3. Bölüm

3. Bölüm 'Aile'

Yaren
yarenrumeysq

bölüme geçmeden önce lütfen burayı okuyun🙏

Bu benim ilk kitabım yazım hataları ve ya kitapta beğenmediğiniz yerler olabilir lütfen bunu normal karşılayın yazım hataları düzeltilecek.

 

Instagram: yarenrumeysq

Bana buradan ulaşabilirsiniz.

Kitapla alakalı görüş ve önerilere açığım.

 

Tik tok: yarenrumeysq

Sizden ricam bu hikayeyi paylaşın.. (Beni de etiketlemeyi unutmayın🤭

 

Lütfen yıldıza basın.

 

Not: Hikayenin çalınması durumunda karşı tarafa dava açılacaktır.

 

 

 

 

İyi okumalar🫶

 

 

 

Beni büyüten babam sevgisini hiç göstermedi ve hissettirmedi. Annem ablalarımın başını okşardı, saçları severdi. Benim neden saçlarımı sevmemişti? Abla'larım onlarla anlaşamazdım. Hep kavga ederdik. Beni aralarına hiç almazlardı. Küçükken de tek başıma oynardım oyunlarımı.

 

Şimdi onlardan uzaktaydım.

Düşüncelerimi bölen babamın sesiydi yani Halit Bey'in kendi içimde baba diyecektim ona.

 

Kafamı iki yana sallayıp düşüncelerimi bir kenara attım. Sonra düşünürdüm. Etrafıma baktığımda herkesin bana baktığını gördüm. Tamam biraz utanmış olabilirim. Hayır hayır şuan çok utandım. Umarım yanaklarım kızarmamıştır.

 

Bahar hanım yani annem bu halime güldü. Bana doğru eğildi yan yana oturuyorduk.

 

"Seni kardeşlerinle tanıştırma mı ister misin.?"

"Evet lütfen." Bana küçük bir tebessüm yollayıp önüne döndü.

 

Annem,"Evet çocuklar kardeşinizi zaten biliyorsunuz." Hepsi başını salladı.

 

"Güzel o zaman ben sizi ona tanıtayım." Annemizin bunu demesiyle hepsi dikleşti.

 

Babamın üst dudağının kıvrıldığını gördüm. Kaşları sürekli çatıktı. Ama şuan gözleri parlıyordu.

 

Annem elini kaldırıp tekli koltukta oturan aynı babam gibi kaşları çatık olan ve geldiğimden belli yüzünde hiç mimik oynamayan abi takımından birini gösterdi. Muhtemelen en büyükleri olmalıydı.

 

Annem"Aziz abin en büyüğünüz." Evet doğru bilmiştim en büyükleriydi.

Onu biraz incelemeye başladım. Babama benziyordu. Siyah saçları, kahverengi gözleri, çatık kaşları, sert görünüşü. Galiba anneme çeken tek bendim.

Ben onu o beni inceledi.

 

Annemin konuşmasıyla ona döndüm ve gösterdiği yere baktım. "Boran abin 2 numara." Başımı sallamakla yetindim. Boran bana tebessüm etti. Bu haraketi çok hoşuma gitti. Ben de ona kocaman tebessüm yolladım.

 

Annem Boranın yanında ki 3 numarayı gösterdi. Evet ben de onlara böyle hitap edecektim. Tabi ki de içimden.

 

"Baran abin." Başımı salladım. Salona girdiğimde bana 'çok güzel' diyen kişiydi. 32 diş gülümsedi bana. Galiba beni sevmişti. Yani umarım öyledir. Bende ona kocaman gülümseme yolladım.

 

İsimleri neden bu kadar benzerdi? Sonra düşünürüz kutusuna attım bu düşüncemi.

   

 

Annem ardından benim oturduğum koltuğun karşı koltuğunda oturan sol tarafta ki 4 numarayı gösterdi.

"Toprak abin." Diğerlerinin aksine benden sonra en çok anneme benzeyen kişiydi. Sadece gözleri yeşil idi. Sessizdi hemde çok. Umursamaz gibi görünüyordu ta ki bana gülümseyene kadar. Bende ona gülümsedim.

 

Toprak abimin yanında babam babamın yanında ise benim yaşıtlarımda biri. Annem derin bir nefes alıp konuşmaya başladı. "Poyraz, ikizin." En çok merak ettiğim kişiydi. Babama benziyordu oda diğerleri gibi.

 

 

Bir ikizim vardı. 16 yıl sonra ögrendiğim ikizim. Acaba benim canım yanarken onunda yanmışmıdır? Sesli bir şekilde nefesimi verdim. Bana gülümsedi ve sağ elini kaldırıp salladı. İşte o an içimde kelebekler uçtu mutluluğumu ifade edemem. Dişlerimi gösterecek kadar gülümsedim.

 

 

 

 

Bir hıçkırık koptu.

Annem ağlıyordu. Bu halime. Gözyaşlarını sildi. Babam"Karımı ağlatmayın." Dedi. Ona döndüğümde onun da gözlerinin dolduğunu gördüm.

 

 

 

 

 

Annem"Ay tamam tamam duygulandım sadece biraz." Ellerini kaldırıp yüzüne yelpaze gibi salladı.

 

 

 

 

Yanımda oturan benden küçük ama benden epey uzun olan çocuk konuştu."Beni tanıtmadınız." Hepimiz güldük.

Annem"Berkay, en küçüğünüz." Hep abla olmak istemiştim.

Oldum da. Çok iyi bir abla olacaktım. Yanımda oturduğu için ona rahatlıkla sarıldım. İlk başta şaşırdı. Hemen kollarını bana sardı. Biraz daha sıkarsa boğulabilirdim.

 

 

 

 

Birbirimizden ayrıldığımız zaman gülümsedik.

Babam"3. Numaradan sonra isimler neden uyumlu değil diye sorarsan diye söylüyorum. Uyduramadık artık gerisini." Diye ellerini havaya kaldırıp kahkaha attı. Hepimiz ona eşlik ettik.

 

 

 

 

 

Toprak tip tip bakmakla yetindi.

Annem elini sırtıma koyup sıvazladı."Yorulmuşsundur kızım, gel seninle odana çıkalım." Başımı sallayıp ayağa kalktım. Diğerleri sanki gitmemi istemiyormuş gibiydiler. Sanki bir yere kaçıyorum ya. Omuz silktim.

  

 

 

 

Annemin peşine takıldım. Merdivenlerden yukarı çıkıyordu. Bende hemen arkasından çıkıyordum. Bunlar harbi baya zenginler demeden edemedim. Evleri ay pardon köşkleri baya gösterişliydi.

 

 

 

 

Her neyse, 2 kat çıkmıştık. annem bir kapının önüne gelip, kapıyı açtı. Benim girmem için kenara çekildi. Odaya girdim. Büyük bir odaydı. Genellikle beyaz renklerden oluşuyordu. Sadeydi.

 

 

 

 

Annem"Burası misafir odası. Senin için hazırladığımız oda hala duruyor. Değiştirmedim." Bebek odasından bahsediyordu sanırım. Konuşmaya devam etti."O odanı bozamadım. Sana yeni bir oda yapmak isterim. Ama sen kendi tarzına göre yap istedim. Hafta sonu alışverişe çıkarız ve istediğin şekilde odanı yaparız." Dedi.

"Teşekkür ederim." Dedim. Yanıma gelip bana sıkıca sarıldı. Yine sıcacıktı kucağı. Bende ona sarıldım. Kafasını kaldırıp yanaklarımı öptü. Kollarını çözmemişti hala sıkıca sarılıyordu. Yüzümün heryerini öptü. Saçlarımı bile öptü, okşadı.

 

 

 

 

Küçükken ne çok hayal ederdim annemin beni böyle sevmesini. Şimdi gerçek oluyordu. Yanaklarımı sildi. Annem yanaklarımı silene kadar ağladığımın farkında bile değildim. Oda ağlıyordu.

Alnımdan öptü tekrar.

"Ağlama kuzum, hadi ben çıkıyorum. Sende dinlen tamam mı?"

 

 

 

 

Gitmesini istemiyordum. Kalmasını da isteyemiyordum, utanıyordum. Başımı salladım sadece. Oda bana gülüp odadan çıktı.

