
İNSTAGRAM: albinom.offical
EDİT YAPIP BURDAN BENİ ETİKETLEYEBİLİRSİNİZ🫶🏻
Yeni hesap açtım seviliyorsunuzzz🫶🏻
8.aydan selamlar demek istesem de pek selam falan değil.
Şu an yatakta yatmaya Hatta Uyumaya çalışıyorum ama karnım ve ağırlığım buna izin vermiyor
Ne sağa dönebiliyorum ne sola ne yüzüstü ne de sırt üstü.
Allahım cinnet geçircem
Ter bastı.
Yan tarafıma baktım Alp huzur içinde uyudu.
Niye uyuyo lan bu
Adam bütün gün pamelo meyvesi aradı ondan olabilir mi?
Tabii ki de iç sesime kulak vermeyeceğim ben uyuyamıyorum o da uyumasın
Oturur pozisyonunda yatmanın ne kadar iğrenç bir şey olduğunu biliyor mu ki o
Adam dağda taşta uyuyor.
hızlıca sırtına Bir şamar geçirdim sonra kafasına bir tane şamar geçirdim "Kalk kalk kalk kalk kalk" diye bağırdım.
"Noluyo lan,Yavrum,iyi misin, hadi gel gidelim hastaneye,bebek geliyoo-"
"Lan ne bebeği"
"Kızımız işte"
"Kocam mal mısın"
"Yavrum kafa mı bıraktın üst üste şamar ne demek ya.İyi misin peki"
Tip tip baktım ona
O da uykusundan yeni uyanmış olması yüzünden alık alık bakıyordu.
"Ben uyuyamıyorum Sen bir yerlerinde pire uçuşturuyorsun!"
"Yavrum-"
"Sus,sevmiyon artık beni biliyorum ben,çirkinim şişmanım,çok yiyom,boşanalım mı"
Gülmeye başladı.
Ya ne gülüyor bu it.
Ona böyle sinirli ve anlamaz bir şekilde baktığımı görmüş olmalı ki kendini açıklama gereksinimi duydu
"Geçen hafta seni uyardım diye boşanma kağıdını ağlayarak elime tıktığını hatırladım da ona güldüm" diye açıkladı.
Kaşlarımı çatarak ona baktım.
"Bir kere gerçekten kırılmıştım ben"
"Yavrum sütyenlerini buz dolabına koyuyorsun... tamam soğuk soğuk giymeyi seviyorsun anlıyorum hormonların coştu anlıyorum ama Allah aşkına kızlar bulmasaydı onları ben napardım arkadaşlarıma ne diyecektim hepsini dövmek falan zorunda kalacaktım yani"
Ayı,salak,bordo ayı.
"Neyse kaldır beni tuvalete gidicem."
Tamam deminden beri tuvaletim yüzünden uyuyamıyor olabilirim, çünkü kendi başıma yataktan kalkamıyordum yürüyemiyordum yuvarlanacağım diye korkuyordum.
Geçen ay 20 kilo aldığımı görmüstüm.
Bu ay ise önceki kiloma göre 25 kilo almışım.
Allahım geri verecem dimi.

"Gel güzelim"
zor bir şekilde ayağa kalktım,kaldırıldım da diyebilirz, kocam beni kucağında taşıma konusunda ısrar etse de yürüdüm. Yürümek iyi geliyordu işimi hallettikten sonra hala kapıda olduğunu gördüm gözlerimi devirdim ama gülümsedim.
Ve huzurlu bir uykuya kendimi teslim ettim.
***
Mutfağa geçerken burnuma gelen koku tüylerimi diken diken yaptı.
Bu ne lan.
Midem ağzımada gelince ne kadar koşmaya çalışsam da koşamadım hızlıca etrafa bakındım ve vazodaki çiçekleri görünce çiçekleri alıp bir yere fırlattım ve Vazonun içinde kusmaya başladım.
yok olayım nolur.
Allah'tan Midem boş olduğu için çok fazla kusmamıştım
Kocam koşarak geldi
"Yavrum-" sözü kusmuk dolu yeşil vazoyu eline tutuşturmam ile kesildi.
"Al şunu imha et"
Allahtan opak bir vazoydu da içi görünmüyordu.
İçeri geçip yemeklere bakmaya başladım lakin midemi ağzıma geçiren o yiyeceği görünce Gözlerimi kapadım yine kusmamalıyım.
Yumurta.
Hayal etmesi bile mide bulandırıcıydı.
****
"Yavrum bırak ben taşırım " diyen kocama baktım
Ve ofladım.
Hemde derin bir of
Taşıdığım şey ceketimdi!
Ceket
Ceketi ona fırlatırcasına attım ama o kolayca tuttu .
Bordo Ayı.
"Yine ne yaptın da benim kardeşimi kızdırdın" diyerek yanıma gelen Kereme de sert bir bakış attım.
Sonra ise Tuğrula .
Tuğrulu uzun uzun süzdüm niye bu kadar yakışıklı olmuştu.
Yerinde rahatsızca kıpırdanınca bakışlarımı yüzüne çıkardım.
"Tuğrul?"
"Yenge?"
Bakıştık ,hatta öyle bir bakıştı ki bu bakış, her şeyi anladım.
Anne olunca çakralarım açıldı.
"Ciddi misin sen!?"sorumla gözlerini kırpıştırdı sonra ise
"Çok"dedi.
Gülümsedim ve ona sıkıca sarıldım.O da karnımın izin verdiği kadarıyla bana sarıldı ve hafiften sırıttı.
"Bunlar mors alfabesiyle mi konuşuyor" diye fısıldayarak soru soran abime baktım.
bir insan fısıldarken nasıl bağırabilir.
Kocam ise her şeyi anlamıştı ve sadece kafasını salladı.
Kocama doğru adımlarken biraz uzakta kaldığını fark ettim.
Bir elimi belime Bir elimi de Karnıma koyarak Kocama adımlamaya başlamıştım ki arkamda oluşan hareketlilik yüzünden durdum, arkama döndüm ve gördüğüm şey ile Şok Oldum.
Ne ara geldiler bunla ve ne yapıyorlar.
Arkamda abim Kerem, olmak üzere Alim ,Akif ,Ümit ,Zehra ve Hediye benim taklidimi yaparak Paytak Paytak Daha doğrusu penguen taklidi yaparak arkamdan geliyorlardı ve tek bir çizgi halinde!
Tuğrul Allahtan onlara katılmamıştı.
Onlara şok içinde bakarken herkes durmuştu Lakin Zehra kendini o kadar çok kaptırmıştı ki attığı adımları hesaplıyordu ve gelmeye devam ediyordu.
Ben şok içinde ona bakarken arkadan kopan kahkaha Tuğrul!'a aitti.
Kahkaha ile beraber herkes şok olurken Zehra yerinde kaskatı kesince Tuğrul'a baktı Tuğrul yüzünde oluşan gülümsemeyle Zehra'ya bakarken Zehra'nın mordan yeşile dönüştüğünü gördüm.
Yeşil..
Yiğit....
Hazırladığım şeyle beraber Yüzümü buruşturdum hala kurtulamıyordum bu travmalardan.
Alp bir şeyler olduğunu düşünmüş olmalı ki koşarak yanıma geldi ama kalbime ağırlık çökmesinden başka bir şey olmamıştı.
Restoranın önünde kalabalık bir şekilde duruyorduk ve şu an bu konuya kafamı yönlendirerek kafamı meşgule atmalıydım hızlıca içeri doğru yürümeye başladım Evet restorana gelmiştik.

deniz manzaralı hoş bir mekandı.
Herkes balık ve rakı yaparken Bana balık ve limonata yapıyordum!
BATSIN BU DÜNYA.
Orhan baba ne güzel söylemiş
Ulan batsın bu dünya bunları da mı görecekti midem.
Neyse
Limonata da fena değilmiş.
Rakı da pek sevmezdim zaten.
Ama herkes içerken.
Canım çekti.
Alpe doğru eğildim.
O da içmiyordu ben içemiyorum diye.
Ama bardağı doluydu.
"Alp" ona adıyla seslenmek garip geldi.
Ona da garip gelmiş olsa gerek ki döndü sorgulayıcı bakışlarla.
Gözümü Rakıya diktim ne demek istediğimi anlamış gibi net bir sesle "hayır " dedi.
"Ama lütfen canım çok istiyor" diye ona sırnaşınca ve her an akmaya hazır gözlerimi kırpıştırınca derin bir nefes çekti içine.
Etrafına bakındı.
Çay kaşığı gözüne ilişmiş bulundu ve çay kaşığını aldı.
Kendi bardağına daldırdı ve ilk önce kendi ağzına götürdü tadım kontrollü yaptıktan sonra kaşları çatıldı ve bardağını masadan uzaklaştırdı.
Ya napıyo bu adam çay kaşını da mı cok gördün ula
Sonra ise Ümit'in yeni su doldurdu bardağını Ümit'in elinden aldı ve üstünde çok az bir rakı ekledikten sonra çay kaşığına daldirdı ve ağzıma yaklaştırdı.
Şok içinde bakıyordum adama.
Şok
Diğerlerinin de benden kalır bir yanı yoktu.
"Vermeseydin"diyen Zehrayı öpesim geldi.
"Vermemeli zaten" diyen Hediyeyi de dövesim geldi.
Bütün hevesim kaçmıştı "içmiyorum lan" dedim ve limonatama geri döndüm.
Kocamın işine gelmişti.
BATSIN BU DÜNYA.
9. AYA YAKLAŞIRKEN:
Oturuyordum kalkıyordum iki adım atıyordum yoruluyordum ve yine oturuyordum.
Hamileliği çok sevmiştim lakin... yaklaşıyordu.
Bir anne olarak hissediyordum.
Kızımın her bir hareketini hissediyordum.
Kasıklarımda oluşan sızıyla yüzümü ekşittim yanımda oturan Adamı dürttüm.
"Alp,Alp kalk işicem şimdi şuraya"
Film saati yapıyorduk demek istesem de 10 dakikada bir ben tuvalete iki damla işemeye gittiğim için yapamıyorduk.
Yine de kocam bey hiç itiraz etmeden ağırlığımın çoğunu yüklenerek beni tuvalete kadar görürdü.
Yine...
Yine iki damla işedim.
Allahım ya
Kızım bu aralar idrar kesemin üstünü mesken tutmuş halde...
İşimi gördükten sonra klozetten kalkmaya çalışsam bile kalkamadım.
Hay ben böyle işin
Lavaboya tutundum ama kahrolası kilomun yüzünden yine kalkamadım.
47 lerfeydim 74 üm şuan!.
ALLAHIM VERİRİM BU KİLOLARI DİMİ.
En son üfleyip Kocama seslendim.
"ALP"
"Efendim!" Kapımin önünde miymiş lan bu.
"Senin orda ne işin var"
"Karımı bekliyorum"
"İyi yapıyorsun, gel buraya kalkamıyorum!"
İçeri girdi ,nasıl bir haldeyim tahmin bile etmek istemesem de gülmeye başladı .
Kaşlarımı çattım.
"Aç da götüne gül"
"Kocaya denmez öyle"
"Sen de bana gülme"
"Çok şirin duruyorsun"
"..."
Beni kaldırıp iç çamaşırımı giydirdi ve eşofmanımı çekti.
Prenses gibi hissediyordum.
Biraz da utanıyordum.
Kim bilebilirdi ki muşmula suratlı adamın bu kadar tatlı seveceğini.

Uykum geldiği için izleyemediğimz filme ara verdik ve yatak odasına geçtik.
Doğumuma birkaç hafta kalmıştı ve bunun heyecanıyla ortalığı yıkan arkadaşlarım,abim Ve KOCAM vardı.
Odadaki kutulardan birine çarpınca sendeledim ki kocam hemen beni tutmuştu.
"O ümitin ebesini s-"
bakışlarımla sustu ve karnıma baktı.
"Sevicem diyecektim güzel kızım"diye karnıma konuşumca güldüm.
Evet kutular.
Taşınıyordukkk.
Hem de o güzel bebek odasına rağmen.
Kocam burada Bebeğimi büyütmemem gerektiğini söyleyip durmuştu haklıydı. Ben de istemiyordum. Aslında doğumdan sonra gitmeyi düşünüyorduk ama ben istemedim.Lohusa halimle bir yere gidebileceğimi sanmıyorum.
Yarın işlemleri tamamlayıp tam 2 yıl önce yaşadığım yere dönüyordum
İstanbula..
Vay be ne çabuk geçti onca olay ve zaman...
Sadece bununla da kalmıyordu bütün Tim gidiyorduk, onlar tayinleri almıştı.Onların da son birkaç işlemi kalmıştı Zehra ve Hediye de stajlarını bitirdikleri için önceden çalıştığım hastanede benim Yardımcı Hemşerim olması için başvuruda bulunmuştuk Ve Ben rica ettiğim için kabulde olmuştu.
Herşey hazırdı.
Hatta burayı bile düşünmüş ve tayin olamayan doktorları buraya aldırmıştım onlara da imkan sunmuş kendi satın aldığım evi Onlara kiralamıştım hem de çok uyguna.
Herşey rayını bulmuştu...
ERTESİ GÜN:
"Güzelim yüzüğün nerde "
Ters ters baktım.Manyak mıydı bu adam.
"Takmadım"
"Niye yavrum süs diye mi yaptırdım ben onu"
"Olmuyor ki manyak adam!"
"Ne demek olmuyor ben karımın her ölçüsünü bilirim."
"Parmaklarım şiş!"
"Evli olduğunu nasıl anlayacaklar peki yavrum!"
Şaşkın şaşkın baktım karşımdakine .
"ULAN BEN HAMİLEYİM HAYVAN"
"HE" Allahin bordo Ayısı ...
Askeriyenin önünde konuştuğumuz şeye bak.
Afakanlar bastı zaten hafif sancım var.
Korkmayın ya yalancı sancilar..
yalancı sancı sadece

beyaz saçlarım elbiseyi daha hoş bir görünüme getirmişti.
Minik mavi çiçeklerden oluşan karpuz kollu elbise karnımı bayağı belli ediyordu bol olduğu için giymiştim ama bol elbiseler bile artık dardı.
Hediye ve Zehranın bana koşarak geldiğini gördüğüm için onlara doğru dönüp gülümsedim.
Askeriyenin içinde idman yapan askerlerin ordaydık
Maşallah hepsine
pisliksin
Napim ama kocam daha iyi hele o baklavaları....
Ay ay sus hamileyim ben
İç sesime odaklanmamayı tercih ettim.
"Ne kadar tatlış olmuşsun sen öyle hamiş"Hediyeye öyle mi ya bakışı attım
"Biraz daha şöyle dikilirsem bebeğim çıkacak ve yürüyerek banka gidecek"
"Ay tövbeler olsun" diye beni kolumdan yakalayan Hediyeye gülmeden edemedim.
Şapşaldı birazcık.
Zehra ise birine bakıyordu ama kime
Tuğrula
Tuğrulla Zehra'nın arasında bir şey vardı, ben demiştim.En sonki buluşmamızda anlatmıştı her şeyi yakınlaşmaya başlıyorlar gibiymiş ama Tuğrul çok fazla pas atmıyormuş kıza,mizacı bu diyorum,anlatamıyorum Zehraya.
Ki bu pas atmayan haliyse pas atan halini düşünemiyorum
Kocamlar ve tim gelirken baya bir uğurlama merasimi olmuştu.
Baya bir.
Canım çıktı be yeter.
Kasıklarımda olan sızı ile rahatsızca kıpırdandım.
Ve yola koyulduk...
İNSTAGRAM HESABİM:albinom.offical
Takip ederseniz daha hızlı bölüm atacağım💜
🩷🩷🩷🩷🩷🩷🩷
Canlarımmmmmmmmm
Bu bölüm bu kadardı.
Nasıldı.
Sizce ne olacak...
Oylarınızı ve yorumlarınızı bekliyorum
Görüşmek üzereeee🫦👄🫦👄
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 5.62k Okunma |
507 Oy |
0 Takip |
38 Bölümlü Kitap |