mi?" Kerem kafasını sağa sola salladı -"Hayır o başka anneden,Merve mert 1 yaşındayken ozan da daha kundayken terk edip gitmiş bunun üzerine Süleyman Kaleli Esra balıkçıyla bir evlilik yapmış o evlilikten de Cenk dünyaya gelmiş ama kadın doğum sırasında vefat ettiği için Cenk hiç annesini bilmemiş." Duyduklarım beni daha da şaşırtıyordu. -"Yani anlıcağın Osman bey'in şuan ki sevgilisi kalelerin annesi ve kaleler bunu öğrenirse ne gibi savaş çıkacağını biliyorsundur üstüne üstlük kadın hamile." Evet çok iyi biliyordum eminim ki Mert ve ozan annelerine sinirliydi üstüne üstlük birde babasının eski ortağıyla sevgili olduğunu ve ondan bir çocuğu olduğunu öğrenirlerse kan kanı götürecekti.
Acaba Mert ve ozan annelerinin yaşadığını biliyorlar mıydı oda var belki babaları onlar üzülmesin diye öldü demişte olabilirdi. Ve eminim ki babamla o kadının sevgililiği daha eski hikayelere de dayanıyordu nasıl bi yol izleyeceğim hakkında hiç bir fikrim yok, çıkmaza girmiştim şuan -"Napmayı düşünüyorsun." Kerem bana soru yöneltti bende safece omuzlarımı kaldırıp indirdim -"Hiç bi fikrim yok ama içimden bir ses bu ikisinin mazisi geçmişe dayanıyor diyor." Ve bunu öğrenmem gerekiyordu, belki de Mertle ozanı terk etme sebebi babam bile olabilirdi olsa da şaşmam ailem dediğim insanların resmen sadece bi yalandan ibaret olduğunu öğreniyordum, derin bi iç çekip verdim telefonum çalmaya başlayınca odağımı telefona verdim arayan bi yabancı numaraydı.
-"Alo,kimsin?
-"Su ben Ozan, Ozan Kaleli." Kaşlarım çatıldı birden bire ne alakaydı şimdi bu?
-"Numaramı nerden buldun?" Soruma hafif bir gülme attı.
-"Cemiyetin içindesin bulmamak pekte zor değil." Evet haklıydı çoğu cemiyete numaralarımız vardı.
-"Ne için aradın?"
-"Akşam bi eğlence düzenliyoruz bütün iş insanları eşleriyle dostlarıyla orda olacak seni de davet etmek için aradım, ailecek bekliyoruz sizi de." Ailecek mi puahsh aile mi kaldı acaba.
-"Tamam da ne eğlencesi bu birden bire."
-"Kaleli ailesinin genellikle böyle eğlenceleri olur hem sergiler düzenlenecek hemde kafa dağıtmaca işte." Sergi dediği an neyin ne olduğunu anlamıştım anlaşılan Mert gene leşlerini boyayıp sergileyecekti.
-"Tamamdır geliyorum."
-"Konumu ve saati mesaj yoluyla iletirim."
Telefonu kapattıktan sonra Kerem bana bakıyordu -"Ozan Kaleli,akşam eğlence ve sergi düzenliyorlarmış kurçay ailesini de bekliyor." Kerem hafif kahkaha patlattı -"Anlaşılan gene birileri ölmüş." Omuzlarımı kaldırıp indirim Ozan saati ve konumu göndermişti saat 19:00 da kapılar açılacaktı konuma baktığım da kalelerin konağın da yapılacaktı, annem depresyon da olduğu için o gelmezdi babam zaten Allah'a emanetti bu yüzden tek gidecektim -"Annen psikolojik olarak iyi değil Osman bey'i saymıyorum bile." Kerem düz bir sesle konuşmaya başladı -"O yüzden tek gideceğim." Kerem tek kaşını kaldırıp bana baktı -"Çok dikkat çekersin." Alaycı bir gülümseyle arkama yaslandım -"Bu güzellik dikkat çekmeyecekse ben neden varım ki." Demek istediği o değildi ama ben bilerekten farklı konuya vurmuştum Kerem kafasını sağa sola sallayarak derin iç çekti saate baktığım da 17:30 du eve geçip hazırlanmam gerekiyordu masamı toparlayıp yerimdem kalktım -"Hadi o zaman gidelim." Çantamı paltomu alıp odadan çıktık aşağı kata gelip araca bindik.
Kısa süre sonra konağa geldik,Kerem arabayı park edip benim kapımı açtı ben kapıya doğru ilerlediğim de hizmetlimiz kapıyı çoktan açmıştı içeri girdiğim de omuzlarım da ki paltoyu alıp astı -"Annem uyuyor mu hala?" Son günlerde odasından hiç çıkmıyordu bende girip bakmıyordum -"hayır hanımım, çoktan uyandı ama odasından hiç çıkmadı." Tamam anlamıyla kafamı sallayıp çatı katına çıktım giyinme odama doğru gidip kapıyı açtım gece şık olmalıydım gerçi ben ne giysem şık oluyordum orası ayrı ni durumdu dolabımı açıp elbiselerime göz atmaya başladım iddialı birşey alıyordum nihayet istediğimi buldum saate baktığım da 6 olmuştu bile hata geçiyordı, hızlıca üzerimi değiştirdim aynanın karşısında da bi yandna kendime bakıyordum giydiğim o elbise beni acayip sexsi göstermişti bembeyaz tenimin üzerinde daha asil duruyordu.

Arkama önüme bakıyordum,her baktığım da kendime olan hayranlığım da büyüyordu aynamın karşısına geçip makyajımı tazeledeyip her zaman ki gibi bordo rujumu dudaklarıma sürdüm, saçlarımı düzelltip ayakkabı dolabımı açtım bunun altına mat dize kadar gelen topuklu çizme iyi giderdi dolabımdan ayakkabıyı çıkarttıp giyindim, parfümümü sıkıp aşağı kata indim saate baktığım da 18:40 olmuştu,paltomu giyip kapıdan çıktığım da Kerem öksürmeye başladı baştan aşağı beni süzüp sertçe yutkundu aldırış etmeden sallana sallana arabaya doğru yürüdüm arabanın kapısının önünde beklerken Kerem kendine gelememişti genellikle bu kadar iddialı kıyafetlerle görmezdi beni.
Hızlıca kapımı açıp kalelerin konağına ilermeye başladık 20 dakika sonra varmıştık kerem arabayı park edip beni kapımı açtığın da gözlerim etrafı taradı oldukça güzel süslenmiş bir bahçe vardı hiç bir masraftan kaçınılmamıştı,içeriye girdiğimiz de kapıda ki Adamlar beni görmesiyle öksürmeye başladılar evin içine girdiğim de koskocaman salonda sadece sergiler ve masalar vardı evleri gerçekten bi arazi genişliğinde olduğu için çok rahatlıkla sığdırmışlardı masaları beni gören herkes hayranca bana bakıyorlardı kadınlar aralarında fiziğimden ve güzelliğimden bahsediyordu.
-"Olum şurda duran hatun kim?" Cenk'in sesiydi onlara doğru döndüğüm de Cenk içtiği alkolü püskürttünce yüzümü buruşturdum Ozan gözleriyle baştan aşağı beni süzüp sertçe yutkundu Mert ise öylece kalakalmıştı -"Kız hem deli hem taş." Cenk geveze sesiyle ellinin tersiyle agızını siliyordu ters bi bakış attıp geri ozanla Merte baktım -"Şu bakışlarınızı vücudumdan çekmezseniz sergiye çıkacak başkasının değil sizin leşiniz olur." Ozan hemen kendini sirkeleyip ellini uzattı -"Hoşgeldin." Ellimi uzatıp sıktım geri ellimi çektiğim Mert hala beni süzüyordu. -"Sapıkmısın?" Zamanında ona bakıyorum diye bana söylediği kelimeyi şimdi ona satmıştım Mert kaşlarını çatarak -"Ne alaka?" Dedi. -"Bakıyorsun." Mert bakışlarını komple benden ayırarak yanımızdan geçip gitti ne gerizekalı biriydi bu Ozan elliyle benim masamı gösterdi. -"Su anne ve baban nerde?" Ozanın merak dolu sesiyle kafamı ona doğru döndürdüm yalandan hoşlanmasam da mecburi yalan söyleyecektim -"Tatildeler, mecbur tek geldim." Masama geçip garsonun getirdiği şarabı alıp masama koydum etrafa bakınıyordum herkes eşiyle sevgilisiyle nişanlısıyla gelmişti ben ise yalnız kafamı koridora doğru çevirdiğim de sarı elbiseli bir kızı gördüm bu Ezgiydi bakır saçları üzerine giydiği Sarı elbise biraz uyumsuz olmuştu kafasını bana döndürünce göz göze geldik çatık kaşlara beni süzerken nutku tutulmuş gibi bakıyordu kendini sirkeleyip mertlerin olduğu masaya geçti.
