12. Bölüm

11. BÖLÜM

Zeynep
zeynep_aygol

Bir ay , iki ay, üç ay tam üç ay boyunca her sabah dirilip her gece öldüm. Kimseyi affedemiyordum en çokta kendimi. Ağlıyordum ,ağlamadığım zamanlar ise sadece duvarı izliyordum.

İki kez tam iki kez intihar girişiminde bulundum. İlk intihar girişimim ilk aylardaydı. Dışarı çıkıp yoldan geçen bir arabanın önüne atlamıştım. Araba hem aniden durmuş hem de Ateş abi evden çıktığım an peşime takıldığı için direkt beni kurtarmak için arabanın önüne kendini atmıştı. İkimize de hiç bir şey olmadan atlamıştık. İkinci intihar girişimimde benim en korktuğum şeydi Hakan yani öz sandığım babamın yanına gitmiştim. Evin kapısını tıklatacağım zaman beni Eftal gördü ve hemen beni oradan uzaklaştırdı.

Kimseyle konuşmuyordu,.kimseyle konuşmak istemiyordum. Yüzlerine bile bakmıyordum,Bakamıyordum. Bu bir savaştı ama savaşta ilk zayıflık gösteren kaybederdi. Ben kaybetmiştim.

Oğuz, Eflin ve Asil tartışmışlardı üçü de yanıma gelip anlatmıştılar ama hiç biriyle konuşmamış cevap vermemiştim. Barıştırmaya kalkmamıştım. Bir kardeş ölürse hepsi ölürdü zaten.

Teyzem ölmüştü, beni bu kötü Dünya’da karşılıksız seven tek insandı. Belki de yanılıyordum. Belki o da hiç çocuğu olmadığı için beni seviyordu.

O gün onu kurtarsaydım yaşarmıydı diye düşünmekten kafayı yemiştim. Teyzem öldüğü gün annem yanıma gelmişti. Belki beni sever demiştim o gün sarılır ve benimle beraber acımı paylaşırdı dedim. Saatlerce bana bağırdı çağırdı. Benim yüzünden öldüğünü ve bencilliğim yüzünden kaybettiğimi söyledi. Teyzem benim yüzümden ölmüştü. Onu kurtarsaydım belki yaşardı ama Eftal… Eftal’in laneti yüzünden su onu kabul etmezdi ve ölümsüz olsada Laneti yüzünden ölümlüye dönüşüyordu. Boğulabilirdi…

Keşke ben ölseydim. O gün Eftal’i suçladım çünkü daha kolay geldi ama biliyordum asıl suçlu bendim.

Teyzem beni kendisi gibi yetiştirdi sadece bana hiç bir zaman baskı yapmadı tek birini korumamı öğreti bir asker gibi o da kendimdi. Bana düşsem bile düştüğüm yerden savaşmamı söylemişti. Ben ise düştüğüm yerden savaşmamıştım.

Yataktan doğrulup ayağı kalktım artık bir yerden başlamalıydım. Duşa girip buz gibi suda yıkanıp hızla rahat kıyafetler giydim. Hava sıcaktı üstüme siyah bir crop giyip beyaz gömlek giydim. Gömleğin düğmelerini açıkta kalan kısmın görünmeyecek şekilde ilikledim çünkü kimsenin karnımdaki yaraları geçmeyen izleri görmesini istemiyordum. Altıma kısa bir şort giymiştim. Hakan yani yıllarca babam sandığım adam hiç bir zaman ayaklarıma zarar vermezdi çünkü herkesin en çok baktığı en çok beğendiği yer bacaklarımdı.

Aynadan kendime baktım hala berbat görünüyordum. Göz altlarımı kapatıcıyla kapatım. Kestiğim saçlarım uzamıştı yine ama eski boyunda değildi. Saçımı tarayıp evden çıktım. Ateş abinin spor salonuna gitmek için yolla koyuldum.

 

Ateş abinin salonuna yaklaştıkça içimde kötü bir his artıyordu. Ben kötü bir şey hissettiğim zaman genelikle kötü bir şey oluyordu.

Karşıdan geçip Ateş abinin salonuna gidecektim ki gördüğüm kişilerle ayaklarım hareket etmedi. Hakan ve Kaya amcanın mekanında gördüğüm adam yan yanaydılar ve onlarda beni görmüştü. Hakan baktı ve yanında ki adama bir şey söyledi. Sadece dudaklarını okuyarak anlamıştım.” Şans kapına gelir demiştim Fırat, senin artık.” Hızla Ateş abinin salonuna doğru koşup kapıyı açmaya çalıştım ama açılmadı ateş abi burada değildi ve kapıyı kilitlemişti.

Bir umut belki açılır dedim kapıyı zorladım. Açılmadı. Fırat denilen Kaya abinin yanında gördüğüm adam yanıma yaklaştı. Kapıya sertçe vurdum.

Fırat kolarımdan tutup beni sürüklemeye başlayınca kendimi korumak için gücümü kullanmak istedim. Ama ben korktuğum zaman asla gücümü kulanamıyordum seneler önce de olduğu gibi.

Beni sürüklemeye başlayınca çırpındım kendimi korumaya çalıştım ama korkuyordum ve benim en büyük zaafımdı , korku çünkü ben korkunca hiç bir şey yapamıyordum. Sadece çırpınıyordum.

Beni Hakan’ın yani eskiden ev dediğim yere getirince orada siyah bir araba gördüm. Bu Fırat’a ait olmalıydı.

Arabaya binmeden önce başımı yukarıya doğru kaldırıp camda bana bakan kadına baktım. Nefretle bakmadım çünkü nefretimi bile hak etmiyordu.” Gerçek babam bir muhafızdı değil mii?” Annem korkarak bana baktı.” H-hayır.” Gülümsedim.” Küçükken gördüğüm fotoğraftaki kişi babamdı…”

7 yaşındayken annem bir gün çok içmişti o zaman öz sandığım babamla tartışmıştı. Saatlerce o gün ağlayıp içmişti ve birinin adını sayıklıyordu elinde de eskimiş bir fotoğraf vardı. O gün annemin ağlamaları susunca içeri girdim. Elinde ki fotoğrafta başka bir adam vardı bir muhafızdı ona sarılıyordu. Adamın üstündeki muhafız kıyafetleri onun muhafız olduğunu gösteriyordu. O gün hiç önemsemediğim Ateş armalı muhafız şimdi bana gerçek babamı bulmam için bir adım göstermişti.

O gün o adamı çok kıskanmıştım hata fotoğrafı yırtmak bile istemiştim çünkü ben anneme hiç sarılamamışken başka birinin sarılması canımı yakmıştı.

Hakan’ın öfkeli sesiyle bakışlarım ona döndü.” Sen ne saçmalıyorsun! O adamın fotoğrafı evimde olamaz!” Sırıttım.” Biliyormusun o fotoğraftaki adam anneme çok aşıktı gözleri asla aklımda çıkmaz ama annemin gözleri hayatım boyunca hiç görmediğim kadar parlıyordu ki sana hiç bir zaman öyle baktığını görmedim.” Babam nefretle yanıma yaklaştığı sıra kahkaha attım.” Hadi vur ,artık canımı yakamazsın Hakan.” Ona gerçek ismiyle ilk defa sesleniyordum çok garipti oysa ben ona hep’ Baba’ derdim.

Bakışlarım tekrar anneme döndü.” Eğer o adamı seviyorsan vicdanını asla susuturma, bana yapılan her şeyi görmezden geldiğin gibi vicdanın da görmezden gelme.” Hakan öfkeyle bakışları annemi bulunca başımı sağa doğru yatırdım.” Seni öldüreceğim bugün değilse yarın yarın değilse başka bir gün ama her gün öldüreceğim gün gelmesin diye yalvar Hakan çünkü beni bu kadına sen çevirdin. Yaratığın esere bak ve tanrıya yalvar.” Yüzüm ifadesini kaybedince bir adım geriye gitti.

 

Fırat’ın sesiyle bir tokat yedim.” Sen çok konuşuyorsun güzelim dikkat et konuştuklarına!” Hızla ona döndüm ve bakışlarımda nefreti görmesini sağladım. Hiç düşünmeden yüzüne tükürdüm. Benlik hareketler değil ama böyle adamların yüzüne tükürmek gerekir.

Fırat sırıtı ve beni arabanın içine soktu. Arkaya baktım ve arkaya bakınca marketin orada bir araba durdu. Arabadan iki kişi indi ikisinde arkaları dönüktü. Eftal oradaydı yanında Ateşle biliyordum onların yakınlaştığını ama burada beklemiyordum.

