5. Bölüm

5. Bölüm 'Savaş'

Yaren
yarenrumeysq

Hikayeyi elinizden geldiği kadar yaymanızı ve paylaşmanızı istiyorum. Sayımız artsın ve büyüyelim. Bana tiktok ve Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz. Kitapla alakalı Önerilerinize ve görüşlerinizi belirtin.

 

Sizi seviyorum okurlarım 😊

 

İyi okumalar 🫶

 

********

 

 

Poyraz bana göz kırpıp yerine geçmişti. Napıyor muydum? Şuan yeni sınıfımın karşısında ayakta dikilmiştim. Ögretmen kendimi tanıtmamı istemişti.

Daha fazla beklemeden lafa girdim.

 

"Adım Sera Güneş Yıldırım, Poyraz'ın ikiziyim." Bunu dememle sınıfta ki kızların kıskanç bakışları gitmiş. Şaşkın nidalar gelmişti.

 

Herkes merakla bana ve Poyraz'a bakıyordu. Poyraz derin bir nefes aldı. "Doğumda öldü sanıyorduk." Yutkundu. Gülümsemeye çalıştı. Onun için zor gelmişti. Benim içinde zordu. "Bir hemşire hatası yüzünden ikizim başka bir aileye gitti. Ama kavuştuk." Dedi ve bana tebessüm etti.

Derin bir sessizlik.

 

Öğretmen boğazını temizleyip.

"Üzücü bir durum ne diyeceğimi bilemiyorum. Daha geç kavuşabilirdiniz." Başımı salladım. Evet daha geç kavuşabilirdik. Koskoca 16 sene başka kişilere anne baba demiştim.

 

"Öyle." dedim.

"Peki Seracım boş bir yere geçebilirsin, ben kimya öğretmeniyim. Adım Hanzade."

"Memnun oldum." Gülümsedim. Gülümsedi.

 

Gözlerimi sınıfta gezdirdim.

Tek boş yer mavi gözlerin yanıydı. Gözleri koyu maviydi.

 

Yavaş adımlarla ilerledim. Cam kenarında oturuyordu. Boğazımı temizleyip.

"Camın olduğu tarafta ben oturabilir miyim?" Yüzüme baktı. Yüzümün her yerini inceledi. En son gözlerimde durdu. Benim ormanım onun denizine bakıyordu. Hiçbir şey demeden kalktı. Bismillah dedim bir an o boy ne. Poyraz dan çok az uzundu. Benim boyum 1,68'di. Omzuna geliyordum.

 

Sıradan çıktı. Masalar birleşikti ama sandalyeler ayrıydı. Ben onun az önce oturduğu yere oturdum. Oda benim yanıma. Gözleri deniz renginde olduğu yetmiyormuş gibi buram buram deniz kokusu geliyordu. Ferahlatıcıydı.

 

Hanzade hoca ders anlatmaya başlayınca çantamdan kitabımı çıkarttım. 2. Dönemin ortasında gelmiştim. Ve konu olarak öndeydiler. Ders çalışıp onlara yetişmem gerekiyordu.

 

Ders bitmiş ve teneffüs çalmıştı. Zaten dersin yarısındayken girmiştik sınıfa. Poyraz yanıma geldi. Bana gülümseyip yanımda deniz kokusunun sahibine döndü.

"Naber lan bayadır gelmiyorsun?" Tanışıyorlar mıydı?

 

Aynı sınıftalar tabiki de birbirlerini tanıyorlardır. İç sesimle kavgamın sona ermesine sebep olan şey onun sesiydi.

 

"Maçlar vardı. Sen izlemeye neden gelmedin?" Kalın, gür ve aynı zamanda yumuşak, sıcak sesi. Karnımda kelebekler uçması normal miydi? Tamam daha önce bir kaç kişiden hoşlanmıştım. Bir kaç gün sürmüştü sadece. Yine öyle basit bir hoşlantıydı.

 

"Kız kardeşimle ilgilenmek istedim." Diyip beni işaret etti.

Başını salladı. "Anladım."

 

"Kantine gidelim ben çok acıktım." Çok kalın bir sesti. Hatta kalın değil de bir hayvan sesi gibiydi. Sesin sahibine döndüm. Koyu kumral saçları hafif kıvırcık, kahverengi gözler ve uzun boyluydu.

 

Poyraz ve o güldüler.

"Oğlum bi doyuramadık seni." Poyraz bunu dedikten sonra bana döndü. "Gel Sera hem okulu gezeriz hem de birşeyler yiyelim." Başımı salladım.

"Tamam." Ayağa kalktım. Çıkabilmem için onun da çıkması gerekiyordu.

 

Oda ayağa kalktı. Kesinlikle 1,80'den fazlaydı boyu. Poyraz kolunu omzuma attı. Onunla birlikte yürüyorduk. O ve kalın sesli çocuk birde bir çocuk ve bir kız daha vardı.

 

Aşağı katta ki kantine indik. Boş masalardan birine geçtik. Kalabalık olduğumuz için diğerleri başka masalardan sandalye getirdi. Poyraz bana dönüp. Gözleriyle kantini işaret etti.

"Ne istersin?"

"Çikolatalı süt ve çikolata." Başını salladı. O ve diğerleri onunla kantine gitti.

 

Masada mavi gözler, ben, kalın sesli çocuk ve bir kız vardı.

Kız tam bir esmer güzeliydi. Saçları göğüs hizasında, boyu benden bir kaç santim uzundu. Esmer ve pürüzsüz teniyle çok güzeldi.

 

Bana doğru dönüp elini uzattı. "Ben Eylül." Gülümseyip bende elimi uzattım. "Sera," oda gülümseyip elimi sıktı.

 

Eylül, mavi gözlü çocuğu işaret edip. "Bu Savaş okulumuzun popüler çocuğu." Kalın sesli çocuk öyle bir kahkaha attı ki herkes bize döndü.

 

Demek adı Savaş güzel bir ismi vardı. Gözleri de güzeldi gece mavisi.

 

Eylül gülmemeye çalışıyordu. Oda en sonunda dayanamayıp güldü. Ben de dudaklarımı birbirime bastırdım, gülmemek için.

 

Savaş son derece çatık kaşlarıyla ve ciddiyetle bize bakıyordu.

Kalın sesli çocuk karnını tutarak bana döndü. "Sen bize bakma ya bizim öyle bi gülesimiz geldi. Bende Eren." Elini uzattı sıkmam için. Elini sıktım. Adımı bildiği için söyleme gereksinim de bulunmadım.

 

Ardından Savaş'ın sesini duydum. "Adın gerçekten Sera mı? Yok sa kimliğe yanlış mı yazılmış?" İsmim bir çok kez alay konusu olmuştu. İsmim Sera'ydı. Bunu duyan kişiler asıl ismimim Sare olduğunu kimliğe yanlış yazıldığını düşünürlerdi.

 

"Adım Sera, bir yanlışlık yok." Uzun uzun baktı. Sonra kafasını sallayıp önüne döndü. Poyraz da gelmişti bu sırada. Çikolatalı süt ve çikolata mı bana doğru uzattı. Teşekkür edip aldım.

 

Eylül bizle birlikte gelen ama Poyraz'la birlikte kantine giden esmer çocuğu gösterdi.

 

"Bu Yiğit." Gülümseyip elimi uzattım. Oda gülümseyip elimi sıktı.

 

                 

Kantinde biraz vakit geçirdikten sonra sınıfa çıkmıştık. İyi insanlardı baya iyi anlaşmıştık. İlk günden arkadaş edinebileceğimi düşünmemiştim. Şimdi ise Yiğit, Eren, Eylül ve Savaş... Hepsiyle arkadaş olmuştum. Tabi Savaş'ı bilemem. Güzel vakit geçirmiştik. Eğlenmiştim.

 

Şimdi ise matematik dersindeydik. Enver hocanın tahta ya yazdığı soruya baktım. Gayet basitti. Çözmek için elimi kaldırdıracaktım ki kaldırdım da ama Savaş'la birlikte.

 

Göz göze geldik. Sınıfta tek biz soruyu çözmek için el kaldırmıştık. Enver hoca gülümseyip konuştu. "Savaş'a güçlü bir rakip çıktı." Başını salladı.

 

Hemen arkamda ki Eylül bana doğru eğildi.

"Savaş okul birincisidir. Onu geçen olmadı." Demek bu yüzden okulun popüler çocuğu dediler. Anladım dercesine kafamı salladım.

 

Enver hoca,"Gel Sera soruyu sen çöz." Savaş'a kısa bir bakış attım. Hiç takmamıştı bile. Ayağa kalktım. Benim geçmem için Savaş'ta ayağa kalktı. Yanından geçerken burnuma yine o deniz kokusu geldi.

 

Derin bir nefes alıp tahtaya doğru yürüdüm. Enver hocanın uzattığı tahta kalemini alıp soruyu çözmeye başladım.

 

Bir kaç adım geriye gidip eserime baktım. kalemi hocaya verdiğimde "İyi bir öğrencisin. Aferim!" Gülümseyip yerime geçtim.

 

Oturduğum da Savaş bana doğru yaklaştı. Kulağıma eğilip,"Aferim!" Dedi. Ciddi olup olmadığına baktım. Yüzünde alaycıl bir tavır vardı.

 

Sinirlenmiştim. Bu kez ben ona doğru eğildim. "Kıskanma." Diyip önüme döndüm. Kaşlarını çatıp bana baktı.

 

Bir süre sonra bir şey demeyip önüne döndü.

Karnında ki kelebekler hareket halindeydi.

 

Ders bitmişti ve okulda bitmişti. Bende bitmiştim. Yorulmuştum. Bir çok dersten gerideydim. Yetişmem gerekiyordu.

 

Poyraz ve Berkay'la birlikte okulun bahçesinde Aziz abimi bekliyorduk. Bizi o alacakmış. Kapıdan siyah Mercedes araba girdi. Aziz abimin arabasıydı.

 

Durdu. Poyraz'la birlikte arabaya doğru yürüdük. Berkay bizden önce davranıp ön koltuğu kaptı. Arka koltuğun kapısına elimi götürmüştüm önümde Savaş'ı görünce durdum.

 

Siyah Yamaha Kawasaki ninja h2r motora biniyordu. Aşırı severdim motorları o yüzden azıcık gözüm kamaştı. Aziz abim arabasının camını açıp Savaş'a doğru konuştu. "Dikkat et." Savaş başını salladı. "Sizde dikkat edin." Dedi. Abim camını kapatıp benim binmemi bekledi.

 

Savaş bana baktı. Yine yüzümün her santimini inceleyip en son gözlerimde durdu. Göz kırptı. Kaskını takıp motoruna bindi. Gözlerimi kırpıştırdım. O bana cidden göz kırpmıştı değil mi?

 

Motoru çalıştırıp okulun bahçesinden çıktı. Bende daha fazla Poyraz'ı ve abimi bekletmeyip arabaya bindim.

 

"Şükür gelebildin okulu bu kadar çok mu seviyorsun cidden? 10 dakikadır okula bakıyorsun." Poyraz okula baktığımı sanmıştı. Ama ben okulun önünde motoruyla duran Savaş'a bakıyordum.

 

Birşey demedim. Kemerimi bağladım.

"Abla ya ben bi ara sınıfınıza geldim yoktunuz. Okulu gezdirecektim sana." Ona gülümsedim. "Daha gezemedim yarın gezdirirsin" tamam diyip önüne döndü.

 

"Okul nasıl geçti?" Aziz abime cevap verdim.

"Güzeldi. Tam 4 tane arkadaş edindim." Dedim bunu söylerken 4 parmağımı da kaldırdım.

 

Aziz ve Poyraz güldü. Berkay da kahkaha attı. Bende güldüm. Biraz sohbet ederek biraz da şarkı dinleyerek eve geldik.

 

Zile bastığımızda annem açtı. Neşeyle bana baktı.

"Hoşgeldiniz." Hepimiz hoşbulduk dedik ve içeri geçtik. Annem kapıyı kapatıp yanıma geldi. Başımı okşayıp öptü.

 

"Okulun nasıl geçtiğini her detayını anlat bana." Onun bu heyecanlı haline güldüm.

"Güzeldi. Biliyorum çok merak ediyorsun hepsini sana anlatacağım ama şuan çok açım." Bana gülümsedi. "Her ince ayrıntısına kadar anlatacaksın." İşaret parmağını kaldırıp uyarı şeklinde salladı. "Söz vallahi anlatacağım."

 

"Öyle olsun hadi geç bakalım."

Yukarıda kaldığım odaya çıktım. Üzerimi değiştirip elimi yıkadım.

 

Aşağıya indim. Salonda kimse yoktu. Herkesin yemek odasında olduğunu düşünüp oraya doğru adımladım.

 

Herkes masaya oturmuş beni bekliyordu. Boş sandalyeye geçip oturdum. Yanımda Baran vardı. Yanağımdan makas aldı.

"Naber fıstık?"

"İyi sen?"

"Kötü."

"Neden?"

"Sen olmayınca canım çok sıkıldı." Gülümsedim. Yanağımdan öpünce gülüşüm büyüdü.

 

Babam da okul nasıl geçti diye sorunca aynı cevabı verdim. Sonra yemeğe başladık.

 

Yemeğimi bitirince herkese iyi geceler diyip direkt odama çıktım. Çok yorgundum. Uyumak istiyordum. Üstümü bile değiştirmeden. Yatağa yattım. Bir kaç dakika sonra gözlerim ağırlaştı. Odanın açılıp kapanma sesi ve annemin çok derinden gelen sitem sesleri. Muhtemelen sabah bana kızacaktı. Çünkü ona okulda neler yaptığımı anlatacaktım.

 

 

 

 

 

************

 

Yıldıza

 

Evettt nasılsınız?

 

Bölüm kısa biliyorum. Çok

yorgunum okuldan geldim ve bunu yazmaya başladım birdaha ki bölümü uzatmaya çalışacağım

Sizden fikir önerileri istiyorum ama kimse bana yazmadı bu konuda kitapla alakalı önerilerinizi lütfen bana tiktok ve ya Instagram dan yazın.

 

Instagram ve tiktok adım aynı, yarenrumeysq

 

Gelecek bölümde görüşmek üzere 🤍

 

 

 

Bölüm : 09.12.2024 23:56 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...