
Yolun yarısından fazlasını uyumuştum..
Yaklaştık inşallah.
Bir bitmedi yol
"Uçakla gitseydik ya" bunu yüzüncü kez söylüyordum.
"Yavrum hamilesin ve 9. Ay olmak üzersin,7. Aydan sonra hamilelere uçuş yasak ya hani,senin bilmen lazım benim değil."
Niye gergindi be bu.
"Bana bak neye gerildin bilmiyorum ama beni de geriyorsun."
Bana doğru döndü
"Güzelim,yanımda sen ve kızıhm var benden mutlusu yok ama yine de birşey olur korkusuyla gerginim özür dilerim."
yicem he bunu
Kafamı aşağı yukarı salladım.
Karavanla gidiyorduk.
KARAVANLA.
erkekler dönüşümlü kullanacaktı.
Şuan arabayı Kerem abim kullanıyordu ve onun yüzünden işkence sayılacak şarkılarla gidiyorduk.
"Allahım daraldım"Zehra iç sesim oldu.
"Vallahi ben de daraldım kendimi aşağı atıp yürüyerek gelcem şimdi" Hediyeye hak verdim.
Ümit de başını salladı.
"3 kez gittim bir daha gidersem son ses açacakmış öyle diyor"
Deyince bende ipler koptu.
Alpe baktım.
O zaten bana bakıyordu.
"Lütfen git şunu napıyorsan yap doğurcam şimdi" gözlerini büyütüp şoförün olduğu yere doğru adeta koştu.
"Kızgın güllerin üstüne düşmüş dolunayım ben uvv"
"Ben o dolunayı senin götüne sokmazsam-" Tuğrulla göz göze gelince sustu.
Buna hiç kızamazdım.Çünkü benim odaklandığım daha önemli işler var mesela karnıma vuran sancılar gibi yada oturuş pozisyonumu değişirip sancıları azaltmak gibi...
Tam kasıklarımın altına giren hafif sızıyla Yüzümü vuruşturdum.
"Açelya?"
Harika Tuğrulun gözünden kaçmamıştı.
Gülerek ona baktım.
Şimdi olmaz durursak vakit kaybederiz.
"Ne kadar kaldı.?"
"Daha 4 saat var daha Ankaradayız şuan sen iyi misin?"
Kafamı hızlıca salladım
"İyiyim"
"Ben yine Komutanıma söyleyim-"
"Hayır Tuğrul adama panik yaptırma işte iyiyim aaa"
Ter basmıştı.
Kafasını sallayıp Alpin olduğu tarafa yürüdü
söylemezdi o yüzden aklım orda kalmadı.
Ümit ise lavobaya gitmişi vesselam görünmüyordu.
Karavan büyük bir karavandı.
Içinde iki tane yatak bulunuyordu biri ben ve alpin diğerleri ise ortak kullanılandı evet bu karavan Alpindi.
Üstümü yolculuğa çıktıktan çok kısa bir süre sonra değiştirmiştim kimse kusura bakmasın hamileyim ben!
Zaten artık ailem oldukları için kimse sorgulamamıştı bile.

Içimde sütyen ve kilot vardı ve üstümde bu ince gecelik.
Alp bile ses çıkarmamıstı çünkü olay çıkartacağımı biliyordu.
Şuan Alim ve Akif uyuyordu çünkü onların şöför sırası bitmişti.Demin ise Ümit uyanmıştı şuan nerde bilmiyorum Ve sürücü yerine baş belası Kerem geçmişti.
Müzik durunca ve içerden pata küte sesler duyulunca gülümsedim.
canım kocam
Hediyeye döndüm
"Güliz nerde"
Yolculuk boyunca bir yerinde oturmamıştı.
"Mutfakta kuzum" Kafamı salladım.
"Neden mutfakta burda değil"
"Birşeyler yeriz diye sandviç malzemesi çıkartıyor,sandviç yapcaklarmış Zehra ile ...Ben de senin yanında kalmalıymışım"
"Git yardım et onlara ben iyiyim"
Biraz sorgular bir şekilde baktı
"Emin misin"
Çok eminim.
Kimseye yük olma derdinde de değildim.
"Hıhı"
Gülümsedi "10 dakikaya gelirim kuzum"
Şapsik.
Yanlız kalmıştım.
Neyse ,yolu seyrederken Anıtkabiri gördüm.
İlk defa gördüğüm bir yer değildi ama ilk defa görmüşüm gibi yine tüylerim ürperdi.
Güzel Atam..
Nur içinde yat..
Bir müddet daha dışarıyı seyretmiştim ve Ankara sınırlarındaydık.
Epey ıssızlaşmıştı.
Neyse.
Kizlar birkaç kez daha gelmiş ve iyi olduğuma kanaat getirerek işlerine koyulmuşlardı.
Salata yapıyorlarmış...
Ay acıktım.
Kocam da Keremi dövdükten sonra Kerem azcık pert olmuş Tuğrul başa geçmiş ve Kocam yolu seyrederken uyumuş.
Mükemmel ya
Ben burada bokçu başıyım zaten.
Ne kızıyorsun nerdeyse 15 saattir uyumuyor senin başında bekliyor adam bırak uyusun.
Uyusun ama yanımda uyusun bu Tuğrula gıcık olmaya başladım
kocanı Tuğruldan da kıskanma .
Önüme dönmüştüm ki kasıklarıma saplanan dehşetül vahşet ağrıyla kasıldım.
Ağzımdan kaçan küçük bir inilti bu işin hiç hayırlı bir yola girmeyeceğine haberciydi.
