11. Bölüm

Bölüm 10 - Kek Saati

h.
ufaktozbulutu

Hellooooooo ben geldim

2 gündür uygulamaya giriş yapamıyordum bakım çalışması varmış sanırım o yüzden anca gelebildim.

Bollllll yorum bekliyorum. Bölüm sınırımız 60 yorum

İyi okumalar. Öpüldünüzzzzzzzz

------------

Ertesi gün Aden, sabahın köründe mutfağın ortasında bir elinde spatula, diğer elinde kek kalıbıyla derin bir iç çekti. “Ben nerede yanlış yaptım ya?” diye kendi kendine söylenirken bir yandan da keki yapıştığı kalıptan nasıl çıkaracağını düşünüyordu. O kadar mesajdan sonra arkadaşlarına kıyamamış ve kek yapmaya karar vermişti. Ama bir yerde yanlışlık yapmış olmalıydı ki kek kalıptan çıkmıyordu. Son çare olarak kalıbı tezgahın üzerinde ters çevirip üstüne spatulayla vurmaya başladı. Birkaç vuruşun ardından kek yavaşça kalıptan ayrıldı ve Aden derin bir nefes aldı. Sonunda bu görevi de başarıyla tamamlamıştı. Keki dilimleyip uygun bir saklama kabına yerleştirirken arkasında bir ses duydu.

 

Yağmur, uykulu gözlerle mutfağa girip Aden’e baktı. “Yuh! Dün kek yapacağım derken ciddiymişsin.”

 

Aden, saklama kabını çantaya yerleştirirken cevap verdi. “Kanka çocuklar çok ısrar etti. Kıyamadım."

 

Yağmur dudak büzdü. “Ben ısrar etsem yapmazdın.”

 

"Yaa aşkım deme öyle. Ne zaman istersen yaparım."

 

"Tamam tamam bir şey demiyorum."

 

Aden, Yağmur'a öpücük atıp evden çıktı. Kısa bir yolculuğun ardından tesislerin otoparkına arabasını park etti. Arabadan iner inmez arkadaşlarını karşısında buldu. Kerem hemen öne çıktı. “Adenişkooo! Kekimiz nerede?”

 

Aden elindeki saklama kabını havaya kaldırdı. “Burada ama çok beklentiye girmeyin. İlk kez yaptım.”

 

Yunus heyecanla kaba uzandı. “Aç aç, hemen yiyelim.”

 

Barış ellerini ovuşturdu. “Sen tuzlu yapmış ol yine de bitiririz kız.”

 

Hep beraber kantine geçtiler. Aden saklama kabının kapağını açtığı gibi herkes bir parça kaptı. Kerem ilk lokmayı aldıktan sonra gözlerini büyüttü. “Lan bu çok iyi olmuş!”

 

Yunus hemen destekledi. “Harbi diyorum, Adenişko, sen bu işi bırak kek kafe aç.”

 

Barış kahkaha attı. “Bundan sonra her hafta istiyoruz.”

 

Aden başını iki yana salladı. “Oldu kardeşim. Evlerinize de temizliğe geleyim tam olsun.”

 

Eren bir parça daha alırken Aden’e yan gözle baktı. “Ellerine sağlık. Mükemmel olmuş.”

 

Aden, şakayla karışık bir tonla, “Bir sonraki keki de sizden birinden bekliyorum?” dedi.

 

Eren güldü. “Bende bir dilim kek daha istiyorum. Ama her istediğimiz olmuyor işte Adencim.”

 

Barış, “Of ne çabuk bitti ya.” dedi.

 

Aden, “Biliyor musunuz? Hayatımda ilk defa bu sabah kek yaptım.” diye itiraf etti.

 

Yunus hemen lafa girdi. “Valla eline sağlık. Yemin ederim annem bir, Tuğçe iki, sen üçsün.”

 

Kerem “Kardeşim hanımcılığın zirvesi sensin." dedi.

