
(2 Ay sonra)
"Ölmek istiyoom" koltuğun üstünde sıvı modunu almış durumdayım.
O kadar sıcak ki,bedenimin yarısı buhar olup uçtuğuna dair iddialarım var.
Salona gönlümün efendisi giriş yaptığında yüzüme tatlış bir sırıtış eklendi.
O da aynı şekilde gülmüştü.
2 aydır göreve gitmemişti ki gidemezdi zaten büyük bir görevden dönmüştü ki yarın tören vardı.
Ne töreni mi.?
Orhan Korkmaz tutuklanmış ve müebbet almiştı.
Onu öldürmemişler .
Küçücük bir hücrede delirmesini istedikleri için ve yaptılarıyla yüzleşmesi için öldürmediler.
Azcık dövmüşler
Kocam azcık hırpalamış.
Azcık
Benim tahminim kocam atama alacak rütbe atlıcak.
Neyse.
Benim zaten yapacaklarım var mesela onu görevlendiren yarbayla konusmak gibi.!
Hala kinliyim o pezevenge.
Neyse
"Albinom?"
"Kocamm?"
"Noldu deminden beri söyleniyorsun?"
"Çok sıcak,yeminle derim buharlaşıyor"Allahım yine mi ya.
Sesim tiremiş ve gözlerim dolmuştu.
ne ağlak oldun sen be
Ama hep de Alp in yanında...
Gözlerimin dolduğunu gören kocamın yüzünde buruk bir tebessüm oluştu.
"Yeminlen yerim seni"
Dudaklarımı büktüm.
"Hem nasıl sıcak! tamam kabul Ağustos ayında olabiliriz ama içerisi 17 C° sırf sen yanıyorsun diye klimayı kökledim.Yani yuh kızım"
"Ben yanmıyom kızım yanıyo o bana yansıtıyor" diye şivem kaymış bir şekilde homurdanmıştım ki
Çıplak karnıma dudaklarını değdirdi.Bu görüntüye içim giderek baksam da BU ADAM NİYE SADECE KARNIMI ÖPÜYO LAN.
"Sen artık beni sevmiyorsun değil mi" hemen başını karnımdan kaldırdı.
"O ne demek ya"
"Evet beni sevmiyorsum bak karnımı öptün ama beni öpmüyorsun"
Genişçe güldü.Hep gülmesini isterdim ..gülüyor.
"Sen kızından beni kıskandın yanlız şuan "
"Kes be o daha fetüs"
Karnımı tutarak sanki kızımın kulaklarını kapıyormuş gibi yaptı
"Kızımıza fetüs deme."
Sinirim bozulmuştu ,gülmeye başladım ve omzuna bir şamar indirdim.
O benim içtiğim ama yarısında bıraktığım portakal suyunu yudumlarken
"Zaten benimle sevişmiyorsun da!" Dememle bir anda öksürmeye başlamıstı.
Ayıbına öksürüyor sanırım.
"Kız o nasıl laf"
"Böyle bir laf! ben sana dedim sen beni istemedin,şişmanladım diye mi"
Yine mi ağlayacaksın be kadın.
"Güzelim düşük tehlikesi geçiren sensin bunları düşünmek lazım ,asıl ben ölüyorum haberin yok" diye beni süzünce yanaklarıma kan oturdu.
"Ama doktor geçti dedi ben nerdeyse 7 aylık hamileyim"
Uzun uzun gözlerime baktı.
Öyle bir baktı ki sustum.
Kapı çaldı.
Bem ayaklanmıştım ki beni durdurdu.
Ya banane ben de kalkçam ve kalktım da.
Benimki La havle çekerken ben gayet mutluydum.

Kapıya kadar gittik ve kocam açtı.
Bizimkiler tam takırdı.
Güliz,Hediye,Zehra,Tuğrul,Alim, Akif,Ümit ve Abim Kerem.
Kızlar güliz dahil hemen yanıma koşup bana sarılırken Alp tedirgindi.
Son aylar yaklaştıkça tedirginliği artıyordu.
Benimde artıyor ama neyse...
Kızlar karnıma dokunup ,karnımla konuşurken ben gülerek onlara bakıyordum.
"Ooo kokoş hanım hamilelik daha mı güzel yaptı seni" Abimin dedikleriyle güldüm ve ona sımsıkı sarıldım.
Abim...
Kerem..
Ve sonra herkese sarıldım ,karnımın müsaade ettiği kadar...
Onlar içeri geçince konuşmaya başladık.
Zehra"Burası buz gibi kuzum üşümüyor musun?"diye bana sormuştu, tam ben konuşacakken Kocam bey cevapladı "Hamilelik hormonları" tek cümlesi herkese yetmişti.Zehranın kollarını vücuduna dolamasıyla Tuğrul ceketini çıkarıp onun omzuna attı ve Alp ile konuşmaya devam etti.
