
.
Yokluk neydi?
Bazen soğuk bir gece, bir gidiş ya da sadece bir histi. İnsanı en çok ‘sadece’ler yok etmez miydi zaten? Yavaş yavaş büyürdü ve artık bir sadece olmaktan çıkardı. Yokluk hissi öyle bir otururdu ki insanın içine, diğer hiçbir hisse yer kalmazdı. Ne kazanırsa kazansın, zamanında kaybettiklerinin yokluğu hep yük olurdu. Kazanılanlar unutulurdu zaten. Asıl unutulmaz olanlar kaybedilenlerdi. İşte onları ne bir şey, ne de birisi unutturabilirdi. Çünkü o kaybedilenler sonradan yaşananları yok sayacak kadar güçlüydü. Yokluk buydu. Yaşanamayanlar değil, bir zamanlar yaşanmış ama istemese de bitmiş şeylerdi.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |