38. Bölüm

38.Bölüm

Tomris
tomrisharun

Alp'in Anlatımıyla:
Buraya nasıl geldiğimi o stres ile hayal meyal hatırlıyorum.

Şuan ise doğumhanenin kapısının önünde bekliyordum.

Utanmasam ağlayacaktım.

Karımın canı çok yanmıştı.

İyi miydi ki.

Girmeme izin vermemişlerdi yoksa bir dakika peşinden ayrılmayacaktım karımın.

Hayatımda bu kadar stres olup korkmamıştım.

Bu...bu çok farklı bir histi.

Açelyayı karavandan indirip kucağıma almıştım.

Hastaneye kadar nasıl koştuğumu bilmiyorum sedyedeyken artık acıdan Çığlık atmayı bırakmış Hem ağlıyor hem de bilincini açık tutmaya çalışıyordu.

Bana söylediği son cümleler kalbimi delmişti.

Belki acıdan söylemişti ve belki hatırlamayacaktı bile ama ben asla unutmayacaktım.

 

"Ben ölürsem kızıma henden çok bahset tamam mı benim gibi annesinin hiçbir şeyini bilmeden büyümesin."demişti.

Çok ağırdı.

 

Omzuma konan el ile kim olduğunu anlamam hiç uzun sürmedi can dostumdu.

Tuğrul buğulu gözlerle bana baktı.

O bakana kadar gözümden çeneme doğru akan yaşın farkında dahi değildim.

korkuyor ve heyecanlıyım

 

"Ulan" dedi ve sustu.

"Diğerleri nerede?" Diyerek farklı bir konuya geçtim.

"Kızlar elini yüzünü yıkamaya gitti,bizim tayfa ise kantinde Keremin tansiyonu düştü biraz."

Vay be

Bizim nişancının tansiyonu düşmüştü ha?

E tabi dayı oluyordu .

Hafiften güldüm "Sen neden onların yanında değilsin"

O da güldü.

"Benim yerim belli be oğlum."

"Ulan beni seviyorsan söyle "

"Niye yengeyi bırakıp bana mı varacan."

"Ya bir siktir git"

Güldü.

Bende güldüm.

"Lan,bu bebeğe ne ad koymayı planlıyorsunuz.Bize bile söylemediniz sanki adını çalacağız çocuğun."

"Planlamadık ki."

"Ha"

Evet daha kızımızın adını planlamamıştık biraz garip ama sanki kızımın doğmasını bekliyorduk ikimiz de.

"Ya ne sik sik işlerle uğraşıyorsunuz ben yapacağınız işin a-"

"Rütbe Tuğrul!Rütbe!"

Sustu.

Küfür edemeyince konuşamıyordu mal herif.

 

3 saat sonra:


"Ay Açelya bir doğuramadın yiğenimi"Zehraya göz ucuyla baktım.

Tuğrul hafiften gülümsemişti ama ben gördüm.

Kereme baktım benim gibi bir dakika yerinde duramamıştı.

Ağzına sıçtığımın dayısı sanki o baba oluyor.

"Alp niye öyle bakıyorsun ya"

"Ulan herkes niye rütbeyi sikip attı bir anda!"

"Hmm bir düşünelim ilk önce benim kardesim senin karın doğumhanede ikincisi üniforman yok üçüncüsü görevde değiliz dördüncüsü tain olduk hiçbir yere ait değiliz."

Haklıydı.

Sustum.

Doğumhane kapısı açılınca herkes ayaklandı.

Ve kapıya hücum ettiler.

İlk önce o girdi.

Harap olmuş ama yüzündeku zafer gülümsemesiyle bana bakıyordu.

kurban olurdum .


"Çok-" dedi ama devamını getiremeden ağlamaya başladı.

Ben anlamıştım

Karımın elini tutarken arkasından gelen hemşireye baktım.

Ve ben de ağlamaya başladım.

Kızımızı kundaklamış bir şekilde bana getiriyordu.

"Şimdi size gösterdiğim şekilde tutacaksınız."diye birkaç boktan komut verdi.

Ve kızımı kucağıma verdi.

Pamuk gibiydi.

Ellerim dışında tüm vücudum titrediğine emindim.

Ama ellerim kızımı tuttuğum için titremiyordu.

Karımı odaya alırlarken ben de bebeği göğsüme bastırıp karımı takip etmiştim.

Açelya bize bakıyordu.

Gözlerinden akan yaslar kalbimi yakıyordu.

Tüm tim bebeği görmek için yanıp tutuşuyor beni takip ediyorlardı ama içimde farklı bir kıskançlık oluştu.

Açelyanın anlatımıyla:


Çok zordu.

acılıydı.

ama kızımı göğsüme yatırdıklarında acım bir anda durdu.

hele kokusunu içime çektiğimde...

O kadar güzeldi ki.

Sonra ne oldu bilmiyorum Beni Bir Anda yatakla beraber dışarı çıkardılar ve kocamı gördüm.

Öyle bir haldeydi ki

Sert görünmeye çalışsa bile ağlayabileceğini yarı baygın ben bile anlamıştım.

Beni odaya alıp kızımı kontroller için götürmüşlerdi.

Kocam çok tedbirli olduğundan o doktoru ve tüm tim de kızımı takip ediyordu.

E benim yanımda kalanlar belliydi.

Hürü

Güliz

Zehra 

Hediye.

Hürü normalde bizimle gelmemişti fazla kalabalık yapmamak için.

Ama galiba ona haber vermişlerdi ve gözümü açtığımda kızarmış gözleri ile karşımdaydı.

Daha kızımı emzirememişti.

Ve göğüsterim ağrıyordu.

Sütüm göğüslerimi ağrıtıyordu.

.

Şuan odada sadece kızlar ve kocam vardı.

Diğerlerini kocam kibarca(!)dışarı fırlatmıştı.

 

Kızımın bütün kontrolleri yapılıp Ebe tarafından getirildi.

Küçücük birşeydi.

Ebe kızımı göğsümü yatırdığında kızım bütün odayı incitecek şekilde almaya başladı.

Öyle bir ağlıyordu ki şaşkınlığım ön plana çıkmıştı.

 

Diyafram şaka mı

Ebe bana kızımı nasıl emzirmem gerektiğini anlatırken Benim aklım şu konuya takıldı.

"Peki Akşamları bir şey vermeme gerek var mı?"

Kadın ilk önce anlamadı ama sonra aydınlandı.

" Ben her saat başı derken Akşamları dahil demek istedim".

NE

Nasıl yani ben her saat başı Akşamları dahil olmak üzere uyanıp emzirecek miydim.

 

"Ne"

Kafın gülümseyip ağlayan bebeğimi işaret etti.

"Emzirmelisin ben çıkıyorum.Birşey olursa şu tuşa basman yeterli"

Sonra durdu.

"Küçük bir Dipnot geçmek istiyorum İlk zamanlar emzirme biraz acıtabilir Bu bir sorun değil haberin olsun Hayırlı olsun ve geçmiş olsun."

Diyerek odadan çıkınca

Ağlamaktan mora dönmüş şeye baktım

şey mi yuh

Kızları umursamadan göğsümü dışarı çıkardım ve kucağımdaki kizımın kafasını göğsüme hafif yaklaştırdım.

Kızım ağzını açıp kapatırlen kuşa benziyordu.

En son göğüs ucumu bulup ağzına aldığı zaman nevrim döndü bir an.

Bie çığlık attım.

Bu ne lan

 

Alp şaşırmış olcak ki öylece kalamalmıştı.

BUNU KİM BORDO BERELİ YAPTI LAN.

Gözlerimden yaşlar süzülmeye baslamıştı.

 

Zehra ve Hediye hemşire olduğundan şaşırmamıstı.

Ama Hürü ve Güliz için aynı şeyi diyemeyeceğim.

Güliz üstüme atılıyordu ki Zehra kolunu tuttu

"Bırak emsin hepsini emdikçe acısı azalacak" diye uyarıda bulundu .

Gerçekten de kızım emdikçe acım azaldı.

Yorulmuştum.

Hemde çok.

Göğsümü içeri aldıktan sonra uyku bastırdı.

Kızım göğsümde ben de yatakta uyuya kaldık.

Son gördüğüm şey yuzüme vuran ışıktı.

 

******

6 Ay Sonra:

 

"Ya hadi bakalım güzelim Ha-la hala de"

"Ne halası lan ,o Kerem diyecek,hadi dayısının civcivi Ke-rem"

"Lan siktir git ben bile Keremi söyleyemiyom Kerem mi Verem mi neyse artık hem o Ümit diyecek."

"Ya susun da ne diyecek duyalım!"

"Nişanlım Haklı ne sikko sikko konuştunuz.Öyle birşey dicek ki hepiniz dumura uğrayacaksınız"

 

"Zerda ;babasının civcivi ba-ba hadi güzelim"

 

bir çember oluşturmuş kızımın konuşmasını bekliyorduk.

uzun zamandır ağzından bir şeyler gebeleyip duruyordu ama konuşmamıştı yine o geveliği zamanlar dilimindeydik.

 

kızım albino değildi albino Normalde kalıtsal bir şekilde geçici bir özellik.

babasının kumral benim beyaz olmamdan dolayı civciv gibi sarışın bir kızdı.

Ve şanslıydı.

​​​​​​ gözleriyse Tıpkı benimki gibiydi.

Alp en çok buna sevinmişti.

Aslı tam gri değildi biraz maviye kaçıyor orada ama yine de çok tatlış bir renkti.

Ven her türlü severim.

Ve adı.

ZERDA'M


6 ay o kadar hızlı geçmişti ki.

Ne ara Zehra ile Tuğrul Nişanlandı hala aklım ermiyordu.


Kızım dudaklarını bir açıp bir kapıyordu.

"Ay konuş artık"diye diklenen Hediyeye baktım.

Hayırdır kızım.

Zerda bebeksi mırıltılar çıkarırken odayı bir ses doldurdu.

"Meme"

Salondan sarı çalılık geçtiğine yemin edebikirim.

Ve bir anda büyük bir kahkaha koptu.

Benim için aynı şeyu diyemeyeceğim.

Of çok utandım

 

Bu dakikalar sonrası da yaptığım şeyi değişmedi kızımı alıp yatak odaya götürüp emzirdim ve sonra uykusu geldiği için beşiğe bıraktım ama sonra gönlüm el vermediği için uyuyan kızım yine kucağıma alıp salona Onunla beraber girdim Çünkü.... annelik duygusu

 

Yeni evimi çok seviyordum.

Istanbul'daydık ve şehirden uzak Koskoca bahçesi olan bir nevi villayaydı evim arka bahçede atlar vardı

Benim güzel atım Gece

Kocamın atı Gündüz.

Ve daha yeni doğan yanruları ve zerdamın atı Yıldız.

 

 

 

Çoğu acı geride kalmıştı.

Çoğu acı da bir ukde içimde iz bırakmıştı.

Ama olsun yanımda kocaman ailem oldukça o acılar daima sarılır.

 

 

 

 

 

🩷🩷🩷🩷🩷🩷🩷

CANLARIMMM

Final çok yakında.

Veda etmek istemiyorum.

Elim gitmiyor.

Yazmak istemiyorum.

Ama elbet son böyle olacak.

Yorum yapmayı unutmayın

Öpüldünüz.🩷

 

Bölüm : 30.03.2026 18:29 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...