22. Bölüm

21.BÖLÜM

Zeynep
zeynep_aygol

Hava soğuktu üşüyordum. Gölge’nin üzerin de sesizce gideceğim yere varmayı bekliyordum. Saraydan çıktıktan kaç saat bilmiyorum ama gölge yanıma geldiğinde gözlerimden akan yaşlar donmuştu. Belki kendimi ısıtabilirdim ama ısıtmamıştım ,istememiştim. Gölge kızsa da kötü olduğumu gördüğü için pek uzatmamıştı. Şimdi ise vampir bölgesine yani Vampirlerin sarayına gidiyordum.Nedenini sorsanız ise Eftal bir süre oraya bakmazdı belki bir hafta Alkan’a katlanabilirdim yani benim yerimi söylemesinden korkmuyordum çünkü bunu yaparsa Armin’den büyük bir ceza alacağı kesindi.Armin’in hamile olduğu daha ortaya çıkmamıştı bu yüzden biraz şanslı sayılırdım çünkü eğer Eftal öğrenirse kesinlikle karşısına çıkmak zorundaydım, Armin’i öyle bir durumda yalnız bırakamazdım.

Armin nerede olduğumu bilmiyordu ama güvende oldğuma emindi yoksa beni kesinlikle şimdiye kadar bulmuştu. Eftal’in bulamama sebebi aklına Kunter’in gelmemesiydi ama eminim Armin’in gelirdi üstüne Armin’in aklı başındaydı.

Gölge yere doğru hızla iniş yaparken onu daha sıkı tutum.Yere indiğinde kimseyi görmeyince kaşlarımı çattım. Gölge’nin sırtından inip etrafa baktım. Ateş sarayına kıyasla burası çok daha karanlıktı üstüne yoğun bir sis vardı. Elimi Gölge’nin kalbine koyunca Gölge hızla konuşmuştu. “Dikkatli ol şuan bir çok vampir seni izliyor.Ben havaya tekrar uçar uçmaz ortaya çıkmaları an meselesi büyük ihtimale vampir bölgesine isteyerek gelen tek sen olduğun için saraya haber çoktan gitmiştir.Birazdan burada olurlar bir şey olmasına karşı üsteyim sonra çeker giderim.”Elimi çekip Gölge ‘den uzaklaştım. Gölge havalanırken izlendiğimin hissine kapıldım. Tüylerim ürpermişti. “Hadi ama Alkan prensesin gelmiş beni böyle tek mi bırakacaksın?”Aniden bir esinti hissetmemle hızla arkamı döndüm ama geç kalmıştım. Vampir bana dokunmuştu. Karşımda kocaman gülümseyen genç bir kız vardı. Uzun,sivri dişleri beyaz teni ve kırmızı gözleri adeta vampirim diye bağrıyordu. Bir adım geriye gidip uzaklaştım. “Babam yok ben varım olur mu Prenses Dalya?”Heycanlı sorsuyla kaşlarımı çattım. “Baba’mı ?”

Genç kız elini uzatı. “Ben Kali Alkan’ın öz kzıyım.”Şaşkınlıkla ona baktım. “Alkan evli mi?”Kali güldü. “Sonuçta bir savaşın ortasında neden ailesini ön plana sürsün yani bu yüzden bir çok kişi benden veya erkek kardeşimden haberi yok aslında en fazla gitiğimiz yerde ateş sarayı o da nadiren buraya da pek ziyaretçi gelmez .”Şuan nasıl göründüğümü bilmiyordum ama Kali bana gülüyordu. “Aslında normal insanların arasına çok karışmak istiyorum ama maalesef insanlar vampirlerden korkuyor keşke senin gibi normal bir okulda okusam en azından vampir dışında insanlar görürdüm.”Aynı anda bir sürü soru soran kıza güldüm. “Babana benzemiyorsun yani baban gibi o kadar konuşmuyorsun.”Kali güldü. “Saraya girmek ister misin? Annem seni bekliyor aslında daha çok davetsiz gelme sebebini merak ediyor sonuçta Kral Eftal seni her yerde ararken başımıza bir dert getirmenden korkuyor.”Kesinlikle çok açık sözlüydü.