 

 

 

Gözyaşlarımı sildim. Ellerimin tersiyle. Ardından yatağa doğru gittim. Çok yorgundum. Şuan saece uyumak istiyordum. Ayakkabılarımı çıkardım. Evet eve ayakkabıyla giriyorlardı. Bana göre garip onlara göre normaldi.

 

 

Üstümdeki ceketi çıkarıp yatağın biraz uzağında ki koltuğa fırlattım tişört ve pantolonla kalmıştım. Pike'yi kaldırıp yatağın içine girdim. Yumuşacık'tı kendi mi huzurlu ve güvende hissediyordum.

Gözlerimi kapattım, bir kaç dakika sonra uykuya teslim olmuştum.

 

 

 

 

 

 

**********

 

 

 

 

 

 

 

Alarmım çalıyordu. Lanet okul.

Gözlerime acıyla açtım. Sanki iğne batıyordu, beyaz ışık vurdu. Ellerimle gözlerimi ovaladım. Üstümde ki pikeyi kenara atıp, ayağa kalktım. Birkaç saniye kendime gelmeye çalıştım, neler olduğunu hatırladım. Neden yabancı yerde uyanmıştım şimdi hatırlıyordum.

 

 

Alarmın sesi gelmeye devam ediyordu. Yastığın altından telefonumu alıp alarmı kapattım. Okula gitmem gerekiyordu. Saat 07:00 idi. Okulum buraya çok uzaktaydı. Formam da yanımda değildi zaten ben bugün okula gitmeyecektim herhalde.

 

 

 

Gece koltuğa fırlattığım ceketimi giydim. Odanın içinde bir tane daha kapı vardı. Banyo olmalıydı. Kapıyı açtığımda doğru tahmin ettiğimi anladım. Birkaç işimi hallettim ve yüzümü yıkayıp banyodan çıktım. Odadan da çıktım.

 

 

 

 

 

Merdivenlerden inerken Baran'la karşılaştım kolunu omuzuma attı. "Günaydın fıstık." Gülümsedim. "Günaydın." dedim. Beraber indik aşağıya onun yönlendirmesiyle yürüdüm. Bir tane odaya geldik kocaman yemek masası, bir sürü sandalye ve donatılmış kahvaltılıklar vardı.

 

 

 

 

 

Sadece babam vardı ve en başta oturuyordu. "Günaydın kızım." Dedi, gülümseyip "Günaydın." Dedim Boran'da "Sen bana sormadın ama sana da günaydın Baba" dedi. Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Babam onu hiç takmayıp "Nasılsın kızım?" dedi. "İyiyim siz nasılsınız efendim? dedim. Yüzü biraz asıldı galiba ona Baba diye seslenmediğim için. Ama diyemezdim daha çok erkendi.

 

 

 

 

 

Aziz ve Boran da gelmişti. Baranın aksine takım elbise giymişlerdi. Baran ise rahat takılıyordu anlaşılan. Onlarda oturdular. Aziz"Günaydın." Dedi. Bana dememiştir diye cevap vermedim. Boran cevap verdi. Bana baktıklarını hissediyordum. Ama ben onlara bakamıyordum. Hala utanıyordum.

 

 

Poyraz içeri girince heyecanla ona baktım. Bana gülümseyip yanıma oturdu. Boran ve Poyraz'ın ortasında oturuyordum. Poyraz"Günaydın." Dedi. Ona dönüp "Günaydın." Dedim. Üzerinde okul forması vardı. Yıldırım koleji yazıyordu. Ne yani bunların okuluda mı vardı?

 

 

 

Berkay "Ablaların en güzeli nerede?" Diye bağırdı. Kendisinden önce sesi gelmişti. Toprakla birlikte girdiklerinde Toprak Berkay'ın ensesine vurmuştu. Ben şaşkınca bakarken diğerleri normal karşıladılar.

 

 

 

 

 

Annem içeri elinde büyük bir tabakla girdi. "Günaydın." Dedi . Arkama geçip elindeki tabağı önüme bıraktı. "Mis gibi börek yaptım." Dedi. Ardından saçlarımı öpüp çekildi. Oda masaya oturunca tamamlandık. Önümde ki börekten tabağıma aldım. Annem bana heyecanla bakıyordu ona gülümseyip börekten yedim "Çok güzel olmuş ellerinize sağlık." Dedim. Gülümsedi. "Afiyet olsun kızım." Dedi. Gerçektende güzeldi.

 

 

 

 

Benim gözüm sofranın sağ tarafında kalan patates kızartmasında kalmıştı. Tam uzanacaktım Aziz benden önce davranıp aldı. Üzülmüştüm. Cesaretimi tam toplamıştım. Neyse diyip salatalık dan aldım. Aynı zaman da tabağıma konulan patates kızartmasıyla başımı kaldırıp koyana baktım Aziz koymuştu. Ona gülümsedim. Dudağı çok azıcık kıvrıldı bu adam hiç gülmüyordu sanırım.

 

 

Mutlulukla patates kızartmasın dan yemeye başladım. Ama hepsi bana bakıyordu.

Babam"Poyraz ve Berkay'ın gittiği okula aldıracağım kaydını bir kaç gün dinlen sonra gidersin dedi."

 

 

 

 

Berkay"Oley." diye bağırdı. Ayağa kalkıp dan ediyordu k Boran ensesine vurdu. Berkay geri oturdu. Bu çocuğa da sürekli vuruyorlar. Her neyse boğazımı temizleyip babama döndüm."Ben eski okulumda kalmak isterim." Bunu dememle hepsi bana baktı. Omuz silktim. Ve konuşmaya başladım. "Okulumu seviyorum. Arkadaşlarımda orada okulumu değiştirmek istemiyorum." Dedim.

 

 

 

 

Annem"Kardeşlerinle aynı okula gitsen olmaz mı güzelim? Arkaşlarınla istediğin zaman buluşursun. Hem okulun uzak." Dedi. Hepsinde haklıydı. Derin bir nefes aldım. Uzatmak istemiyordum." Peki siz nasıl isterseniz." Dedim. Aziz konuştu bu kez,"Biz değil senin istemen önemli eğer istemiyorsan gitmessin." Dedi.

 

 

 

 

Annemin dediği gibi istediğim zaman görüşebilirdim arkadaşlarımla. Hemde uzaktı 2 saat yol gitmem gerekti okul zaten 8' de başlıyordu. "Bahar hanımın da dediği gibi istediğim zaman görüşürüm arkadaşlarımla ve gerçekten okul da uzak, açıkçası bana farketmez." Dedim.

 

 

 

 

 

Anneme bahar hanım dediğim için bu kezde üzülmüştü. 2 gün de anne babamı dememi bekliyorlardı?

 

 

 

 

Başını salladı babam "Peki o zaman en kısa sürede yeni okuluna gidersin dedi."

Bugün gidemezdim. Babama dönüp "Yarın aldırır mısınız kaydımı? Yarın gitmek istiyorum." Dedim. Gülümseyip başını salladı.

 

 

 

 

Kahvaltı Faslı bittikten sonra babam, Aziz ve Boran işe gitmişti. Toprak üniversite'ye gidiyormuş. Toprak, Poyraz ve Berkay da okula gitti. Evde annem, baran ve ben kalmıştık. Baran işsizmiş çıkmadan önce öyle demişlerdi. Buna baya gülmüştüm.

 

 

 

 

 

Annem den acil temiz kıyafet istemem gerekiyordu. Üstüm leş gibiydi ve dün ki üstlerimle uyumuştum. Oturma odasında oturan annemin yanına doğru gittim. "Şey bana kıyafet verebilir misiniz acaba duş almak istiyorum da." Bana her ne kadar tripli olsa da kıyamayıp gülümsedi. "Tabi bebeğim biz babanla gelmeden önce sana bir kaç şey almıştık. Benimle gel tatlım." Dedi. Çok tatlı kadındı gerçekten. "Tamam." Dedim.

 

 

 

 

 

 

Onun yürümesiyle peşine takıldım. 1. Katta ki bir odanın önünden geçerken derin nefes aldı. Bunu dünde yapmıştı. O oda da ne vardı acaba? 2. Kata geldiğimizde benim kaldığım yan odaya girdi. Kapıyı da açık bırakmıştı. Bende arkasından girdim.

