
Zamanla bazı şeyler düzelir diyorlar ama bence her şey zamanla çözülmüyor.Zamana bıraktığım her şey bazen çözülmüyordu çünkü zamana bıraktığımız şey kaçtığımız şey değilmidir?
Sokakta yürüyordum insanlar arasında tek başıma düşüncelere dalmış şekilde yürüyodum. Çoğu insan durmadan yağan yağmurdan kaçıyordu ben ise yağmurun ortasında yürüyordum. Nereye gitiğimi ya da gitmek istediğimi bilmiyorum. Başımı hafifçe gökyüzüne kaldırınca yağmur damlaları yüzüme daha çok sert çarptı. İlerideki sahile doğru ilerledim.Sahile gelince taşlı alandan ilerleyip denize yaklaştım.Ayağımdan ayakkabımı çıkarıp ayaklarıma deniz suyunun çarpmasına izin verdim.
Biraz öyle dikildikten sonra denizden ayaklarımı çekip,ayakkabımı giydim. Ayakabım ıslanmıştı ama umursamadan yürüdüm. Biraz yürüdükten sonra ormana gelmiştim. Her zamanki yere oturup Ay’ı bekledim. Gelmedi. Oysa buraya gelince hemen gelirdi.”Uzun zamandır gelmiyorum diye küstün mü bana?”Sesizce mırıldandım.
Ayağı kalkıp gürültülü gelen yere baktım hava çoktan kararmıştı ve insanlar eğlenmeye çıkmıştı. Kafamı biraz dağıtmak için bir mekana geldim.Eski bir mekandı ve geleni normale göre azdı. Herhangi bir bar masasına oturdum. “Bana en ağır içkiden bir tane lütfen.”Genç çalışan çocuk bana baktı ve arkasına döndü ki yan tarafımdan bir ses gelmesiyle ona döndü. “En hafifinden getir ona dayanmaz bünyesi.”Adam bir şey demeden yaparken sertçe yandaki adama baktım. Bakmamla şaşırmam bir oldu. “Kunter?”Kunter bana baktı ve sanki şaşırmış gibi davraıp “Deli kız?”Tersçe ona baktım. “Burada ne işin var senin!”Kunter gözlerini devirdi. “Seninle hiç uğraşmıyacam derhal bir tane iç ve defol buradan!”Tek kaşımı kaldırdım. “Af buyur? “Kunter cevap vermedi ve önünde ki içkiden bir yudum aldı. Önüme gelen içkiyi Kunter’e doğru itip önünde ki kendime aldım. Ağzıma götüreceğim sıra elimde çekip aldı. “Benimle uğraşma Deli kız ben Eftal’e benzemem!”Benim önüme tekrar bana doldurulan içkiyi uzatı. “Deliliği bırak ve uslu bir kız gibi iç benim sabrımı taşırma!” önümdeki bardağı aldım ve Kunter’in üzerine döktüm. Kunter şaşkınlıkla bana bakınca öfkeyle bağırdım. “Bir daha sakın bana ne yapacağımı söyleme!”Kunter elini sertçe masaya vurup kalktı. “Dalya bana bak kızım oradan bakılınca sakin bir adama mı benziyorum!”Elimi göğsümün altında birleştirdim. “Hayır sadece buz dağına benziyorsun.”Kunter tersçe bana baktı. “Güzel o zaman bu koca buz dağı seni dondurmadan hemen önce uslu bir kız ol!”Dil çıkardım. “Hayır ben Deli kız olacağım!”Kunter sabır dilenerek yerine oturdu.Çalışan adama bir baş hareketi yaptı adamda önüme hızla başka bir içki doldurdu. Bir yudum alınca bunun içki değil vişne suyu olduğunu anladım. Ağzımda küfür yuvarlayıp meyvesuyuyu ağzıma diktim. Adam tazeleyince meyvesuyumu sinirle onuda içtim. “Şaka gibi çocuk gibi meyvesuyu içiyorum!”Homurdanmamla sol taraftaki adamın gülme sesi geldi. Tanımadığım adama öfkeyle bakarken adam gülmesini tutarak konuştu. “Çok özür dilerim hanımefendi ama galiba abinizle aynı mekana gelmek kötü olmuş. “Benden sadece birkaç yaş büyük gösteren adama sadece ben değil Kunter’de kitlenmişti.
“Abim değil o herif!”Benim söylememle aynı anda Kunter ayağı kalktı ve adama tersçe baktı. “Bir sıkıntı mı var kardeşim!”Adam çok rahat bir şekilde Kunter’i görmezden geldi ve bana bakmaya devam etti. “Neyiniz oluyor peki?”Kunter’in inadına adama gülümsedim. “Hiçbir şeyim aslında kendisi de beni pek sevmez.”Kunter bana öfkeyle bakarken ben karşımda ki adama gülümsüyordum. “Ne kadar şanslıyım o zaman biraz dans edelim mi?”Bu son olmuştu Kunter adamın yakasına yapıştı. “Senin kanını dondurmadan hemen önce bana bir şey söyle!”Hızla ayağı kalkıp Kunter’i tututm. “Kunter dur!”Kunter beni duymazlıktan geldi. Adam zorlukla konuştu.
“Ben buranın sahibinin oğluyum bana zarar ver-“Kunter adamı yere fırlatı. “Babanı da seni de tanıyorum pislik herif senin gözün kızlarda olmasa babanı zaten tanıdığımı bilirdin!”Kunter adama doğru bir adım atarken önüne geçtim.”Mağara adamısın Kunter bırak adamı ne varsa görsün!”Kunter’in öfkeli bakışlar beni buldu. “Sen hiç konuşma Eftal’e yaptığın şeyi biliyorum ve onun sebebini de soracam sana!”Yutkundum.
Kunter yere düşmüş adamı ensesinden tutu ve bakışlarını bana döndürtü. “Sen tanrılarına dua et de babana saygımdan seni öldürmüyorum. Bu gördüğün kız benim kardeşim ikincisi dostumun sevgilisi üçüncüsü yeteri kadar sizin gibi şerefsizlerden yara almış!”Adam yalvarır gözlerle Kunter’e bakarken ben şaşkınlıkla Kunter’e bakıyordum.
Müzik susmuş insanlar Kunter’i izliyordu. Bir adam içeri aniden gelince herkesin bakışları o yöne döndü. Kunter adamı görünce ayağı kalkıp adamı bıraktı adam ise koşarcasına o adamın yanına gidip şikayet etti kunter’i.
“En sık gelen müşterimizi ne yaptın da deli ettin?”Adam hızla anlatırken Kunter sesizce dinledi. Yaşlı adam bana baktı ve Kunter’e döndü.”Oğlumun kusuruna bakma Kunter bey size ücretsiz içki ısmarlayalım.”Yaşlı adamın çocuğu şaşkınlıkla babasına döndü. “Baba ama o adam beni dövdü.”Yaşlı adam oğluna öfkeyle baktı. “O adam dediğin seni öldğrmediği için dua etmen gerekir hemen şimdi eve git gözüm görmesin seni!”Adam öfkeyle giderken Kunter bana döndü.Baştan aşağı beni süzdü ve kaşlarını çattı. “Üstündekiler Eft-“Gözlerim kocaman açıldı. Hızla üstüme baktım. Bana bol gelen eşofmana ve tişörte baktım. “Kunter sus!”Kunter’in belki de ilk kez kahkaha atığını duymuştum.
Öfkeyle ona baktım. “Canın cehenneme gülme Kunter!”Kunter hızla susarken yanaklarım kızarmıştı. Kunter yanında ki adama bir şey söyledikten sonra ensemden tutup beni dışarıya doğru sürükledi.
Dışarı çıkar çıkmaz yağmura baktı.”Eftal gerçekten de kafayı yemiş olmalı.”Şaşkınlıkla Kunter’e döndüm. “Yağmuru o mu yağdırıyor?”Kunter başıyla onaylayıp beni ileride ki arabaya sürükledi.
Arabanın kapısını açıp beni binirdi hemen ardından kendisi de şöför koltuğuna bindi.Arabayı çalıştırdı ve sürmeye başladı. “Nereye?”Kunter bana bakmadı. “Buz sarayına”kaşlarımı çattım. “Ben oraya gelemem gelirsem Eftal beni bulur.”Kunter yine bana bakmadan konuştu. “Tam da seni buz sarayında bulamaz çünkü asla senin onun yakınına geleceğine düşünmez.”Mantıklı gelmişti.
“Sen neden bana bu iyiliği yapıyorsun benden nefret ediyorsun!”Kunter bana bakıp yola döndü. “Ağzımdan duymadığın hiçbir şeye inanma birincisi bu ,ikincisi bana hemen anlatmaya başla neden Eftal’İ böyle bir şekilde terk ettin!”Aniden sesinin yükselmesiyle yerimden sıçradım.
Cevap vermedim dakikalarca o ise sesizce anlatmamı bekledi.”Dalya bak bana anlatmazsan sana yardım edemem ki Eftal’i sevdiğini biliyorum şimdi yalan söylemeye başlama nedeni cadılarla mı?”Cevap vermedim ama gözümle onayı vermiştim. Kunter’de anlayıp sustu. Cadılar dinliyordu onların adamları dinliyordu. Nereye gitsem hep birileri peşimdeydi bunu fark etmiştim ama bilerek çaktırmamıştım.Şuan arabada bir dinlenme cihazı olduğunu da biliyordum. “Kunter dikiz aynasında bizi takip eden arabayı da fark edince küfür etti. “Yani sen nasıl bir belasın anlamıyorum kızım!”Bilerek fark etmemiş gibi davranıp bana kızıyordu.
Kunter bakışlarıyla bana kaza yapacağını söyleyince derin bir nefes alıp koltuğuma daha çok yapıştım.Kunter sanki kontrolü kaybetmiş gibi davranınca panik olmuş gibi davrandım. “Ne oluyor?”Kunter cevap vermedi her zamanki gibi ve arabayı sertçe ilerideki ağaca çarptı. Sertçe sarıslırken Kunter bir eliyle beni sıkıca tutu. Hava yastıkları açılırken Kunter bayılmış taklidi yaptı. Birkaç dakika sarsıntının etkisini atlatıp bilerek çığlık attım. Kunter hafifçe yüzü ekşiyince gülmemek için kendimi zor tutum. Hızla arabadan kendimi indirerek Kunter’in tarafına geçip kapısını açtım. Kendimi zorlukla ağlatmayı becerince Kunter’in kalkmasını söylüyordum. Bizi takip eden adam arabadan inip gelince onu daha önce görüp görmediğime baktım.Ne yapıcağını kestiremediğim için hareket etmedim. “Yardıma ihtiyacın var mı?”Sırıtarak gelince bir şey yapacağını anladım. “Lütfen ambulansı arayın!”Adam sırıtı. “Merak etme o herif öyle ölmez ama ben öldürmesini bilirim!”Elinden bir bıçak çıkarıp saldırınca Kunter hızla gözlerini açıp adamın ayaklarını dondurdu. “Cadılar senin gibi zayıf birini göndermekle hata yapmış.”Kunter hızlı bir hareketle elindeki bıçağı adama sapladı. “Şerefsizler o zehirli okları bıçağa dönüştürmüşler!”Adam yere yığılırken Kunter’e baktım. Kunter eline bulaşan kanı üstünde silip bana döndü. “Deli kız yürü ormana giriyoruz.”Kunter’i takip ettim.
Ormanda beraber sesizce yürürken ayağımda yürüyecek hal kalmadığı için yere oturdum. Oturmamla Kunter bana döndü. “Siz kızlar neden çabuk yoruluyorsunuz ki Açelya’ da böyleydi.”Sonda yüzünde bir gülümseme oluştu.
“Açelya’ya ne oldu Kunter?”Kunter şaşkınlıkla bana döndü. Başta bana anlatmayacağını hatta bağıracağını sandım ama yanıma gelip oturdu.Bir kaç saniye gözlerimin içine baktı sonra uzun saçlarıma en son bakışlarını gökyüzüne çevirdi. “Az önce gördüğün yer yılardır var hata Açelya’yı ilk kez orada gördüm.Delicesine dans ediyordu. Ben oraya sadece içmek için gitmiştim ama Açelya’yı gördüğüm an hep oraya geldim.Açelya haftanın iki günü oraya gelip içip dans ediyordu. Geldiği her ün bende ordaydım.Onu hep uzaktan izledim.Tabi o zamanlar kral değil prenstim ama babam korsanlık yapıyordu. Hatta birkaç kez Eftal’e tartışmıştı o dönem.Bir gün tekrar gittim oraya,Açelya yine dans ediyordu.Her şey aynıydı ta ki gecenin sonuna kadar Diğer günlerden fazla içmişti ve ayakta duramıyordu bu yüzden çıkışa biraz daha erken gitmişti. Yavaşça kalkıp bende ona doğru ilerlerken bir gurup erkekte kalktı hızla dışarı çıkan Açelya’nın önünü kestiler. Açelya ‘yı zorla sürükleyince Açelya hiç beklemediğim bir şey yaptı buz gücüyle adamları itekledi o an kalbim hızla attı.Açelya benim halkımdandı ve onunla konuşma şansım daha da yükselmişti. Hızla olaya müdehale edip adamların hepsini dondurmuş ve Açelya’ya yardım etmiştim. Ona kim olduğumdan bahsetikten sonra uzun bir süre benle dalga geçti prens olduğuma inanmamıştı.”Kunter’in yüzünde bir gülümseme oluşmuştu.
“Naıl inandı?”Kunter bana baktı. “Saraya götürdüm.”Gülümsedim.Kunter tekrar anlatmaya devam etti. “Yani işte böyle tanıştık.İlişkimizi babam pek onaylamasa da sesini çıkartmamış.Açelya ve Barkın ise abi kardeş gibi olmuştu hatta çok iyi hatırlarım bir ara Açelya’yla tartışmıştık Açelya ağlayarak beni Barkın’a söylemiş Barkın beni çok pis dövmüştü onu ağlatığım için..”Kunter biraz durgunlaştı.”Babamın ölümünden sonra her şey değişmişti. Babamın ölümünü kaldıramadan Barkın’la aramıza mesafeler girmiş üstüne kral olmuştum.En son darbede Eftal’in lanetlenmesi olmuştu bana destek olamayacak derecede laneti hızla ilerlemişti.Her şey birbirine girmiş ve üstüne Açelya hamileydi…”Kunter derin bir nefes verdi. “Onları korumak zorundaydım çünkü Katrina çok baskı yapıyordu bana Eftal’i öldürmesem karımı ve çocuğumu öldüreceğini söylüyordu. Açelya’yı gerçekten iyi koruyordum yanımdan ayırmıyordum ta ki kral ve kraliçeler uykuya dalana kadar. Bir aptalık edip sarayı terk edip onların gerçekten uykuya daldığını görmek istedim. Benim çıkmamla Katrina gelmiş..”Kunter’in sesi titremeye başlamıştı. “A-açelya’nın karnını deş-deşmiş… Şans eseri Barkın oraya gelmiş ama geç gelmiş Açelya’yı öyle görünce yıkılmış ben daha geç geldim.Geldiğimde sarayda çıt yoktu bir çok muhafızım yerde ölüydü hızla Açelya’nın yanına gitim Barkın Açelya’ya sımsıkı sarılı bir şekilde duruyordu…”Kunter’in gözünden yaşlar hızla aktı silmeye bile çalışmadı. Başta ne yapacağımı bilemesemde Kunter’e sarıldım. Şaşırdı birkaç dakika sonra ise sarılışıma karşılık verdi. Bazen bir sarılış bile insana güç verebiliyordu. Bence sarılmanın en güzel yanı da az kişi sarıldığı için bu kadar özel çünkü herkes sürekli sarılsa sıkılırsın ama yalnız hisettiğin zaman,üzgün hisettiğin zaman gibi zamanlarda sarılınca sana ağır kesici oluyor.
