
04.01.2025
Helüü, ben geldim:)
En son 2024 yılında bölüm atmışım. Bir sene geçmiş var bee dmdpdsnkc
Oy verip yorum yaparak bölüme başlayabilirsiniz.
Keyifli okumalar dilerim.
...
Alışmak yapılması zor eylem, söylemesi kolay kelime. Zıt ikiliden oluşurdu alışmak.
Öylesine zordu ki kendi kanından olan abilerine bile alışamazdın sadece bakmakla yetinirdin. Can yarın, ikizin bile yabancı olurdu ayrı kaldığın sürede.
Deniz benden ayrılıp gözlerime bakınca güldüm.
"Ne oldu?" sesim neşeli çıkmıştı.
"Hiç, bana ne kadar benzediğini düşünüyordum da," dediğinde kıkırdadım.
"İkizin olduğum için olabilir mi canikom." kafasını sallayarak güldü.
"Canikom?" deyip sorgularcasına baktı. Kafamla onayladım.
"He, canikom." deyip göz kırptım ve masaya doğru ilerledim.
Alparslan'ın yanına oturup soğuyan kahvemden bir yudum içtim. Alparslan bana gülümseyerek bakınca bende güldüm.
"Ee, Okyanus okul hayatı nasıl gidiyor?" Murat abinin bana yönelttiği soruyla omuz silktim.
"Ay nasıl olsun Murat abi, bitirmeye çalışıyoruz." dediğimde güldü. Melek hemen ileri atıldı.
"Bende aynıyım valla, bitsin de kurtulalım kafasındayım." kafamla onaylayıp önüme döndüm.
"Üniversite ne istiyorsun, bir hedefin var değil mi?" Ersin abi kahve bardağını elinde sıkıca tutarken sordu.
"Anestezi istiyorum ama bakalım." dudaklarımı birbirine bastırdım.
"O iki yıllık ama?" Sümeyye kaşlarını kavislendirip bana bakarken sırıttım.
"İki yıllık olması önemsiz mi sence," deyip dilimi dudaklarımın üstünde gezdirdim. "İnsanları uyutmak gibi bir görevi üstleniyorsun iki yıllık olsa bile." dediğimde Asil yumruk yaptığı elini dudaklarının önüne getirdi.
"Ooo, tehdit sezdim." dudaklarım iki yana kıvrıldı sözleriyle. Ben bilmem anlamında ellerimi kaldırdım. Aslında bir tehdit yoktu ama çok üstüne düşmedim.
Diğerleriyle de koyu bir sohbete girince dakikalar ilerledi. Herkese alıştım ama abi tayfasına alışamadım.
Soğuklukları içimi titretiyordu her seferinde. Isınmak için yaktığım kalbim kül olmuştu, yok olmuştu.
***
Eve geleli dakikalar geçmişti. Elimde telefonum odamdaki koltukta oturmuş boş boş duvarı seyrediyordum aklımda binlerce düşünceyle.
Çalan kapıyla bakışlarım oraya döndü.
"Gel," sesimi duyan kişi kapı kulpunu aşağı indirip kapıyı açınca gelenin Deniz olduğunu gördüm. "Gel Deniz." oturduğum yerde dikleşip telefonumu kenara koydum.
"Müsaitsin değil mi?" dediğinde kafamla onayladım. "Ben konuşmak için gelmiştim."
"Gel, konuşalım tabii. Otursana." dediğimde yanıma oturmayıp çalışma masamın dönen sandalyesini karşıma çekti. Bacaklarımız birbirine temas ederken içim sımsıcak oldu.
"Sana alışmam zaman alacak Okyanus, bunun için çok üzgünüm." deyip gözlerime baktı. "Gerçekten çok ama çok üzgünüm," derken sesi titriyordu. "Yakınımsın hemde en yakınımsın," parmaklarıyla oynamaya başladı. Gözlerini parmaklarına indirdi. "Canımsın." diye fısıldadı. Sesi öyle güçsüz çıktı ki duyamamaktan korktum.
"Sana yakın olmak istiyorum, tüm sırlarını benimle paylaş istiyorum. Tüm sırlarımı seninle paylaşmak istiyorum." gözlerinden bir damla yaş çenesine aktı oradan bileklerine damladı.
Ondan akan gözyaşı kadar kezzap döküldü bileklerime. İzlerim sızladı.
"Ama engeller var." hıçkırdı bir kez. "Yok etmeye çalışıyorum ama olmuyor." yüreğim sıkıştı sözleriyle. Nefes alamadım.
Derin bir nefes aldım yüreğimin çarpıntısı sona ersin diye.
Derin bir nefes aldı yüreği sıkışmış gibi.
"O kız gibi değilsin bunu biliyorum." deyip burnunu çekti. "Bunu seni ilk gördüğüm an hissettim." deyip tebessüm etti. "İkizim olduğunu hissettim Okyanus," tebessümle karşılık verdim sözlerine.