Saraya girerken etrafta uçuşan yarasalar beni ürpertmişti. Havada kan kokusu olması ise mide bulandırıcıydı. Kali ile beraber ilerlerken birkaç hizmetçi değişik değişik beni izliyordu. Belki de dağılmış halimden kaynaklıdır.

Taht odası gibi bir yere geldiğimizde gözüme dört tane taht dikatimi çekti ikisi büyük diğer ikisi biraz daha küçüktü. Kraliçe olduğunu düşündüğüm kadın beni görünce tahtan indi ve yanıma geldi. Bana baş selamı verdi. “Prenses Dalya buraya gelme amacınızı öğrenmem de bir sakınca var mıdır?”Gözlerimi onun kırmızı gözlerine değdirince içten içe ona hayranlık duydum sadece gözleri bile ne kadar güçlü olduğunu haykırıyordu.”Aslına bakarsanız ben Alkan’nın evli olduğunu bilmiyordum ve sarayda tek kaldığı için birkaç gün onun yanıda kalabileceğimi düşünmüştüm ama galiba gitmem daha doğru olur.”Kali annesinden daha önce davranarken konuştu. “Burada kal ısrarcıyım hem bize de değişik ortam olur sonuçta yılardır sadece vampir görüyoruz ya da benden yaşça büyük gıcık kraları.”Sonda her kimden bahsediyorsa kesinlikle görmekten sıkıldığı biri olduğunu anlamıştım.

“Kızım haklı burada kalmanız da bir sakınca yoktur Kral Eftal’in sarayı başımıza yıkmadığı sürece, emin olun Alkan geldiğinde de burada kalmanı isteyecektir.”Teşekür edercesine gülümsedim. “Eftal beni burada görmezse başınıza yıkmaz o beni görmeden gitmiş olurum.”Kadın bana baktı ve gülümsedi. “Yoldan geldiniz yorulmuşsunuzdur hemen odanızı hazırlatırım özür dileyerek de yemeklerin pişmesi uzun sürer çünkü biz sizler gibi yemekler yemiyoruz.”Kadına gülümseyip. “Her şey için teşekkür ederim.” Kadın odadan çıkarken Kali’ye döndüm. “Şey ben senin büyük hayranınım sürekli haberlerini takip ediyorum gıcık arkadaşlarım tanıştığıma inanmayacak!” Sevinçle çığlık atınca tek kaşımı kaldırdım. “Haberleri takip ediyorum derken?”Sorumla affaladı ama hemen toparladı. “Ah! Tabi ki siz bilmiyorsunuzdur. Sadece güçleri olan insanların için sosyla medya geliştirildi 3 yıldır var ve bir çok kişi hala habersiz sizin gibi ünlü kişilerin haberlerini yapan kuşlar var sizin haberiniz olmadan fotoğraflarınzı,videolarınızı çekip paylaşıyorlar bir nevi magazin ayrıyeten halktan insanlar da kendilerini payalaşıp sohbet edebiliyor hemen göstereyim.”Telefonunu hızla deri pantlonun arkasından çıkardı ve birkaç bir şeyler yapıp bana döndürdü.”Bu sayfa da sizin gibi kişileri paylaşıyorlar.”En son gönderilen ileti Eftal’in arkası dönük fotoğrafıydı. Mavi saçları dağılmıştı yanıda ki Çelik’e kızıyor gibi duruyordu.Resmin altında da bir yazı”Bir çok kişinin merak etiği soru su kralının kraliçesi olan melez kız nerede ne kadar arasak da bulamadık tek düşüncemiz su kralının onu birilerinden koruma amaçlı saklaması.”

Biraz ilerleyip eski bir tarihte çekilmiş fotoğrafa baktım. Kocaman gülümsüyordum ve Eftal belimden sımsıkı tutmuş bana gülüyordu o kadar mutlu bir fotoğraftı ki Eftal’i ne kadar özlediğimi tekrar anlamış oldum.

Daha fazla bakmak istemediğim için Kali’ye veriyordum ki aniden sayfaya yeni bir ileti geldi.Sayfa da gördüğüm kişilerle kaşlarımı çattım. Bir videoydu. Videoya tıkladığım an Oğuz’un sansürlenmiş küfürünü duydum. Eftal hızla yakasına yapıştığı an Eflin aralarına girdi. “Durun!”diyen yüksek sesi kulağıma çarptı bu sıra Oğuz’un bakışları ona döndü. “Sen karışma Eflin!”Hemen ardından Eftal’in öfkeli sesi geldi. “Eğer beni kandırıyorsanız eğer onun yerini biliyorsanız ve söylemiyorsanız sizi öldürürüm!”Oğuz Eftal’i sinirlendirmek için kahkaha attı. “Eftal ne olur dur gerçekten bilmiyoruz nerede olduğunu!”Eftal öfkeyle Oğuz’u sarsarken Çelik hızla gelip ayırdı onları en son Eftal hırsla duvara yumruk attı, video da bitti.

Altını hızla okudum. “Su kralı nedeni bilinmeyen bir şekilde toprak muhafızına saldırdı son zamanlarda öfkeyle her yeri yıkan kralın bu haleri insanları korkutuyordu.” Derin bir nefes verip Kali’ye verdim.

Kali telefonu alırken gerçekten de kardeşlerimi Eftal’in önüne atığımı anlamıştım ne kadar nerede olduğumu bilmeseler de Eftal onların bildiğine inanacaktı çünkü benim her şeyimi bilirlerdi.

“Saygısızlık yapmak gibi olmsın ama Kral’dan daha ne kadar kaçacaksınız gerçekten babamı bir kez daha dövmesini istemiyorum.”Hızla bakışlarım onu buldu. “Anlamadım?” Kali bana baktı. “Eftal bir çok kişiyi dövdü ama en kötü dövdüğü kesinlikle Kral Sarp’tı.”Kaşlarımı çattım. “Neden?” Kali tek kaşını kaldırdı. “Çünkü herkesin seni sakladığını sanıyor özelikle Sarp’ın galiba duyduğuma göre tanışmışlığınız varmış o yüzden en çok ona saldırdı.”Derin bir nefes verdim. “Eftal’in acilen durması gerekiyor.”Sıkıntıyla düşüncelere daldım.

                                                                                           *

Masadaki yanan mumlardan bakışlarımı çekip Kali’ye çevirdim elindeki telefonla mesajlaşıyordu.Alkan’ın eşi ise ortalıkta görünmüyordu. Çalışanlar etrafımızda dönerken burnuma gelen yemek kokuları beni rahatsız ediyordu.

Aniden odada liseli görünen bir oğlan çocuğu belirdi. İlk gördüğüm an Alkan sanmıştım çünkü Alkan’a gerçektende çok benziyordu. Genç oğlan bana bakıp baş selamı verdikten sonra Kali’ye baktı. “Kimle mesajlaşıyorsun?”Kali hızla telefonu kapatı ve ona döndü. “Seni ilgilendirmez sevgili kardeşim.”Tam bir şey diyecekti ki Alkan’ın eşi odaya girdi. Oğlunu görünce gülümsedi. “Oğlum okuldan ne zaman döndün?”Genç çocuk homurdandı. Kadın bana gülümseyerek masaya oturdu. “Çok özür dilerim prenses Dalya ama sevgili kocam yine telefonunu açma zahmetine girmiyor.”İçinde yatan öfkeyi hızla anlamıştım.

Kadın baş hareketiyle yemekler servis edilmişti. Önüme gelen mercimek çorbasına baktım sonra yanımda ki Kali’nin çorbasını çorba siyah renkteydi içinde her ne varsa aşırı iğrenç görünüyordu.Sofrada iki çeşit et vardı biri pişmiş diğeri pişmemişti.

Önümdeki çorbadan bir kaşık alınca tadının kötü olmadığı için mutlu olmuştum.

Aniden masadakilerin bakışları kapıya doğru dönünce sivri kulakalrı hareket etmişti galiba ses duymuşlardı. Birkaç saniye sonra kulağıma bir uluma sesi geldi hemen ardından bir insan sesi.”Hey kim burada Dolunay!”Kapının önünde gri tüylü gördüğüm kurtla yerimden hızla doğruldum. “Ay senin burada ne işin var!”Beni gören ay hızla yere yatıp göbeğini göstermişti. Karnını okşarken üzerinde ki giysi dikatimi çekti bir muhafız giysisiydi.

Bu sırada herkes şaşkın gözlerle bize bakıyordu. “Biri bana baş muhafızımın yerde yatan kurt olmadığını söylesin!”Aslan’ın sesiyle ona dönüp kaşlarımı çattım.”Senin asi kurt kendisini bir kadın için yere atı!”Alkan gülerek Aslan’ı kışkırtınca Aslan sarılı olmayan koluyla Alkan’a vurdu.

“Ne bileyim bana bahsetiği kızın Dalya olduğunu onu kurtaran kız Dalya’ymış lan!”Ayağı kalktığım an Ay’da hızla ayağı kalktı. Alkan’ın burnu sarılıydı kaşının üstün de de bir tane bant vardı. Aslan’ın ise bir gözü hafif şiş gibi duruyordu bir kolu ise sarılıydı. “Siz kavgadan falan mı geldiniz?”Alkan sırıtırken Aslan homurdanmıştı.

“Sevgilinin eseri . Ayrıca sevgilin bu sefer öldürsün diye yanıma mı saklanmaya geldin!”Gözlerimi devirdim. “Ben saklanmıyorum birincisi ikincisi Eftal sevgilim değil!”Aslan güldü. “Kocan mı demeliydik?”Alkan’la beraber kahkaha atınca yumruklarımı sıktım. Ağzımı açıp bunlara bağıracaktım ki Bir hırlama sesi geldi. Ay ikisine hırlıyordu. Aslan onu anlıyor olmalı ki hızla kahkaha atmayı kesti. “Şuan kendi baş muhafızımdan azar işitim, amına koyayım bana Dalya için kızıyor!”Aniden tekrar hırlamasıyla Aslan bana döndü. “Prenses Dalya demek istedim.”Kahkaha attım. Şuan hiçbirimiz Ay’ı duymuyorduk ama Aslan onu anladığı için gerçekten de korkmuştu.

Alkan Aslan’a döndü. “Bence sen kendine başka muhafız bul en azından insan olabilen.”Aslan Alkan’ın omzuna vurdu. “Dolunay’dan daha iyi yardımcı bulamam asla!”

Yemeğe tekrar oturduğumuz zaman hemen Alkan ve Aslan’a bir servis açıldı. Ay’a ise bir kaba et koyup verdiler.

Çorbayı içerken Alkan ve karısının arasında ki bakışma dikatimi çekmişti. Kraliçe öyle bir bakıyordu ki Alkan’ın gözleri korkakça bakıyordu ona.Bakışlarımı ondan çekip bir kaşık daha çorba içtim. “Ee prenses nerelerdeydin gözümüz seni çok aradı.”Gözlerimi devirdim ona nerede kaldığımı söyleyip Kunter’i ele vermeyecktim.

“Dalya sana bir şey sormam lazım son zamanlarda Armin fazla agresif değil mi sanki bir şey saklıyor gibi sadece benden değil neredeyse herkesten kaçıyor.”Büyük ihtimale hamile olduğu ortaya çıkmasın diye herkesten kaçıyordu. “Bilmem.”Önüme tekrar döndüm ama sonra geri kafamı kaldırıp ona baktım. “Alkan aileni neden herkesten saklıyorsun?”Alkan beklemediği soru karşısında affaladı ama yine de cevap verdi. “Bir savaş var ve gördüğün üzere cadılar en zayıf noktandan vuruyor.”Bakışlarımı kızının üstünde gezdirdikten sonra ona döndüm.”Belki de aileni buraya hapsetmişsindir.”Alkan tek kaşını kaldırdı. “Ne yapayım Dalya insanların arasına karışabilirler mi ha? Anında vampir oldukları ortaya çıkar belki yakmaya bile çalışabilirler ve vampirler için en acı şeylerden biri budur çünkü yansak da ölmüyoruz!”Ani çıkışıyla şaşırsam da hızla toparladım. “Hiç insanların arasına çıktın mı da böyle önyargılısın.”Dedim.

“İlk zamanlar benden sende korkmadın mı Dalya? Faniler kendi aralarında da gruplaşıp gücü olan insanları dışlamıyorlar mı ?”Alkan dedikleri hakkında haklı olduğu için sustum.”Belki bir gün bizi kabulenirler baba?”Kali’nin masum sorusuyla hafif bir tebessüm ettim.Belki o anlatıkları gibi herkes bir arada yaşabilirdi bir gün.

Alkan cevap vermedi. Kali üzgün bir şekilde yemeğe döndü. Midem iyice bulanınca kaşlarımı çatım. Halsiz hissetmeye de başlamıştım. “Lavoba ne tarfta?”Elimden geldikçe sakin davranmaya çalıştım ama kusmak üzere olduğumu hisettmiştim. Alkan bana yeri söyler söylemez ister istememez hızla gitmem gerekti çünkü kusacaktım. Kapıyı açtım ama kapatmaya fırsatım olmadan kusmuya başlamıştım.

Saçlarım öne doğru gelirken bir andan da saçımı arkada tutmaya çalışıyordum.Aniden saçlarım tutulunca korksam da kim tutuğuna bakamdım. Öğürmem bitince kolumdan nazikçe tutup kalkmama yardımcı oldu. Aslan endişeli bir şekilde bana bakınca utandım.Böyle bir anda gerçekten de birinin olması iğrenç bir şeydi. Aslan sesini çıkarmadan suyu açıp yüzümü yıkadı.Sonra peçete koparıp sildi.

Kapıya doğru bakınca Ay’ın orada olduğunu gördüm bana üzgün bir şekilde bakıyordu. Aslan’a döndüm. “Teşekür ederim.”Aslan birkaç saniye bana baktı sonra gözleri karnıma indi ve hızla geri çıktı. “Merağımdan sorucam hamile olduğun için mi Eftal’den saklanıyorsun?”Hızla kaşlarımı çattım. Kustuğum için hamile olduğumu sanıyordu.Sonra aklına her ne geldiyse başını iki yana saladı. “Hamile olduğun için gitmedin ama şuan hamilesin o zaman.”Gülümsedim. “Hamile falan değilim Aslan sadece son zamanlarda çok yoruluyorum . Soğuk almışımdır.”Aklıma karın üstünde yatığım zaman gelince ondan olduğuna emin olmuştum.Aslan derin bir nefes verdi. “Eğer hamile olsaydın galiba kesinlikle kaçmana yardımcı olurdum çünkü Eftal kesin öldürürdü.”Gözlerimi devirdim ama içten içe korkmuştum. “Saçmalıyorsun.”Ay’ın başını okşayıp hızla yemek salonuna döndüm.

Büyük ihtimale kusacağımı sadece Aslan anlamıştı bu yüzden yanıma gelmişti diğerleri fark etmemiş gibi dursalarda kulakları iyi duyduğu için öğürme seslerimi duymuşlardı.Gülümseye çalıştım. “Aslında ben biraz uyusam çok mutlu olurum.”Alkan hemen yanıma birini yönlendirince Aslan odaya giriş yapmıştı.

Bir muhafızla odama çıkıp direkt yatağa girmiştim. Yatakta bacağımı kendime çekerek sesizce göz yaşlarımın akmasına izin vermiştim.

                                                                                *

Gözlerimi aralayınca birkaç saniye odaya alışmamı bekledim. Başımın ağrısını hissedince yataktan doğruldum. Saat kaç bilmiyordum ama ila ki biriyle karşılaşırım diye odadan çıktım. Koridorda ilerlerken kulağıma fısıltılar gelince duraksadım. “Dur!”Hafif sistemi kız sesi duymamla fısıltının geldiği odaya hızla girdim.Ama beklediğim manzara bu değildi.Bir muhafız Kali’yi duvara sıkıştırmış ve öpüyordu. Kali pek rahatsız durmuyordu ta ki beni görene kadar. İki vampirde hızla bana dönerken Kali kızarmıştı.Şaşkınlıkla Kali’ye bakarken Kali yanında ki muhafıza fısıldadı. “Sana durmamız gerektiğini söylemiştim!”Aniden muhafız ona döndü. “Durmamızı söylüyorsun ama beni tahrik eden sensin!”Kali sırıttı ama sonra beni hatırlayıp sırıtmasını sonlandırdı.