Birkaç dakika sonra Kunter benden ayrılınca bu an sanki hiç yaşamamış gibi ayağı kalkıp üstünü sirkeledi.”Tamam hadi hızlan yoksa saraya gidecek olan aracı kaçıracaz.”ayağı kalktım.”Araç?”Kunter ilerlemeye başladı. “Gidince görürsün.”Omuz silkip ilerledim.
Yaklaşık bir 10 dakika daha yürüdükten sonra Kunter bizi iskeleye getimişti. “Yüzerek gitmeyi düşünmüyorsun değil mi?”Kunter bana tersçe baktı. “Oradan bakılınca aptala mı benziyorum Deli kız!”Elimi enseme attım. Kunter saate bakıp denize döndü. Birkaç dakika sonra bir gemi gözüktü.Kunter sırıtınca ben geriye doğru adım attı. “Ben o gemiye binmem!”Kunter omuz silkti. “Benlik sıkıntı yok ama eğer Eftal’i tanıyorsam en fazla sensiz bir gün dayanabilecek ve seni aramaya başlayacak eğer Eftal’in seni bulmasını istemiyorsan benimle gelmek zorundasın.”Oflayark kabul etmiştim. Kunter gemiye doğru bir buz fırlatınca gemidekilerin buraya döndüğünü fark ettim.
Dakikalar sonra gemi iskeleye yaklaştı ve Barkın sırıtarak bizi karşıladı. “Kardeşim deniz yolunu tercih ettiğine göre araban arıza vermiş.”Kunter Barkın’ın uzatığı eli tutarak gemiye binince elini bana doğru uzatı. İstemeyerek elini tutum ve gemiye bindim. Barkın bana bakıp gülümsedi. “Sende hoş geldin melez kız seni görmek ne kadar da güzel.”Gözlerimi devirdim. “Onu rahat bırak Barkın.”Kunter’in uyarısıyla Barkın benimle konuşmayı kesti.
*
Saatler sonra Korsan bölgesine gelmiş ve buz sarayına doğru ilerliyorduk.Yol ne kadar iğrenç olsa da birni öldürmeden yere indiğim için mutluydum.Barkın ve adamlarını korsan bölgesinde kalmıştılar biz ise dakikalardır yürüyorduk gerçekten çok yorucu bir gün olmuştu üstüne üstelik uykum basmıştı.
Buz sarayının etrafına geldiğim an dengemi kaybedip yere düşmüştüm.”Buz sarayı diye her yer de buz olmak zorunda mı?”Kunter bu halime gülüp beni kaldırdı. “Adımlarını dikatli at her yerde buz olabilir burası su sarayından daha yukarıda olduğu için daha soğuk ve sana acilen kalın kıyafetler bulmalıyız.”Üşüdüğümü daha yeni fark etmiştim.
Buz sarayının önünde ki muhafızlar Kunter’e selam verdikten sonra şaşkınlıkla bana baktılar “Yanımda ilk kez kız birini gördüler o yüzden şaşırdılar sen devam et.”Başımla onu onaylayıp ilerlemeye devam ettim.
Saraya girince içerisi dışarıdan bir farkı yok gibiydi.”Açmısın?”Başımı iki yana saladım. “Uyusam daha iyi olur.”Kunter başıyla daha önce hiç görmediğim bir kadına baş hareketi yaptı. Kadın hızla uzaklaşırken ben de Kunter’i takip etmeye devam ettim.Kunter bir odaya girip ışığı açınca bende girdim bir çalışma odasıydı.İstemsizce odasını incelerken bir tablo dikattimi çekti.Tabloda gülümseyen bir Kunter ve elini beline atığı bir kadın vardı. Kadının elli karnındaydı,ikisi de karnına bakıyordu. Tablo yılar öncesine aiti büyük ihtimale daha kamera diye bir şey yokken çizilmişti. Kadın dedikleri gibi bana benziyordu.
“Sana benziyor değil mi?”Kunter’in sesiyle irkilip ona döndüm.”Sanki o resimdeki kız benmişim gibi…”Kunter gülümsedi.”Derler ki her insana benzeyen başka biri daha vardır aslında inanmazdım seni görene dek.”Başımı yere indirdim. “Ben çok üzgünüm canını yakmak istememiştim.”Kunter içten bir şekilde bana gülümsedi. “Asıl ben özür dilerim sana çok kabalık yaptım ve teşekkür ederim uzun zaman sonra biriyle sarılmak iyi geldi.”Gülümsedim.
Kunter sandalyesine oturunca aklına bir şey gelmişçesine bana döndü.”Seni onunla tanıştırmak isterim hem de oğlumla eğer yaşasaydı bir oğlum olacaktı.”Gülümseyerek karşısında ki sandalyeye geçtim. “Çok mutlu olurum.”Kunter cevap vermedi. Masasında ki kağıtlarla uğraşırken bana bakmadan konuştu. “Birazdan odan hazır olur Deli kız.”Başımı masaya yaslayıp ona baktım.”Bana neden Deli kız diyorsun.”Bana bakmadı. “Senin aksine seni ilk gördüğüm yer Eftal’i uyandırdığın gün yapay olsa da kardeşini korumak için kendini uçurumdan attın ve ilk önceliğini kardeşine verip onu kurtardın üstelik Eftal’e kafa tutan ya da bir muhafıza. Hayır direkt eski kuralra kafa tutan tek kadınsın ve bunun bir açıklaması yok aklını kaçırmış biri bunu yapar.”Hafifçe güldüm.Gözlerim kapanmaya başlamıştı. “Belki de sürekli ezilen taraf olmaktan sıkılmışımdır.”Kunter cevap vermedi verdiyse de duymadım çünkü vücudum artık dayanamamış ve kendisini uykunun kolarına teslim etmişti.
İLAHİ BAKIŞ AÇISINDAN;
Kunter yaklaşık on beş dakika sonra kağıtlardan başını kaldırıp Dalya’ya bakmıştı. Dalya’nın uyuya kaldığını görünce ne yapacağını bilemdi.Uyandırıp uyandırmama arasında kaldı onun hassasiyetini bildiği için dokunsa uyanır mı diye düşündü. Kendisine kızarak odadan çıktı ve çalışanlardan birine odanın hazır olup olmadığını sordu.
Odanın hazır olduğunu duyunca Dalya’ya yaklaştı ve o sıra gözünden yaş aktığını gördü. “Ağlıyorsun Deli kız, neden?”Derin bir nefes verdi ve yavaşça onu kucakladı.Dalya hızla irkilirken Kunter hızla sakinleştirmeye çalıştı. Dalya yavaşça sakinleşti ve başını istemsizce Kunter’in göğsüne düşürdü. Dalya’nın dudakları aralandı. “Eftal…”diye fısıldadı. Kunter onu taşırken üzülmeden edemedi. “Canını çok yakmışlar senin, o kadar güçlü duruyorsun ki sanki asla kırılmayacak bir duvar gibi.”Dalya’nın gözünden bir yaş daha akarken Kunter onu yumuşak yatağa yatırdı. Gözyaşını sildi. “Neden ağlıyorsun ,kendine mi yoksa Eftal’e mi?”Kunter bu sorunun cevabını asla almadı ama bu Dalya’nın ilk uyurken ağlaması değildi.Dalya hiçbir zaman kendisine ağlamadı ve o günde kendi için değil rüyasında gördüğü Eftal’e ağlıyordu…
*
DALYA’NIN AĞZINDAN;
Gözümü araladığımda nerede olduğumu anlamaya çalıştım.Üstümde kalın bir yorgan vardı.Buz sarayı gerçekten de soğuktu.
Yataktan kalkp ne yapacağımı düşündüm.Önümde ki gardırobu açtım.Çok fazla giysi yoktu üstüme kalın olan bir kazağı ve eşofmanı geçirdim.Kapıyı açıp koridpra bir göz gezdirdim kimseyi görmeyince yavaşça yürüdüm. Kunter’in nerede ya da saat kaç oldğunu bilmiyordum. O kadar sesizdi ki saray sanki tek başımaydım gibi hissetim.
Merdivenlerden aşağı inince bir muhafızla karşılaştım. Muhafız bana ben ona baktım. Hafif gülümsedim. “Şey acaba Kunter nerede?”Muhafız şaşkın şaşkın bana bakmayı bırakıp önüne döndü. “Arka bahçede iki kat aşağı in ve sola dönün oradan çıkabilirsiniz arka bahçeye.”Teşekür edip hızla dediği gibi gitim.Arka bahçeye yaklaşınca çocuk kahkahaları geldi kulağıma. Çocuklar çember şeklinde yerde oturuyorlar ve ortada ki Kunter’i dinliyordular.Kunter çocuklara komik bir masal anlatıyordu.
Kunter öyle çocuklara dalmıştı ki geldiğimi bile fark etmemişti.Çocuklardan biri beni fark edince ona gülümsedim.Çocuk bana el saladı ve yanlarına doğru çağırınca Kunter’in bakışları beni bulmuştu. Yavaşça onlara doğru gelirken hepsinin bakışları beni bulmuştu. Kunter ayağı kalktı. “Halkımda ki çocuklar arda onlarla böyle etkinlikler yaparım mutlu olsunlar diye.”Başımla onu onayladım. “Aç mısın?”Başımı iki yana saladım. Çocuklardan biri yanıma geldi. “Abla saçın çok uzun dokunabilirmiyim?”Gülümseyerek eğildim. “Tabiki de.”Küçük kız saçıma dokununca kıkırdadı. “Keşke benim saçımda senin gibi siyah olsaydı.”Gülümsedim ve onun gümüş gibi duran saçlarına baktım. “Bence senin saçın daha güzel.”Çocuk gülerken bir oğlan aniden konuştu. “Ben seni tanıyorum.”Gülümsedim.”Ya.”diye bir ses çıktı ağzımdan.”Sen kralımızın sevdiği kızsın.”Başta Kunterden bahsetiğini sandım ama daha sonra Eftal’i kast etiğini anlayıp sustum.
“Abla peki dedikleri gibi hem suyu hemde ateşi kontrol edebiliyormusun?”Başka birinin sorusuyla ona döndüm. “Yani.”Kunter kaşlarını çattı.”Naıl yani?”Kunter’e bakış atım.Kunter tek kaşını kaldırdı. Ona cevap vermek yerine çocuklara döndüm. “Siz seviyormusunuz Kunter’i?”Çocuklar Kunter’i sevdiğini söylerken biri bana başka bir soru sordu. “Sen sevmiyormusun?”Gülümsedim. “Sadece çok gıcık biri.”Kunter omuz silkti.
Çocuklardan biri buzdan bir ok ve yay yapıp bana uzattı. “Abla babam derdi ki ateş halkından herkes güzel ok fırlatır sen de fırlatırmısın?”Kaşlarımı çattım. Kunter bana bakıp kahkha attı. Kızı kucağına aldı ve burnuna yavaşça vurdu. “Ablan sözde ateş halkından diye gezinir ama ok atmayı bilmez ama baban gibi güzel bıçak kulanır aynı bizim halk gibi.”Tersçe ona baktım. “Sizin bu halk şeyi nereden geliyor ayrıca her ateş halkından insan ok mu kulanmayı biliyor?”Kunter sırıtı. “Evet ,hem de eğitimi erken yaşta verilir.”Şaşkınlıkla ona baktım.” Belki ateş gücünü redetmeseydin sende öğrenmiş olurdun.”Ofladım.”Beni aşağlaman bitiyse sana ne kadar güzel bıçak kulnadığımı göstereyim.”Kunter kızı yere indirdi. “Bir anlaşma yapalım sadece yumruklarımız konuşacak ben kazanırsam sana eğitim vereceğim ama sen kazanırsan istediğin bir şeyi yapacağım.”Bana elni uzattı. Elini tutum.”Anlaştık.”
Dakiklar sonra muhafızların eğitim yaptığı alnda Kunter’le karşı karşıyaydım.Kunter gerçeken de bakışlarıyla beni aşağlamaya çalışıyordu ama içten içe bu hareketini bilerek yaptığını biliyordum çünkü beni daha önce dövüşürken görmüştü ve ne kadar iyi dövüştüğümü biliyordu. Beni kışkırtamayacktı.
Hiç Kunter’i beklemeden ilk hamleyi ben yaptım tahmin etiğim gibi sadece savurdu.”Şimdiden uyarıyorum ben diğerlerine benzemem bende karşılık veririm.”Cevap vermek yerine tekrar bir hamle yaptım. Tekrar savurdu ama hemen ardından o bana doğru hamle yaptı. Ben de aynı şekilde onun hamlesini savurdum.
Hızlı bir şekilde ikimizde saldırmaya geçince nefesimin kontrolünü erken kaybettim. Zorlansam da sesimi çıkarmadım. Bir tekme atınca Kunter’in boşluğuna geldi ve küfrederek karnını tutu.”Ne oldu buz kralı canın mı acıdı?”Kunter sırıttı. Aniden ayaklarımın altında buz gibi soğukluk hisedince yere baktım.Ayaklarımı dondurmuştu. “Hile!”diye bağırdım ama Kunter oralı bile olmadan yanıma yaklaştı. “Hadi ama melez kız bana karşı koymayacak mısın?Güçlerini kulan hadi.” Hızla buzu eritip tersçe baktım. “Amacın ne?”Kunter aniden yüzüme buzdan küçük parçacıklar fırlatınca son anda kendimi yere atarak kurtuldum. Nefes almama izin vermeden tekrar saldırınca ateş gücümle buzlarını erittim. “Kunter ne yapmaya çalışıyorsun!”Kunter beni duymazlıktan gelip tekrar saldırınca sinirle ona ateş fırlatım, hızla ateşten kurtulunca kaşlarını çattı. “Sen neden sadece ateş gücünü kulanıyorsun?”Bu sefer kaşlarını çatan bendim. “Ne?”Aniden ayaklarım tekrar donunca hızla ateşle eritim buzları.
“Dalya buzu eritsene, su gücünle!”Aniden sesini yükseltince dona kaldım. “Ben, ben kulanmayı bilmiyorum Kunter.”Kunter durdu ve yavaşça kaşlarını çattı. “Aylardır Eftal’in yanındasın hiçbir şey öğretmedi mi?”Dedi. Gerçekten şaşırmıştı.”Hayır, Pek eğitime vaktimiz olmuyordu biliyorsun sürekli başımızda bela var.”Kunter yumruklarını sıktı. “O aptal seninle oynaşmak yerine sana öğretmeliydi bu hataya nasıl düşer her zaman ateş gücünü kulanamzsın ve cadılar seni asla rahat bırakmıyor!”Kunter neden bu kadar sinirlenmişti anlamıyordum.
“Ateş gücümü neden her zaman kulanamayayım?”Kunter bana bakmadı. “Güçlerin kulanılamadığı durumlar olur bir gün karşılaşırsan anlarsın. Burada olduğun süre zarfıca her gün sana ders vericem şimdi ne yapıyorsan yap bir saat sonra yemek masasında göreyim seni?”Bir şey dememe izin vermeden gitti.
Düşüncelerimle beni yapayalnız bıraktı.
*
Yemek masasına oturmuştum karşımda ki Kunter bana bakmadan yemeğin servis edilmesini bekliyordu. Önümüze çorba konulunca Çorbaya baktım ve sonra Kunter’e, Kaşıkla çorbasını içerken kapı açıldı ve içeri çok yaşlı görünen bir kadın geldi. Kunter bakışları oraya dönünce beni şaşırtan bir şey oldu içtenlikle kadına gülümsedi. “Nana yine çok güzel yapmışsın çorbayı oturmak istemez misin yanıma?”Kadın Kunter’i es geçip bana döndü. “Sen ne kadarda benziyorsun benim güzel kızıma.”Kaşlarımı çatığım an Kunter olaya müdehale etti.”Açelya’yı kızı gibi severdi Nana…”Bakışlarım Kunter’e dönünce Nana da Kunter’e döndü ve hiç beklemediğim bir şey yaptı ,Kunter’e vurdu. Belki yumuşak vurdu ama Kunter’in yalandan da dövülmesi beni şaşkına çevrilmişti.
“Sen sus eşek sıpası saraya kız getiriyorsun ama bana haber bile vermiyorsun bak kız senin yüzünden ne kadar zayıf kalmış ve söylendiği gibi kızıma çok benziyor.”Kunter homurdandı.”Nana benim ikinci annem gibidir yılardır bana dadılık ve yemek yapıyor ki yemekleri çok güzel.”Nana yanıma yaklaşıp elimi tutu.”Ben seni şimdiden çok sevdim güzel kızım.”Bana kızım demesiyle nefesim kesildi.
“Nana! Senin amacını biliyorum ama aklından geçenleri sil hemen-“ Nana Kunter’in sözünü kesti “Ama oğlum senin ben tekrar mutlu olmanı ve gülmeni istiyorum.”Şaşkınlıkla ikisine bakarken Kunter bana baktı. “Nana Dalya benim anca kardeşim olur.”Nana üzgün gözlerle Kunter’e baktı. “Neden?”Kunter derin bir nefes verdi. “Dalya melez kız Nana herkesin konuştuğu kız en yakın arkadaşımın sevgilisi.”Nana şaşkınlıkla bana döndüğü an tersçe kaşlarımı çattım. “Eftal’den bahsetme! Biz ayr-“Kunter sözümü kesti. “Ağzımı açıp konuşturtma beni Dalya!”Tam Kunter’e çıkışacaktım ki Nana aramıza girdi. “Kunter Kraliçeyle düzgün konuş!”Kunter’le aynı anda Nana’ya döndük. “Anlamadım?”Kunter’de bana katılarak”Kraliçe mi?”dedi.
“Ben ona asla kraliçe demem!”Kunter’e göz devirdim. “Salak salak konuşma Kraliçe değilim ben, ben Ateş prensesiyim şaşırdı herhalde.”Nana ikimize de aptal görmüş gibi bakıyordu. “Bu kadar şaşırılacak ne vardı Dalya galiba duymadı herkes Kralın lanetinin kalktığını biliyor ve laneti kalkmışsa ise kraliçesi kaldırmıştır ki melez kız sen olduğuna göre kraliçe sensin Dalya siz şuan su halkı ve buz halkı tarafından kraliçesiniz.”Kunter küfrederken ben şaşkınlıkla Kunter’e bakıyordum. “Eftal biliyordu ve bunu bilerek bana söylemdi mi? Bu herif beni zorla kraliçesi yaptı!”Sonda sesim yükselince Kunter kahkha attı. “Kesinlikle o toprak çocuğun öğrenmesi gerekiyor acaba ne zaman öğrenir kesinlikle Eftal’e saldıracak kardeşimi nasıl kraliçe yaparsın diye o gün orada olmalıyım.”
Kunter’e öfkeyle baktım. “Kardeşimi sinirlendirmek için sakın söyleme gerçekten de dediğin gibi dövmeye çalışacak! “Kunter omuz silkti.” Emredersin kraliçem belki resmi olarak da kraliçe olmalısın Dalya, ne diyorsun?”Masada ki kaşığı ona fırlatınca kaşığı hava da yakalyıp masaya bıraktı.
“İtiraf etmek gerekirse buraya yeni geldin ve uzun zaman sonra ilk kez bu kadar eğleniyorum sarayımda.”Dedi Kunter.
“Aslında uzun zaman sonra ilk kez sarayda bu kadar ses oldu.”dedi Nana, onlara gülümseyerek baktım.
*
Aylar geçmişit,Eftal’siz aylar geçmişti her gün onu daha çok özlüyordum. Gündüzleri bir süre Kunter’le eğitim yapıyor kalan kısmında sarayda ki çalışanlarla takılıyordum geceleri odamda yıldızları izliyor bazen ağlıyor sonra uyuya kalıyordum. Kunter’den öğrendiğime göre Eftal her yeri altına üstüne getiriyordu beni bulmak için, Beni bulmasını istiyordum ama istememem gerekiyordu cadılar anlaşmayı bozmadan bozamazdım.
Nana’nın bana yaptığı kahveyi içerken Kunter masadaki evraklarla uğraşıyordu.”Yani o kağıtlarda ne buluyorsunda sürekli karıştırdığınızı alamıyorum.”Kunter bana bir bakış attı.”Sen anlamazsın zaten.”Kaşlarımı çatım. “Bana aptal mı diyorsun?”Kunter bana bakmadan cevapladı. “Ben öyle bir şey demedim.”Sonra derin bir nefes verdi. “Buz halkında kaç kişi doğum yapmış ya da gücü ortaya çıkmış hangi güç eğitim alan kişiler falan filan yazıyor.”Anladım dercesine başımı saladım.
Ortam tekrar sesizleşince ortam sesizliğini bozan kapının sökülürcesine açılmasıydı. Kunter kaşlarını çatarak gelen muhafıza baktı. “Efendim kral buraya geliyor.”Hızla ayağı kalkıp muhafızın girdiği kapıdan çıkacakken Kunter durdurdu. “Diğer kapıyı kulan burada karşılaşırsın.”Hemen yan taraftakini açıp çıktım kapıyı kapatacakken odaya girdi. Kapı çok az aralık kalmıştı. Masmavi saçları parlıyordu ,dağılmasına rağmen parlıyordu o tanıdık mavi gözler ise sertçe Kunter’e bakıyordu. Kunter sakince bakışlarını ona döndürdü ve ayağı kalktı. “Eftal haber verseydin keşke Nana sana güzel yemekler hazırlardı.”Eftal’in gözleri aniden duygu değişimi yaşadı. “Kunter ben aylardır yemek yemekte zorlanıyorum sen bana yemek hazırlatırım diyorsun görmüyor musun halimi?”Kunter biraz süzdü Eftal’i “Görüyorum .”Eftal derin nefes verdi. “Bulamıyorum Kunter bana yardım et aklımı kaçırmak üzereyim nerede bu kız!”Elimle ağzımı sıkıca kapatım. Eftal ve Kunter’i sesizce izledim.
“O gün arkanı döndün ama.”Eftal gözlerini kaçırdı. “Haklısın. O gitmekte haklıydı ondan çok fazla şey sakladım ama yine de öyle bir zamanda hak etmiyordum Kunter ne yapayım çok sinirlendim döndüm arkamı.”Kunter çok kısa bana baktı ama hemen döndü önüne.
“Kalbim çok acıyor Kunter yardım et,lütfen onu görsem yeter uzaktan bile görsem yeter o kadar hasret kaldım ki ona, yatamıyorum doğru dürüst ,yemek boğazımdan geçmekte zorlanıyor. Ben bilmiyorum kazandılar cadılar, beni zayıf düşürdüler…”Eftal’in gözünden bir yaş aktığı zaman kendimi zor tutum ona sarılmamak için.
“Eftal yapabileceğim bir şey yok Dalya eğer isterse karşına çıkar.”Kunter cümlesiyle beni iğnelemişti.
“Kunter yalvarırım kalbimi dondur kalbim çok acıyor.”Eftal’in gözünde ki yaşlar silinmedi ardı ardına akarken benim de görüşüm buğulanmıştı.
“Sanki hemen şu kapının dibindeymiş gibi hidediyorum kafyı yedim galiba.”Ben hızla oradan uzaklaşırken en son duyduğum ses Eftal’in ağlamalrı arasında ki konuşmasıydı.
Saraydan uzaklaşınca ormanlı alana gitim ve sesizce karın üstünde Gölge’nin gelmesini bekledim.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |