
Fırtına Öncesi
Vlad, siyah kanatlarını geriye doğru çekerek, kalenin en yüksek kulesine tırmandı. Etrafındaki gölgeler onu sararken, gözleri karanlıkla birleşti. Soyunun mirası, bir anlık düşüncesiz bir hamleyle elde edilemezdi. Bu, yıllarca süren bir arayıştı.
Vlad, bütün bu gücün peşinden giderken, insanlığını kaybetme korkusunu düşünmeden edemedi. Fakat geçmişi ve karanlık geçmişi arasındaki bağ kesilmişti. Bu dünyada, artık geri dönüş yoktu.
Bir zamanlar, dünyayı terk eden Seraphine’in ihanetinin ardından, eski dostları ve düşmanları, şimdi hepsi geçmişte kalmıştı. "Gölgelere tapanlar, senin adını ölüler arasında anacak," diye düşündü. Kendi karanlığında kaybolmuştu.
Gücüyle birleşmiş, geçmişiyle yüzleşmiş, ama bir şey eksikti. O eski insanlık, hala bir yerlerdeydi. İçinde, geçmişin kırıklarıyla olan bağları, onu hala bir insan yapıyordu. Ama karanlık, ona her geçen gün daha yakın hale geliyordu.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |