2. Bölüm

2. Bölüm'Abilerim mi?'

Yaren
yarenrumeysq

Ben Sera, annemin 3 kız çocuğundan sonra ben doğmuşum. Ailenin dördüncü kız çocuğu olarak. Babam hep erkek çocuk istemiş.

Bazen de bir şeyi çok istersek olmuyormuş demek ki.

 

 

 

Annem bana hamileyken çok zor zamanlar geçirmiş bir çok kez düşürme riski, ve kanaması olmuş.

Erken doğum yapmış annem, çok acı çekmiş. Ama beni kucağına aldığında hepsini unutmuş, öyle anlatırdı hep. Yalandı ama biliyorum beni geçiştirmek için hep böyle derdi. Ablamlar esmer doğmuş ve öyleler ama beni hemşire annemin kucağına verdiğinde, bembeyaz tenim ve yüzümle karşılaşmış ay gibi parlak olduğumu söyler hep, al gibi pembe yanaklarım ve dudaklarım. Kızıl saçlarımla ona güneşi andırmışım. Benim adım Sera Güneş yılmaz.

 

 

 

Babam asla bize sevgisini göstermezdi. Ya da beni sevmezdi bilmiyorum. Ablamlarla asla anlaşamazdım. Annem bana hep, benden birşey isteyeceği zaman kızım derdi. Bu ailenin sevilmeyen çocuğu hep bendim...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.......

 

 

 

 

 

Melis'le sokağımızın tam ortasında olan son model arabalara bakıyorduk.

Melis"aynı rüyayı mı görüyoruz?" Diye sorduğunda kendime gelebilmiştim. Kafamı iki yana salladım. "Hadi gidelim artık," dedim. Melis de kafasını oynatarak beni onayladı. Birbirimizle vedalaştık dan sonra eve doğru yürüdüm. Çantamdan anahtarımı çıkartıp kapıyı açtım. Bizim olan daireye geldiğimde zile bastım sadece dış kapının anahtarı vardı. Annem kapıyı açtığında ayakkabılarımı çıkartıp içeri girdim.

 

 

 

 

Direk salonla yani oturma odasına giriş yapmış bulundum.

50'lerinde olan çift oturuyordu bizim koltuklarımızda. Hayır hayır ben gerçekten de rüyaydayım herhalde. Bütün alie üyeleri bana bakıyordu bir de o çift, şaşkınlıkla gözlerimi kırpıştırdım. Babam"Sera, odana geç," dedi. Son derce pahalı kıyafetleriyle annemin 10 yıllık koltuğuna oturmuş kadınla adama baktım. Adamın üstünde jilet gibi takım elbise vardı. Kadın ise saçları kızıldı gözlerime inanamadım, sanki benim 30 yıl sonra ki halim di. Bize göre çok abartı ama muhtemelen ona göre çok sade olan bir elbise vardı üstünde ve ayağında da çok ünlü bir markanın ayakkabısı. Bunlar eve ayakkabılarıyla mı girmişti? Asla temizlemezdim. Demek ki dışarda ki arabarlarda onların. Ama bir sorun vardı onlar burada napıyorlardı ki? Kadının gözleri dolmuştu bana çok değişik bakıyordu. Annem"Hadi Güneş," dedi. Başımı sallayıp odama girdim.

 

 

 

Duvarlar inceydi zaten kapıda bir hayli eski. O yüzden kapının arkasına geçip onları dinlemeye başladım.

 

 

Yabancı bir ses "Anlattığım gibi Mehmet bey bizde sizin gibiyiz bunu kesinleştirmek için Yıldırım Hastanesi'ne bizimle gelin lütfen,"dedi muhtemelen bu o adam olmalıydı. Babam"biz ne diyeceğimizi bilemiyoruz inanın şuan çok şaşkınım. Umarım sizin anlattığınız gibi bir şey yoktur ortada ve bu bir yanlış anlaşılmadır." Adam"ortada yanlış anlaşılma yok! Az önce hepimiz gördük. Sera'nın sizle bir benzerliği bile yok!"dedi öfkeyle.

 

 

 

Bir dakika ya ben ne alaka? olayın benle ilgisi de neydi?