Gelen geçen adamlar bana baktığı için o gözlerini oyabilirdim şuan, Ozan'nın yanıma geldiğini görünce rahatsız olmuş bakışlarımı değiştirip normal haline getirdim -"Su burda yalnız durma gel bizim masaya." Omuz silktim -"İyiyim ben yalnız." Ozan Mert'i gösterdi kafasıyla -"Bakışlarında ki rahatsızlığın farkında,bana masraf çıkartmak istemiyorsan gel." Kafamı hafif eğip merte baktığım da Mert bize bakmıyordu peki diyerek ozanla mertlerin masasına geçtik, Ezgi beni görünce Mert'in koluna sıkı sıkı sarılıyordu Mert de ondan kurtulmak için sürekli kollarını hareket halinde tutuyordu,dans müziği çalmaya başlayınca herkes eşlerini filan dansa kaldırmaya başladı. -"Mert hadi dans edelim aşkım." Yandan yandan mertlere bakarke Mert hiç istifini bozmadı -"Böyle şeyleri sevmem." Ezginin yüzü bozulmuştu kafasını önüne eğip -"Sen ne zaman birşeyi sevdin ki." Sesinde buruklaşma oluştu ancak Mert hala istifini bozmuyordu Ozan ezgiye elini uzatıp dansa kaldırınca ezgi de hemen kabul etti Beraber piste çıktıkların da Mert teşekkür edercesine kafasını salladı.
-"Bu Gece'nin güzelliğini Ay'ın bembeyaz rengini almış kız bana dansta eşlik eder mi?" Gülerek ellini bana uzattı. -"Sevmem ben ve anlamam da kalsın." Cenk bozgunluğa uğraşmış gibi yüzünü değiştirdi tek omzunun indirip kaldırdı -"Aman bana kız mı yok,zaten senle de kalkmam bakma şaka olsun diye Allah muhafaza ayağına basarım insanlarn önünde kesersin beni sonra kahve içersin." Kahkaha atmıştım beni nasıl görüyorsa artık Cenk yanımızdan uzaklaşınca Mertle ikimiz kaldık onunla durmak istemediğim için bahçeye çıkacaktım -"Nereye?" Mert bana bakmadan sorusunu yöneltti -"Sigara içmeye." Kafasını bana döndürdü -"Bahçeye çıkma herkes içiyor çık yukarı." Omuzlarımı kaldırıp inirdim -"Kendimi koruyacak güçteyim dert etme sen." Mert şerefsiz gülüşü artıp kendini bana doğru eğdi -"Bundan eminim,ama benim evimdesin burda koruma görevi bende." Tek kaşımı kaldırdım -"Koruyacağın kişi sevgilin." Mert kahkaha patlattı -"Ben burda ki bütün kadınları namussuz erkeklerden korumakla görevliyim sadece ne sana özel nede sevgilime." Dalga geçercesine benimle konuşurken ben kıpkırmızı olmuştum utangaçlığımdan birşey demeden ordan çıkıp merdivlerden yukarı çıktım burda da nerde içeceksem sigara sonra bi oda dikkatimi çekti oraya doğru ilerleyip yavaşça kapıyı açtım burası Mert'in odasıydı anlaşılan.
Gözlerimle biraz etrafta gezdirdiğim de bi fotoğraf dikkatimi çekti yaklaşıp fotoğrafı ellime aldığım da agızımdan küfür çıktı bu Merve'nin Instagram da paylaştığı fotoğrafdı ama Merve'nin kafası boyanmıştı -"Ne yapıyorsun odam da sen?" Arkamdan gelen sesle çerçeveyi ellimden düşürmem bir oldu arkamı hızlı şekilde döndüğüm de kafam bi gövdeye çarptı kafamı kaldırıncs Mert sorgulayıcı bakışlarla bana bakıyordu -"Ne yapıyorsun dedim odam da?" Sesi sert çıkıyordu, -"Sigarayı yukarı da iç dedin bende bakınırken kendimi burda buldum." Mert tatmin olmamış gibi bakıyordu -"O fotoğraf da ki yüzü karalanmış kadın annen mi?" Mert kafasını yerde paramparça olmuş çerçeveye baktı -"Hayır!" Sesi daha da gergin çıkmaya başladı kafasını bana döndürdü -"Milletin odasına izinsiz girip eşyalarını karıştırma hakkı nerden geliyor sana Küçük mafya." Gürleşen sesiyle ona bakarken kendimi bir adım geri çektim -"O ses tonuna dikkat et,durumu izah ettik sana." Mert kolumu sertçe tuttu -"Senin bence daha farklı bir amacın var!" Kolumu çekiştirmeye başladım -"Bırak kolumu gebertirim yoksa seni!" Mert kolumu bırakınca odanın kapısını kapatıp kitlesi kaşlarım çatılmıştı -"Ne yapıyorsun sen?" Bağırmaya başladım Mert yatağına oturup bana bakıyordu -"Amacın sigara değildi demi?" Ne saçmalıyordu bu ya kafasında kurma konusunda iyiydi -"Neyden bahsettiğini bilmiyorum ama şu kapıyı açmazsan birazdan ölü bedenini aşağı da sergileyeceğim." Ben sinirden delirirken o cebinden çıkarttığı sigarayı yakıp içmeye başladı hızlı adımlarla yanına gidip dudaklarında ki sigarayı çektim -"Sana şu kapıyı aç dedim!" Ellerini yatağının üzerine koyarak kendi geriye verdi -"Neden odamda olduğunu düzgünce açıkla bende açayım,yoksa sabaha kadar kalırsın burda." Ya bunun anlama kıtlığımı vardı neyi anlamıyordu bu -"Sana doğruyu söylüyorum zaten." Mert ikna olmamış gibi dilini damağına deydirip çık sesini çıkarttı yataktan doğrulup ayağı kalktı.
