13. Bölüm

Bölüm 12 - Yeni Yıl Yemeği

h.
ufaktozbulutu

Hellooooo ben birazcık geç de olsa sonunda geldimm. İşe başladım, telefonum yine bozuldu vb. Derken birazcık bölümü düzenleyemedim ama telafi olarak uzuuun bir bölümle geldim.

Bölüm sınırımız 80 yorum. Sınır geçildikten sonra 1-2 gün içerisinde yeni bölüm gelecek iyi okumalarrr 💗💗💗

--------

27 Aralık sabahı, Galatasaray tesislerinde yılın son günlerine dair tatlı bir heyecan vardı. Bugün antrenman yoktu çünkü akşam kulüp tarafından her sene düzenlenen yeni yıl yemeği vardı. Takım oyuncuları, aileleriyle birlikte davet edilmişti. Sabah saatlerinden itibaren takımın genel grubunda mesajlar yağmur gibi yağmış, hazırlıklar yapılmış, espriler havada uçuşmuştu. Gün boyu süren bu tatlı telaş, her bir oyuncunun eşiyle, çocuğuyla ya da yakın arkadaşıyla geçireceği keyifli bir akşamın habercisiydi. Kulüp personeli de son hazırlıkları tamamlamak için hummalı bir şekilde çalışıyordu. Her detay, bu özel gecenin kusursuz olması için düşünülmüştü.

 

Akşam saatlerinde tesisin büyük salonu şık bir şekilde dekore edilmişti. Işıklar, süslemeler, futbolculara ve ailelerine verilecek olan hediye kutuları... Her şey yılbaşı ruhuna uygundu. Salonun girişinden itibaren hissedilen sıcak atmosfer, içerideki cıvıl cıvıl sohbetlerle birleşince tam bir şenlik havası yaratmıştı. Takımın büyük bir kısmı yavaş yavaş salona gelmişti. Kimileri eşleriyle, kimileri sevgilileriyle... Salonda Fernando Muslera'nın kahkahaları yankılanıyor, Mauro Icardi sevgilisi China ile bir masaya kurulmuş, etrafa gülücükler saçıyordu. Lucas Torreira ile Berkan Kutlu sakin bir köşede sohbet ederken, takımın bazı genç oyuncuları da salon girişinde hangi masaya oturacaklarını seçmeye çalışıyordu.

 

O sırada otoparkta Aden'in gelmesini bekleyen Kerem, Barış ve Eren birbirleriyle şakalaşıyorlardı. Yunus ise Tuğçe ile birlikte salona geçmiş arkadaşlarının gelmelerini bekliyordu. Birkaç dakika sonra Aden, otoparkın girişinde taksiden indi. Arabasını, Yağmur'un bir işi olması sebebiyle ona vermişti. Aden, gece için seçtiği siyah, boyundan bağlamalı, yırtmaçlı elbisesiyle taksiden indiği gibi arkadaşlarının ıslıklarıyla karşılanmıştı. Elbisesi sade ama bir o kadar da şıktı. Sarı saçlarına maşa yapmış, hafif bir göz makyajı ve kırmızı bir rujla da tamamlamıştı görünümünü.

 

Eren onu gördüğü an kısa bir süre nefesini tutmuş gibi hissetti ama hemen ardından kendine gelip gülümsedi. Bakışları Aden'in üzerinde kısa bir süre oyalandı, bu hali Barış'ın gözünden kaçmamıştı.

 

Barış eğilip Eren’e fısıldadı. “Kardeşim... Burnuma bazı kokular gelmeye başladı benim. Hayırdır?” Sesi alaycı ama takdir doluydu.

 

Kerem de destekledi. “O kokular banada geldi. Aşk kokusu alıyorum hocam.”

 

Eren güldü. “Bunu sonra konuşalım.”

 

Aden yanlarına geldiğinde Kerem gülümsedi. “Adenişko, yemin ederim var ya... Şu an gözlerimi senden alamıyorum.”

 

Barış "Kankam be... Dünyanın en güzel kadını diye yorumladım. Slayyy bacım 💅🏻" dedi.

 

Aden gözlerini devirip güldü. “Ne abarttınız ya. Alt tarafı bir elbise.”

 

Eren, “Abartmıyoruz. Sadece hakkını veriyoruz.” dedi ve ardından göz kırptı.

 

Hep birlikte salona doğru ilerleyip içeri girdiler. Masalarına oturup Tuğçe ve Yunus'la selamlaştılar. Zamanla sohbetleri ilerlerken, diğer oyuncuların eşleri ve aileleri de birbiriyle tanışıp kaynaşıyordu. Ortamdaki sıcaklık ve samimiyet, herkesin yüzüne yansımıştı.

 

"Adeyn!" Yanlarından gelen çocuk sesiyle hepsi konuşmayı bırakıp o tarafa döndü. Ciro koşarak onlara doğru geliyordu. Aden ayağa kalkıp yere doğru eğildi ve Ciro'yu kucağına aldı. Ciro kollarını ona sarıp yanağını öptü. Mertens'in 'çocuğunu işe getir' günlerinde kaynaşmışlardı. Hatta Ciro muhtemelen Aden'i, Barış'ı sevdiğinden daha çok seviyor bile olabilirdi.

 

Aden kucağındaki Ciro ile birlikte tekrar sandalyesine oturdu. Dizilişlerindeki tek değişiklik Eren'in Ciro'yu sevme bahanesiyle Barış'la yer değiştirip Aden'in yanına oturması olmuştu. Ama bu durum Ciro tarafından hiç hoş karşılanmamıştı. Ciro, Eren'i asla ciddiye almayıp sadece Aden'le ilgileniyordu.

 

"Ciro, neden seni sevmeme izin vermiyorsun?"

 

Ciro, Eren'e döndü. Birkaç saniye bakıp yüzünü buruşturdu ve ona dilini çıkartıp Aden'e iyice sarıldı.

 

"Çocuk sonradan gelip bizim kızı sahiplendi ya iyice." Dedi Kerem gülerek.

 

Ciro, grubun ilgisini üstünde hissetmekten rahatsız olduğu için mızıldamaya başladı. Aden onu anne babasının yanına götürmek için tam ayağa kalkacakken Eren durdurdu.

 

"Dur sen hiç kalkma ben götürürüm."

 

Eren, kendisine hamle yaptığı an Ciro onu ittirdi.

 

"Giiiit!"

 

"Ya sen beni niye sevmiyorsun bugün? Üzülüyorum bak."

 

"Giiiit!"

 

Aden onların bu hallerine gülüp ayağa kalktı. Hızlıca Ciro'yu Mertens ailesine geri verip masasına dönecekken Eren karşısında belirdi.

 

"Ciro'nun oyuncağı masada kalmış da arkandan getireyim dedim."

 

"Aa ben hiç farketmemişim ya. Çok sağol."

 

O anda Aden’in koluna biri dokundu. Kulüp çalışanlarından birinin eşi olduğu anlaşılan, orta yaşlı bir kadın gülümsedi.

 

“Merhaba, ne kadar yakışıyorsunuz. Görünce söylemek istedim. Allah ayırmasın.”

 

Aden’in gözleri büyüdü. Bu sözlere hazırlıksız yakalanmıştı. “Aaa, hayır. Biz sevgili değiliz.” Sesi biraz şaşkın, biraz da açıklama gereği duyan bir tondaydı.

 

Kadın şaşırdı. “Gerçekten mi? O kadar çok yakışıyorsunuz ki insan öyle sanıyor. Yanılmışım çok pardon.”

 

Eren boğazını temizledi, sesi hafifçe çatallandı. Bu ani durum onu da şaşırtmıştı. “Yani... Sağ olun. Ama dediği gibi sevgili değiliz. Sadece arkadaşız.”

 

Kadın gülümseyip omzunu silkti. “Yine de birbirinize çok yakışıyorsunuz. Belki ileride olur kim bilir.” Son cümlesini fısıltıyla söylese de Aden ve Eren bunu net bir şekilde duymuştu.

 

Kadın uzaklaştıktan sonra Aden hafifçe güldü, yüzünde hem bir şaşkınlık hem de hafif bir utangaçlık vardı. “Allahtan bizim çocuklar duymadı yoksa fena dalga konusu olurduk.”

 

Eren başını eğdi, kendi kendine gülümsedi. “Evet iyi ki duymadılar.”

 

Yemekler servis edilmeye başlanırken, salonda keyifli bir müzik eşliğinde sohbetler devam ediyordu. Yemek öncesinde Ciro tekrar masalarına gelmiş, elinde duran renkli kalemleriyle çizdiği bir resmi Aden'e uzatmıştı. Aden de onunla uzun uzun ilgilenmiş ve ne kadar çok beğendiğine dair bir çok cümle sıralamıştı. Aden, psikoloğ kimliğinin dışında da çocuklarla iletişim kurmaktan çoğu zaman keyif alırdı.

Ciro'nun saf enerjisi ve meraklı soruları onu gülümsetmişti.

 

Barış, Eren'in Aden'le konuşma çabalarının Ciro tarafından engellemelerine daha fazla dayanamayıp, Aden'in kucağından aldığı gibi Ciro'yu kendi kucağına alıp havaya fırlatıp tutmaya başladı. Ciro, Barış'ın omuzlarına tırmanmaya çalışıyor, minik elleriyle onun saçlarını çekiştiriyordu. Mertens ailesi ise bu manzara karşısında gururla gülümsüyorlardı.

 

Barış gülmeye devam ederken Ciro’yu yanağından öptü. “Bayılıyorum sana minik göbüş." Ama Barış'ın ne dediği Ciro'nun umrunda değildi çünkü Ciro, Barış'ın kucağında iyice mayışmış bir durumdaydı.

 

Yemek bittikten sonra, kulübün yöneticileri kısa bir konuşma yaparak tüm oyunculara ve ailelerine teşekkür ettiler. Yılbaşının yaklaşmasıyla birlikte herkesin morali yüksek, yeni yıla dair umutları tazeydi. Kulübün bu sıcak ve samimi ortamı, sadece bir spor kulübü olmaktan öte, büyük bir aile olduğunu bir kez daha gösteriyordu. Yılbaşı ruhu herkesi sarmış, yeni yılın getireceği güzellikler için umutla dolmuşlardı.

 

Herkes hediyeleri alıp dağılmadan önce son hatıra fotoğrafları çekildi. Salondaki kalabalık yavaş yavaş azalmaya başlarken, bazı çocuklar yorgunluktan ebeveynlerinin kucağında uyuyakalmıştı. Barış, Yunus ve Kerem, Eren ve Aden salondan çıkıp otoparka geçtiler. Herkes kendi araçlarına yönelmişti. Aden ise gece başında taksiyle geldiği için biraz geride kalmıştı. O sırada Eren yanına yaklaştı.

 

“Gel, seni ben bırakayım. Bu saatte tek başına taksiyle gitme. Hem soğuk da iyice arttı.”

 

Aden hafifçe gülümsedi. “Olur mu öyle şey ya, zahmet etme. Yorgunsun zaten bende yük olmayayım hiç.”

 

“Aden saçmalama lütfen ne zahmeti? Ne yükü? Zaten aynı tarafa gidiyoruz. Hem ben tek başıma dönecektim, birlikte döneriz işte."

 

Aden daha fazla itiraz etmeyip arkadaşlarıyla vedalaştı ve onunla birlikte arabaya yöneldi. Eren kapıyı açıp Aden'in binmesini bekledi. Centilmence bir davranış sergilemişti.

 

Yol boyunca ikili arasında yumuşak bir sohbet başladı. Günün nasıl geçtiğinden, yemeğin detaylarına, Ciro’nun tatlı konuşmasından, havaların buz gibi olmasına kadar her şeyden konuştular. Aden, Eren'in Ciro ile olan etkileşimine içten içe çok gülmüştü. Eren'in çocuklarla olan doğal ve samimi halleri, onun farklı bir yönünü gösteriyordu. Bu sohbet, daha önce hiç bu kadar derinlemesine konuşmadıkları konuları da açmıştı. Futbol dışındaki hayatlarından, ailelerinden, hobilerinden bahsettiler.

Eren bir ara direksiyon başında ona doğru dönerek, “Gerçekten çok güzel görünüyordun bu gece. Elbise sana çok yakışmış." dedi, sesi bile gerçekten ne kadar çok beğendiğini belli ediyordu.

 

Aden hafifçe başını eğdi, yüzünde hoş bir tebessüm belirdi. “Teşekkür ederim. Sende çok şık olmuşsun bugün.”

 

Kısa bir sessizlik oldu, ama bu sessizlik rahatsız edici değil, aksine huzurluydu. Eren'in gözleri arada bir Aden'e dönse de, Aden'in gözleri arabanın camından dışarıdaki parlayan yılbaşı ışıklarına takılmıştı. İçlerinde yeni bir yılın ve belki de yeni başlangıçların tatlı heyecanı vardı.

 

Araba, şehrin parlak ışıklarını geride bırakıp Aden'in evinin bulunduğu daha sakin olan bir mahalleye doğru ilerliyordu. Aden evin önüne vardıklarında kemerini çözüp çantasını eline aldı.

 

“Teşekkür ederim, Eren. Gerçekten çok ince davrandın. Sayende soğukta taksi beklemedim."

 

Eren gözlerinin içine baktı, bakışları samimi ve sıcaktı. “Her zaman. Bir şeye ihtiyacın olursa saat, gün farketmeksizin mutlaka ara beni.”

 

Aden gülümseyerek başını sallayıp arabadan indi ve kapıyı kapatmadan önce dönüp, “İyi geceler.” dedi.

 

“İyi geceler, Aden.”

 

Aden apartman kapısını kapattıktan sonra araba uzaklaştı. Aden gecenin sonunda yüzünde beliren hafif bir gülümsemeyle evinin olduğu kata kadar merdivenle çıktı. Enerjik hissettiği için asansörü kullanmak istememişti. Yılbaşı ruhu, bu özel geceye farklı bir anlam katmıştı. Eren'in de zihninde Aden'in gülümsemesi ve o kısa, huzurlu sessizlik yankılanıyordu. Acaba bu yeni yıl, onlar için ne gibi sürprizler getirecekti? Bu gece, sadece kulübün yılbaşı yemeği değil, aynı zamanda Eren ve Aden için yeni bir sayfanın başlangıcı olabilir miydi? Bunu bilmiyorlardı ancak bu soruların cevaplarını almak için çok uzun süre beklemelerine de gerek kalmayacaktı.

----------------

Bölüm nasıldıı?

İstek öneri şikayet?

Bölüm : 14.07.2025 13:27 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...