9. Bölüm

8. Affetmek

Z. Nesa
z.nesa_

29.12.2024

Helüü, ben geldiim :)

Nasılsınız canlarım?

Elimden geldiğince bölümleri hızlı hızlı atıyorum, sizlerde motivasyonumu yükseltmek için oy verip yorum yapabilirsinizz.

Yazım hatam varsa affola.

Keyifli okumalar dilerim <3

...

Benzerdi insan insana. Birbirini tanıyanlar benzerdi, tanımayanlar benzerdi ve en çok ikizler benzerdi.

Benzese bile çıkaramazdı kim olduğunu. Bu durum çok yaşanırdı insanlarda. Mesela şuan karşımda duran adamı bir yerden tanıyordum ama nereden?

"Siz tanışıyor musunuz?" Deniz'in sorusuyla gözlerim karşımdaki adamdan ayrılmadan ona cevap verdim.

"Hayır."

"Evet."

Benimle birlikte karşımdaki adamda cevap verince kaşlarımı çattım.

"Nereden tanıyorsun lan?" dediğimde güldü.

"Sahilde konuşmuştuk ya, unuttun mu?" göz devirdim.

"Geldin izinsiz oturdun yanıma, mal mal şeyler söyledin. Bu mu konuşmak? Aman kıçım konuşsun böyle!" dememle kahkaha attı.

"Sakin ol sahil gülü." Ali onunla benim arama girip onu görmemi engelledi.

"Hayırdır Atlas?" deyip etrafta göz gezdirdi. "Ne iş?"

Adı Atlasmış.

Atlas ve Okyanus uydu he.

"Maç yapacaktık ya Ali abi, ondan." deyip çantalara doğru ilerledi.

"Unutmadım aslanım, maç yapacaktık bunun bilincindeyim." maç kelimesine bastırarak konuşmasıyla dudaklarımı birbirine bastırdım.

Racon aga.

Sahadan çıkıp tribünlerin olduğu yere geçtiğimde karşı takım yanıma geldi.

"Selam ben Rüzgar." kafamla onayladım.

"Okyanus."

Neden herkesle adım uyuşuyor lan?

"Bak Okyanus bu Rüzgar, Ahmet amcamın oğlu." dediğinde dirseklerimi dizlerime yaslayarak eğildim.

"Akrabalarla hasbihal." deyip Ali'ye baktım. Gülerek diğerlerine döndü.

"Bu Rüzgar'ın kardeşi Melek." benimle aynı yaşta olan kızı gösterdiğinde kız bana çok samimi bir gülüş sundu.

"Selam canım ben amcanım." deyip elini uzattı. Gülerek elini tuttum.

"Bunlar da Cemil amcamın çocukları Ersin, Murat, Cenk ve Sümeyye." Ali'nin sözleriyle gösterdiği kişilere baktım. Hepsi bana gülümseyerek bakıyordu.

"Bu Atlas bizim liseden arkadaş onun bir vasfı yok." deyip sırıttı.

Atlas bana sırıtarak bakarken göz devirdim.

Her şeye göz deviriyorum bende, bu ne böyle?

"Bunlar da diğer arkadaşlarımız Asil, Yusuf ve Kerem." onlarda baş selamı verince Alparslan diğer yanıma oturdu.

"Hadi maça başlayalım takım." Fatih'in sesiyle ona döndüm.

"İyi olan kazansın takımlar!" dediğimde Ali yanağımdan makas aldı.

Onlar maça başladığında gözlerim sahada dikkatim Alparslandaydı.

Kızlarda bizimle oturduğunda bir yandan da onlarla sohbet ediyordum.

"Alıştın mı onlara?" Alparslan koluma dokunduktan sonra ellerini oynatınca kafamı iki yana salladım. O da başka bir şey söylemedi.

Maç devam ederken Atlas'ın bakışları arada bana değiyordu.

"Okyanus, bu Atlas senden hoşlanmış olmasın?" Çiçek'in sesiyle gözlerimi irileştirdim.

"Saçmalama Çiçek," dediğimde imalı imalı güldü.

Bakışlarım yeniden sahaya değdiğinde Atlas yerdeki su şişesinden bir kaç yudum su içip şişeyi bana uzattı. Alıp yanıma koydum.

"Ohoo, olmuş bitmiş bu." Çiçek yanımda yorum yapmaya devam ederken ona bakıp göz devirdim.

Maçın dakikaları ilerlemeye devam etti. Bizim takım 2 iken onlar 1 de kalmıştı.

***

"Sen çok adi bir puştsun!" Asil'in öfkeli sözleriyle ona döndüm. Takımları yenilmişti bizim takıma.

"Lan ne küfür ediyorsun milletin yanında?" Yusuf omuz silkip Asil'e sinirli sinirli bakarken Alparslan kolunu omzuma atıp beni kendine çekti.

Bende kollarımı beline dolayıp kafamı göğsüne yasladım.

"Ben küfür etmeyeyim de kim etsin Yusuf, ulan Yusuf. Döveceğim seni Yusuf." deyip yüzünü sıvazladı. Tekrar Yusuf'a döndü. "Kahpe Yusuf!" dedikleriyle kahkaha atarak ilgiyi çektim.

"Ulan sövme makinası, bir dur da motorun soğusun." dediğimde Ali yanıma gelip oturdu ve sırıtarak Asil'e baktı.

"Sen düzgün oynama, sonra da gel Yusuf'a söz söyle! Oldu mu şimdi bu?" deyip bana döndü. Dilimi damağıma vurup cıkladım.

"Olmadı tabii ki," deyip yeniden Alparslan'a sarıldım. Bakışlarım etrafta gezerken Poyraz'ın nefret dolu bakışlarıyla karşılaştım. Göz göze gelince yutkunduğuna şahit oldum. Bakışlarını çekip önüne döndü.

Deniz'in derin bir nefes aldığını duyduğumda ona döndüm bu sefer. Bakışlarında hissettiğim hüzün izlerimi sızlattı.

Alparslan'dan ayrılıp dik oturduğumda gözlerime baktı kollarını omzumdan çekerken. Konuşamıyor olsa bile gözlerimden düşündüğümü anlayıp Deniz'e baktı.

Deniz Alparslan'a bakmayıp bana bakmaya devam ettiğinde herkes kendi halinde oturuyordu. Şuan futbol sahasının yakınında olan bir kafeye gelmiş oturuyorduk.

Kahve bardağımı masaya bırakıp lavobaya gitmek için ayağa kalktım. Masadan uzaklaşıp lavabo kapılarına doğru ilerledim. İçeri girdiğimde aynadan yüzüme baktım. Düşündüğüm gibi sıcaktan kıpkırmızı olmuştum.

Saçlarımı açıp yeniden topladım ve iki üç kez avcuma doldurduğum suyu yüzüme çarptım. Biraz da olsa ferahladığımı hissederek kapattım musluğu. Yanımdaki otomatik peçetelikten peşete kopartıp kurulandım.

Kapıdan çıktığımda karşımda Deniz'in durduğunu gördüm.

"Deniz, bir şey mi oldu?" meraklı sesime karşı kafasını iki yana salladı.

"Ben," deyip duraksadı. Elini ensesine atıp kafasını yere eğdi. "Ben özür dilerim Okyanus." şaşkınlıktan aralanan dudaklarımı güç bela kapattım.

"Biliyorum şuan zamanı değil ama gerçekten özür dilerim." diliyle dudaklarını ıslatıp gözlerime odaklandı. "Her ne kadar kötü davranmamış olsam da sana olan mesafem kalbini kırdı hissedebiliyorum." deyip bir elini benim kalbime bir elini kendi kalbine koydu. "İkiz olmak bu demekmiş." dediğinde dudaklarında bir tebessüm belirdi.

"Deniz özür dilemeni gerektirecek bir şey yapmadın." dediğimde kafasını iki yana salladı.

"Yaptım, mesafe koydum seninle arama. İkiz olamıza rağmen seni hissetmeyip uzaklaştım." elimi yanağına koyup usulca okşadım.

"Çok normal, yıllarca başka birini ikizin olarak tanıdın. Birden bire çıkıp geldim hayatına," deyip güldüm. "En azından Poyraz gibi davranmadın. Bu da bir şey."

"Affedebilecek misin beni?" dediğinde gözleri pamuk şeker gören küçük bir çocuğun gözleri gibi parıldadı. Sesi ise yaramazlık yapan bir çocuğun sesi gibi titriyordu.

Affetmek bana çok yakın ama bir o kadar uzak olan bir eylemdi.

Çok sevdiğim birisini küçük ya da büyük bir hatada düşünmeden affederdim ancak sevmediğim birisini bir un tanesi kadar olan hatada direkt silerdim.

Deniz yakınımdı ama uzağımdaydı.

"Affettim ikizim, affettim." dediğimde kollarını belime sarıp beni kendisine çekti. Bende kollarımı boynuna dolayıp sarılışına karşılık verdim.

İkizim, can yarımdı o benim. Hissettiğimi hisseden kişiydi. Affetmemek nasıl olurdu ki? Hemde bir yanlışı olmamışken...

Bölüm sonu.

Denizciğim bakıyorum da yola geliyorsun?

Bölüm hakkındaki düşünceleriniz neler canlarım?

Oy verip yorum yaptınız mı bakalım?

Gelecek bölümlerden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımı takip etmeyi unutmayınn <3

İnstagram: z.nesa_

Tiktok: z.nesa_

Bölüm : 29.12.2024 17:50 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...