"Eğer istemeden kalbini kırarsam lütfen bana darılma olur mu? Eşekliğime ver ama darılma. Say, söv ama küsme tamam mı?" küçük bir çocuk gibiydi gözlerimde. Kafamla onayladım. Gözlerimi bir kez kapattığım sırada bir damla yaş aktı.
Bakışları gözyaşlarımdayken yutkundu. Bir şey söylemek istiyordu ancak aklında tartıp biçmekle meşguldü.
"Okyanus," deyip gözlerini kapattı. Konuşması için dizimle dizini dürttüm. "Sen yokken ben, yani o kız bizimleyken ben acı çekiyordum." gözlerini açıp bana odaklandı, göz kırpmadı bile. "Sanki böyle bir bıçak tenimi kesiyormuş gibiydi. Çok canım yandı." deyip parmaklarıyla bileklerini okşadı. "Abimlere söyledim, endişe ettiler. Doktora götürdüler beni." derken parmakları bileklerini okşamaya devam ediyordu. "Tüm testler yapıldı ancak bir hastalık bulunamadı."
Gözlerimi kaçırdım gözlerinden.
"Her canım yandığında onlara koştum ama tüm ilgileri o kızda olduğu için ilgi çekmek istediğimi düşündüler. Para verdiler, istediklerimi aldılar." deyip derin bir nefes aldı. "Ama acılarım dinmedi Okyanus," deyip hıçkırarak ağlamaya başladı. "Her gece acıdan uyanıyordum, uyku haram oluyordu." dediğinde canımın acısından uyuyamadığım günler gözümün önüne geldi.
"Abimler artık çok fazla şımardığımı bu durumun kötü sonuçlanacağını söylediler. Ama olmuyordu ki, geçmiyordu acılarım." deyip boynuna dokundurdu elini. Köprücük kemiğimin üstü sızladı.
"Her yerim acımaya başladı." deyip yeniden derin bir nefes aldı hıçkırıklarının arasında. "Abim psikoloğa götürdü beni." burnunu çekip ellerini yumruk yaparak dizlerinin üstüne koydu. "Seanslar başladı, ilaçlar verildi." kafasını iki yana salladı. "Ama yok, acılarım yine benimle." deyip gözlerini sımsıkı kapattı.
"İnternete yazdım bir gece. Belki başka bir sebebi vardı bu acılarımın." gözlerini açıp yaşlarını yeniden akıttı. "Tek yumurta ikizi olanlarda görülürmüş çoğunlukla," deyip sertçe yutkundu. "İkizlerden biri acı çekerse diğeri de aynı acıyı hissedermiş." deyip bileklerime baktı.
Bu defa ben hıçkırarak ağlamaya başladım. Avuç içimi bileklerime bastırıp ovaladım. Her sabah sürdüğüm kapatıcı silinirken hıçkırıklarım arttı. Bileklerimdeki dikiş izleri göz önüne serilirken Deniz de ağlamaya başladı.
"Özür dilerim Deniz, benim yüzümden acı çektin. Çok özür dilerim ikizim." hıçkırıklarım artarken gözyaşlarımın ardı arkası kesilmiyordu.
Deniz bileklerimi tutup kendisine çektiğinde dikiş izlerine baktı sadece. Gözyaşları avuç içime akarken ağlamaktan nefes alamadığımı hissettim.
Deniz dudaklarını bileklerime bastırıp gözlerini kapattı.
"Deniz," dedim titreyen sesimle. Deniz dudaklarını çekip bir daha öptü bileklerimi.
Ellerimi sımsıkı tutup kızarmış gözleriyle bana baktı.
"Acın acım ikizim, bundan sonra hep yanında olacağım." deyip diğer eliyle gözyaşlarımı sildi. "Ne sen acı çekeceksin ne de ben." beni kucağına alıp yatağa doğru ilerledi. Beni yatağa bırakıp yanıma uzandığında pikeyi üstümüze çekti. Kollarımı beline dolayıp göğsüne yattım.
"Söz mü?" diye fısıldadım.
"Söz, ikiz sözü."
Sözler verildi yeniden.
Kadere işlendi.
Ağlamak güçlendirirdi insanı. Gözyaşlarım usulca akarken ikizim saçlarımı okşadı. Kendimi uykuya bırakırken dokunuşları acımı azaltmaya devam etti.
Bölüm sonu.
Bölüm hakkındaki düşünceleriniz?
Bu bölüm çoğunlukla Deniz ve Okyanus'un yüzleşmesinden oluştu. Yazarken duygulanmadım diyemem.
Deniz'imin yeri bende çok ayrı...
Gelecek bölümlerden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımı takip etmeyi unutmayın <3
İnstagram: z.nesa_
Tiktok: z.nesa_
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 59.03k Okunma |
3.84k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |