31. Bölüm

30. Gerçek, Nefret ve Öfke

Z. Nesa
z.nesa_

01.05.2025

Helüü, ben geldim :) Nasılsınız ballarım?

Yeni bölümümüz geldiii, oy vermeden bölüme başlayan olmasın lütfen.

Keyifli okumalar.

...

Görüntüler, görünenler ve kalp kıranlar.

Üç büyük dert. Asla geçmeyen, bitmeyen.

Alparslan abim elimdeki kağıdı alıp elini yumruk yapıp buruşmasını sağladı.

"Abi?" sesim okuduğum yazının kalbime hançer gibi saplanmasından dolayı titremişti. "Abi," gözyaşlarım akmaya başladığında abim kollarını bana sarıp kafamı göğsüne bastırdı. "Abi," dilimdeki bir kelimeyi fısıldayıp duruyordum. Benden uzaklaştı titreyen ellerini kaldırdı.

"Sana anlatmak için doğru vakiti bekliyordum abim. Gel aşağıya inelim, orada anlatmak daha doğru olacaktır." elimi sımsıkı tutup odasından çıktığımızda diğer elinde o kağıt vardı. Asansöre binmek için ilerlediğinde onu durdurup kafamı iki yana salladım. Merdivenleri inip salona girdik.

Annemler çay içerken koyu bir sohbete girmişlerdi. Alparslan abim dikkatlerini çekmek için duvara iki kez vurdu. Bu canımı daha çok yakmıştı. Derin bir nefes alıp yukarı doğru baktım, gözlerimin dolmaması lazımdı.

Alparslan abim beni koltuğa oturtup elindeki kağıdı annemle babamın arasına koydu. Annemler kağıdı okuyunca anlamayarak abime bakınca abim işaret parmağıyla beni gösterdi.

"Anne, anlatır mısınız, bu kağıt neyin nesi?" annem Alparslan abimin elini tutup yanına oturmasını rica etti.

"Bu kağıtta okuduğun gibi, Alparslan'ı evlat edindik kızım." bir yandan abimin saçını okşadı. "Babanla yetiştirme yurduna sürekli bağışta bulunurduk. Bir gün gittiğimizde Alparslan'ı tek başına otururken bulduk. Her gittiğimizde onunla sohbet etmeye çalıştık. Onun için işaret dili öğrendik." dediğinde babam, kendisi ve Alparslan abim tebessüm etti.

"Bize alışması çok uzun sürdü," diyerek konuşmaya başladı babam. "Abinler bize alışması için elinden geleni yaptı, onunla oyunlar oynadılar, gezdiler ve en sonunda bizimle sırlarını paylaşacak kadar bize alıştı."

"O bizim sessiz çocuğumuz baba, nasıl alışmaz bize?" Fatih abim Alparslan abime öpücük attığında gülmeden edemedim. Alparslan abim göz devirdiğinde Ali abim kahkaha attı.

"Sana söylemek için en doğru zamanı bekliyorduk güzelim. Senin de bize alışman gerekiyordu." Yakup abim yanıma oturup kolunu omzuma attığında Deniz, abime yastık fırlattı.

"Abi ikizimden uzak dur!" Yakup abim ona yan yan baktı.

"Ergen misin?" deyip ona atılan yastığı geri fırlattı. Bu hallerine gülmemek elde değildi. Hepimiz gülerken onlar birbirlerine kaşlarını çatarak bakıyordu.

"Konuyu dağıtmayın, konuşuyoruz şurada." babamın ikazıyla birbirlerine yastık atmayı bıraktılar. "Sormak istediğin bir şey var mı yavrum?"

"Üniversiteyi konuşamadığım için okumak istemedim, bunu atlamayalım." ona tebessüm ederek baktım. Ayağa kalkıp üçünün arasına sıkışarak oturdum.

"Ay daha ne sorayım?" deyip yanaklarından öptüm. "Aynı kandan değilsek bile aynı soyadını taşıyoruz. Bu bile yeter Alpciğim Arslancığım." dediğimde o da benim yanaklarımı öptü. Kapı zili çaldığında ayakta bekleyen Deniz kapıya gitti. Resmen uçtu.

"Selam millet." Salih abimi görünce ayağa kalkıp koşarak kollarımı boynuna doladım.

"Hoş geldin abim!" ayaklarım yere değmediği için sıkıca sarılmıştım. Yere düşmeyi istemezdim.

"Hoş buldum kardeşim. Nasılsın?" ondan ayrılıp diğerlerine bakındım.

"İyiyim, sen nasılsın? Ay çok özledim seni." deyip göğsüne sarıldım. Güldüğü için titreyen göğsüne bir kere vurup kolundan çekerek boş koltuğa oturttum. "İyi ki geldin. Oyun falan oynarız." Salih abim somurttu.

"Ne oyunu kızım, çocuk muyum ben?" ona göz devirip Yakup abimi gösterdim.

"Yakup abim oynuyor. Ama çocuk değil. Sende oynarsın." ona gözlerimi hızlı hızlı kırpıştırarak baktım.

"Tamam tamam, bakarız." ellerimi heyecanla birbirine çarptığımda babam yüksek sesle güldü.

Kalbim bir anlığına sıkıştığında gözlerimin karardığını hissettim. Yukarıdan gelen tıkırtılarla merdivenlere baktım.

"Deniz nerede?" sesim kısık çıkmıştı.

"Ben geldiğimde odasına gittiğini söyledi." Salih abim bana doğru eğildiğinde derin nefesler almaya başladım. "Sen iyi misin?" sağ eliyle alnımdaki terleri silip saçlarımı geri itti. "Ne oldu birden bire?"

Annem yanıma gelip yere çöktü ve yanaklarıma elini bastırdı. "Ateşinde yok ama hasta mı oluyorsun acaba?" kalbim iyice sıkıştığında gözlerim tamamen karardı. O karartı da tek birini gördüm.

Deniz.

Sadece yüzü vardı koskoca karartıda.

"Deniz." fısıldayışımın ardından yukarıdan çığlık sesi geldi. "DENİZ İYİ DEĞİL!" bağırıp aniden ayağa kalktım. Koşarak merdivenleri çıktığımda herkes arkamdan geliyordu. Deniz'in odasına girdiğimde gördüğüm manzara hiç iç açıcı değildi.

Deniz başından kanlar akarken yerde yatıyor, gözlerini sıkıca kapatıyordu. Camdan aşağıya birisi atladığında orayı işaret ettim ve ikizimin yanıan çöktüm.

"Adamlara söyle kapıları kapatsınlar! O it kimse, çıkamayacak buradan!"

"Deniz, bana bak." yanaklarını iki elimle tutup saçlarını geri ittim. "Hadi aç gözünü." yanaklarım gözyaşlarımla ıslanmışken Deniz gözlerini açtı. "Bak bana, evet böyle."

"Okyanus," deyip diliyle dudaklarını ıslattı. Kafasından akan kan ellerime, üstüme, her yerime bulaşmıştı. Kafasına bakmaya çalıştım onu korkutmadan. Elimi yaraya değdirdim.

Elime değen cam parçasıyla gözlerim irice açıldı. Bana korkuyla bakan ikizime döndü gözlerim.

"Canım, söyle. Yanındayım ben." annemler ambulansı arıyor ve kanı durdurmak için tampon yapacak bez parçaları kesiyorlardı.

"Yarımcım," deyip gülmeye çalıştı.

"Evet, yarımcım. Söyle hadi." onun gibi derin nefesler alıyor, gözlerimi gözlerinden ayırmıyordum.

"Gelen Irmak'tı."

Irmak.

Hayatımın bütün düzenini bozan kişi.

En nefret ettiğim ve ölene kadar nefret edeceğim o kişi.

Deniz gözlerini kapattığında nefes alamayarak ayağa kalktım. Ellerimdeki kana aldırıp etmeden saçlarımı geri ittim. Gözlerim yaşlardan dolayı hiçbir şey göremiyorken komidinin üstündeki kağıt dikkatimi çekti, elime alıp okuduğumdaysa öfkem iyice artmıştı.

Bu evden bir ceset çıkacak ama herkes ölecek!

Bölüm sonu.

Irmak'a sövmek isteyenler?

Deniz yavrum, biz yanındayız. Korkma! Gülmek bize haram olmuş ne eğlenceli anlar yaşamasından bahsediyorsunuz?

Oy verdik mi?

Yorumlarınızı okuyorum, cimrilik yapmayın da yorum yapın!

Efendim klasikleşmiş konu dışında yazdığım başka bir kitabım var ona da şans vermek isteyenleri profilime bekliyorum.

Konusu şu şekilde: Diş hekiminden korkan bir kız, arkadaşının ısrarıyla güvenilir bir diş hekimine randevu alıyor ancak yaşanan bir karışıklık sebebiyle başka bir doktora muayene oluyor ve doktorun numarasını sekreterden alıp yazma kararı alıyor. Sonrasında ise beklenmedik olaylarla karşılaşılıyor.

Şans vermek isteyenler şöylee profilime geçebilirr. Hayat Kırıkları final olduktan sonra o kurguma da bölüm atacağım.

İnstagram, tiktok: z.nesa_

Bölüm : 01.05.2025 15:20 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...