
BÖLÜM 11: SEZON FİNALİ – EVE DÖNÜŞ
Bir hafta sonra, Yüce Kral Odin'in ısmarladığı kılıç yapılmış ve büyük bir sandık içinde saraya getirilmişti. Odin, öğleden sonra tören düzenleyerek kılıcını Cüneyt Arkın'a takdim etti. Cüneyt Arkın, kılıca bakınca gerçekten çok iyi bir ustanın elinden çıkan sanat şaheseri, hafif, keskin ve dayanıklı olduğunu anladı. Bir de aynı Thor'un tekici gibi elini açınca şak diye nerede olursa olsun gelip eline yapışıyordu. Bu özelliğine de hayran kalan Cüneyt Arkın, Yüce Kral Odin'e teşekkür etti ve artık Dünya'ya dönmek istediğini bildirdi.
Cüneyt Arkın'ın verdiği bu şaşırtıcı karar hepsini de şok etmişti. Ama kesin kararlı olduğunu anlayınca kalmasında ısrar etmediler. Gelmek istediğinde kapılarının ve Sifrost köprüsünün her zaman açık olduğunu bildirdiler. Jane ve Darcy de yapılacak işleri olduğunu söyleyip Dünya'ya dönmek istiyorlardı ve hepsi de aynı gün yola çıkmak üzere hazırlıklarını yaptılar. Cüneyt Arkın, baba toprağı olan Cürek şehrine giderek akrabalarıyla ve yetiştirdiği öğrencileriyle vedalaştı, onları Dünya'ya davet etmeyi de ihmal etmedi. Gözyaşları içinde ayrılırken de çeşitli taze meyvelerden sepet yaptılar, bazı ağaç ve meyvelerin tohumlarını ve çekirdeklerini de bir paket yaparak Cüneyt Arkın'a verdiler.
Midgardlılar Dünya'ya dönerken birçok kişi onları uğurlamaya Sifrost köprüsüne geldi. Hepsiyle de vedalaşan Midgardlılara yine Thor ve Loki eşlik edeceklerdi. Sifrost köprüsü Odin'in emriyle Heimdall tarafından açıldı ve köprüde el sallayan Midgardlıların arkasından çabuk gidip gelsin diye kovayla su dökmeyi ihmal etmediler.
İlk durak Eskişehir'deki Cüneyt Arkın'ın evinin çatısıydı. Dünya gezegeninde gece olduğundan hiç kimse onları görmedi ve Cüneyt Arkın, konuklarını bu saatte bırakamayacağını söyledi. Evine davet ederek onlara Eskişehir'in yöresel yemeklerinden yaptı. Önce göçeli tarhana çorbası ve nohutlu mantıyla başlayan ziyafet, çibörek ve Balaban köfteyle devam etti. Haşhaşlı dolama ve Met helvası ile yemek tamamlandı. Jane ve Darcy de mutfağa gelerek hem Cüneyt Arkın'a yardım ettiler, hem de bazı yemeklerin tariflerini aldılar ve masaya servis yaptılar. Yemekten sonra sabah otobüsle İstanbul'a doğru yola çıkacakları için Cüneyt Arkın onlara iki oda hazırladı, hepsi de yorgunluktan yatar yatmaz uyudular. Sabah da kalkınca kahvaltının peşinden vedalaşarak ayrıldılar.
Onlar gittikten sonra Cüneyt Arkın, banyoya giderek aynada kendine baktı. Gördükleri rüya değil gerçekti ve elli yaşındaki gibi dinç ve sağlıklı görünüyordu. Yüzündeki kırışıklıklar kaybolmuş; gözlerine fer, cildine parıltı gelmişti. Eklem yerlerinde hiçbir ağrı ve sızı hissetmiyordu. Elini kaldırınca salondaki duvara astığı kılıç hemen gelerek eline yapıştı.
Aynada kendine bakıp kılıçla birkaç hareket yapan Cüneyt Arkın, eski günleri andı, film setlerinde çalıştığı arkadaşları gözünde canlandı. Ayhan Işık, Kemal Sunal, Adile Naşit, Hulusi Kentmen ve Fatma Girik gibi birçoğu vefat etmişti. En çok Kemal Sunal ve Fatma Girik'le yakın arkadaş olmuştu. Onlarla birlikte genç yaşta ölenlere bir kat daha üzüldü.
Biraz sonra Asgard'dan getirdiği çekirdek ve fidanlar aklına geldi. Evdeki saksılara birkaç tanesini dikerek güneş görebileceği bir yere koydu. Diğerlerini de bahçeye dikmek üzere aşağı indi. Birer-ikişer toprağa dikerek ilk can sularını verdi, etrafına çit yaparak korumaya aldı. Bu meyvelerin Dünya'da yetişeceğinden emin değildi ama yine de sonucu görmek istiyordu. Eğer yetişir ve başarılı sonuç alırsa bütün dünyaya bir iyilik ve güzellik yapmış, gençleştirici ve sağlıklı besin kaynakları üretmiş olacaktı. Biraz sonra komşu kadınlardan biri onu bahçede görünce yanına yaklaştı ve "Kolay gelsin komşum, nasılsınız?" dedi.
- Teşekkür ederim. Her zamanki gibi bahçeyle ve toprakla uğraşıyorum. Sizler nasılsınız komşu, iyi misiniz?
- İyiyiz, teşekkür ederim. Ama sizi çok dinç, canlı, gençleşmiş ve sağlıklı gördüm Cüneyt Bey.
- İltifat ediyorsunuz. Her zamanki halimiz işte. Bir ayağımız çukurda, toprağa her gün biraz daha yaklaşıyoruz. Bir de bana artık "Cüneyt Bey" demeyin lütfen. Bundan sonra kendi gerçek ismimi kullanmak istiyorum. Artık herkes beni "Fahrettin CÜREKLİBATUR" olarak tanısın.
***** SEZON FİNALİ*****
Sonraki bölümleri yazmaya devam edeceğim ancak okuma, yorum ve beğeni sayısı çok artarsa, ilgi ve istek gelirse yine bu sayfalarda yayınlayacağım.
Ayrıca İskandinav Mitolojisi hakkında araştırmalar yapıyorum. Filmlerde ve dizilerde işlenmeyen mitolojik öyküleri orijinal kaynaklara dayanarak yazmak istiyorum. Kısa bölümler halinde de olabilir, öyküleştirerek de olabilir, henüz bir karar vermedim.
Birkaç hafta buralarda olmayacağım. Okumaya devam edeceğim elbette ama yazmaya ve yorumlara zaman ayırabileceğimi sanmıyorum. Tatil dönüşünde ise yeni bir hesap açarak bu kez sadece İNGİLİZCE yazmayı düşünüyorum ve daha aktif ve saygılı, KV ve TT gibi şeylerle uğraşmayan dünya yazarlarıyla tanışmak ve yazışmak istiyorum. İngilizce okuyabilen ve yazabilen varsa bu sayfamdan onları ayrıca davet edeceğim.
Yazarken düşünüyor ve kendimce eğleniyorum, bu bile bana yetiyor.
Okuyanların bilgi edinmelerine ve hoşça zaman geçirmelerine yardımcı olduysam ne mutlu bana.
Hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum.
Yılmaz Örmeci
Ankara, 20.04.2022
...
NOT: bu bölümleri yazdıktan iki ay sonra Cüneyt ARKIN 28.06.2022 tarihinde vefat etmiştir.
Kendisine rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 360 Okunma |
103 Oy |
0 Takip |
12 Bölümlü Kitap |