11. Bölüm

10. Kimyon

Z. Nesa
z.nesa_

08.01.2024

Helüü, ben geldim :)

Nasılsınız canlarım?

Oy verip yorum yaparak bölüme başlayabilirsiniz...

Keyifli okumalar dilerim <3

...

Bir sabaha uyanmak yeni bir umuttu insanlara. Uyandırılmak kötüydü bana göre. Birisi tarafından uyandırılınca seri katilmişim gibi tepkiler veriyordum.

"Şşş," kolumun dürtülmesiyle kaşlarımı çatıp yastığıma yanağımı sürterek rahat bir pozisyona döndüm.

"Kalksana kızım, kedi gibi sürtünüyor bir de kardeşime!" derin bir nefes alıp ofladım.

"Ne kardeşi oğlum? Git işine, uyuyorum şurada." dediğimde yastığım hareket etti aşağı yukarı. "Lan bak yastığıma dokunma! Uyuyorum." yastık daha çok hareket edince bir hışımla oturur pozisyona gelip yere eğildim ve terliğimi alıp Poyraz'ın kafasına attım.

"Mal mısın? Kafama çarptı!" deyip alnını ovuştururken göz devirdim.

"Kafana çarpsın diye attım zaten salak!" deyip kaşlarımı çattım. "Bir dakika lan!" deyip dizlerimin üstünde oturdum. "Sen oradaysan bu yastık nasıl hareket etti?" arkamda gelen gülme sesiyle kafamı çevirdim.

"Lan Deniz!" dediğimde daha çok kahkaha attı.

"Efendim ikizim, bir şey mi oldu?" o da yatakta oturup bana baktığında elimle ağzımı kapattım.

"Ben seni yastık sanıyordum ya!" deyip kahkaha attım.

"Ee, boşuna yapmadım bu kasları." deyip göğsüne vurdu.

"Yastıkla bir insanı bile ayırt edemiyor musun sen?" diyen Poyraz'a döndüm. Yaşlı dedikoducu neneler gibi ellerini beline koymuştu.

"Lan Poyraz, sen niye ilkokul bebeleri gibi saçma sapan laflar ediyorsun?" dediğimde göz devirdi.

"Boş konuşma, annem yemeğe çağırdı." deyip kapıya yöneldi. İki adım atıp bana döndü. "Kardeşimi yoldan çıkartamayacaksın!" dediğinde burnumu kırıştırdım.

"Poyraz abi!" Deniz sitemli sesiyle ona bakınca Poyraz somurtarak çıktı odadan.

"Sen bakma ona, deli o. Deli!" deyip eliyle yanaklarımı okşadı. "İyi misin? Ağlamaktan gözlerin şişmiş." dediğinde tebessüm ettim.

"İyiyim, ağlamak iyi geldi." yanağını öpüp yataktan kalktım. "Ben elimi yüzümü yıkayayım sonra inelim." dediğimde kafasını aşağı yukarı salladı.

"Ben ineyim istersen, sen arkamdan gelirsin." dediğinde kafamla onayladım. Banyoya girip elimi yüzümü yıkadım. Telefonumu cebime atıp odamdan çıktım.

Asansöre ilerlediğimde beklemeden düğmeye bastım. Kapı açıldığı dakika tedirgin olsamda bindim.

Telefonumu açıp sosyal medya hesaplarımda dolaşırken bir kat aşağıda durdu içeri buz kütlesi Yakup girince öksürüp boğazımı temizledim ve telefonuma döndüm.

O yanımda durduğundan mıdır nedir anlamadım ama telefona bakasım kaçtı, ekranı kapatıp cebime koydum. Yandan yandan, gizlice ona bakmaya çalıştığım sırada onunda bana baktığını gördüm.

"Herkesle laf dalaşına giriyorsun, benimle neden bir kelime bile konuşmuyorsun?" aniden sorduğu soruyla derin nefes aldım.

Katilciğim seninle laf dalaşına girmem için ölmek istiyor olmam lazım.

"Bilmem," deyip omuz silktim. Yakup baştan aşağı bedenimi süzüp önüne dönünce rahatladım.

"Sevmedin mi beni?" dediğinde kafam hızlıca ona döndü.

"Ne?" kaşlarım merakla çatışmıştı.

"Sende mi sevmedin beni?" sorusunu tekrarlayınca yutkundum.

Sende mi derken?

"Yok öyle değil," deyip ellerimi ovaladım.

Bu adamın yanında neden heyecanlanıyordum anasını satayım!

Dudaklarımı aralayıp konuşacağım sırada kapı açıldı. Az önce bana soru sormamış gibi hızlı adımlarla asansörden çıktı. Göz devirip peşinden ilerledim.

Yemek odasına gideceğim sırada salondan gelen gülüşmelerle oraya yöneldim.

Poyraz malı kahkaha atarak Deniz'i gıdıklıyordu.

"Sen misin benim telefonuma abuk subuk fotoğraflar gönderen? Hım, cevap ver bana!" deyip gıdıklamaya devam ederken kapının önünde duraksadım.

Beni asla sevmeyecekti. Buna adım kadar emindim. Yakup duvarın önündeki koltuğa oturup yerde gülmekten gözleri dolan Deniz'e bakıyordu. Bakışları kısa bir süre sonra bana deyince gözlerimdeki hüzünü fark etti.

Alparslan yanıma gelip saçlarımı öpünce ona döndüm ve tebessüm ettim. Onunda bakışları yerde gülen ikiliye kayınca dudaklarını birbirine bastırıp gözlerime baktı.

Anlamıştı.

Onları ne kadar çok kıskandığımı, anlamıştı.

Elleri belime değip gıdıklayacakken geri çekildim. Kafamı iki yana salladım.

"Yapma, anlamasın." dedim sadece dudaklarımı oynatarak. Alparslan derin bir nefes alarak kolunu omzuma attı.

En sonunda Poyraz'ın bakışları ifadesiz yüzüme deyince gülüşü soldu, ellerini Deniz'in üstünden çekip ayağa kalktı.

"Okyanus, güzel kızım. Uyandın demek." biyolojik anne yanıma gelip saçlarımı öptü ve yanaklarımı okşadı.

"Evet, bugün yorulmuştum. Uzanınca uyuyakalmışım." dedim gülümseyerek.

"Hiç sorun değil bebeğim, baban da henüz gelmedi. Bizde masayı hazırlıyoruz." dediğinde kafamı salladım.

"Yardım etmemi ister misiniz?" gülümsedi ve kafasını iki yana salladı.

"Hayır birtanem, sen abilerinle sohbet edebilirsin." deyip Poyraz'a kınayıcı bakışlar attı.

Aman ne abi!

Alparslan ve ben yan yana oturup karşımızdaki kişileri incelerken Ali ve Fatih girdi içeri. Her zaman aynı anda hareket etmeleri komiğime gitti.

"Neye gülüyorsun sen?" Poyraz yine bana karışınca ona döndüm.

"Ebene!" Yakup gülecek gibi olsa da kendisini sıkıp ikaz eder gibi bana baktı. Fatih ve Ali'ye dönüp güldüm. "Siz harbi ikizsiniz be! Her zaman aynı anda hareket ediyorsunuz." dediğimde ikisi de birbirlerine bakıp güldü.

"Ee yavrum, ikiz olmak bunu gerektirir." Ali yanıma gelip kolunu omzuma atınca ikisinin arasında sıkıştım. "Hem seninde ikizin var, illaki hareketleriniz uyuşur." deyip Deniz'e göz kırptı.

"Hem birbirimizin acısını hissetmek aynı hareketi yapmaktan daha kıymetli." bu defa Fatih konuşunca Denizle bakışlarımız birleşti.

"Tabii ya, tek yumurta ikizleri çift yumurtaya göre daha çok hissediyormuş acıları. Bizim hissetiğimiz acıdan fazla hissediyormuşsunuz siz." kafamı Ali'ye çevirdim.

"Siz çift yumurta ikizi misiniz?" dediğimde kafasıyla onayladı.

"İkiz olmak nasıl bir duygu ya?" biyolojik baba gülümseyerek salona girdiğinde muhattabı bendim. "Anlatsanıza biraz."

"Bak şimdi baba, nasıl bir duygu biliyor musun?" Ali açıklayacağı sırada babası ensesine vurdu.

"Ulan üç harfli, sana mı dedim ben?" deyip bana döndü. "Kızıma sordum, hemen atlama!" Ali babasına göz devirdi.

"Benimde ikizim var." deyip Fatih'e öpücük attı. Kahkaha attım.

"Aşık mısın doğruyu söyle?" deyip işaret parmağımla ikisini gösterip havada kalp çizdim. Ali gözlerini kapatıp hülyalı hülyalı sallandı.

"Hem de nasıl, gece uyurken horlaması, duştayken bağıra bağıra şarkı söylemesi, sinir olduğunda kafama vurması. Hepsini yaşayınca onu öldürmek istiyorum." deyip kolumu dürttü. "Ya işte o derece aşığım." deyince dudaklarımı birbirine bastırdım gülmemek için.

"Kız sana katil misin diye mi sordun lan?" Fatih sitemli sitemli Ali'ye bakarken Ali'nin umrunda olmadı.

"Akşam bahçede birbirimizi tanıma oyunu falan oynayalım mı?" Deniz heyecanlı bir şekilde abilerine bakarken Poyraz güldü.

