19. Bölüm

18. BÖLÜM

Zeynep
zeynep_aygol

İnsan kendi katiliyle aynı ortamda kalabilir mi? Ben yılarca kendi katilimle aynı evde yaşadım.

Başım Duvara yaslıydı yanımda Oğuz’un göğsüne yaslı bir şekilde uyuya kalan Eflin vardı. Karşımda Gözleri kızarmış Asil duruyordu eli Ahu’nun saçlarındaydı. Ahu’da yakın bir zamanda uyuya kalmıştı.Onların biraz ilerisinde ağlamaktan mahvolan Armin vardı, sakinleştirici verilmişti. Uyanık olduğunu biliyordum ama gözünü açmıyordu ve sıkı sıkı Arel’e sarılmıştı. Arel’in eli Armin’in saçları arasında geziniyordu.

Eftal ise herkesten uzakta bana bakıyordu hastaneye geldikten sonra kucağından inip ondan uzaklaşmıştım. Yalnız kalmaya ihtiyacım olduğunu anlayıp yanıma yaklaşmamıştı.

Metehan abi ve Kaya amca yan yana oturuyorlardı. Duygun abla ve Gamze abla ise dışarı hava almaya çıkmışlardı.

Kimse ne yaptığımı bilmiyordu.Sadece dışarı çıktığımı hava almaya gittiğimi sanıyorlardı. Eftal geldiğinde Armin ona hava almaya çıktığımı söylemiş beni bahçede bulamayınca anlayıp yanıma gelmişti .

Duvardan destek alıp kalkınca Eftal’de yerinden kalktı. “ Doktor bu saate Ateş abiyi görebileceğimizi söylemişti.”Dedim. Doktoru çağırmaya gitmeyecektim.Dışarı çıktım ,yağmur yağıyordu bu yüzden etrafta kimse yoktu. Zaten yağmur yağarken bilerek dışarı çıkıp ıslanan insanlar biraz düşüncelerini toplamaya ihtiyacı vardır.

Hastanenin bahçesinde yere bağdaj kurup başımı gökyüzene çekmiştim.Gözlerim sımsıkı kapalıydı.Yağmur damlaları yüzüme çarparken gülümsedim.Sevin yağmurları yağmur acı çeken herkesin yerine ağlıyordu.Ağlıyamadağınız günler yerine ağlıyordu.Ağlamamak için direndiğiniz her an için yağıyordu.

Yağmur damlaları yüzüme gelmediğini fark edince gözlerimi açtım.Eftal yağmurun bana çarpmasını engeliyordu ve kaşları çatıkbir şekilde bana bakıyordu.Ayağa kalkıp bir iki adım atıp yağmurun yağdığı tarafa geçtim.Eftal tek kaşını kaldırdı.”Bu soğukta delicesine ıslanıyorsun farkında mısın?Hasta olunca da görürüm seni.”Eftal yağmurun onun üstüne de yağmasına izin verince saçları hızla ıslanıp önüne düştü. Beyaz gömleği ıslandığı için iyice ona yapıştığı için kasları çok beliydi.Kendime sahip çıkamayıp göğsüne dokundum.”Anlamadığım bir şey var bu kadar yıl uyuyup nasıl hala kasların bu kadar olabiliyor?”Eftal belimden tutarak beni kendisine çekti.Şimdi bedenlerimiz birbirine çarpıyordu.Islak saçlarından akan su damlaları yüzüme düşüyordu.”Sağlıklı beslenirsen ya da kendini hasta etmeye çalışmazsan sana sırımı veririm.” Göz kırpınca nefesim kesildi.

“Dalya,İçim gidiyor sana, bakma bana öyle yoksa kendimi durduramam.”Tek kaşımı kaldırdım.”Nasıl bakıyorum ki?”Yüzüne fısıldarcasına konuşmuştum.

Eftal nefesi kesilmişçesine bana bakıyordu gözleri yavaşça dudaklarıma kayarken benim dudaklarım da yağmurdan ıslanmış dudaklarına kaydı. Dudağımı onun dudaklarına yavaşça giderken Eftal dayanamıyormuşçasına hızla mesafeyi kapadı.

Bir kükreme sesi gelince Eftal’den hızla ayrılıp sesin geldiği yere baktım.Gölge yere inmiş ve bize bakıyordu. Eftal’in ağzından sesiz küfürler kulağıma gelirken Gölge’nin yanına gidip kalbine dokundum.”Hastanenin içinde sizi izleyen ve videonuzu çeken bir adam var.”Hızla elimi kalbinden çekip baktığı yöne baktım.Adam ona baktığımı görünce kamerayı indirdi. Hızla hastaneye doğru koşarken Eftal hiçbir şeyi anlamadn arkamdan koşarak geldi. Kaçıncı kat olduğunu saymıştım. Asansörü kulanmak yerine 3.kata merdvenle çıkmaya başladım.

3. kata geldiğimde adam yerinde yoktu etrafa dikkatlice baktığım sıra Eftal yetişmişti.”Neler oluyor Dalya?”Eftal’e cevap vermedim.Adamı asansöre binerken yakaldım koştum ama tam o sırada adam asansörü kapatmıştı.Asansör 10. Kata durunca keyifle sırıtım.Eftal’in cebine elimi atıp telefonu çıkartım.Telefona alışmamıştı ama zor zamanlarda birilerini aramak için yanında taşıyordu.