Adam"zorla bir şey yapmak istemiyorum. Yasal yollarla çok kolay alırım ben kızımı! Zorluk çıkarmayın ve bizimle hastaneye gelin." Bir dakika neler oluyor ne demek kızım kelimesi? Nasıl yani ben evlatlık mıydım? Hayır hayır evlatlık olamam çünkü babam eğer öyle bir şey olsaydı bir kız değil erkek çocuğu alırdı. O zaman tüm bu olanlarda neydi?

 

 

 

 

Bacaklarım beni taşıyamadı. Yere düştüm o adamın sesi kulağımda yankılanıyordu. O kadının saçı da benim gibiydi gözleri de ben onların kızı mıydım? Ama nasıl olur? 16 yıllık hayatım boşa mıydı? Gözyaşlarım benden beğımsızca akmaya başladı.

 

 

 

 

Boşamıydı tüm o eziyetlerim? inanamıyordum. Bacaklarımı kendime çekip kollarımı sardım. Kafamı dizlerimin üstüne koydum. Düşünmeye başladım.

Onlarla hiçbir benzerliğim yoktu. Adamın bağırış sesleri geliyordu. Kavga ediyorlardı. Babam beni vermemek için mi kavga ediyordu? Oysa hep beni atardı en öne, hiç beni korumazdı.

 

 

 

 

Şimdi ne olacakdı? Kapı açıldı.

En önde Gülcan ablam Eslem ablam hemen ardından Merve ablam girdi hepsi diz çöküp bana sarıldılar. Kollarımı dolaya bildiğim kadar dolayıp sarıldım. Ben ağladım onlar ağladı. Seslerimiz ve gözyaşlarımız karıştı.

 

 

 

 

 

       

 

 

 

 

 

******

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Babamın eski arabasıyla gelmiştik. Arabadan inip önümde ki kocaman hastaneye baktım. Benim hayatımı alan hastane Yıldırım özel hastanesi.

Babam ve annem önden bana bakmadan yürümeye başladılar. Ablamlar gelmemişti. Belki de ilk ve son sarılmalarıydı.

 

 

 

Aklımda ki düşünceleri es geçip peşlerine takıldım. Asansöre binip 6. Katta durduk asansörden inip babamı ve annemi takip ettim. Onlara neden anne baba diyordum ki? Dememem gerekiyordu. Hep bu 2 kelimeyi söylerken boğazım düğümlenirdi. Söylememek için bin takla atardım. Artık söylememe gerek kalmadı.

 

 

 

Babalar kızlarının ilk aşkları olurmuş. Benim babam benim neden ilk aşkım değildi ki? Ama o artık benim babam da değil di umarım biyolojik babam beni severdi.

 

 

 

 

Beni büyüten adam kapıyı çalıp içeri girdi. Sonra beni büyüten kadın. Derin bir nefes aldım ve bende girdim. Ardımdan kapıyı da kapattım. Doktor vardı gençti bir süre bana baktı. Bende etrafa, 2 hemşire vardı. Birde benim biyolojik ailem olduğunu iddia eden kişiler.

 

 

 

 

Doktor boğazını temizleyip"kanları alalım. Hepiniz şöyle geçer misiniz?,"dedi. Ayaktaydım zaten gösterdiği koltuklardan birine oturdum. Biyolojik babam bana bakıp ağır ağır gelip yanımda ki koltuğa oturdu, gömleğini dirseğine kadar sıyırırken de bana bakıyordu. Daha fazla ona bakmadım.

 

 

 

 

 

Ceketimin kolunu sıyırdım. Beni büyüten babamda diğer yanımda ki koltuğa oturmuştu. Hemşireler babalardan kan almaya başladı. Biyolojik annemle göz göze geldim. Gözleri ağlamaktan kızarmıştı. İki elini birbirine kenetlemiş çenesinin altına koymuştu ve bana bakıyordu. Sesli bir nefes alıp önüme döndüm. Doktor da benden kan alacaktı.

 

 

 

 

Gelip benden kan aldı. Derin bir nefes alıp konuşmaya başladı"Sonuçlar 2 saat sonra çıkar," dedi. Başımı sallayıp yerimden kalktım. Ablamlar iğneden hep korkarlardı ben ise hiç korkmazdım. Ceketimi düzelttim.

 

Baba'lar da kalkmıştı o sıra da biyolojik babam "Sera seninle konuşabilir miyiz?"dedi biyolojik anneme döndüm oda başını sallayıp bana baktı. Birşey dememi bekliyorlardı. Başımı sallamakla yetindim. Biyolojik annem bunu yapmamla gülümsedi. Bende ona karşılık verdim. Diğerlerini hiç takmadım onlarda takmadı zaten. Odadan çıkıp onları bekledim. Biyolojik ailem de hemen çıktı. Biyolojik babamın elini belimde hissettim. Onun yönlendirmesiyle yürüdüm. Biyolojik annemde hemen diğer tarafıma geçip koluma girdi.

 

 

 

 

 

Beraber kol kola girdik asansöre, beraber çıktık hastaneden. Nedensizce çok mutluydum ve Huzurluydum. Küçük bir tebessüm kondurdum dudağıma.

 

 

 

Onların arabasına geldiğimizde babam benim kapımı açtı bu duruma şaşırsamda belli etmeden arka koltuğa geçtim. Annem de yanıma oturdu hemen, babamda sürücü koltuğuna geçince tam olduk. Annem bana sarılıyordu. Bir annenin kucağındaydım. Sıcacıktı hemen ona sokuldum. Dudaklarını saçımda hissettim beni öpüyordu. Gözümden bir damla yaş düştü o kadın niye beni sevmemişti?

 

 

 

 

 

Araba durduğunda indik annem artık ağlamıyor gülüyordu. Çatık kaşlı adam bile artık o kaşlarını çatmıyor tebessüm ediyordu. Bir restoranın önündeydik beraber girdik yine üçümüz.

 

 

 

 

Zaman dursun istedim. Hayallerimden bile daha güzeldi bu çünkü. Cam kenarında ki masaya geçip oturduk.

 

 

Annemin sorusuyla ona döndüm "ne içmek istersin Sera," araya babam girdi. "Aç mısın?" Başımı iki yana salladım. Anneme dönüp"su,"dedim. Bana gülümsedi.

 

 

 

Garson gelince siparişleri verdik.

Babam"Velayetini bugün alcam," dedi. Annem"bizimle gelmek istiyorsun değil mi?" Sadece yüzüne baktım. Gözleri gitmemem için yalvarıyordu. Babama döndüm yüzü donuktu. Ne hissettiğini anlayamıyordum. Çok sert ve çatık kaşlıydı. Benim ona baktığımı hissettmiş olmalı ki başını kaldırıp bana baktı. Çatık kaşları düz hal aldı. Sonra dudakları yukarı kıvrıldı bana gülüyordu.

 

 

 

 

 

O adam yüzüme bile bakmazken şimdi o bana gülüyordu. Bende ona kocaman tebessüm yolladım.

"Eğer siz de isterseniz-" lafımı kesen annemdi"İsterim! İsteriz yani biz seni çok isteriz,"dedi.

Babam"hastaneye gidip sonuçları alalım o zaman," bana dönüp"ben zaten eminim ama velayetin için lazım, "dedi bir bana bir anneme baktı çok benziyorduk. Annemde bunu farketmiş olacak ki"hele şükür bana benzeyen bir çocuğum oldu sonunda," dedi beni bu kadar çabuk kabullenmelerine mutlu oldum. Cümlesiyle ona döndüm. "Kaç çocuğunuz var ki?" İkiside bana bakıp sırıttılar. Tamam bu biraz korkutucu oldu zaten 4 kız kardeştim eskiden. Şimdi kaç kardeş olabilirdim ki?

 

 

 

 

****************

 

 

 

 

 

 

Yol boyunca bana kendilerini anlatmışlardı. Annemin adı Bahar, babamın adı Halit di. Ve yıldırım Hastanesi onlarınmış. Soy adlarıda Yıldırım oluyor bu durumda. Zengin oldukları zaten arabalarından belli oluyordu. Kaç çocukları olduklarını söylememişlerdi. Nedenini sorduğumda sürpriz olmasını istiyoruz demişlerdi. Bende bu durumu bozmadım.

 

Arabadan inip hastaneye girdik. 6. Kata gelince beni bu yaşıma getiren insanları gördüm.

Halit yani babam onları görmezden gelip oturdu beni de yanına çekti. Annem de yanıma oturdu. Doktor odadan çıktı. Hepimiz nefeslerimizi tutmuş vereceği cevabı bekliyorduk. Tabi 1 kişi hariç babam oldukça rahattı. Çünkü ona göre kesin ben onun kızıydım arabada da öyle demişti. Sen babanın kızısın. Ben babamın kızıyım diye tekrarladım içimden.

 

 

 

 

Doktor"Halit Yıldırım ve Sera Güneş Yılmaz'ın babalık testi %99,0 uyuşmuştur. Mehmet Yılmaz ve Sera Güneş Yılmaz'ın babalık testi %99,0 uyuşmamıştır,"dedi.

 

 

 

 

Beni büyüten insanların çocukları doğumda ölmüş. Zaten çok zor bir doğumdu derdi herkes. Ölü olan bebek benim öz aileme gitmiş. Öz ailemin çocuğu ise yani ben onlara gitmiştim. Hemşire bizi karıştırmıştı. İki babada bu durumdan şikayetçi olmuştu.

 

 

 

 

Beni büyüten insanlara baktım. Hiç üzülmemişlerdi gözlerinde bir duygu aradım ama yoktu, aksine mutlu bile olmuşlardı. Başımı eğdim. Biyolojik babam işaret parmağını çenemin altına koyup, başımı kaldırmamı sağladı. "Sen babanın kızısın başını sakın bir daha eğme," dedi. Kafamı sallamakla yetindim. Annem bana yine sarıldı defalarca kez sarılıp öpmüştü. Asla geri itmedim ona karşılık verdim.

 

 

 

 

Üçümüz beraber çıktık hastaneden. Şimdi onların evine gidiyorduk. Annem 'evden eşyalarını almak ister misin?' diye bir teklifte bulunmuştu. Ama babam buna ani olmuştu 'ne istersen ben sana alırım. Birşey almana gerek yok o evden' demişti ağzımı bile açmadan koltuğa sinmiştim.

 

 

 

 

Bir kaç saat sürmüştü yolculuk ara sıra uyuya kalmıştım. Uyandığımda babamın ceketini üstümde görmüştüm. Onlar için birşey ifade etmiyordu belki ama benim için çok anlamlıydı.

 

  

 

Araba durduğunda camdan baktım. Kocaman demir kapı vardı. Ağır ağır açılmaya başladı o kadar büyüktü ki açılırken çok ses çıkarmıştı. Babam arabayı ilerletmeye başladı. Kocaman bahçe vardı. Bunlar harbi baya zenginmiş demeden edemedim. Tabi ki de içimden dedim. Daha ilk günden rezil olmaya niyetli değildim.

 

 

 

 

 

Araba durdu, onlar inince bende indim. Bana bakıp gülümsediler. Bende onlara gülümsedim. Annem "hadi bebeğim evimize gidelim," dedi. Kafamı salladım.

 

 

Yan yana yürümeye başladık. Evin kapsına geldiğimizde babam zile bastı. Orta yaşlarda kısa boylu bir kadın açtı. Çalışan olmalıydı. Üstünde ki kıyafetlerden anladığım kadarıyla. Kadın "Hoşgeldiniz," dedi. Ve bana dönüp kocaman gülümsedi, bende ona tebessüm etmekle yetindim. Çok yorulmuştum.

 

 

Eve girdiğimizde resmen gözüm kamaştı. Aşırı parlaktı herşey. Babamın "hadi salona geçelim," demesiyle yürüdüm. Onların salon dediği ama bizim evin yani eski evimin. Bütün odalarını toplasan bu kadar büyük olamayacak olan salona girdik.

 

 

 

Bizim girmemizle sesler susmuştu. Gözlerim fal taşı gibi açıldı. 6 tane erkek vardı. Hepside birbirinden yakışıklıydı. Bir süre sessizlik oldu.

Aralarından biri "Oha çok güzel," dedi. Diyen kişiye baktım. Ama utandım babamın arkasına saklandım. Ceketinin ucunu tutdum. Başımı eğdim.

Annem ve babam bu duruma güldüler babam ise arkadan bana sarıldı ve ona daha sıkı tutunmamı sağladı .

 

 

Annem "Abilerin ve kardeşlerinle tanış bebeğim," demesiyle babamın arkasından bir hışımla çıktım ve onlara baktım. Gözlerimi kapattım ve geri açtım. Hayır hayır tam 6 kişilerdi ama sadece biri benden küçük duruyordu. Bu durumda herkes kahkaha attı bende azıcık güldüm.

 

Nasıl yani 4 abim 2 kardeşim mi vardı?

 

 

 

Evettt nasılsınız bakalımmm?

 

Birdaha ki bölümde görüşmek üzere🤍

 

Bölüm : 07.12.2024 22:39 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...