 

 

 

 

 

Kocaman yatak ve koltuklar vardı. 2 tanede kapı oda da ki resimlere baktım. Annemin babamın resimleriydi ve abi takımının bir kaç resimleri bide annem artık o zaman kime hamileyse ellerini karnına koymuş, bir ayağını hafif kaldırmış gülümseyerek bakıyordu. Çok güzel ve gençti. Annem yanıma gelip"Sana ve Poyraz'a hamileydim burada. Bütün çocuklarımın resimleri var bu oda da bir tek senin resmin yok. Ama olacak heryerde senin fotoğrafın olacak." Dedi.

 

 

 

 

 

 

Gülümsedim. Gülümsedi.

"Hadi gel." Dedi. Odadanın sol tarafında kalan kapıya doğru gitti. Açıp girmem için kenara kaydı. Odaya girdiğimde buranın giyinme odası olduğunu anladım. Heryer de dolap vardı. Ve camlıydı. Kıyafetler gözüküyordu.

 

 

 

 

 

 

Yerde bir sürü ünlü markaların poşetleri duruyordu.

"Sen gelmeden önce bir kaç birşey almıştım. Ne seversin bilmediğim için. Bizim hemen alışverişe çıkmamız gerek." Dedi. Bu haline güldüm alışverişi çok seviyordu sanırım.

 

Bir kaç bir şey dediği buysa gerisini düşünemiyordum.

 

         

 

*************

 

 

 

 

 

 

Duşumu almış ve üstlerimi giyinmiştim. Annem herşeyi düşünmüş gerçekten ilk çamaşır bile almıştı. Yatakta oturmuş annemin saçlarımı taramasının bitmesini bekliyordum. Saçımın her bir telini öpüyordu. Bana çok çabuk alışmıştı kolay değildi yaşadıkları. Yaşayan çocuğunun öldüğünü demişlerdi.

 

 

 

 

Saçımı taraması bitince örmeye başladı. Çok Huzurluydum beni büyüten annem hiç böyle davranmamıştı bana. Hep işim var kendin yap derdi.

 

 

 

 

Onlar beni aramamışlardı. Sabah Merve ablamı arayacaktım. Aramıştım da ama ulaşılamamıştı. Diğerlerini aradığımda ve ya mesaj yazdığımda da aynıydı. Beni engellemişlerdi.

Telefonum ve hattım o adamın üzerineydi.

 

 

 

 

 

Annem saçımın örgüsünü bitirip bağladığında omzunun üzerine koydu.

"Çok güzel saçların var."dedi.

"Senin gibi." dedim. Güldü. Güldüm. Sarıldı. Sarıldım. "Beraber uyuyalım mı?" Dedi.

"Evet lütfen." Dedim.

Ayağa kalkıp yatağın içine girdim. Annemde yanıma gelip uzandı. Bana kollarını açtı. Biraz yanaşıp kollarının arasına girdim. Göğsüne yattım. Hala sıcacıktı bir annenin kucağı çok sıcak ve güvenliydi. Saçlarımı öptü.

"Uyu anneciğim. Seni çok seviyorum." Dedi.

"Bende seni seviyorum anne." Diye mırıldanıp. Derin uykuya daldım.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Evet nasılsınız?

 

Bölüm kısa oldu biliyorum. Okulum ve sınavlarım nedeniyle vakit buldukça yazmaya çalıştım.

 

Bölümler gittikçe uzayacak ve her hafta 2 bölüm gelecek 💗

Günler ve saatler belirli değil o yüzden lütfen sormayın.

 

Kitapla alakalı görüşlerinizi ve fikirlerinizi merak ediyorum. Bunun için bana Instagram ve tiktok dan ulaşabilirsiniz🫶

 

Belirli bir kitleye gelince WhatsApp dan kanal oluşturmayı düşünüyorum.

 

Bir çoğunuz tiktok dan geldiniz videolarım güzel tuttu ama okunma sayısı çok az o yüzden sizden ricam bu hikayeyı paylaşın ve benide etiketleyin🙏

 

Yıldıza da basmayı unutmayın oy sayımız çok az..

 

Sizi seviyorum okurlarım gelecek bölümde görüşmek üzere..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 07.12.2024 22:48 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...