Telofanı açtığım an benim gülümseyerek çekilmiş bir fotoğrafım vardı.Arama rehberine girip oğuz yazdım çıkmadı. Eftal’e döndüm o da merakla bana bakıyordu. Başımı iki yana salayıp ‘Taş kafalı’ yazdım ve oğuz’un numarasını tuşladım.Bir kaç çalıştan sonra açıldı.”Efendim Eftal.”Oğuz’un sesini duyunca konuştum.”Oğuz sizin olduğunuz kata bir adam var büyük ihtimale yangın merdivenlerinden aşağı inecek birazdan o herifi yakala ve bekle geliyorum.”Bir şey demesine izin vermeyerek telefonu kapadım ve asansörün bizim kata gelmesini bekledim.Eftal telefonu elimden alarak cebine koydu.”Bana da anlatırmısın güzelim, aydınlat beni de.” Başımı onayladım.”Biri bizi kayıt altına almış neden aldığını öğreneceğiz.”Eftal kaşlarını çattı.

Asansör geldiği an hızla bindim. Eftal’de bindiği zaman asansör kapandı ve yukarıya doğru çıktık.Kata yaklaşınca sesler geliyordu. Kapı açılır açılmaz çıktım sesler yükselmişti.”Beyefendi ne yapıyorsunuz bırakın beni!”Hemen ardından Oğuz’un sesi geldi. “Sus!”Hemen ardından Kaya amcanın sesi geldi”Oğlum ne diye adamı bırakmıyorsun?”Oğuz’un sesi tekrar kulağıma gelince bende sağa döndüm ve görüş alanıma girdiler.”Baba Dalya dedi.”Adamı biraz süzdüm kesinlikle tanımıyordum ama içimden bir ses adamın sadece para karşılığında çalıştığını söylüyordu. Sırıl sıklam saçlarımı kolumdaki siyah tokayla topladım. “Teşekürler Oğuz devamı bende.”Adam beni görünce yutkundu ama arkamda ki Eftal’e gözleri bile değmemişti. Bu adam benim için gönderilmişti.

Oğuz adamı bırakmadı ama merakla beni izliyordu. Elimi adama doğru uzatım. Adam salağa yatıp anlamamazlıktan geldi. “Belli ki beni tanıyorsun o zaman sana neler yapabileceğimi de tahmin etmelisin şimdi o telefonu ver!” Adam korkuyla başını iki yana saladı. Asil yanımıza yaklaştı ve adamın üstünü aradı cebinden telefonu çıkarıp elime verdi. “Şimdi sana tek bir şey soracağım yoksa elimi bile kaldırmadan seni öldürtürüm!”Adam hızla anlatmaya başladı.” Bir adam geldi para karşılığında sadece videonu çekmemi istedi. Başka bir şey bilmiyorum.Ne olur öldürmeyin beni çocuklarım var.”Eftal’e döndüm bir şeyler düşünüyordu .

“Nasıl bir adamdı.” Adamı Tanımladı ve tek ipucumuz gümüş saçlı mavi gözlü olmasıydı ve gözünün birisi kördü. Eftal’e döndüm. “Bu adam senin halkından biri olmalı?” Eftal başıyla onayladı.”Korsanlar dışında kimse sana zarar vermeye kalkmaz ki korsanlar da seninle bir derdi olmadıkları için sana zarar vermezler.”Aniden Armin ayağı kalktı. “Eftal tanıyoruz o adamı.”Eftal hızla ona bakarken ben şaşkınlıkla onalara baktım. “Kim?”Armin derin bir nefes verdi. “Sarp’ı onları yakalamak için göndermiştim. O heriflerden biri cadıların en güçlü adamlarından biri.” Adama baktım ve gözünün önünde telefonı yere fırlatım. Telefon parçalanırken Oğuz’a baktım. Oğuz adamı bıraktı. Adam hızla yanımızdan kaçarken bende Armin’e bakmaya devam etti. “Ne istediklerini biliyormusun benden?” Armin başını iki yana saladı.

Bakışlarım Kaya amcaların üstüne gelirken şaşkınlıkla bana bakıyordu. “Siz deliler nasıl bir belaya bulaştınız?”Metehan abinin sesi kulağıma geldi.Ağzımı bile açmadan öfkeyle bize döndü. “Benim Oğlum sizin belalınız yüzünden mi kaza geçirdi?” Başımı öne eğdim. Haklıydı.

Eflin’in elinden tutu. “Bunları bilerek yanındamıydın sende onların ha? Abinin başını da yaktın ben bir kere annenizi kaybettim sizi de kaybedemem anlıyorsunuz beni değil mi?” Eflin elini kurtarmaya çalışıyordu çok sıkmış olmalı ki gözleri dolmuştu. “Baba bırak acıyor kolum.” Metehan abi bırakmadı. Oğuz dayanamayıp ilerledi ama Kaya amca engeledi ve kendisi ilerledi. “Metehan kendine gel ve kızın elini bırak.” Metehan öfkeyle bırakınca bana doğru ilerledi. “Kızımdan ve oğlumdan uzak duracaksın!” Eftal bir adım atınca onun elini tutup başımı iki yana saladım. Eftal elini sıktı. Bakışları Asil’i bulunca hayal kırıklığıyla ona baktı.Asil hemen yanında ki Ahu’yu arkasına doğru çekip ona baktı. “Sen zekiydin,uslıydun ama bunlara uydun neden diye sormayacağım ama annen de aynı fikirdedir eminim sende burada kalıcaksın.”Asil kaşlarını çatı ve annesine baktı. Duygun abla bakışlarını hemen kaçırdı,bu Metehan abiyi onaylıyorum demekti. Ahu Asil’in yüzüne baktı. “Ne ama biz-“Asil Ahu’nun gözlerinin içine bakınca sustu.Şuan konuşmanın sırası değildi.

Kaya amca bir bana bir Oğuz’a sonra da arkamdaki Eftal’e baktı. “Kral Arel’e tanışıyorum ama bu olaylardan sonra Oğuz oğlum sende bizle kalsan iyi olur.”Oğuz cevap vermedi. Kaya amcanın bakışları da beni buldu.”Dalya kızım sende burda kal diyeceğim ama öz baban oralarda olduğu için bir şey diyemem ama çok sık oralara gitmesen daha mutlu oluruz.”Cevap vermedim Eftal’e baktım elerini iyice sıkmıştı.

Metehan abi aniden Armin’in tarafına döndü ve ona öfkeyle baktı. “Mutlu musun Oğlum senin yüzünden bu halde!”Armin elini karnına doladı ve cevap vermedi ama Metehan abi ona bağırmaya devam etti. Hızla aralarına girerek Metehan abiyi hafifçe itirdim. “Böyle yaparak neyi kazandığını sanıyorsun sadece nefret kazanıyorsun eğer biraz daha bağırırsan onları durduramam ve seni gerçekten öldürürler!” Metehan abi bakışlarını Eftal’e kaydırdı kendisini zor tutan Eftal Öfkeyle bakıyordu. Bakışları Arel’in üstüne düşünce aynı derecede öfkeli gözüküyordu.

Metehan abi bana baktı”Neden bu kadını koruyorsun ?”Armin’e baktım o korkuyla karnına bakıyordu.”Neden mi çünkü bu kadın senin kraliçen oluyor farkındaysan ve üstüne oğlunun sevdiği kadın!”Metehan abi şaşkınmıydı yoksa üzgünmüydü anlayamamıştım ama hava almak için dışarıya hızlıca çıktı. Derin bir nefes alıp Kaya amcaya baktım. “Hani dedin ya Ateş’e bunu kim yaptı söyleyeyim Hakan! Buradaki kimsenin bir suçu yok tek suç benim, insanların bana olan nefreti tek suç benim melez kız olmam!” Derin bir sesizlik oluştu. Armin ayağı kalktı vebana sarıldı. Eli saçlarım da dolaştı. “Dalya bana bak hiçbir şey senin suçun değil sen istemedin böyle olmasını suç cadıların biliyorsun senin hayatını mahvedenler o sadece senin de değil hepimizin hayatını mahveden onlar kendine yüklenme bu kadar.”Cevap vermedim.

Bu sırada doktor geldi odaya girdi birkaç dakika sonra tekrar odadan çıktı. “Gözünüz aydın hasta uyanmış şimdilik bir sıkıntı yok ,onu normal odaya alacağız orada görebilirsiniz.”Dedi.

Ateş abiyi normal odaya alınca hepimiz içeri girdik başta herkes geçmiş olsun dileklerini diledi. “Bu kadar kişi başımda beklemenize gerek yoktu aslında ufacık bir kazaydı.”Eflin hemen cırladı. “Ne demek ufacık doktor kalıcı hafıza kaybı yaşama ihtimalin var dedi!”Ateş Eflin’e döndü. “Sen kimsin?”Ani sorusuyla Eflin hariç hepimiz gülmüştük. “Abi!Dalga geçme benimle!”Ateş elini tutu Eflin’i kendisine çekti.Eflin dikkatlice ona yer açılan yatağa oturdu ve abisine sarıldı. Ateş abinin başında bir bandaj vardı kazadan ona bir hatıra.

Ateş’in bakışları Armin’i bulunca Armin’in gözleri yine doldu.”Bana bak Ateş eğer bir daha bizi böyle korkutursan yemin ederim yaşasanda seni öldürrüm!”Ateş Armin’den bakışlarını çekip Eftal’e döndürdü.”Çok mu korktun Eftal,bensiz kalacaksın diye?”Eftal kaşlarını çattı. “Ben niye korkayım ölüyasan öl Ben kardeşim için dedim.”Ateş güldü. “Hadi lan oradan desene direkt bensiz yaşayamıyorsun seni dövüşte yenerim diye.”Eftal sırıttı. “Oğlum en son kim kimi dövmüştü ben galip gelmiştim hatırlasana tekrar yenerim.”Ateş küfür edecekti ki Eflin’i fark edince ağzında geveledi. “Sanki sen hile yapmıştın ayağımı dondurmuştun diye hatırlıyorum.”Eftal eliyle kendisini gösterdi. “Ben ve hile yapmak mı? Ben asla hile yapmam değil mi Arel?” Arel tersçe Eftal’e baktı. “Ağzımı açtırtma bence Eftal!”Armin ve Ahu kahkaha attı.

Ateş abinin bakışları bana döndü. “Ufaklık sana ne oldu ? “Gülümsedim. “Bir şey olmadı.”Ateş tek kaşını kaldırdı. “Ben eğer seni birazcık tanıyorsam bir şey olmuş,değil mi ?”Başımı iki yana sladım. “Ne olabilir ki sadece sana üzüldüm-“Ateş abi sözümü kesti. “Yalan söyleme Dalya bu bakışları iyi tanıyorum . Ailenin yanına gittin değil mi?”Bakışlarımı kaçırdım.Eftal ‘in eli çeneme değdi ve başımı kendisine doğru çevirdi.

“Eftal belli ki sen ve Dalya biliyorsun sadece ne oldu anlat ,ona göra Hakan’ı öldüreyim!”Ateş abinin sert sesi kulaklarıma çarptı. Eftal gözümün içine bakıp birkaç saniye sonra elini çekti. “İlk önce senin bu halde olmanın sebebi Hakan ve Çelik’in babası Kağan.”Eftal derin bir nefes aldı. “Dalya beli ki sana yapılanların karşılığını ödetmek için evi kundakladı. Hakan ölmedi ambulans kurtarmış ve galiba bu hastaneye getirildi. Biz buraya gelmeden önce de annesi ona bir kere daha Nefre-“Oğuz sözünü hızla kesti. “Tamam Devamını getirme anladık!”Gamze abla ve Duygun ablanın ağlama sesleri geldi kulağıma. Armin hızla yanıma gelerek bana sımsıkı sarıldı. Eleriyle yüzümü tutu. “Dalya güzel kızım bak bana sana anne belki olamam yani olmayı denerim deniyorum ama o boşluk asla geçmez biliyoruz ama biz burdayız hepimiz yanındayız güzelim üzme kendini tamam mı ?”Bir anda Gamze abla beni kendine çekip de sarıldı. “Dalya senin her zaman yanımızda yerin var bunu unutma ne zaman yardıma ihtiyacın varsa biz buradayız.”

“Kızı bir salın ya hepiniz boğuyorsunuz şimdi abisi ona sarılır her şey geçer değil mi abisinin küçük fırıldağı?”Ateş abinin cümlesiyle güldüm.”Hah! İşte böyle gül Dalya sana gülmek çok yakışıyor.”Ateş abinin yanına ilerleyip ona dikkatlice sarıldım. Ondan ayrıldıktan sonra Eftal’in yanıa gittim. Eftal elini belime atıp beni kendisine çekti ve saçalrımın arasına bir buse kondurdu.

“Kaya amca şu karşınızda olan adama söylermisiniz kız kardeşimle arasına mesafe koysun.”Kıkırdadım. “Ateş kaşınma istersen demem hastasın seni buz gibi suyla yıkarım belki araya da dolu kaçar!”Eftal’in omzuna vurdum. “Dalya görmüyormusun sürekli beni senden uzağa göndermeye çalışıyor ben asırlardır seni bekliyorum zaten asırlardır yokum Dünya çok değişmiş garip garip icatlar var!”Duygun abla kaşlarını çatı. “Asırlardır derken şaka yaptınız değil mi?”Ahu kahkaha patlatı.”Yani en son 1000’e kadar saydım ondan sonrası yok şuan tam olarak kaç yaşındayız Armin?”Armin düşünmedi. “Saymadım.”Eftal’e baktım. “Bu da demek oluyor ki senden ayrılıyorum Eftal”Eftal kaşlarını çattı. “Yemin ederim eğer benden ayrılırsan bir saniye bile yağmur durmadan yağar!”Kahkaha attım. “Ama sen çok yaşlısın.” Eftal tersçe baktı. “Sence ben mi yaşlıyım yoksa sen mi çok küçüksün tabi ki de sen ayrıca ben senin yaşlarındayken derin uykuya daldım sayılmaz bu!”Çocuk gibiydi.

“Armin gerçekten o kadar var mı ya?”Ateş abini sorusuyla Armin ona tersçe baktı. “Şaka yaptım sadece Armin.”Armin ona tekrar bakış atınca sustu.

“Neyse siz gidin artık evinize başımı şişirdiniz yanımda bir kişi kalsa yeter.”Armin’le yalnız kalmak istediğini anladım. “Ama abi ben gitmek istemiyorum.”Eflin’in cümlesine ekledi Metehan abi”Haklı senin başında ailen kalmalı yabancı değil.”Ateş babasına şaşkınlıkla baktı. “Burada ki kimseyi yabancı görmüyorum ben baba ama beni Armin’le yalnız bırakırmısınız iki dakika.”Metehan oğluna baktı. “Ben buralardayım.”deyip çıktı herkes yavaşça çıkarken en son çıkan ben oldum. Kapıyı arkamdan kapatırken Armin’in ağlamaklı sesi geldi. “Özür dilerim Ateş.”Başka bir şey duymadım oradan da uzaklaşmıştım.

Dışarı çıktığımızda Arel gitmişti birkaç araba ve iki tane uçan at arabası vardı ,yağmur dinmişti. Bir arabaya duygun abla binmeye hazırlanıyordu Asil ve Ahu’yla konuşuyordu.”Dalya bizimle gelmek istermisin?”Gamze ablanın sorusuyla onlara döndüm. “Hayır teşekkürler ben Eftal’e beraber su sarayına gideceğim.”Gamze abla ve Kaya amca bana sarılıp Oğuz’a döndü.”Oğuz geliyor musun?”Oğuz Eflin’e baktı.”Hayır Eflin’le bir işim var sonra yanınıza gelirim.”Kaşlarımı çattım. Kaya amca ve Gamze abla giderken Eflin’e doğru ilerledim. “Bir sorun var mı ?”Eflin Oğuz’a bakıp bana döndü. “Yok.”Eflin’in yanağına öpücük kondurdum. “Bana bak eğer Oğuz seni üzerse bana söyle hemen hadini bildiririm.Şimdi gidiyorum bir şey olursa ararsın.”Eflin başıyla beni onayladı. Eftal’in yanına döndüm.”Gidelim mi?” Dedi. Başımla onu onayladım. Beraber arabaya bindik. Atlar hızla havalanırken başımı Eftal’e yasladım.

İlahi Bakış açısı;

Herkes gittikten sonra Oğuz ve Eflin yalnız kalmıştı.Oğuz ve Eflin yanyana bankta oturuyorlardı. Oğuz bir yerden başlaması gerektiğini biliyordu ama nasıl başlayacağını bilmiyordu.Eflin’e hiç ciddi bir şekilde aşık olduğunu itiraf etmemişti.

“Konuşacakmısın yoksa gideyim mi?”Eflin’in sert sesiyle Oğuz dudağını araladı. “Eflin ben şey-“Eflin sözünü kesti. “Sen ne Oğuz.”Oğuz gözlerinin içine baktı.Sadece nefret vardı. “Benden gerçekten bu kadar nefret ediyormusun? Partide dediklerin gibi.”Aslan’ın kızının düğününde Eflin Oğuz’u yine başka bir kızla konuşurken görmüştü ve Eflin bu kadar yıl ona aşık olduğu için kendinden nefret etti sonra da ona ne kadar pislik aşağlık bir herif olduğunu söyledi. Eflin canı yandığı için Oğuz’unda canını yaktı. Oğuz gerçekten Eflin’i seviyordu ama Eflin ,Oğuz’a karşı hep serti.Oğuz’a bazen inat olsun diye abi derdi. Düşünsene sevdiğin kişi sana abla ya da abi diyor ne kadar acı bir şey…

Oğuz şu zamana dek başka kadınlarla konuşma sebebi Eflin’i kıskandırmaktı.En büyük hatasıda oydu. Oğuz başka kızlarla konuştukça Eflin üzülüyordu ve onu sevdiğini asla dile getirmemişti.

Eflin şaşırarak ona baktı. “Neden böyle sordun?”Oğuz ona bakmadı. “Gerçekten de bu kadar iğrenç bir insanmıyım?”Eflin birkaç saniye düşündü. “İğrençsin desem ne yapacaksın?”Oğuz gözlerinin içine baktı. “Sana söylemediğim bir şeyi asla söylemeyeceğim.”Eflin gözlerini kaçırdı. “Senden nefret etmiyorum Oğuz ama nefret etmek istiyorum çünkü sen canımı çok yakıyorsun!”Oğuz baktı ona şaşırmıştı. “Ben senin canını nasıl yaktım Eflin sana dokundum bile?”Eflin tersçe ona baktı. “Hala anlamıyorsun Oğuz.Birine dokunarak sadece canını yakmazsın bir söz bile insanın canını yakar ama sen ne dokunarak ne de konuşarak yaktın canımı gözlerinle yaktın senin hep gözlerin başka kadınlardaydı bende değil eğer bende olsaydın sana Aşık olduğumu anlardın!”Eflin aniden ağzından hislerini kaçırınca Oğuz şaşırmıştı.

“Ne?”Eflin ağlamaya başlayınca Oğuz ne yapacağını şaşırdı banktan inip önüne çömeldi ve başını kaldırdı Eflin’in göz yaşlarını sildi. “Eflin bana bak ağlama sen, ağlama ne olur tamam anladım ben şerefsizin tekiyim bu yüzden ağlama değmez benim için değmez.”Eflin ağlarken zorla konuştu. “İnsan seviyorsa değer Oğuz…”Oğuz ona sımsıkı sarıldı saçlarını okşadı kokusunu içine çekti.

“Eflin ben seni gerçekten seviyorum senin dışında ki hiçbir kadın umrumda olmadı sadece senin dikatini çekmeye çalışmıştım bellki kıskanırsın da beni seversin dedim ama beni sevdiğini hiç fark etmemişim özür dilerim.”Eflin cevap vermedi sadece ağladı.

Dakikalar sonra Eflin’in ağlaması bitince Eflin Oğuz’u itekledi.”Yalan söylüyorsun ben senin takıldığın kadınlara benzemem iki gün takılıp atamazsın beni!”Oğuz kaşlarını çattı. “Ne ben kimseyi kulanmadım Eflin kimseye dokunmadım bile ve üstüne öyle birisi olsaydım ki değilim sen iki günlük değilsin hiçbir zamanda olmazsın ben seni 20 yıldır seviyorum be kızım!”Eflin ona tersçe baktı. “Yalancı Berfin her şeyi anlatı onunla mükemmel bir gece yaşamışsın sonra da ondan ayrılmışsın kız ağlayarak anlatı.Ayrıca biz 20 yıldır tanışıyoruz çocukken beni sevemezsin!”Oğuz şaşkınlıkla kala kaldı. “Lan Berfin neresinden uydurmuş kızla tamam sevgili oldukta ben hiç dokunmadım tam tersi beni sarhoş edip yatağa atmaya çalışan oydu benden ayrılan da oydu ve çocuklar da sevebiliyor!”Eflin şaşırdı. “Ama Berf-“Oğuz bağırdı. “Lan sıçarım Berfin’e ben sana aşığım ve kimseye dokunmadım. Sana olan aşkımı kanıtlamam mı gerekiyor o halde yaparım. “Eflin’i kendisine sertçe çekip yasladı. “Sen istedin bunu kızım!”Eflin bir an onu öpeceğini düşünmüştü o kadar yakındıkiler düşünmemek elde değil. Eflin’in elini tutarak onu içeriye doğru sürükledi Oğuz.

“Oğuz ne yapıyorsun?”Oğuz cevap vermedi Asansörü çağrdı. Asansör gelir gelmez bindiler Eflin merakla ona bakıyordu.Asansör durunca indiler tam Ateş abinin odasına gireceklerdi ki Eflin anlamıştı. “Oğuz delirdin mi ?”Oğuz sırıttı. “Yok merak etme aklım gayet başında.”Kapıyı açtı ve girdi.Ateş abi ve Metehan bir şey konuşuyorlardı ki konuşmaları yarım kaldı merakla Oğuz’a bakarken Armin kaşlarını çatmıştı

“Ne oldu Oğuz böyle dalman için bir şey olmalı?”Oğuz Eflin’e baktı Eflin başını iki yana saladı. “Evet bir şey oldu Ateş abi.”Ateş abi merakla baktı. “Ben Eflin’İ seviyorum ona deliler gibi aşığım!”Eflin eliyle yüzünü kapadı. Ateş kaşlarını çattı ve babasına baktı Metehan’da şaşkınlıkla onlara baktı.”Anlamadım ben ne dedi bu deli oğlan.”Ateş Oğuz’a baktı. “Bende anlamadım ne dedi kardeşime mi aşıkmış.”Eflin hızla Oğuz’un önüne geçti. “Yanlış duydunuz Oğuz öyle bişey demedi.”Oğuz Eflin’e baktı. “Yok ben inandıramadım galiba sana Eflin daha yüksek sesle söyleyeyim. Ben Eflin’e aşığım, seviyorum kızınızı Metehan abi.”Sonda sesini daha çok yükseltmişti. Eflin Oğuz’un omzuna vurdu. “Delirmişsin sen seni öldürecekler!”Ateş ve Metehan tam bir dağ ayısı gibiydiler Eflin’in yanına erkek yaklaştırmazlar bile lise de sırf biri Eflin’e aşkını ilan ettiği için Ateş çocuğu korkutarak şehir değiştirmesini sağlamıştı.

“İnandın mı birde istersen tüm Dünya’ya duyuru yapabilirim.”Eflin başını saladı. “İnandım ne olur git burdan artık!”Oğuz sırıttı.

Ateş abi ayağı kalkmaya çalışınca Armin engeledi. “Ateş ne yapıyorsun?”Ateş Armin’e baktı. “Ne yapayım yılardır koynumuzda yılan beslemişiz. Biz kardeş diye sanarken ırz düşmanı kardeşime göz koymuş birazcık sevecem sadece!”Armin tersçe baktı. “Ateş saçmalama demek ki birbirlerini seviyorlar.”Ateş Oğuz’a baktı. “Sevemez!”Armin ofladı. “Ateş yemin ederim Eftal’e söylerim Seni doğduna pişman eder!”Ateş kaşlarını çattı. “Zaten sevgili olduğumuzu biliyor”Armin ona tersçe baktı. “Ateş ağzımı açtırtma!”Ateş o anda hamile olduğundan bahsetiğini anladı. “Niye kızsın ki hem sevinir bu haber için.”Armin tek kaşını kaldırdı. “Değil mi yarın sende bu haberi Dalya’dan alırsan mutlu olursun!”Ateş anında kaşlarını çattı. “Niye benim çevrem ırz düşmalarıyla dolu!”

Oğuz ve Eflin birbirlerine baktı. “Bunlar neyce konuşuyorlar dediklerinden hiçbir şey anlamdım.”Oğuz omzunu silkti. “En azından bir dayaktan kurtuldum.”Metehan Oğuz’un bu sesleriyle ona döndü. “Ben iki çocuğumu da büyütüm hepsi değişik kişiler getirdi başıma Tanrım sen bana yardım et biri bana gider kraliçe getirir gelin olarak diğeri bana kardeş gibi büyüdüğü adamı damat diye getirir!”Ateş babasına döndü. “Ne güzel babacığım gelinin kraliçe ama damadından bende pek emin değilim taş kafalı bir herif ayrıca Oğuz senin Berfin diye bir sevgilin yokmuydu?” Oğuz kaşlarını çattı. “Ulan ne Berfin’miş herkesin dilinde .Ateş abi kaç yıl önceydi bu kız ve üstüne hiçbir şey olmadı aramızda ben kardeşini seviyorum.”Ateş Armin’e baktı. “Armin bak nasıl dövmeyeyim hala seviyorum diyor.”Armin tersçe baktı. “Ateş kardeşin 29 yaşında farkında mısın?”Ateş şaşırdı. “O kadar varmı ya ben onu 19 yaşında sanıyordum. Ayrıca Oğuz ondan büyük!”Armin gerçekten mi? Dercesine bakış attı. “Oğuz’la aralarında bir yaş var Ateş .”Ateş suratını asarken Oğuz sırıtı. “Neyse ben bu sahneyi Asil’e anlatmam gerek o yüzden eve kaçarım.”Oğuz kapıdan çıkmadan önce Eflin’e göz kırptı. Eflin öfkeyle onun peşinden geldi. “Aklını kaçırdın sen Oğuz, Kraliçe Amin’e şükret sen yoksa Ateş abim seni döverdi. “Oğuz duymazlıktan gelerek asansöre bindi. Eflin arkasından hızla ilerleyerek yetişti. “Beeni duymazlıktan gelme Oğuz!”Oğuz ona baktı. “Deli olduğumu söylemeyi kes o zaman sende ne yaptıysam aklım başındaydı ama eğer inanmamışsan sana daha nasıl inandırırım bilemiyorum.”Eflin ona baktı. “İnanmak çok isterim ama Oğuz sen gözümün içine baka baka kaç kıza yürüdün haberin var mı?”Oğuz cevap vermedi.

Asansör açılınca ikisi de dışarı çıktı.Oğuz cep telefonunu çıkarıp her zamanki kulandığı taksiciyi aradı şans eseri taksici yakında ve boşta olduğu için kısa sürede yanında olacağını söyledi.

Oğuz elini cebine attı. Yılardır Eflin’e vermek istediği bir şey vardı. Yılar önce hep beraber gitikleri yerde gördüğü bir kolye vardı.Kolyeyi görür görmez aklına Eflin gelmişti.Cebinden kolyeyi çıkardı.Eflin’in eline tutp eline bıraktı. “Eğer bana bir gün inanırsan bu kolyeyi boynuna tak Eflin ve hiç çıkarma.”Oğuz taksinin geldiğini görüp taksiye bindi. Eflin ise arkasından baka kaldı.Kolyenin ucunda Nergis çiçeği bulunuyordu. Eflin gülümsedi. Kolyeyi cebine attı. İçeriye doğru gideceği sıra bir şey hisetti. Arkasına döndüğü an Cadıların en güçlü adamlarından biri elini ağzına koydu ve Eflin’i hızla bayıltı. “Aptal kız. Sevgi insanı aptallaştırır.”Diye fısıldadı.

Cadılar ilk planlarını gereçekleştirdi. Başka bir güçlü adam ise Oğuz’un bindiği taksiyi takip etti.Taksi onu evin önüne bırakınca eve girdi. Evin ışıkları kapalı olunca Oğuz sesiz bir şekilde odasına çıktı.Ama bilmediği bir şey vardı onu takip eden biri vardı. Odaya girdiği an fark etti ama geç kalmıştı. Oğuz’a anında elektirik vererek bayıltmıştı. “Kardeşlerin arasında ki en güçlü kişi sen olduğunu söylemiştiler yanılmışlar en aptalı sensin.”Adam sesizce gülüp Oğuz’un koca bedenini dışarıya doğru sürüklemeye başladı.

Başka en güçlü olan insan hava sarayında Asil’in odasındaydı. Asil’i bekliyordu. Asil ise Ahu’yla beraber yeni gelmişti saraya. Asil annesiyle konuşup saraya dönmüştü. Zaten 27 yaşındaydı ve annesine güven verdi hepsini koruyacağına dair.

Asil kadınlara dokumaktan korkan bir adamdı onları inciteceğine inanırdı. Ahu’yla ilişkileri çok farklıydı. Ahu Asil’i görür görmez dikatini çekmişti. Ama en küçük temas edişlerinde Asil tonlraca özür diliyordu. Onu tanımaya başlayınca her şeyi öğrenmişti.Ahu’nun hayatında gördüğü en garip erkekti Asil.

Asil’i yavaş yavaş kendisine alıştırmıştı ve eskidinden daha az çekiniyordu. Asil rahat rahat elini tutabiliyordu ya da daha ilerisi sarılabiliyordu ama sadece bu kadardı.

“Asil benim çok uykum var yatıcağım ben haberin olsun.”Asil gülümsedi. “Tamam Ahu bende bir Dalya’yı arayıp yatarım.”Ahu kendi odasına giderken Asil telefonunu çıkardı. Vahşi prenses yazısına tuşlayıp telefonu açmasını bekledi. Bu sırada Asil odasının kapısını açtı ama girmedi odasının içinde bir nefes hisetti. Sakince kapayı kapatıp ışığı açtı açtığı gibi havayı rüzgara çevirip karşıda ki adama saldırdı. Eşyalar devrildi ama adam kurtulmuştu. Asil’in elinde ki telefon düştü. Anında birbirleriyle odada dövüştüler ama Asil zorlanıyordu. Ahu’dan sonra onu en çok zorlayan biri çıkmıştı. Tüm eğitimleri Ahu’dan almıştı ama tam eğitim bitmemişti.

Asil’e çok sert kafasına vurunca Asil dizlerinin üstüne düşmüştü.Acıyla hafif inlerken yerdeki telefonunu fark etti. Telefon kapanmış olmalıydı ve Dalya onu arıyordu. Elini telefona atıp açıcaktı ki adam telefonu tekme atıp fırlatı. “Vahşi prensesi açmana izin veremem zeki çocuk!”Adam botuyla sertçe Asil’e vurdu. Asil bu sefer dayanamadı ve düştü. Bilinci hızla giderken adam küfreti. “Çok ses çıkartım eğer yokluğun hızla fark edilirse ve ben başarısız olursam seni yaşatmam. “Asil’in telefonu bir kez daha çaldığını duyunca o yöne baktı. Arayan Dalya’ydı.”Gerçekten kardeşlerin arasında en zekisi sensin benim geldiğimi kimse fark etmez bu yüzden en iyi adamı benim ama sen fark etin tebrikler zeki çocuk umarım kardeşin seni sevgilisinden çok seviyordur da ölmene izin vermez.”

                                                                    *

Dalya bir sağa bir sola volta atıyordu. Eftal yanında ki Çelik’le Dalya’yı izliyordu.Çelik, Eftal’e yaklaştı. “Efendim Dalya’yı böyle deli eden şey nedir geldiğinden beri volta atıp duruyor.”Eftal omuz silkti. “Asil aramış bunu sonra Dalya onu arayınca açmadı. 5.tekrar arayışı.”Dalya Eftal’e döndü. “Ya başına bir iş gelmişse ben hiç iyi şeyler hisettmiyorum Eftal.”Eftal yanına yaklaşıp ona sarıldı. “Hava sarayında başına bir iş gelmez hem belki işi çıkmıştır sonunda baş muhafız bir sürü işi vardır.”Dalya Eftal’e baktı. “Evet ya belki Ahu’nun yanındadır o yüzden açmıyordur.”Eftal kaşlarını çatı. “Ahu’yla ne alaka şimdi.”Dalya Eftal’E baktı. “Yani Ahu ve Asil sence de normalden yakın değiler mi?”Eftal biraz düşündü. “Kardeşime göz dikmiş senin kardeşin!”Dalya tersçe baktı. “Senin mağaradan geldiğini düşünüyorum ki mağarada uyandığını hatırladım sen gerçekten Mağara adamısın Eftal!”Eftal tek kaşını kaldırdı. “Ben mağara adamı değilim!”Dalya Eftal’e göz devirdi ve saraya doğru ilerledi. Eftal Dalya’nın elini tutu. “Nereye?”Dalya tersçe baktı. “Odama!”Eftal başıyla onayladı. “Bende birazdan gelirim odamıza.”Dalya tek kaşını kaldırdı. “Kendi odama, senin değil !”Eftal kaşlarımı çattı. “Yarın hatırlat bana kendi odan dediğin yeri benim oadama taşıyım da bir daha kendini benden uzaklaştırama.”Eftal’e dil çıkarıp saraya girip odasına girdi. ”Mağara adamı bu adam!”Dalya kendi odasından Eftal’e kızarken onu izleyen Katrina’yı fark ettmedi. Sinirle ışığı açtı. “Bazen diyorum bu adamda ne buldum diye onu cadılardan önce ben öldüreceğim bu gidişle!”Derin nefes alıp ekledi. “Mağara adamı!”Tam bu sırada Katrina güldü. Katrina’nın gülüşüyle kaskatı kesildi Dalya.

Dalya arkasına dönünce Katrina’yla göz göze geldi. “Haklısın kızım bizden önce senin öldürmen gerek ama sen hala onun yaşamasına izin veriyorsun.”Dalya bir adım geriye gidip kapıyı açmayı denedi ama kapı açılmadı. Kapıyı kilitlemediğini biliyordu bu yüzden tersçe Katrina’ya baktı. “Ne istiyorsun!”Katrina alaylı gülümsedi. “Anlaşma.”Dalya dikkatlice onu izledi ciddi mi değil mi diye.

“Söyle”Katrina güldü. “Eftal-“Dalya sözünü kesti. “Eftal’i öldürmeyeceğim!”Katrina kınayıcı bakış attı. “Büyüklerin sözü kesilmez ve Eftal’i öldür demiyeceğim.”Dalya şaşırdı.”O zaman ne isteyeceksin?”Katrina biraz Dalya’yı inceledikten sonra konuştu. “Anlaşmayı söylemeden önce sana bir şey göstermem gerekiyor gözlerini kapatki ruhunu götürebileyim.”Dalya kaşlarını çattı ama dediğini yaptı. Birkaç saniye sonra Dalya gözlerini açınca karşısında baygın üç kişi vardı. “Kardeşlerime ne yaptın!”Katrina güldü. “Hiçbir şey en azından şimdilik. Anlaşmayı kabul edersen bir şey olmayacak.”Dalya hızla onlara doğru koştu. Tam Eflin’in yanına eğilmiş ona dokunacaktı ki gözleri açıldı bu sefer odasındaydı. “Anlaşmayı söyle!”Katrina sırıttı. “Eftali terk ediceksin onunla yan yana bile gelmeyecek ondan nefret etiğini sanacak .”Dalya öfkeyle ona baktı. “Eftal ondan nefret etiğime inanmaz!”Katrina omzunu silkti “İnandır Dalya.”

Dalya biraz düşündü. “Benimde şartım var.”Katrina dudaklarını kıvırdı. “Dinliyorum.”Dalya gözlerinin içine baktı. “Bana iki gün süre vericeksin iki günün sonu şafak vakti Eftal’i terk edicem ve Eftal değil kimseye zarar vermeyeceksin adamlarınızda yoksa anlaşmayı kabul etmem!”Katrina biraz düşündü. “Zeki kızsın Dalya, kabul ediyorum.”

“Anlaştık.Şimdi kardeşlerimi ver!”Katrina ayağı kalktı. “Tabiki de küçüğüm ,onları kurtarırsan. “Dalya kaşlarını çattı. “Ne!”Dalya hızla Katrina’ya saldırmak için müdehale yaptı ama Katrina onu sihirli sözcüklerle bayıltı. Dalya’nın bedeni sertçe yere düşerken eli düşmeden önce masaya çarptı Masadaki vazo yere çarpıp parçalanırken Katrina hızla oradan uzaklaştı. Tam bu sıra Çelik kapının önünden geçerken camın sesini duydu. Kapıyı tıklatı birkaç kez ama ses çıkmayınca kapıyı açtı. Katrina gitikten sonra kapıdaki sihirde bozulmuştu.

Çelik Dalya’yı yerde görünce kaşlarını çattı. “Dalya!” Hızla Dalya’nın yanına çömeldi ve onu sarstı. Birkaç cam kesiği vücudunu çizmişti. Çelik hızla kucağına alıp onu revire doğru getirdi. “Dalya aç gözlerini ne olur!”Çelik’in acı sesini duyan Eftal hızla o yöne geldi. Bu sırada Doktorlar Dalya’ya bakıyorlardı. “Dalya?Ona ne oldu Çelik!”Eftal hızla Dalya’nın yüzünü avuçladı. Kalbi sıkmıştı.”Bayılmış efendim.”Doktor Dalya’nın eline serum takınca Eftal’in canı yandı. Küçüken hatırlıyordu Dalya okuldıa onlara iğne yaptıklarını anlatmıştı ve Eftal’e ne kadar acıtığını söylemişti..”İğne canını yakar onun.”Eftal’in sesi çaresizce gelmişti.

Dalya baygınken Katrina adamlarına haberi yolamıştı eğer şanslı iseler Dalya onları kurtarıdı ama pek mümkün değildi. Oğuz’u canlı bir şekilde toprağa gömüşlerdi. Asil’i vampirlerin bölgesine atmışlardı.Eflin’i ise korsanların bölgesine bırakmışlardı. Katrina’nın yanındaki Hilda konuştu. “Sence kurtarabilecek mi?”Katrina gülümsedi. “Evet emin ol Dalya beklediğimizden erken uyanıcak çünkü kardeşlerinin başına ne geleceğini tahmin edemediği için bedeni uyumasını engeliyecek ama eğer şanslıysa Oğuz kurtulur çünkü bir insan ne kadar toprak halkında yaşasa da toprak yutarsa ölür onu erken kurtarılması gerek.”Hilda biraz düşündükten sonra ona döndü.”Eğer biri ölürse anlaşmayı bozmaz mı?”Katrina başını iki yana saladı. “Hayır diğerlerine zarar gelmesin diye bozmaz ama bizi gördüğü ilk yerde sonumuzu getirir. “Hilda sırıtı. “Bu kız beni çok eğlendiriyor umarım sonum onun elinde olur.”Katrina cevap vermedi.

Bölüm : 20.02.2026 20:58 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...