-"İkna olmadım." Yavaş yavaş bana doğru yürüyordu bende geriye doğru adım attığım da sırtım dolaba çarpmasıyla duraksadım Mert beni süzüp iki ellini dolaba yaslayıp kafasını bana doğru eğdi, bakışları içimi üşütüyordu verdiği her nefes yüzümün heryerini donduruyordu bakışlarının altın da yatan kapkaranlık bir dünya olduğunu daha iyi hissediyordum Mert ellini kaldırıp parmağıyla savaşça saçlarımı geriye ittirip kulağıma eğildi -"Karşında ki adamın salak olduğunu mu düşünüyorsun?" Sesi içime kadar işliyordu,sanki sesi bütün kanlarımın daha da hızlı akmasını sağlıyordu sertçe yutkundum kullağıma fısıldayarak konuşması içimde birşeyleri uyandırmış gibiydi hiç bilmediğim bir histi. Ellerimi kaldırıp merti göğüsülerinden ittirip kendimden uzaklaştırdım -"Birdaha sakın mesafeni aşma." Mert serseri bi gülüş attıp bana bakıyordu -"Şu sıçtığım kapısını açıyormusun?" Mert benim sorumu duymamazlıktan geliyordu şuan bilerekten yaptığının farkındaydım yatağının yanında ki komedin de kolonya şişesi gördüm hızlı bi refleksle alıp Kolanyanın kapağını açtım Mert o sıra camdan dışarı izliyordu yere dökmeye başladım ardından ellimde ki sigarayı yakıp yere attığım da tuttuşmaya başladı halının üzerine yaptığım için saniyesinde tuttuştu -"Lan!" Mert şaşkın gözlerle çıkan yangına bakarken bende tam ortasında kalmıştım -"Manyak kadın!" Bana bağırırken ben ortada kaldığım yangının ateşine bakıyordum heryere tuttuşmaya başlamıştı -"Sana kapıyı aç demiştim" arsız bi gülüş attığım da Mert de artık benimle beraber o yangının içindeydi gözlerini ful bana dikti yere eğilip yatağının ayak ucu bölümden benzin çıkarttı kaşlarımı çattım -"sen Ateşi yaktın bana da barut attıp daha da büyütmek düşer." Benzini açıp heryere dökerken alevler daha da büyüyordu delirmişti bu ama bu durum da hoşuma gitmişti.
-"Mert odadamısın?" Ozanın bağışlarını duyuyorduk ancak heryer yandığını için Duman altındaydık ve galiba yanarak ölecektik öksürmeye başlamıştım benimle beraber Mert'e öksürüyordu -"İçerde başka kim var Mert ses ver." Mert zar zor dudaklarını araladı -"Su ve ben varım." Diyebildi Ozan agız dolu küfürler savuruyordu -"Dayanın az kırıcam kapıyı." Ben ellimle boğazımı tutuyordum ciğerlerimi çıkartacaktım artık öksürmekten -"Su az daha dayan." Mert'in de sesi kısıklaşmaya başladı gözlerim kararmaya başlayınca kendimi saldım.
---------------------------------------------------
Gözlerim açıldığında bembeyaz bir ışığın altında uyandım,kafamı hafif yana eğdiğim de Mert de diğer sedye de yatıyordu Ozan benim gözlerimin açıldığını görünce yanıma geldi -"Su iyimisin?" Sesi endişeli geliyordu -"İyiyim." Ozan sıkıntılı bir nefes verdi -"Amacınız neydi çok merak ediyorum?" Amacımız yoktu sadece kapıyı kitlediği için olmuştu herşey -"Kapıyı kitlesi bende yangın çıkarttım buda yangını Alev etti." Cenk pis bir gülüş attı -"Her türlü fanzetiyi gördüm de böyle değişik şeyi ilk defa görüyorum." Ozan Cenk'in kafasına yapıştırdı sonra bakışları üzerime kaydı heryerim açık olduğu için çeketini çıkartıp bacaklarıma örttü -"siktir git örtü iste hemşirelerden." Ozan cenk'e laf atarken Cenk oflaya puflaya yanımızdan ayrıldı.
-"Hani Cehenneme gidecektim ben bu beyaz ışık ne?" Mert kısık ve sinirli sesle söylenerek uyanırken ozanla hafif kahkaha attık -"Bilader cehennemde yer yokmuş." Ozan mertle kafa bulurken Mert -"Amına koyarım senin Ozan!" O kadar içten bi küfür etti di ki nerdeyse yaşamıştı kafasını bana doğru döndürdü -"Senin yüzünden geberiyorduk." Kaşlarımı çattım -"Benzin atan ben değildim."
-"Siktir git ilk yangını başlatan sensin lan!" Sesi yükselince bende yükselmeye başladım "o ses tonuna dikkat et gebertirim seni!"
-"Susun ikiniz de doymadınız mı kavgaya evimi yaktınız yetmedi birde hastaneyi yakmayın!" Ozan bağırıyordu Mert kafasınu geri önüne çevirince bende kafamı çevirdim Cenk ellinde örtüyle söyle söylene geliyordu -"Sen neye söyleniyorsun?" Ozan Cenk'e soru yöneltti Cenk yatağıma doğru gelip katlı olan örtüyü açıyordu -"Hemşireden numara istedim,allahsızın kızı yüzüme sağlam Tokat geçirdi abi." Üzerime örtüyü örttüp ayak ucuma geçti -"elli de ağırmış." Elliyle yanağını tutmaya başladı Ozan ellerini havaya kaldırdı -"Allahım sana geliyorum." Ozan isyan ederken Cenk ozana yaklaşıp ellini omzuna koydu -"Bu kadar istiyorsan gönderelim hemen seni." Ozan kendini geriye çekip sinirli bir sesle -"Siktir git amına koyduğumun çocuğu!" Cenk'le Ozan kedi köpek gibi birbirlerini yerlerken içeriye Kerem ve iki tane koruma girdi -"Su hanım iyimisiniz?" Kerem yanıma gelince iyiyim anlamda kafamı salladım.
-"Nasıl oldu bu?" Kerem endişeli yüzle soru sorarken Cenk kahkaha attı -"Ateş ile barut aynı yerde durursa Volkan patlaması yapar." Ozan Cenk'in koluna vurunca Cenk ne diye kafasını salladı. -"Kerem bana su getirirmisin?" Duman beni baya sussatmıştı Kerem yanımdan ayrılırken Cenk kolunu masaya koyup bana baktı -"Kendini sana nasıl getirsin?" Ozan ellini kafasına vururken Cenk ciddi bir sesle bana soru soruyordu -"Keşke o ateşe seni koysaydık." Ozan benim cümlemle gülmeye başladı -"Ula,susun artuk da adam da kafa bırakmadunuz!" Mert'in kayan şivesiyle sustuk.
Bir kaç saat sonra hastaneden taburcu olup çıktık, hepimiz kendi araçlarımıza doğru ilerleyip bindik -"İyisin demi?" Keremin sesiyle ona baktım -"iyiyim." Yola çıktık bir sğre sonra eve vardığımız da Arabayı park edip araçtan inip eve doğru yürüdüm kapı açıldı hizmetli abla paltomu aldı bende yavaş adımlarla salona giriş yaptığım da gözlerim kocaman açılmıştı.
Son...
*Mertle Su'yun yangını hakkında ne düşünüyorsunuz LWMXLWÖDPWMDKEMDKEM?
*Su Merve Sevi konusunda ne yapacak?
*Salonda gördüğü şey ne olabilir?
*Mert gerçekten bu durumu öğrense ne yapabilir?
Evettt her gece 01:00 da karşınızdayım hoşçakal'ınn
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 9.75k Okunma |
6.3k Oy |
0 Takip |
34 Bölümlü Kitap |