4. Bölüm
Yılmaz Örmeci / Thor'un Tekici / BÖLÜM 3: THOR VE JANE FOSTER

BÖLÜM 3: THOR VE JANE FOSTER

Yılmaz Örmeci
yilmazormeci

BÖLÜM 3: THOR VE JANE FOSTER

Odin, oğlunu uğurladıktan sonra saraya döndü ve Cüceler Diyarı Nidavellir'den gelen konuklarını ağırladı. Loki de kardeşi Thor'un yokluğundan yararlanarak babası Odin'in yanında yer aldı. Ancak Loki, cücelere yaptığı aşağılayıcı ve soğuk şakalarla onları gıcık etti. Cüceler Yüce Kral Baba Odin'e ayıp olmasın diye fazla tpki vermediler ama Odin bunu fark etti ve Loki'ye kızdı. Bir daha onun toplantı ve konuk ağırlamalarına katılmamasını istedi.

Birkaç gün sonra Loki babasından özür dileyerek kendini affettirdi. O gün de Buzlar Diyarı Niflheim'dan gelen temsilciler ve konuklar vardı. Onlar için özel soğuk oda hazırlanmıştı ve Odin bile bu odaya girmekten çekinmiş, kalın bir camın arkasından görüşmelere katılmıştı. Loki ise elini-kolunu sallayarak bu camdan geçti ve konuklarla tek tek el sıkıştı. Loki aşırı soğuğa oldukça dayanıklıydı. Onlarla yemek yiyip sohbet ederek bu kez babası Odin'in gözüne girmeyi başardı. Loki, Buzlar Diyarı Niflheim'dan gelen konuklara kendini daha yakın hissetmişti ve bunun nedenini sadece babası Odin biliyordu.

Öte yandan Thor'un yolculuğu son derece keyifli geçiyordu. Midgard (Dünya) Asgard'a en yakın diyarlardan biriydi ve yolculuğu uzun sürmemişti. Sonunda Midgard'a iki dizi ve bir eli ile her zamanki gibi yumuşak iniş yaptı ve başını kaldırdı, sonra da üstünü silkeleyerek ayağa kalktı. Elini kaldırınca tekici Mjollnir de uçarak gelip eline yapıştı ve öpüşüp sarılarak hasret giderdiler.

 Elini kaldırınca tekici Mjollnir de uçarak gelip eline yapıştı ve öpüşüp sarılarak hasret giderdiler

Midgard'da gece olduğu için onu kimse fark etmemişti. Doğruca metro istasyonuna giderek yanında para ve bilet olmadığından gizlice turnikeden geçti, metroya bindi. Onu görenler bir film çevrildiğini düşünerek fazla önemsemediler. Zaten Hollywood filmlerinin yüzde doksanı New York'ta geçiyordu. Thor, üç durak sonra inerek doğruca Jane Foster'in evine gitti ve kapının ziline bastı.

Jane Foster, kapının ziline basanın kim olduğunu merak edip kapı dürbününden bakınca Thor'u gördü ve sevinçle kapıyı açarak sarılıp öpüştüler. Hemen içeri geçerek birbirlerine başlarından geçenleri anlattılar.

- Jane, seni çok özledim. Bunca zamandır neden gelmediğimi merak ediyorsan geçerli sebeplerim vardı. Birkaç diyarda savaş ve kargaşa çıktı, babam da beni görevlendirdi. Neyse ki hepsini ele geçirip kurtardık.

- Tabii tabii, sen yaparsın. Ama insan savaşta bile bir arayıp sorar, merak eder, değil mi? Kırıldım sana.

- Kırılma bir tanem, bundan sonra hep birlikte olacağız. Evimin kadını, çocuklarımın anası olacaksın. Pembe panjurlu, bahçeli bir evimiz olacak. Çocuklarımız gülüp oynarken onları izleyerek hayatın tadını çıkartacağız.

- Mesele anlaşıldı Thor, sen benim hakkımda pek de iyi şeyler düşünmüyorsun.

- Daha nasıl iyi şeyler düşünebilirim Jane? Mutlu olmanı istiyorum sadece.

- Erkek kısmına güven olmaz demişti babam. Haklıymış demek ki. Sen beni yatağa atmak istiyorsun, sonra da gene kaçıp gideceksin, değil mi?

- Valla billa seni çok seviyorum. Değil Asgard'da, dokuz diyarda bile senden daha güzeline rastlamadım.

- Ne dersen de, evleninceye kadar olmaz o iş. Ben senin yatağını hazırlayayım. Uzak yoldan geldin, yorgunsundur. Bir duş al, hemen yat istersen.

- Peki, öyle olsun. Yarın konuşuruz o zaman.