Biz kizlar daha doğrusu Alp dışındaki herkes şoka girerken bu ikisinin umrunda bile değildi.
"Biri şu kıza su versin mora dönüşüyor" diyen Alimle Zehraya baktım,cidden mora dönüyordu. Mutfağa doğru koştum demek istesem de paytak paytak yürümeye başladım bunu gören ev halkı anırarak gülmeye başlayınca çattığım kaşlarla onlara döndüm.
Kocama tam onları şikayet edecektim ki kocam daha çok gülüyordu.
Sinirden yeşil bile olmuş olabilirdim.
Abim gelip beni kolunun altına alıp yanağımı öpünce ben de gülmeye başladım.
Alp şefkat ile bakıyordu.
****
Kızlarla mutfaktaydık.
Bir ara çilek yerken kendimi öyle kaptırmışım ki kızların susup beni şok içinde izlediklerini tabak bitince fark ettim.
Gözlerimi kıpıştırıp onlara bakarken karnıma yediğim tekme ile inledim.
Bu onları korkutmaya yetmişti.
"Noldu Açelya,komutanımı çağırayım mı!?"
Güliz telaşla önüme çökünce onu sakinleştirmek adına konuşmayı denedim ama bu olmadı ciğerlerime havayı dolduramadım.
Kulaklarım uğulduyor.Kasıklarım yanmaya başlamış ve kızım içerde fazla hateket etmeye başlamıştı.
fazla hareketli bu aralar vesselam
Elimi karnıma atınca iş ciddiyete binmiş olmalı ki birileri bağırdı ama ben donmuş bir şekilde nefes almaya çalışıyordum.
Alp resmen uçarak yanıma koştu ve bana birkaç şey söyledi ama onu anlamadığımı fark etmiş gibi daha panikledi Kerem bana sesleniyor Ümit kolonya getiriyordu.Alp durdu
Eğildi,bişeyler dedi. Dudaklarını okuduğum kadarıyla Nefes al dedi.Kasıklarım yüzünden kendimi sıkmışken bu mümkün değildi.Son anda Kereme baktı Kerem ne görmüşse "LAN"diye bağirırken Alpim dudaklarını dudaklarıma mühürledi.
Tören Günü:
Kocam beyle her ne kadar askeriyeye beraber girsekte o benden ayrılmak sozunda kalmış ve beni kızlara emanet etmiş ,tören için kocamın bulunması gereken yere gitmişti.
Herkesi zibilyon kez uyarmıştı.
of be
Herkes gözümün içine bakarken hele de alpin sözleriyle gözümün içine bakarken onları nasıl atlatıp planımı devreye sokacağım diye düşünürken aklıma dahi bir fikir geldi tabii ki de
Ben hamileyim tuvaletimin gelmesi çok normal ikide bir tuvalete gidersem bir müddet sonra beni takip etmeyi bırakırlardı.
iyi ki Güliz yok o birakmazdı.
törenin başlamasında yarım saat vardı Biz koltuklarımıza oturmuştuk çoktan. Ben asker ailesinden olduğum için en öndeydim Diğerleri de benim bir arkamdaydı.
benim yanımda oturan tek kişi Alp'in kardeşi benim bir zamanlar dövdüğüm kişi Çınardı.
Hwhwhwhu
Ne gülüyon o zamanlar iyi hareket edebiliyordun.
Kes.
Ağlayacam.
Şimdiden çok sıcak gelmeye başlamıştı bilerek en ince ve bol bir şey giymiştim ama karnım hala belliydi.

Karnım büyüdükçe bir hoş oluyorum.
kocam da öyle.
göğüslerim de büyüyordu
kocam mutlu
Ben değil.
Etrafa hızlıca göz attıktan sonra tuvaletim varmış gibi karnımı tutup ben bir tuvalete gidiyorum diye haber verdim ve kapıya doğru yürümeye başladım.
Kızlar Gelecekti ama ben onlara "Lan koridorun sonu tuvalet en fazla ne olabilir? askerlerle dolu her yer! oturun oturduğunuz yerde, yerlerinizi kapmasınlar." Gibisinden bir şeyler sıraladım.
Aslında yerlerini kapamazlardı Çünkü herkese özel dizilmişti sandalye.
Ama Hediye Zehra ve Çınar akıllıları unuttu ve beni gönderdiler.
Hızlıca koridora çıktım ve sağıma soluma bakmaya başladım bir Asker görünce doğruca Paytak paytak ama kendi çapımda hızlıca karnımı tutarak yürümeye başladım.
Beni tanıyor olmalı ki, Hemen yanıma gelip "İyi misin Yenge komutanıma bir şey söylememe gerek var mı" gibisinden sorular sıraladı.
"O Yarbay bozuntusu nerede"
Vallahi direkt konuya giriş yaparım böyle.
"Ne"
"Lan söyle Yarbay bozuntusu aç köpek nerde" dua etsin terbiyemi bozmuyorum.
"Muhtemelen son hazırlıkları yapmış olasında oturuyordur yenge"
"Tamam tarif et odasına gidicem"
"Bir şey mi oldu ben yapabili-"
" söylüyor musun Yoksa şurada doğurayım mı" diye bacaklarımı iki ya da açtım .
Asker sağa sola bakmış biraz da telaşlanmıştı.
"Ulan yani Yenge beni karıştırmasan Bak ben yeni tayinle buraya geldim hiç komutanımla ya da Yarbay komutanımla uğraştırmasan, korkutma beni"
"Ay doğuruyor muyum Ne!" Ben böyle söylenirken ,O hemen "ikinci kat koridorun sonu Lütfen kocanıza yani yüzbaşıma benim dediğimi söylemeyin"
Genişçe gülümsedim ve elimi omuzuna attım.
"Sağol koçum"
"Herkes namınızı biliyor yenge korkutuyorsunuz". Diye bana takılınca kıkırdadım
Kıkırdarken yürümeye başladım.
Penguen kıvamında yürüdükten sonra yarbayın kapısında durdum.
Ve direkt açtım bir de tıklatacak mıydım.
abart abart salak,hamileliğine mi güveniyon
Evet
Yarbay dosyaları kurcalarken kapıyı açmamla beraber çatık kaşlarla dosyalardan kafasını kaldırdı ve Kim bu terbiyesiz bakışı ile bana baktı beni görünce bakışı yumuşamadı Ama tek kaşı havaya kalktı.
Bense konuşmaya başladım.
Tören Anı:
Gözlerim dolu karnımı tutmuş bir şekilde bizim timi ve kocamı izliyordum hepsi rütbelerine göre sıralanmış Yarbay ve Albayın karşısında bekliyorlardı.Bordo Bereleri ,zırh gibi bakışlarıyla yapılan konuşmayı dinliyorlardı.
Konuşmalar oldu falan filan derken bir plaket geldi.
Zaten ayaktaydım bir iki adım öne geldim ve yan tarafımdaki bir askerin koluna girdim. Heyecandan düşebilirdim.
Karnımı tutmuş tüm dikkatimle izlemeye devam ediyordum.
Bütün tim tebrik edilip plaket yada rozet her ne haltsa bilmiyorum alırken son olarak kocam Alp'e gelmişti sıra.
O an kocam ile göz göze geldim,dolmuş gözlerimden bir damla yaş aktı.
Yarbay; " Konuşmayı ben yapmak isterdim Lakin Albayımın yapması daha matıklı olur"diyerek Albay Oğuza verdi sözü.
Albay söze atıldı;
"Şu an rütbe vereceğimiz askerimiz hepimizin maske ile tanıdığı namı değer Alkan, yıllardır maskeye tutsak düşmüştü bizim kerata.. ne kendi gibiydi ne de olmak istediydi çünkü buna mecburdu canı vatanı için yaptı bunu,bu onun görevinin bir parçasıydı"
Herkes birbirine bakıyor .
Kadın askerler KOCAMI gösteriyordu.
yolarım.
"Ama artık bu son buldu.Çünkü tüm pisliklerin başı olan Orhan Korkmaz artık elimizde.Hiçbirşey son bulmadı hatta yeni başlıyor...Neyse ben Yüzbaşı Alkan,yani gerçek adıyla YÜZBAŞI ALP DEMİR ARSLAN'a rozetini taktim ediyorum.
Seni Binbaşı olarak görmekten onur duyuyorum Evlat" Gözyaşlarım hızla yüzümü talan ederken Albayın bakışları beni buldu ve tekrar konuşmaya başladı.
Ne diyeceğini biliyordum.
"Ve Ayrıyetten terfi almakla beraber tam bir yıl göreve gönderilmeyeceksin, Askeriyede görev yapmaya devam edeceksin ama göreve gitmeyeceksin bunu karın için yapıyorum bu izini karın için veriyorum " Genişçe gülümsedim ama Albay susmadı işte bu beklenmedikti.
"Şimdi ise bize yardımcı olan bir ismi daha çağırmak istiyorum"
Tek kaşımı kaldırdım. Nasıl yani?
"Açelya Arslan'ı yanımda görmekten onur duyarım"
çoğu bakış bana döndü çoğu bakışta beni tanımadığı için beni aramaya başladı yüzümdeki şaşkınlıkla ve koca karımla karnımı tutarak Paytak paytak kocamın olduğu yere gitmeye başladım Alp de beklemiyor olmalı ki tek başına kaldırmış merakla albayımıza ve bana bakıyordu.
Ben de beklemiyordum
Nihayet onların yanına gittiğimde merak dolu bakışlarımı Albaya yönlendirdim.
"Yanımda duran küçücük boyuna bakmadan büyük işler Başaran bu kadın bize yardımcı oldu"
Küçücük boy mu 1.70 im ulan ben.
Tamam kocam 1.99 okey ama kısa değilim ben.!
"Üstelik bunu biz istemedik ne kadar yanlış olsada burnunun dikine giderek yaptı.Bu yüzden seni tebrik ederim Açelya ve zaten isteğini bu yüzden kabul ettim.Elinden geleni arfına koymadın" Gözlerime bir babaymış gibi baktı,gülümsedim. Sonra kocamla göz göze geldik,her şeyi çakmıştı.
Anlamıştı Yarbayla konuştuğumu onun da Albaya ilettiğini.
Genişce gülümsedim.
****
Ayakta dikilmek beni yormuştu ,kocaman karnım var ulan benim.Tören çıkışıydı,bizim tim ile arabalara doluşup yine bize geçtik.
10 dakikalık yolda uyumuşum.
Neyse ki eve varırken uyandım da Alp beni taşımak zorunda kalmadı.
utanıyorum.
20 kilo aldım ben.
Evet geçen süre zarfında baya bi kilo almıştım...
boyum sebebiyle zayıf olsam da sabit bir kilom varfı 47-50 arasın gelip gidiyordu.
ama şuan...
70 kiloyum awk
Neyse yarasın bebeğime.
*****
Üstüme bile çıkarmadan bahçedeki salıncağa kurulup sallanmaya başlamışken Ümit ve Kerem koşturarak geldi.
Tek kaşımı kaldırıp ne oluyor be demeden benim ellerimden tutarak kaldırdılar ve hızlıca yürütmeye başladılar.
Olay şaşkınlığıyla hem gülerek hem de olayları kavramaya çalışarak onlarla gittim.
Evin içine girdik ve bir kapının önünde durduk.
Ben kapıya bir bakış attıktan sonra Abim Kereme ve Ümite doğru döndüm.
Anlamaz bir şekilde "neden burdayız"diye sormuştum ki Ümit Kereme döndü ve
"Ya Bro salak mısın kapı süsü yok nasıl anladın kız" dedi.
Abim ise Ümite dönüp
"Ulan bazen beynini evin arkasında duran Ata yedirdiğini düşünüyorum Alim ile Akifi bekliyoz ya Dingil"
Ümit aydınlanmış gibi başını sallarken ben onlara karnımı tutmuş bir şekilde bakıyordum.
Onlar bana ben onlara bakarken kızım içimde hareketlenmeye başlamıştı.
Ben elimle hareketlerino izlerken , hissederken tam avcumun içine tekme attı.
Bence bizi düşman biliyo
Yok Ne var arası inlemiştim ama abimle Ümit beni duymuştu.
"Noldu" Abimin sorusu üzerine "Tekme attı sıkıntı yok bir anda hareketlenince canım acıdı o kadar." Onlar bana bakarken uzun zaman dır yapmak istediğim şeyi yaptım.
Abimin ve Ümit'in ellerini tutarak Karnıma koydum ve onların hissetmesini sağladım İkisi de Şaşkın şaşkın Karnıma dokunurken ben gayet keyifliydim daha önce bunu yapmak isterdim ama kızım önceden bu zamanlar gibi hareketli değildi.
Alim ile Akif kırmızı bir kurdele ile gelip hemen kapının önüne geçtiler Ben onlara ineğin trenine baktığı gibi bakarken onlara bir makas tutuşturdular.
"Açelya bizi kesmeyeceksin ona göre şu kurdeleyi kes de odaya girelim" Akife hayre5le baktım.
Salak çocuk.
Ne olduğunu anlamadan kestim ve odanın kapısı açıldı odanın kapısı mı Benim ağzım mı açıldı bilmiyorum ama gözlerimin yanmaya başladığını hissediyorum.

o kadar güzeldi ki...
yüzümün ıslandığını Alpi odanın köşesinde oturur bir şekilde bana baktığında anladım.
Benim için bir mucizeydi.
Herkes
🤎
Canlarımkineeeeee🎀🎀🎀🎀
🫦nasıldı amaaaa
Veda zamanı yaklaştıkça ertelemeye çalışıyorum ama yaklaşıyor.
😔
Sizi seviyorum oylarınızı unutmayın öptüm.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 5.62k Okunma |
507 Oy |
0 Takip |
38 Bölümlü Kitap |