14. Bölüm

13.BÖLÜM

Zeynep
zeynep_aygol

Sesler kesilmişti sanki sadece ben ve o varmış gibiydi. Gözlerimi ondan ayırmadım. Bir cevap vermesini bekledim. “ Burda değil, bana gel her şeyi anlatacağım kız-“ sözünü kestim.” Hayır burada anlatacaksın herkes duyacak nasıl kızını bir şerefsizin eline bıratığını görecekler.” Üstümde ki gömleğin düğmelerini ilikledim hızla içimde crop olduğu için sorun da etmeden çıkarıp yere atım ve arkamı döndüm. Sırtımdaki tüm yaralar ilk kez bu kadar açığa çıkarmıştım.

Arkamı dönünce aniden gözlerim kardeşlerimi gördü. Eflin dolu gözleriyle bana bakıyordu. Asil şaşkınlıkla bakıyor, Oğuz ise öfkeyle üçüde ilk kez görmüştü.

 

Gözlerim diğer tarafa dönünce Eftal ile bakıştım. Eftal canı yanarcasına bakıyordu. Diğer eliylede duvara tutunmuştu. Önüme geri döndüm ve babama baktım.” Bu yaraları kaç yaşımdan beri aldığımı hatırlamıyorum bile… Her gün kendi evimde saklanmak zorunda olur mu bir insan. Ben kendi evimde saklanıyordum hem annemden hem Hakan’dan saklandım yılarca…” babam büyük bir şaşkınlıkla bana bakıyordu. “ B- ben bilmiyordum… Ben seni çok kez görmeye geldim ama her seferinde mutluydun arkadaşlarınla, arkadaşlarının aileleriyle…” acı bir gülümseme sundum.” Mutluydum haklısın çünkü onlar sen yokken yanımda oldular bana erken yaşta belki çocuktuk ama hep birbirimize aile olduk.” Derin bir nefes verdi devam ettim. “ Oğuz benim için 5 koca adamı karşısına alan cesur bir abi ben düştüğümde ilk koşan ve yaralarımı sarmaya çalışır hep, Asil benim için hep küçük erkek kardeş moralim bozukken beni güldürür. Hiç bir zaman ne oldu demez anlar ama söylemez sarılır ve yanında olduğunu söyler, Eflin aramızdaki en küçük en zararsınız her şeyden korkan o ama benim için korksa bile karşısına kaç kez birilerini almış ve benim yerime hesap sormuş kişi onlar arkadaş değiler baba senin yokluğunda yanımda olan kardeşlerim!” Sonda sesimi biraz yükseltmiştim.

Babam bir adım atıp elimi tutmak için hateket edince geriye çekildim.” SAKIN! Dokunma bana!”anında hızla geriye çekildi babam.” B-ben sadece elini tutmak istemiştim.” Kahkaha attım. “ Ben senin yokluğunda babam sandığım adamım elini tutmak istemiştim. Sonu ne mi oldu bir sigara sönüğü…” Kutay’ın gözünden bir yaş damlanın düştüğünü gördüm.O gözyaşı beni mahvetmişti. Öz babam benim için ağlıyordu. Bu çok garip bir hisstti.

“Neden bana ‘Dalya’ ismini koyup hayatımdan çıkıp gittin?” Babam bana baktı ve kaşlarını çattı. “N-ne?” Bu sefer kaşlarını çatma sırası bendeydi.” Bana benim ismimi hep ‘baban koydu’ dediler. Hakan olmayacağına göre sen koymuş olmalısın yani sonuçta öz babam sen-“ Sözüm acı dolu bir çığlıkla kesildi. Hızla arkamı dönünce Eftal’in yere düştüğünü ve acı içinde kıvrandığını gördüm. Gözlerim irileşti. Korkuyla kalbim küt küt atıyordu.

Bir adım attım. Eftal’e doğru diğer adımımı da atacaktım ki Eftal’in sesi durdurdu.” D-Dalya git!” Dişlerinin arasından zorlukla konuşmuştu. Omzumda bir el hisedince o elin sahibine baktım. Ateş abi gitmemizi işaret ediyordu. “ Neden “ aklımda ki tek düşünce o olmuştu. Kimseyi dinlemedim. Ateş abinin elinden kurtulu Eftal’e doğru koştum. Eftal gibi bende yere çöktüm. Başını bacağıma koydum. “ İyi olacaksın… Geçecek, ben burdayım.” Eftal atak geçirir gibi titriyordu. Titremesi durmuyordu. Zorlukla dudaklarını aradı. “ Dalya… yıldız çiçeği adını… ben koydum…” kaşlarımı çattım. Şaşkınlıkla Eftal’e baktım ama Eftal ‘in titremesi durmuş ve bayılmıştı. Elim siyah saçlarının arasında gezindi. Sessizdi herkes susmuş gibiydi.

 

Ahu’nun çaresiz sesini duymamla ona döndüm.” Melez kız burada ama neden yine bu kadar sert ataklar geçiriyor Armin! Hani melez kızı bulunca Eftal bu kadar sert ataklar geçirmeyecekti, yalan mı söyledin?” Armin gözlerini yumdu.

Bir hıçkırık sesi duydum. Bu hıçkırık sesi kimden geldiğini anlamadım. Eftal’in yüzüne bir damla düşünce o hıçkırık sesinin bana ait olduğunu anladım.Ağlamayacaktım oysa bu saatten sonra…

Bazen üstümde o kadar yük olduğunu unutuyordum. Boynumda bir urgan varmış da beni nefesiz bırakıyormuş gibi hissediyordum.

Titrek bir sesle konuştum.” Ne zaman uyanır?” Armin gözlerini açıp bana baktı. Derin bir nefes verdi.”Bilemiyorum yılar önce yine böyle sert ataklar geçirince uyanma süresi değişiyordu. Belki saatler sonra belki yarın belki de 1 hafta sonra…”

                                                                           *

Gecenin bir yarısıydı. Saati tam olarak bilmiyordum, bildiğim tek şey gecenin bir yarısıydı. Bakışlarım tekrar yataktaki Eftal’e döndü. Hala ayılmamıştı. Eftal’i Ateş sarayında ki odasına getirmişlerdi. Bir kaç kez doktorlar gelip bakmıştı. Serum takmak dışında başka bir işe yaradıklarını düşünmemeye başladım. Eftal uyanmıyordu. Ne kadar burada kalmamı istemeselerde kimse bir şey diyemedi.Eftal’in yanında kaldığım sürece enerjimi çekeceklerini söylediler. Umrumda değildi, yeter ki gözlerini açsın…

Koltuktan kalkıp Eftal’in odasındaki balkona çıktım. Gökyüzüne baktım. Tam bu sıra bir yıldız kaydı , tekrar aynı dileği dilemeyi düşünmüştüm ama hemen sonra dudaklarımın arasında sesli bir Dilek çıktı. “ Eftal ile mutlu bir hayat istiyorum…”

Derin bir nefes verip balkondan aşağı baktım. Aşağıda gördüğüm şeyle kaşlarım çatıldı. Ateş abi ve armin sarılıyordu.

Ateş’in ağzından;

Yılardır beni ben olduğum için seven bir kadınla tanışmayı bekledim. Kadınlar genelikle kaslı ve boksör olduğum için benimle ilgilenirdi, hiçbiri beni ben olduğum için sevmedi.Ama şimdi bir kadın girdi ansızın hayatıma o kadın o kadar imkansız o kadar gerçek olmayacak kadar güzel ki bazen gerçekliği sorguluyorum.

Aylardır kardeşim gibi sevdiğim kız gülümsemiyordu evet önceden de yanımızdayken iyi davranıyordu, yalandan da olsa gülümsüyordu. Dalya anneme benziyordu hayır görüntü olarak değil Eflin’e davranışlarıyla. Eflin onu anne gibi görme sebebi buydu.

Çevremde ki herkes çocukluğunu kaybetmişti. Çocukluğunu öldürmüştü. İnsanlar asla anlamaz ‘ sen çocuksun derdin olmaz…. Ona acı mı denir sen benim yaşadıklarımı yaşarsan intihar edersin…’ ve daha fazlası belki hepsi koca insanlardı ama içlerinde kopan fırtınaları kimse görmezdi… görmek istemezlerdi.

 

Ben annemi kaybettiğim gün 9 yaşındaydım. Bana büyümüş olduğumu söyleyebilirsiniz ama benim o Yaşta hala bir anneye ihtiyacım vardı. Annemin öldüğü gün Eflin hayata gözlerini açtı. İlk başta ondan nefret ettim. Annemi onun yüzünden kaybetmiştim o doğmasaydı yaşardı dedim. Sonra bir gün Duygun teyze yanıma gelip benimle konuştu ve annemin bana emaneti olduğunu söyledi, o günden beri Eflin’i canım gibi koruyordum.

Uyku tutmamıştı bu yüzden bahçeye çıkıp merdivenlere oturmuştum. Kafamı yukarıya kaldırıp gökyüzünde uçan ejderhaya baktım. Ejderha çok güzeldi. Yere doğru alçalınca kaşlarımı çattım. O an Armin olduğunu anladım. Hemen ayağı kalktım ve ne yapacağımı düşündüm. En mantıksız olanı seçip içeri girecektim ki Armin beni fark etti. Ayaklarım olduğu yere yapışmışçasına hareket etmediler.

Armin’in etrafında aniden ateşler belirince etraf bir an aydınlandı. Ateşler Armin’in etrafından uzaklaşınca Armin’e baktım. Bana gülümsüyordu.

Armin’e doğru bir adım atınca arkasında bir adam belirdi. Adam bana baktı ve sırıttı. Armin’e zarar vereceğini düşünerek hızla Armin’i arkama çektim. Adam bana gülümseyince gözlerim irileşti. Dişleri çok uzundu.

Arkamdan Armin’in sesi gelince daha da şaşırdım.” Alkan! Ateş’i rahat bırak.” Alkan bana göz kırptı. “ Tabi kraliçem yeter ki sen iste.”kaşlarımı çattım. O an tanıdım cadıların Dalya’ya saldırdığı zaman oda vardı.

“ Yavşaman bitiyse saraya gir ve beni toplantı odasında bekle yolda Eğer çalışan görürsen sakın korkutayım deme seni güneşin ortasına atıp kızartırım vampir!” Alkan Armin’e göz kırpıp gözden kayboldu.

Armin bana dönerek gülümsedi tekrardan.” Neden uyumadın?” Gülümsedim.” Sen neden uyumadın Ateş kraliçesi.” Armin kaşlarını çattı. “ Bana kraliçe deme bana ismimle hitap et.” Nasıl bir tepki vermem gerektiğini şaşırdım.” T-tabi Armin.” Armin tekrardan gülümsedi.

Elimi enseme attım.” Teşekkür ederim Armin Dalya’ya bir ev verdiğin için…” Armin gökyüzündeki yıldızlardan gözünü alıp bana döndü.” Ben ona bir ev vermedim. Ev dört duvarı kapalı bir yer değildir. Ev insanın kendini ait hissettiği yerdir Ateş.” Sesiz kaldım. Doğruyu söylüyordu.

Ayrı eve çıkmıştım kendime ait bir evim olsun diye ama oraya da ait hissetmemiştim. Armin’e döndüm.” O zaman benim bir evim yok…” Armin gözlerimin içine baktı.” Benimde yılar önce evim elimden alındı…” Dudağımı ısırdım.” Onu gerçekten çok seviyormuşsun?” Armin’in gözü parladı hemen.” Evet onu çok seviyordum. Ama işte gitti. Bu yüzden hiç bir şeyi erteleme pişman olacağın şeyler yapma Eğer birini seviyorsan kaybetmeden önce söyle hiç bir şey kaybetmezsin.” Bir anlık sessizlik oldu. Derin bir nefes verip gökyüzüne baktım.” Ya o beni sevmiyorsa?” Armin’in iç çektiğini işittim.” Yanılıyorsundur belki de bazen hayatı , her şeyi akışına bırakman gerekir.” Başımı Armin’e çevirdim o da gökyüzüne bakıyordu.

Cebimden bir dal sigara çıkardım. Çakmakla yakıp dumanı içime çektim ama Armin’e dumanın gitmesini engelledim.

 

Sigaramın sonuna gelince Armin dudaklarını araladı.” Eğer kendini yalnız hissediyorsan, üzgün hisediyorsan, birine sarılmak istiyorsan yanıma gel Ateş sigara içme senin de ölmeni istemem…” Sigarayı elimden bıraktım. Derin bir nefes alıp verdim. “ Sarılabilir miyim?” Armin bir an şaşırdı ama hemen kolarını açtı. Ona sarılınca sanki ait olduğum yer burasıymış gibi hissettim. Benim evim Armin olmuştu…

Bölüm : 16.01.2026 20:54 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...