
29.01.2025
Helüü, ben geldim :)
Nasılsınız ballarım?
Bölüme geçmeden lütfen oy vermeyi unutmayın!!!
Ha birde, satır arasında sizleri görmeyi çok seviyorum. Yorum yapın tamam mı?
Keyifli okumalar.
...
Uyumak iyi gelir tüm acılara, yorgunluklara. Bir nevi tedavi yöntemidir. Ama güvendiğin sevdiğin biri ile uyumak tedavinin en üst seviyesidir.
"Uyuyan güzel!" yanağımda hissettiğim baskıyla gözlerimi açmak için zorladım ama açamadım. Kulaklarıma dolan gülme sesiyle kaşlarımı çattım. "Güzel bir geceydi, tekrarlayalım." duyduğum cümleyle az önce açılmayan gözlerim irice açıldı.
Yanımdaki boşluğa oturup gülerek bana bakan Deniz'e baktım anlamazca.
"Ne gecesi, ne güzeldi?" dediğimde daha fazla gülmeye başladı.
"Sakin ol ikizcim, şaka yaptım. Utanmana gerek yok." deyip şakağıma dudaklarını bastırdı.
"Ne öpüp duruyorsun?" diyerek yatakta oturdum. "Sapık mısın?" dedim gözlerimi ovuşturup ayılmaya çalışırken.
"Olabilir?" diyerek sol yanağımı öptü. Ters ters bakarak yataktan kalktım ve banyoya ilerledim.
"Solundan mı kalktın kız, ne bu sinir?" Deniz arkamdan gülerek söylenirken banyodaki işlerimi halledip çıktım. Deniz yatağımda uzanmış telefonuna bakıyordu.
Banyodan çıktığımı görünce telefonunu kapatıp cebine koydu ve yataktan kalktı.
"Ben çıkayım sende üstünü giyin." derken bileklerimi tutup yara izlerinin olduğu yeri öptü. "Kahvaltı yapıp dışarı çıkalım, seninle vakit geçirmek istiyorum." tebessüm edip kafamla onayladım. Yara izlerimi okşadı usulca ve yanaklarımı sulu sulu öpüp kapıya ilerledi.
"Sulu sulu öpme ya!" diyerek yanaklarımı sildim.
"Öyle tadı çıkar kızım, sen ne anlarsın!" dedi ve dil çıkarıp kapıyı kapattı. Haline güldüm.
Dolabımdan şort ve tişört çıkartıp giyindim ve saçımı sıkı bir at kuyruğu yaptım.
Dudaklarıma gloss sürüp elime telefonumu alıp odadan çıktım. Sosyal medyada biraz takılırken asansöre kadar geldim.
Arkamdan gelen adım sesleriyle arkama döndüm. Poyraz uyanamamış olmalı ki gözleri kapalı yürüyordu. Asansörün önüne gelip tuşa basmak için elimi gezdirdi.
"Nerede bu sikik tuş?" deyip gözlerini açtı. Kendimi tutamayıp güldüğümde bana döndü. "Günaydın yavrum," deyip yanaklarımı tuttu ve alnımı öptü.
"Günaydın küfürbaz!" dediğimde güldü.
"Evet biraz ağzım bozuk." deyip yanağımdan makas aldı.
Asansörün kapısı açıldığı gibi içeri girdik. O bana laf atarken ben ona dil çıkarmakla yetindim. Bir aşağı katta kapı açılınca içeri Alparslan abim ve Yakup girdi.
"Günaydın abicim." deyip kollarımı boynuna doladım. Alparslan abim sessizce gülüp belime sarıldı ve boynumu öptü.
"Biz dış kapının dış mandalı tabii, aynen." Yakup homurdana homurdana arka tarafa geçince ona döndüm.
"Nazar etme n'olur, çok çalış seninde olur Yakupcuğum!" deyip göz kırptım ve telefonumu çıkartıp Alparslan abim ile fotoğraf çekildim.
Diğer fotoğrafta Poyraz kadraja girip salakça sırıttı ve ikimize de kulak yaptı, ona göz devirip arka kamerayı açtım ve asansörden inen Yakup'u gizlice çektim.
Elleri pantolonunun cebindeyken çekmiştim, arka tarafta duvardaki tablolarda gözükmüştü.
İnstagram story kısmına girip fotoğrafı 'babalar sözünü tutar' şarkısıyla paylaştım ve Yakup'u etiketledim.
Yemek odasına geldiğimizde herkes buradaydı.
"Günaydın Hanzadeler!" diyerek Deniz'in yanına oturdum. Diğer yanıma da Alparslan abim oturdu, ona çapkınca göz kırpıp önüme döndüm.
"Günaydın güzelim, enerjiksin bugün?" dedi babam elindeki çatalı masaya bırakırken.
"Her zaman ki halim." diyerek kahvaltıma başladım. Sohbet ederek dakikaları geride bırakırken Deniz dışarı çıkmak için heyecanını koruyordu.
"Ya dur, bekle. Ananın karnında nasıl durdun lan sen?" dedim en sonunda.
"Sana sormam lazım, nasıl durdum ikizciğim?" dediğinde güldüm.
"Sus yarımcım!" diyerek ağzına bir dilim salatalık attım.
Alparslan abim kolumu dürtüp ona bakmamı sağladı.
"Kuşlar bana Denizle dışarı çıkacağınızı söyledi." dedi ve göz kırptı.
"Evet abicim, istersen sende gelebilirsin?" dedim onu yanımızda istemediğimizi düşünmemesi için.
"Yok güzelim, siz gidin ve eğlenin. Benim babamla ufak bir işim var." dediğinde kafamla onayladım.
"Babam şirkete gidecek, ben seninle geleceğim aslanım." dedi Yakup, Alparslan abimle göz teması kurarken.
"Tamam abi."
Kahvaltı faslı bitince Deniz kolumdan tutarak dışarıya çıkarttı ikimizi.
"Çantamı falan alsaydım!" dedim peşinden sürüklenirken.
"Çantaya ne gerek var? Telefonunu at şortunun cebine işte." diyerek itiraz etti.
"Her şeye de çözümün var!" dediğimde güldü.
"Tabii kızım, her eve lazım bir erkeğim ben!" deyip göğsünü kabarttı.
Yürüyerek sahile doğru ilerlediğimizde ben onun koluna girdim ve güle güle çimenlere ilerledik.
***
Sahilde çimenlerin üstünde gülerek sohbet ederken Deniz'e tamamen alıştığımı hissettim.
"Hayır bir de bana diyor ki 'sen yaptın.' Ya abicim ben niye senin arkadaşlarına sünnet fotoğraflarını atayım?" dediğinde kahkahamı tutamadım.
"Ee, kim yapmış?" dediğimde gülüşü soldu. Gözlerime bakınca sırıttı.
"Ali abim," deyip kendisini döverek gülmeye başladı. Gözlerim irileştiğinde bende gülmeye başladım.
"Ali'den hiç beklemezdim!" dediğimde elini 'ohoo' der gibi salladı.
"Ali abimde ne marifetler var bir görsen." deyip bağdaş kurdu. "Mesela," deyip kolasından bir yudum içti. "Okullar tatile girmişti tamam mı?" deyip çenesini kaşıdı. "Bizde mutlu mutlu eve ilerliyoruz, elimizde karneler." deyip parmaklarını kıtlattı.
"Ali abim bir sırıtıyor aynı eşek gibi!" dediğinde yeniden güldüm. "Bizde anlamıyoruz tabi, niye gülüyor falan diye birbirimize soruyoruz." deyip denize baktı biraz. "Eve geldik, bir ses bir gürültü. Kulak zarı patlar insanın."
"Niye ki?" dedim elimdeki çekirdek kabuklarını poşete atarken.
"Fatih abimin tüm yüksek notlarını çamaşır suyuyla boyayıp düşük not yazmış." deyip kahkaha attı.
"Ay, Ali'ye bak sen!" deyip tuzdan yara olan dudaklarımı yaladım.
"Tabii sonra Yakup abimden azar işitti." deyip dudaklarını birbirine bastırdı.
"Ah be," deyip kolamı yudumladım. "Ali Cabbar." dediğimde Deniz gülmeye devam etti.
Kafamı sol tarafa çevirdiğim gibi elinde pamuk şeker standı ile gezen yaşlı amca gözüme çarptı. Küçükken sahta babanın pamuk şekerimi gözümün önünde çöpe atmasından sonra hiç yememiştim.
"Alayım mı sana?" Deniz'in sesiyle ona döndüm. Kendisi de pamuk şeker satan amcaya bakıyordu. Ona baktığımı görünce gülümseyerek bana döndü.
"Yok ya gerek yok," deyip önüme döndüm.
"Olur mu öyle şey, birlikte yeriz işte. Bekle alıp geleyim." dedi ve yanağımdan öpüp ayağa kalktı.
Derin bir nefes aldım. Gözlerim doldu arkasından bakarken. Küçükken yapmadığımız her şeyi şimdi yapıyordu. Yaşamadıklarımızı yaşatıyordu.
Kafamı denize doğru çevirip dalgaları izlerken yanımdaki hareketlilikle o tarafa döndüm.
"Son bir tane kalmıştı o yüzden kalanı aldım ikizcim." deyip çubuğu bana uzattı.
"Sen?" dediğimde çubuğu sımsıkı tuttum.
"Sen ye ben yemesem de olur can içim." deyip kolasından içti tekrar.
"Olur mu öyle şey?" deyip açtığım şekerin çubuğunu yarısından, havasının sönmemesine dikkat ederek kopardım. "Bir pamuk şekerin yarısı biri sensin, biri ben." deyip kopardığım parçayı ona uzattım.
"Bir elmanın yarısı biri sensin, biri ben." diyerek şarkı sözünü devam ettirdi ve çubuğu eline aldı.
Sohbetimize kaldığımız yerden devam ederken şekerlerimizi de yedik.
Denizle yarım olmayı çok sevdim, onunla hakkımı paylaşmayı da çok sevdim, gezmeyi çok sevdim.
Deniz'i çok sevdim.
Bölüm sonu.
Ağlayacağım..
Çok güzelsiniz evlatlarım :')
Düşüncelerinizi alayım bu satıra ->
Bu arada Okyanus'un storye attığı Yakup'un fotoğrafını öne çıkanlarıma ekledim :)
Gelecek bölümlerden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımı takip etmeyi unutmayınn.
İnstagram: z.nesa_
Tiktok: z.nesa_
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 59.03k Okunma |
3.84k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |