
Gece yarısı Tozluyaka’nın arka sokaklarında bir kapı sessizce açıldı. Şehmus’un adamları, kimseyi uyandırmadan eski bakkalın önünde durdu. Burası Halit’in zamanında para topladığı noktalardan biriydi. Kapıya ne kırık ne de kan bıraktılar. Sadece camın iç tarafına küçük bir işaret çizildi.
Sabah olduğunda mahalle bunu konuşuyordu.
Bu, bir hırsızlık değildi.
Bu, “buradayım” demenin yoluydu.
Ali ve Berk haberi okul çıkışı aldı. Ayaz da yanlarındaydı. Üçü, ara sokakta durup bakkalın camına baktı.
Berk dişlerini sıktı.
“Bu adam mahalleyi test ediyor.”
Ali’nin sesi daha sertti:
“Bir hamle yapmazsak üstümüze çöker.”
Ayaz ikisine baktı.
“Dedem sakin olmamızı söyledi.”
Ali başını salladı ama gözleri karanlıktı.
“Büyükler sakin olur. Ama bu iş bize değerse…”
Sözünü bitirmedi. Çünkü uzaktan iki yabancı yaklaşıyordu. Şehmus’un adamlarıydı. Bakışlar kesişti. Sokak gerildi.
Adamın biri alaycı bir gülümsemeyle konuştu:
“Yanlış yerde dolanıyorsunuz gençler.”
Berk bir adım öne çıktı.
“Yanlış mahalleye gelmişsiniz.”
Hava bir an dondu. Kimse ilk hamleyi yapmak istemiyordu ama herkes hazırdı. Ayaz kalbinin hızlandığını hissetti. Bu, korku değil… ilk sınavdı.
Adam geri çekildi.
“Şimdilik,” dedi. “Ama bu sokaklar boş kalmaz.”
Aynı saatlerde Muhammed Ağa, Kenan’la evin avlusunda oturuyordu. Haberler gelmişti.
Kenan derin bir nefes aldı.
“Gençler kaynıyor ağa. Taş atmak üzereler.”
Muhammed Ağa ağır konuştu:
“Taşı atan biz olmayacağız. Ama taş bize gelirse… tutmasını da biliriz.”
Sonra Arapça mırıldandı, sesi yılların yükünü taşıyordu:
“Yâ Rab, evlatlarımızı fitnenin önüne atma.
Kalplerini sabit kıl.”
Şehmus ise uzakta, bir çatının altında duruyordu. Meydanı değil, gençleri izliyordu. Gülümsedi.
“İşte,” dedi kendi kendine Mardin aksanıyla,
“ateş buradan yanar.”
Tozluyaka’da artık sadece büyükler değil,
gençler de bu savaşın içine çekiliyordu.
Ve bu, her şeyden daha tehlikeliydi.
90.BÖLÜM SONU
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.85k Okunma |
271 Oy |
0 Takip |
94 Bölümlü Kitap |