"Abim, birbirimizi tanıyoruz ya. Daha ne kadar tanıyalım?"

"Abi, Okyanus'u tanımak için." deyince Poyraz ifadesiz kalarak bana baktı. Kararsızdı cevap vermekte ama yine de cevap verdi.

"Tamam abim, yemek yiyelim çıkarız." Deniz onu kafasıyla onaylayınca biyolojik anne masanın hazır olduğunu söyledi.

Hepimiz yemek odasın doğru ilerlerken sessizdik. Ali yemekleri görünce gözlerinden kalp çıkan emojiye döndü.

"Of, of, of! Şu güzelliklere bak!" deyip yerine oturdu. Onun haricinde ayakta kalanlarda masaya oturunca yemeklerimizi yemeğe başladık.

Bir yandan yemeğimi yerken bir yandan da masada dönen sohbete katılıyordum.

"Okulun açılmasına az kaldı talebeler!" Fatih bir kaşık salata alırken bize imalı imalı baktı.

"Ay hatırlatma, bak bana geliyorlar." deyip yüzümü yelledim ve başımı geriye atıp bayılıyor numarası yaptım.

"Bayılma Feriha bir gören olacak!" Ali gülerken bana sataşıyordu ama ben gülsemde başımı kaldırmadım.

"O kadar mı sevmiyorsun okulu?" Fatih sırıtırken kafamı kaldırdım ve burnumu kırıştırdım.

"Nefret ediyorum, be ne sevmemesi!" deyip bir çatal baharatlı tavuktan alıp çiğnedim. Ali gülerken bana döndü.

"Ama çok üzgünüm sınavlarda geliyor." deyince bir çatal daha tavuk alıp çatalı bıraktım ve yeniden bayıldım.

Masada Poyraz hariç herkes gülerken nefesim daraldı. Gözlerimi açıp tavandaki lambaya baktım ama bulanık görüyordum. Alnımdan ter akmaya başlamıştı ama neden ki?

Kafamı kaldırıp masadakilere baktım biyolojik baba gülmekten kıpkırmızı olmuştu.

"Ay nasıl da ayılmış gibi ifadesiz bakıyor," biyolojik annenin sözlerine gülmek istedim ama gülemedim. Bir bardak su alıp içmeye çalıştım ancak titreyen elim buna mani oldu.

"Lan tamam oyun bitti, niye titretiyorsun elini?" Ali kaşlarını çatıp bana baktığında kafamı iki yana salladım ama ne için salladığımı bilmiyordum.

Derin nefes almaya çalıştığım sırada kendimi dik tutamadım. Sandalyede yana doğru eğildim ve sandalye ağırlığıma dayanamayıp devrildi.

Zeliha hanım korkuyla çığlık atarken elim boğazıma gitti.

"Nefes mi alamıyor, ne oluyor?" sesi endişeli çıkmıştı.

Yakup yanıma gelip başımı dizlerinin üstüne yasladı.

"Bana bak, nefes mi alamıyorsun." derken dikkatimi toplamam için yanağıma hafiften vuruyordu.

"Ben," deyip nefes aldım. Vücudum kaşınmaya başlayınca bir elim boğazımı tutarken diğer elimle bacağımı kaşıdım. Boğazımda hissettiğim şişlik nefes almamı engellerken Yakup bacağıma baktı.

Kafasını kaldırıp masada yediklerime bir göz gezdirdi.

"Anne yemekte hangi baharatlar vardı?" Zeliha hanım ağlarken masadaki yemeklere baktı.

"Nana, kekik, pul biber ve biraz kimyon vardı, oğlum." son kelimede gözlerim irileşince korku vücudumu sardı.

Yemekte kimyon vardı. Kahretsin!

Kimyona alerjim olduğunu nasıl söylemezdim bunca insana?

Yakup bana dönüp yüzümü okşadı.

"Kimyon mu?" dediğinde gözlerimi sımsıkı kapatıp onayladım. "Baba adamlara söyle arabayı hazırlasınlar!" biyolojik baba birisine bağırıp emir verirken Yakup annesine döndü.

"Kimyon anne, kimyona alerjisi var!" beni kucağına alıp arabaya ilerlerken vücudumun kaşıntısı arttı.

Bu neydi kardeşim, ölüm bana hep böyle yakın mı olacaktı?

Bölüm sonu.

Ay o neydi kız?

Bölüm hakkındaki düşünceleriniz?

Bölümlerdeki sahneler kısa biliyorum ancak böyle olması daha çok içime siniyor, sizde böyle sevin tamam mı?

Oylar verildi değil mi?

Kurgularımdan haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımı takip etmeyi unutmayın..

İnstagram: z.nesa_

Tiktok: z.nesa_

Bölüm : 08.01.2025 18:11 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...