“Ben gerçekten böyle bir şey beklemiyordum , sadece başın derte sanmıştım.”Dedim.

“Babama söylemezsen bu anı ikimiz de unutabiliriz.”Dedi. Kali’ye gülümsedim ve dudaklarıma fermuar çeker gibi işaret yaptım.

Odadan çıkınca arkamdan Kali’de geldi. “Aslında biz kahvaltı yapmıyoruz yani kan falan içeriz ama sen galiba içmezsin?”Soru sorar gibi bana bakınca güldüm. “Son tercihim bile değil.”Kali’de güldü.

Aklıma gelen düşünceyle ona döndüm.”Kan ihtiyacınızı nasıl karşılaşıyorsunuz Armin insanların kanını içmenize izin vermiyor diye biliyorum.”Kali sırıttı.”Bazı gönülü insanlar var onlar kan bağışı yapar gibi vücutlarında ki kanları verirler bizlerde onları özenle saklarız taze içmemiz ise çok nadir olur çünkü Armin sadece gerçekten kötü olan insanlarınkini içmemize izin verir.”Anladım dercesine başımı saladım.

Taht odasının önüne gelince muhafızlar kapıyı ikimiz için açmıştı.Taht odasına girer girmez şaşkınlıkla kala kalmıştım. Kraliçe Alkan’ı dövüyordu bizi görene kadar. Bizi görünce Elini Alkan’dan çekmiş ve samimice gülümsemişti. Kali onların bu haline şaşırmamıştı çünkü alışmış olmalıydı.

Alkan öksürerek ona dönmemi sağladı.”Açmısın ?”Midem hala bulandığı için başımı iki yana saladım zaten normalde de ben çok yemek yemezdim.”Prensese içecek bir şeyler getirin!”Alkan benim için içecek bir şeyler isterken tahtın ilerisinde ki küçük buzdolabından bir şey çıkarıp doldurdu kan olduğunu düşündüğüm için istemsizce burun kırıştırmıştım. Bir bardağı karısına diğer bardağı kızına uzatı ,son bardağı da kendine aldı.

Birkaç dakika sonra kapı açıldı ve bana kırmızı bir içecek getirdiler bardağı alıp kokladım.Kan gibi kokmayınca güldüm.”Misafirlerine kan içirtme şakası falan mı yapıyorsun vişne suyuyla?”Alkan güldü. “Belki gerçekten de kan içirecem.”Göz kırpınca göz devirip bir yudum aldım. Vişne suyunun hafif ekşi tadıyla gülümsedim. Vişne suyunu severdim.

Aniden Alkan’ın gülümseyen suratı sertleşti.Ağzından bir küfür savurdu. Anlamaz gözlerle ona baktım.”Bir muhafız senin yerini Eftal’e iletmiş o herifi bulunca onu yüzyılarca kansız bırakıp o büyüden kurtarıp güneşte yakacağım!”Sert sesiyle kaşlarımı çattım.

“Yakınlarda muhafızların konuşmasını duydum ve üstüne havaya da bakılırsa Eftal gelmek üzere…”Bana döndü.”Geldi.”Kulakları gerçektende iyi duyuyordu. Kali kolumdan tutup beni sürüklerken bir bağırma sesi kulaklarıma ulaştı. “O nerede!”son duyduklarım bunlardı.Kali beni dışarı çıkarınca sert yağmur damlaları yüzüme çarpmıştı. Kali bana sımsıkı sarıldı. Ona karşılık verdim.”Bir kafeste yaşama Kali özgür biri gibi davranmayı unutma.”Kulağına fısıldadıklarımı duymuştu ama cevap vermedi. Bu sıra Gölge tam zamanında yere iniş yapmıştı. Büyük ihtimale Eftal sarayın oradan uçup geldiği için onu görmüştü bu yüzden buraya gelmişti. Gölge’nin sırtına biner binmez Gölge hızla havalanmıştı.

Bu sefer yönümü rüzgardan kulanacaktım.

 

Bölüm : 13.03.2026 20:48 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...