 

Aden kahkaha attı. “Çocuğa laf etme hemen. Siz sevgili yapınca sizleri de göreceğiz.”

 

Barış, “Ben hanımcı olurum da az olurum. Han- falan olurum yani.” dedi.

 

Aden elini şaka yollu salladı. “Tabii, tabii. Sen tamam karıcım demek dışında sesini dahi çıkartamazsın kıza. Bilmiyoruz sanki Rize'nin gülü.”

 

Antrenman öncesinde keki keyifle bitirdiler. Güzel başlayan gün, antrenman aralarında sahanın kenarında ettikleri sohbetler, şakalaşmalarla devam etti. Kahkahaları tüm tesisleri inletecek kadar arttığı zamanlarda Aden, arkadaşlarını bir anne edasıyla uyarıp onlara kızıyordu. Akşam antrenmanının sonlarına doğru Aden sahanın bir ucunda notlarını alırken Kerem yanına yaklaştı. “Adenişko, harbiden sana bi kafe mi açsak ya?”

 

Aden kahkaha attı. “Yok ya, ben psikolog olarak iyiyim.”

 

Barış uzaklardan seslendi. “Ben kafenin kampanyasını tasarladım bile. Kek alana terapi beleş olacak.”

 

Kerem, “Cidden harika olurdu ha. Fena ciro yapardık.”

 

Aden, “Hayal dünyanız çok büyük beyler.” dedi gülerek.

 

Antrenman bitiş düdüğüyle tüm takım soyunma odasına gitti. Kısa bir sürenin ardından giyinip sırayla dışarı çıkmaya başladılar. Aden, arkadaşlarını kapının önünde beklemişti. Ekip tesislerden ayrılırken hava iyice kararmış, soğuk dondurucu bir seviyeye ulaşmıştı. Aden montunu açıkta en ufak bir yer kalmaması için için iyice yukarı çekti. Ama fayda etmemişti. Üşüdüğünü iliklerine kadar hissediyordu.

 

Kapıda vedalaşırlarken Barış birden durdu. “Durun, durun! Aklıma ne geldi!”

Herkes merakla ona döndü.

 

“Şimdi Aden bize kek yaptı, biz de ona bir güzellik yapalım. Ne dersiniz, onu bir yemeğe çıkaralım mı?”

 

Kerem, “Mantıklı,” dedi. “Şöyle güzel bir yemekle şımartalım onu. Hem Yunus Tuğçe'yi de çağırır. Tanışmış olurlar resmi olarak.”

 

Yunus, “Harika fikir!” diye bağırdı.

 

Eren, “Ben varım,” diye destekledi.

 

Aden şaşırmıştı. “Ya ne gerek var, saçmalamayın.”

Barış elini kaldırdı. “Olmaz Aden. Bizim de seni şımartmaya hakkımız var. Ne zaman müsaitsin?”

 

Aden gülümsedi. Bu çocuklarla vakit geçirmek her zaman eğlenceliydi. “Yani şu an bir şey diyemiyorum duruma göre tekrar konuşalım.”

 

Kerem, “Tamamdır, ama mekanı biz ayarlayalım. Sana sürpriz olsun.”

 

Yunus göz kırptı. “Rezervasyonlar, organizasyonlar bizden.”

 

Arabalarına binip sırayla tesislerden ayrıldılar. Aden, arabasına binerken içinden gülümsedi. Tatlı ama yorucu bir gün olmuştu. Bir an önce eve gidip dinlenmek istiyordu. Yarın daha yoğun bir gün olacaktı. Kulüp ailelerin de davet edildiği bir yılbaşı yemeği düzenliyordu. Ve Aden şimdiden yarın neler yaşanacağını çok merak ediyordu.

-----------

Nasılsınız aşklarrr?

Bölüm nasıldı?

İstek, öneri, şikayet?

Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayın 💗

Bölüm : 27.06.2025 13:07 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...