

BÖLÜM 8: CÜNEYT ARKIN ASGARD'DA
Asgard'a gelen Midgardlılar her tarafa şaşkın ifadelerle bakıyorlar, bu değişik diyarı anlamaya ve öğrenmeye çalışıyorlardı. Asgard gerçekten de muhteşem güzellikte bir yerdi. Dünyadaki gökdelenlerin en az on misli yüksek binalar, havada uçan çeşitli araçlar, gökyüzündeki uydu gezegenler, değişik renklerdeki ağaç ve çiçeklerin hepsi de çok ilginç ve güzeldi. Thor ve Loki, Cüneyt Arkın'a saygı duyduklarından onunla birlikte önden giderek yolu gösteriyorlardı. Arkalarından da Jane Foster ve Darcy Lewis onları takip ediyordu.
Odin'in sarayına geldiklerinde Yüce Kral Odin ve Kraliçe Frigga, sarayın kapısının önünde onları bekliyordu. Her ikisi de kollarını açmış ve sarılmak için hazırlanmışlardı. Loki, koşarak önce babasına sarılmak isterken Odin ani bir hamle yaparak diğer oğlu Thor'a sarılıp kucakladı. Loki bozulmuştu ama kızlara belli etmedi. Bu kez annesinin açılan kollarına atılmak istedi ama annesi daha çevik çıktı ve eğilerek onu savuşturdu, Thor'u hasretle kucaklayıp yanaklarından öptü.
Onları izlemekte olan Jane ve Darcy de birbirlerine dirsekleriyle hafifçe vurarak ağızlarını kapatıp gülüştüler. Demek ki Loki evlat olsa bile sevilmezdi. Loki'nin o anda aklından geçenleri ise hiçbiri hayal bile edemezdi. Loki, Darcy'ye ayıp olmasın diye kendini tuttu, sakinleşmeye çalıştı ve merdivenlere oturdu. Odin ve Frigga, onu daha yeni fark etmişlerdi ve ikisi de gelerek omzuna hafife dokunup "Loki, sen de hoş geldin" dediler ve konuklarıyla ilgilenmeye başladılar.
Loki, Thor'dan önce davranarak Midgardlı konukları annesi ve babasıyla tanıştırdı. Kraliçe Frigga Darcy ve Jane'e, Yüce Kral Odin de Cüneyt Arkın'a özel bir ilgi gösterdi.
- Cüneyt bey, artist gibisiniz, çok yakışıklısınız doğrusu.
- Teşekkür ederim Yüce Kral. Ben zaten artistim. Siz de artist gibisiniz ve aynı Anthony Hopkins'e benziyorsunuz.
- Evet, beni hep o artiste benzetirler zaten. Midgard'a gidip tanışmak isterim doğrusu onunla. Belki de ölmüştür, siz Midgardlılar fazla uzun yaşamıyorsunuz bildiğim kadarıyla.
Burada Thor araya girmek istedi.
- Baba, aslında Cüneyt Bey bir Midgardlı değil. Kendisi bile bilmiyor ama biz onun Asgardlı olduğunu keşfettik. Buraya çok yakın, Cürek şehrindenmiş kendisi. Hatta gerçek soyadı da Cüreklibatur'muş. Tanınmamak için takma isim kullanıyormuş.
Yüce Kral Odin, Cüneyt Arkın'a daha dikkatli bakınca oğluna hak verdi.
- Evet, evet. Aynı Cüreklilere benziyor. Cüneyt Bey, Cürek'in içinden misiniz, yoksa köylerinden mi?
- Ben de bilmiyorum ama en kısa zamanda öğreneceğim. Rahmetli dedelerim ben küçükken anlatırdı bir şeyler, hatta sizden de bahsetmişti ama masal gibi gelmişti bana.
- Evet, sizler Asgardlılar hakkındaki şeylere masal diyorsunuz, biz de çocuklarımıza Midgardlı masalları anlatıyoruz. Bizde sizin İskandinav, Cermen ve Türk mitolojileri anlatılır. Özellikle İskandinav mitolojisi bize çok benzer. Türk mitolojisindeki kahramanları özellikle de Bilgemiş'i de çok severim ben. Sizler Gılgamış diyorsunuz ama aslı Bilgemiş'tir onun.
- Ben de birçok tarihi filmde oynamıştım ama hiçbir mitolojik kahraman rolünde oynamadım doğrusu.
Odin, Cüneyt Arkın'la sohbet ederek saraydan içeri girmişti. Jane'in koluna Thor, Darcy'nin koluna da Loki girerek onları merdivenlerden çıkarıp sarayın kabul salonuna götürdüler. Büyük bir masada konuklar için hazırlanmış çok çeşitli ve lezzetli yemekler, meyveler, mezeler ve içkiler vardı. Midgardlılar hepsini de ilk kez gördükleri için yemekte biraz tereddüt ettiler ama hepsinin de çok lezzetli olduğunu tadına baktıklarında anladılar. Dünyadakilere benzemeyen birçok meyve yanında özel hazırlanmış yemekler ve çok değişik mezeler de vardı. Odin, Cüneyt Arkın'a dönerek:
- Bu meyvelerin hepsi de sizin memleketten geliyor. Cürek şehri köyleriyle birlikte Asgard'ın tarım ve hayvancılık merkezidir, deyince Cüneyt Arkın daha çok şaşırdı.
- Öyle mi? Çok şaşırdım. Bu meyvelerin hiçbirini daha önce yemedim. Bizim dünyada yetişmiyor bunlar. Hemen gidip görmek istiyorum Cürek şehrini. Ölmüşlerimizin ruhuna da Fatiha okumak isterim. Belki dedemleri filan tanıyan da çıkar.
- Bu gece sarayımızda konuk olun, yarın hep birlikte gideriz. Bu meyveleri hem daha taze olarak, üstelik dalında yersiniz.
- Çok teşekkür ederim. Buranın havası da çok güzelmiş. Doğrusu oksijen olduğundan ve nefes alabileceğimden bile emin değildim ama dünyadakinden daha temiz havanız.
- Evet, çok doğru. Ben ilk Kral olduğumda buralar hep çalılık, fundalık ve dutluktu. Gelir gelmez hemen bu şehri kurdum ve Asgard'ı bu hale getirdim. Okullar açtım, fabrikalar kurdum, yollar ve köprüler yaptırdım. Bizi kıskanan diyarlarla savaştım yıllarca ama hepsini de yendim. Hepsinden de haraç alıyorum şimdi. İsterseniz oraları da gezebilirsiniz. Asgard'la birlikte Midgard'ı da sayarsak dokuz diyarım var benim. Buralar, oralar, oraların oraları hep benim oluyor.
- Elinize sağlık, Allah daha çok versin. Bizim Eskişehir'de de çok başarılı bir Belediye Başkanımız var, çok hizmet etti ve yaşanabilir bir şehir haline getirdi Eskişehir'i. Ben de sizi konuk etmek isterim en kısa zamanda.
- Teşekkür ederim. Zaten halkı kendine bağlamanın iki yolu vardır: Biri korkutarak ve onlara zulmederek, ikincisi hizmet edip sevgisini kazanarak. Ben ikinci yolu seçtim.
- En doğrusunu yapmışsınız Yüce Kralım. Sevgiyle olan bağlılık çok daha uzun süreli ve barışçı olur her zaman.
Masadan hep birlikte kalkarak konuklara sarayı gezdirmek istediler. Cüneyt Arkın'ın iki koluna Odin ve Frigga, Jane'in koluna Thor ve Darcy'nin koluna Loki girerek sarayın değişik odalarına ve bölümlerine girip çıktılar. Konukların üçü de sarayın ihtişamına ve güzelliğine hayran kalmışlardı. Odaların her biri dünyadaki bir daire büyüklüğündeydi ve pırıl pırıldı. Geç vakitte de Cüneyt Arkın'a bir oda, birlikte kalmak istediklerini söyleyen Jane ve Darcy'ye de bir oda hazırladılar ve herkes odasına çekilerek uyudu.
Sabah kahvaltıda yine hepsi bir araya gelerek güzel ve neşeli bir şekilde sohbet edip kahvaltılarını yaptılar. Daha sonra Odin'in önceden hazırlattığı Kraliyet Hava Yolları'na ait büyük, konforlu ve görkemli bir uçakla birkaç dakikada Cürek şehrinin havalimanına indiler. Cürekliler ise havalimanında Krallarına sevgi gösterisinde bulunuyorlar ve Asgard bayrakları sallıyorlardı. Toplu halde bu kez ikişer ikişer küçük ama lüks hava araçlarına binerek önce bir şehir turu yaptılar. Gerçekten de iki yüz elli milyon nüfusuyla ortalama büyüklükte bir şehir olan Cürek havadan çok muhteşem görünüyordu.
Şehrin meydanına indiklerinde Cürek Valisi ve Belediye Başkanı onları karşılayarak selam verdiler. Yüce Kral Odin, Cürek'e birkaç yılda bir gelirdi ama bu gelişi altı yüz on yedinciydi. Tarih kitaplarına geçecek kadar büyük bir olaydı. Cürekliler de bu tarihi anı yaşamak ve çocuklarına, torunlarına, torunlarının on kuşak sonrasına anlatmak için meydanda toplanmışlardı.
Cüneyt Arkın, Jane ve Darcy, dikkatle baktıklarında neredeyse bütün Cüreklilerin Cüneyt Arkın'a benzediğini fark ettiler. Hepsi de sarışın, mavi gözlü ve uzun boyluydu. Kadını, erkeği, genci, yaşlısı demeden bu kadar kendine benzeyeni bir arada gören Cüneyt Arkın, önce şaka sandığı gerçekle yüz yüze gelmişti. Demek ki dedeleri bir nedenden ötürü yıllarca önce buradan dünyaya göç etmişlerdi. Bunu rüyasında bile görse inanmazdı ama apaçık gerçekle karşı karşıyaydı.
Cüreklilerin hepsi de Yüce Kral Odin'in yanındaki kendilerine benzeyen bu adamı merak ediyorlardı. Neyse ki Odin, yüksek bir yerdeki kürsüye çıkarak eline mikrofonu alıp herkese durumu açıkladı:
- Asil ve cesur Cürekli Baturlar. Güzel şehrinize geldiğim için çok mutluyum. Sizlere uzun yıllar önce Midgard'a göç etmiş birinin torununu getirdim. Thor ve Loki, önemli bir görev için gittikleri Midgard'da tesadüfen öğrenmişler ve alıp getirmişler. Onu sevgiyle bağrınıza basacağınızdan eminim. Hepinize selam olsun.
Cürek halkı bu kez Cüneyt Arkın'ın etrafını sardı ve ona dedelerini, atalarını sordular. İki yüz elli milyon Cürekliden biri bile hatırlamıyordu bu isimleri ama şehrin nüfus kayıtlarına bakmaya karar verdiler. Ancak trilyonlarca kayıttan gelişmiş bilgisayarlarla bile zor bulunabileceği için Cüneyt Arkın, Yüce Kral Odin'den birkaç gün burada kalmayı ve durumu açıklığa kavuşturmayı istedi. Odin de Vali ve Belediye Başkanı'na onu emanet ederek diğerleriyle birlikte Cürek'ten ayrıldılar.
...
(Devam edecek)
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 360 Okunma |
103 Oy |
0 Takip |
12 Bölümlü Kitap |