     Thor hemen elindeki tekici bıraktı ve banyoya girerek duşunu aldı

Thor hemen elindeki tekici bıraktı ve banyoya girerek duşunu aldı. O duş alırken Jane de temiz havlu vermek bahanesiyle banyo kapısını aralayarak onun kaslı vücudunu doyasıya izledi, sonra da yaptığından utanarak havluları kapıya asıp odasına çekildi.

Ertesi sabah Jane erkenden kalkarak kahvaltıyı hazırladı. Thor'un odasının kapısını tıklatarak uyandırdı ve birlikte kahvaltılarını yaparken konuştular.

- Jane, buraya babamın fırlattığı tekicimi almak için geldim. Gelir gelmez onu buldum ve hemen buraya geldim.

- Ben zaten anlamıştım beni görmeye gelmediğini. Tekici almak için geldin, hani yani gelmişken Jane'i de bir göreyim dedin, öyle mi?

- Yine yanlış anladın. Tekiç bahaneydi aslında. Buraya gelmek için can atıyordum ama babam izin vermedi bir türlü.

- Ama tekicini alman için izin verdi, değil mi? Tekiç bahane, Jane şahane, öyle mi? Tekiç mi önemli, ben mi?

- Ya, bu tür şeylere trip mi ne diyorsunuz siz. Ama ben de bolca malzeme veriyorum bilmeden. Neyse, sen şimdi triplerini at bakalım bana, çok pişman olacaksın bir gün. Tam üç ay izin aldım babamdan. Üç ay sonra dönmem lazım.

     - Üç ay mı? Peki ne yiyip ne içeceksin üç ay boyunca? Bu ev kira, masraflarım da çok ve bir boğaz daha doyuramam ben aldığım maaşla

- Üç ay mı? Peki ne yiyip ne içeceksin üç ay boyunca? Bu ev kira, masraflarım da çok ve bir boğaz daha doyuramam ben aldığım maaşla. Senin çalışman ve para kazanman lazım.

- Ama ben hiçbir iş bilmem ki, sadece dövüşebilirim. Babam bana dövüş ve özel güçler dışında hiçbir iş öğretmedi. İki yumurta kırıp menemen bile yapamam.

- Buluruz sana bir iş, merak etme. Biraz düşünelim bakalım.

Tam bu sırada kapının zili çaldı. Gelen Jane'in stajyeri ve asistanı Darcy Lewis'ti. Darcy Thor'u görünce şaşırdı.

- Thor, seni tanımasam Jane eve erkek atmış diyecektim. Hoş geldin. Nasılsın bakalım?

- Hoş bulduk Darcy. Bildiğin gibi işte. Savaşıp duruyoruz, bir de kardeşim Loki'yle uğraşıyorum en çok.

     Darcy, Thor'un kollarındaki kaslara bakınca dokunmadan duramadı

Darcy, Thor'un kollarındaki kaslara bakınca dokunmadan duramadı. Thor'un taş gibi sert pazularını sıktırırken Darcy'ye kahve koymakta olan Jane onu kıskanarak kahve fincanını önüne sertçe bırakıp Darcy'nin eline vurdu:

- Elleme kız, bozacaksın. Hem sahibi var onun. Git kendine başka erkek ara.

Thor, kıskanıldığına sevinmişti ve demek ki sahibi de vardı. Kalbindeki umut ışığı bir kez daha alevlendi. Jane, ciddi bir tavırla Darcy'ye sordu:

- Darcy, Thor babasından üç ay izin almış ve burada kalacakmış. Ama onun çalışması lazım. Biliyorsun, biz fazla kazanmıyoruz, hatta hiç kazanmıyoruz. Dünyayı kurtaracak proje ve çalışmalar yapsak bile bunun değerini bilip de bize para vermiyorlar. Eleman arayan biri var mı etrafında senin?

- Hımm, şöyle bir düşüneyim bakalım. Sen ne iş yaparsın Thor? Bir mesleğin ve eğitimin var mı?

- Hayır, maalesef yok. Kardeşim Loki olsaydı o her mesleği bilir ve her deliğe girerdi ama bende meslek yok. Sadece tekiç kullanmayı biliyorum ben.

- O zaman yakında bir gökdelen inşaatı var. Orada tekicinle iş bulabilirsin. Müteahhidi de tanıdık bir Türk. Kalıp çakmayı bilir misin mesela?

- Ben inşaat işinden hiç anlamam aslında. Bizde inşaatlar böyle yapılmıyor zaten.

- Tamam, benimle gel o zaman, seni müteahhitle tanıştırayım. Çalışma iznini, sigortanı filan da sonra hallederiz. Zaten milyonlarca kaçak göçmen var burada, sen de arada kaynar gidersin.

 

     ...

(Devam edecek)

 

Bölüm : 14.05.2025 15:24 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...