Daha 3 hafta var nerdeyse kızım.Daha erken.
Sabret bari birkaç saat...
Bura çok ıssız
Ama Hayır kızım resmen içimde boks müsabakası veriyordu ve kasıklarımı zorluyordu.
Belime hafiften vurdum.
Bel ağrisından ölcem şimdi.
Nefes alışverişim hızlanmıştı.
Nerdeydi bunlar.
Niye gönderdim ki Hediyeyi.
ah be ne bok yedik ama
Doğuruyoruz anacımm
Hayır doğuramazdım.
Alp'i çağıracaktım ki bunun hiç iyi bir fikir olmadığını kanaat getirdim her yeri ortalığı alevlendirdi.
Hem birazdan geçer yalancı sancı
dimi.
İki elimi de Karnımın altına koyarak karnımı hafiften kaldırdım yükü Ellerime aldım ve yayıldığım yerden biraz daha dik bir konuma gelerek oturdum.
Sancım çok fazlalaştı...
Derin derin nefes alıp vermeye başladım.
Hiç iyi olmadı.
Dudaklarımdan büyükçe bir inleme çıktı.
"ALP!"
yani ne yapayım anacığım ortalığı alevlendirmesin diye de kendi başıma mı doğurayım burada.
Ay doğuruyorum.
Alp'ten ses gelmeyince son gücüm de bağırdım "GÜLİZ"
Koşarak yanıma gelen kızlara göz ucuyla baktım.Şuan hiçbir şey görecek durumda değildim.
Ağrılarım spazm olarak giriyor bir iki dakika duruyor sonra ise daha acılı olarak yine başlıyordu.
Kızlar başıma üşüşmüşlerdi.
Gülizi ilk defa bu kadar panik görüyordum.
"Zehra git bizimkileri çağır"
"Hediye Söyle Tuğrula hızlansın."
"Açelya doğuruyor musun ,sancın mı var,NOLUYO"
Dişlerimin arasından "Doğuruyorum Ulan bebek geliyor.!" diye bağırdım.
"NE" uykusundan arınmış bir şekilde kocam sonunda teşrif etti.
O zaman ben bu kadar dayanırım.
Benden de bu kadar yani
Kasıklarıma giren yanma hissi ile ağzımdan bir çığlık koptu ve başım armaya düştü.
Herkes paniklemişti .
Alim Akif uyanmış Ümit gelmiş
Kerem de kaşının üstündeki sargı beziyle kosmuştu.
"Allahım bune!" Diye bağırıp yine başımı arkaya attım.
çok kötü çok kötü.
Alp beni kucağına alıp karavanın bir odasına soktu.
Sırtım yatakla buluşunca yatak odası olduğunu kavramam kısa sürdü.
Hediye sırtıma yastıklar koyarken zehra ağlayarak bir yere doğru koşmuştu.
Benim ağlamam gerekiyor.
hey gitme daha kufi kafada söylicez.
Alp'in bağırışları beni daha çok rahatsız etmeye başlamıştı.
"Ulan en yakın hastane Kocaeli Hastanesi 20 dakika sürer."
Ümit başımda Alp'e bağırırken daha çok sitrese girmiştim.
Gücümü toplayıp Ümit'e bir tane tekme salladım.
"Doğuruyom lan! Ahhh"
Ve bir çığlık daha atmıştım.
Odaya baktığımda Ümit Kerem ve Alp'in başımda dikildiğini gördüm birinin elini tutuyordum ,Alp'in eli.
Kerem her bağırdığımda yüzünü buruşturuyor canı acıyormuş gibi sağa sola bakıp volta atıyor, Ümit çözüm üretmeye çalışıyordu.
Hediye acıdan ve terden ıslanmamdan dolayı havluyla terimi alıyordu,o sırada Zehra içeriye telefonla ağlayarak geldi. "Hayır Emine daha suyu gelmedi..hıhı...tamam"
gibisinden bir şeyler dedi ve telefonu kapadı.
Bir çığlık daha attım ama bu diğerlerinden çok daha farklıydı.
siktir,harbili siktir.
Güliz herkesi dışarı yollarken Alp'i bir türlü çıkartamamış olacak ki pes etti.
Hiç düşündüğüm bir acı değildi ve asla tahmin edilen bir acı da değildi.
Kasıklarımda hissettiğim ıslaklıkla bir müddet durdum.
Herkes kargaşadan daha bana odaklanamamışlardı bile.
Hediye su getirmis köşeye koyarken Zehra Muhtemelen ebe olan Emine arkadaşı ile yine konuşuyordu Alp'e baktığımda onun da bana baktığını gördüm.
Suyum gelmişti.
"LAN"Alpin bağırışıyla kızlar bana odaklandı ve hepsi şaşkınlık nidalarıyla yanıma geldi.
Gerçekten doğuruyordu.
Buradan sonrasını pek hatırlamıyorum çok Çığlık attığımı ve birinin elini ısırdığımı sonra tırmaladığı mı kendimi kaybedene kadar bağırdığımı hatırlıyorum.
En son ağlayarak karavandan indiriliyordum.
Sedyedeyken Alp'e birşeyler demistim ama hatırımda değildi.
Sonrası ...çok zordu.
🎀🎀🎀🎀🎀🩷🩷🩷🩷
İNSTAGRAM: albinom.offical
EDİT YAPIP BURDAN BENİ ETİKETLEYEBİLİRSİNİZ🫶🏻
Canlarımmmmm
Bölüm bu kadardııı...
Oy vermeyi unutmayın
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 5.62k Okunma |
507 Oy |
0 Takip |
38 Bölümlü Kitap |