Arka cama vurdum. İkisinin de adını söyleyemiyordum sanki aniden sesim kesilmişti. Başımı iki yana saladım evet orada korkmuyormuş gibi davrandım ama ben o çaresizliği bir daha yaşamak istemiyordum.

Eftal’in bir sözü geldi aklıma aylar önce demişti ki” Dalya ne olursa olsun biri seni rahatsız ediyorsa, sana zarar verecekse çığlık at birileri yardımına gelir.” Demişti. Tüm sesimle çığlık attım ama tam o sıra Fırat gelenleri tanıdığımı anlamış olmalı ki eliyle ağzımı kapatıp hızla arabanın kapısını kapattırmıştı.” Kapa çeneni sürtük!” Elini ısırdım. Elini ısıtmamla elini çekti ağzımdan “ Sürtük sensin Orospu çocuğu! Bir kadınla nasıl konuşacağını öğren.” Fırat sırıtı.”Cesursun ama aptalsın ve bu beni daha çok tahrik ediyor güzelim.” Dayanamayıp bir tokat atınca öfkeyle bana baktı. Şöför koltuğunda oturan adam dikiz aynasından bize baktı.

Fırat şöför ile aramızdaki koruma camını kapatı artık ne şöför bizi görüyordu ne biz onu görüyorduk. Yutkundum.

Elimle kapı kulpunu aradım bulunca açmaya çalıştım ama kilitliydi. Fırat sırıtarak kolumdan tutarak beni kendine yapıştırdı.

Onu iteklemeye çalıştım ama beceremedim oysa ben en güçlü muhafızları bile yeniyordum.

“ Sadece canın biraz yanıcak ama senin de zevk alacağına eminim.” Ağzımdan sadece bir isim çıktı.”Kral!” Yılar önce de aynı sahneyi yaşamıştım ve ben onu çağırmıştım. O gelmemişti. O gün teyzem daha askerken beni görmeseydi belki tecavüze uğrardım. Bugün teyzemde yoktu beni kurtarmaya gelemez artık.

Beni koltuğa sertçe yatırınca titrek nefesler alıyordum. Hayır bağırmayacaktım, yalvarmayacaktım. Bu onu daha çok takdim ederdi. İlk önce eleri bacaklarıma gitti. Bacaklarımı yavaşça okşarken nefes almaya çalışıyordum.

Eli aniden yavaşça üstlere doğru çıkmaya başlayınca nefes alamadım. Giydiğim şortun düğmesini açınca gözümden bir damla yaş aktı. Şortumu zorlukla indirmeye başlamayınca artık Eftal’in gelmeyeceğine emin olmuştum.

İlahi bakış açısı;

Ateş arabayı spor salonunun yakınlarında bulunan marketin önünde durdurdu. Yanındaki Eftal’e baktı. Dalya’nın son halinden sonra yakınlaşmışlardı. Çünkü neredeyse her gün Dalya’nın haberi olmadan onu izliyordu. Dalya o kadar kötü durumda ki her uyduğu zaman odasına girdiğini bile fark etmiyordu.

 

Eftal,in saçı başı her şeyi dağılmıştı. Sevdiği kadını gözleri önünde kaybetiğini görmüştü.

Beraber arabadan inince Ateş Eftal’in omzuna vurarak markete girmek için hareket ediyordu ki bir çığlık sesi duydular ama hemen sonra çığlık kesildi. İkiside birbirlerine baktılar Dalya’nın sesine benziyordu. Aniden Eftal kalbinden bir sızı hissedince arkaya döndü. Gördüğü tek şey ilerleyen siyah bir araba ve Dalya’nın ailesi. Eftal hızla ters giden bir şeyler olduğunu anlamıştı. Hızla Hakan’ın yakasına yapıştı Hakan korkuyla karşındaki adama baktı. Adamı tanıyınca yutkundu.” Dalya o arabada mıydı? Eğer yalan söylersen seni kendi kanında boğarım!” Hakan hızla başını saladı. Eftal onu yere atıp yakasını bıraktı.” Şimdilik yaşa!” Eftal derin bir nefes verdi ve uzun süredir yapamadığını yaptı. Ejderhaya dönüştü. Her hücresi öfkeyle haykırıyordu.

Onu görenler korkuyla kaçarken Ateş büyülenmiş gibi ona baktı. Gülümsedi ve ağzından tek bir cümle çıktı.” Lanetli Ejderha kehaneti değiştirdi , sevdiği kadın için bir savaş başlatı bu saatten sonra herkes onu konuşacak hayır onu değil onları.” Eftal hızla gökyüzünde uçarken Ateş arabaya atlayıp peşinden ilerlemeye çalıştı. Eftal o kadar hızlı ilerliyordu ki yetişemedi.

Eftal hızla yere inerken araba ani firenle durdu. Yolda ki arabalar ucuz kurtulmuştu. Kaza yapma ihtimalleri yüksekti. Eftal sadece siyah arabaya baktı ve geri insana dönüştü. Laneti hızla ilerleyecekti ataklarını erkene çekmişti ama umrunda değildi. Sevdiği kadının çığlıklarını bir kez daha dinleyemezdi.

İnsanlar arabasından inip şaşkınlıkla Eftal’e bakıyordu. Bir kral yılar sonra herkesin içine çıkmıştı. Herkes yüzünü bugünden sonra görecekti belki ismini bilmeyeceklerdi ama hayran kalacaklardı.

Dalya tam şortu aşağı indirilmişti ve aniden yaşadıkları fren yüzünden Fırat üstüne düşmüştü. Fırat Dalya’nın üstünden kalkıp şöförle arasındakiİ camı sertçe açtı.” Hayvan Herif ne yaptığı-“ şöför korkuyla sözünü kesti” E-ejderha!” Şöför hiç bir şey anlamadan boğulmaya başladı. Hemen sonra Fırat’da boğulmaya başlayınca kapı açıldı. Dalya korkuyla kapıya bakınca Eftal’i gördü. Eftal’in gözleri masmavi , saçları da masmaviydi. “ Benim dokunmaya kıyamadığım kadına nasıl dokunursun!” Eftal Dalya’nın gözlerine bakıp izin istedi. Dalya cevap vermeden direkt şortunu beceriksizce çekip hızla arabadan inip sarıldı. Eftal öfkeli haline rağmen ona gülümsedi. Eftal pelerinini çıkarıp ona takıp Dalya’yı kucağına aldı. Dalya küçük bir çocuk gibi ona saklanmak istercesine kafasını göğsüne gömdü.

“ Acıyla boğul,kanında boğulmak nasıl bir his daha beter acı hisset her kadının canını yaktığın gibi ama asıl önemlisi benim sevdiğim kadının canını yaktığın içi onu zayıf bıraktığın için acı hisset!” Eftal etrafına baktı hem korkarak hem de hayranlıkla bakan insanlara baktı.

Ateş’in gelmesiyle Eftal arka kapıyı bir eliyle açıp Dalya’yı güzelce yerleştirdi. Kimse bir şey konuşmadı Ateş hemen gaza basıp hızla ilerledi. Eftal sevdiği kadını izledi.

Dalya gözleri kapanmak üzereydi hissediyordu. Artık güvende olduğunu da biliyordu.” Gelmişsin kral bu sefer geldin…” Eftal derin bir nefes verdi.” Geldim Ateş perisi bu sefer geldim.”Dalya artık dayanamadı ve bilincide kapandı.

Ateş Oğuz’un evinin önünde durunca Eftal kaşlarını çatı.” Bu malikanede ne işimiz var kimin burası.” Ateş dikiz aynasından ona baktı.” Oğuz’un ailesinin Dalya burada daha rahat edecektir saraya gidemeyiz Dalya o kadar saat yol çekemez şuan.” Eftal başıyla onu onaylayınca tam o sırada malikanenin kapıları açıldı. Ateş arabayı bahçeye kadar sürdü ve arabayı durdurup indi.

 

Onları karşılayan Oğuz’un annesi Gamze’ydi. Gamze ilk önce kaşlarını çatarak Eftal’e baktı. Sonra kucağındaki Dalya’yı fark edince çığlık attı. Koşarak Dalya’nın yanına gelip saçlarını okşadı.” Kızım, canım ne oldu sana.” Eftal, Gamze’ye baktı. Eftal ağzını açıp cevap verecekti ki merdivenlerden Oğuz inip Dalya’nın yanına koştu. Onu kucağına almak için hareket edince Eftal bir anlık geriye çekildi. Oğuz’un bakışlarıyla ise istemeyerek Dalya’yı onun kucağına verdi.

Dalya gözlerini yavaşça aralayınca Oğuz’un gözleri ile karşılaştı. Dudaklarını oynatarak tek bir şey söyledi.” Çok kirliyim.” Oğuz başını iki yana saladı.” Hayır çok temizsin mis gibi kokuyorsun.” Dalya’nın gözünden bir damla yaş düşünce Oğuz kahroldu.” Yalan söylüyorsun Oğuz.” Oğuz başını tekrar iki yana saladı. “ Gerçekten değil mi anne?” Gamze hemen başını aşağı yukarı doğru saladı.” Evet kuzum çok güzel kokuyorsun kirli değilsin ama sen istiyorsun diye seni yıkayayım mı? Hani küçükken üstünüzü bastırdığınızda sizi yıkadığım gibi.” Dalya hafifçe başını oynatınca Oğuz onu odasına kadar taşıdı. Eftal ve Ateş arkasından sesizce geldi.

Eftal kendisini suçluyordu daha erken gelebilirdi ama becerememişti.

Oğuz onu yatağa koyunca istemese de odadan çıkıp kapıyı kapatı. Odada sadece Dalya ve Gamze kalmıştı.

Gamze, Dalya’yı elinden tutarak yataktan kaldırıp duşa kabine koydu. Dalya duşa kabine sokup kıyafetlerini çıkarmaya başladı. Dalya sesizce Gamze’ye yardım etti. Gamze üstündekileri çıkartmayı bitirince Dalya soğuk zemine oturdu. Üşüdüğümü için irkilsede sesini çıkarmadı.

Gamze suyu ayarlayınca başından aşağı su döktü . Dalya sesizce temizlenmeyi bekledi. Ayaklarını izledi. Gözüne su girince gözünü yumdu. Dudaklarının arasından bir isim çıktı.” Kral.” Gamze başta anlamadı ve tekrar sordu ne dediğini. Dalya tekrar etti.” Kral. Onu görmek istiyorum.” Gamze başta kim olduğunu düşündü. Sonra tanımadığı o adamdan bahsettiğini düşündü.

“Tamam yavrum giydireyim seni sonra yanına gelir.” Dalya tekrar’ kral’ deyince Gamze son kes su döküp Dalya’yı havluya sardı.

Dalya’yı çıkartıp yatağa götürüp oturtu. Hemen Dalya’nın dolabından ona rahat kıyafetler seçip giydirmeye çalıştı. Dalya sadece ‘kral’ diyordu. Sürekli kapıya gitmek için hareketlendiği için Gamze giydirmekte zorlandı.

Bu sefer Dalya’nın ağzından daha yüksek “Eftal!” İsmi çıkınca Eftal kapı kapandığından beri duyduğu ismini bu sefer tekrar tekrar edilince dayanamayıp kapıyı açtı. Kapının ani açılmasıyla hem Dalya hem de Gamze korkmuştu. Dalya’nın üstü giyiliği olduğun için içi rahatlamıştı Eftal’in çünkü Dalya böyle bir durum yaşamışken onu çıplak görmek isteyeceğini sanmıyordu.

Dalya Eftal’i görünce yataktan kalkıp ona doğru ilerleyerek sarıldı. Eftal başta ne yapacağını bilemeyerek Dalya’ya baktı ama sonra o da hafifçe Dalya’ya sarıldı.

Gamze sesizce onları yalnız bırakmak için odadan çıktı. Eftal, Dalya ayakta kalmaması için onu kaldırıp yatağa yatırdı. Üstünü örtü. Dalya Eftal’e bakıp gelmesini işaret edince Eftal kaşlarını çattı. “ Yanımda yatarmısın bugün? O gün yoktun ama şimdi buradasın karşımda Eftal değil kralsın en azından bana göre küçüken bana sarıldığın gibi ben uyuyana kadar gitmediğin gibi gitme.” Eftal sesizce onu onaylayarak yanına uzandı.

Eftal, Dalya uyuyana kadar sesini çıkarmadı. Dalya’ da hızla Eftal’in kokusuyla mayışıp uyuya kalmıştı. Eftal’in kolu Dalya’nın kafasına yastık olmuştu. Dalya’nın bir eli yanında diğer elide Eftal’in göğsündeydi.

Bölüm : 02.01.2026 20:48 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...