23. Bölüm

22.BÖLÜM

Zeynep
zeynep_aygol

ASİL’İN AĞZINDAN;

Ben her zaman böyle sakin bir çocuk değildim çocukken aslında çok yaramaz,çok geveze bir çocuktum. Annem ve babam mutluydular ve bu sayede çocukları da cıvıl cıvıldı. Hayat ilerledikçe babam da değişti babamın değişmesiyle ailemiz yavaş yavaş parçalanmıştı. Babam alkol yüzünden kafayı yemişti ve farkında olmadan anneme şiddet uygulamaya başlamıştı. Annem ilk yılar beni korkutmamak için babamın geleceği saate uyumaya yolar ve ne olur olmaz diye kapımı kilitlerdi.

Bir gün erken geldi ve gözümün önünde anneme şiddet uyguladı o gün tüm dünyam başıma yıkımıştı.Benim çok sevdiğim babam sandığım kadar iyi bir insan değildi. Annemle babam birkaç ay sonra boşanmışlardı.Babam annemle boşandıktan sonra daha çok alkole vurmuştu ,bazen onunla tekrar görüşsemde onun benden aldığı aile sevgisini asla unutmayacaktım.Onun yüzünden kadınlara yaklaşamıyordum,belki de bu yüzden gerçekten de hiçbir kadınla uzun süre çıkamamışımdır.Benden temas beklerken ben temas etmekten kaçınıyordum.

Ahu’yu ilk gördüğüm an ise kalbimden vurulmuşa dönmüştüm.Onunla sarayda kaldığım süre boyunca hayatımın şokunu yaşamıştım.Ahu’dan kaçtıkça Ahu peşimdeydi.Ona zarar vermekten o kadar korkmuştum ki ondan kaçıyordum çünkü babama benzemek istemiyordum.Ahu sürekli beni yanına çağırır sohbet ederdi üstelik bana özel ders verirdi, şuan gücümü iyi kulanıyorsam bunun sebebİ Ahu’ydu.

Afra ablayı yani Dalya’nın teyzesini kaybetmeden bir hafta önce Ahu’yla sevgili olmuştuk ama ben ilişkimizi herkesin öğrenmesini istememiştim bu yüzden saklıyorduk.Afra ablanın ölümü ise ikimiz için de kötü olmuştu çünkü ben Afra ablayı severdim. Bize kurabiye yapardı askerden döndüğü zamanlar ve bizi ayırt etmeden hepimizle ilgilenirdi onun yanında ağlamışlığım bile vardı.

Afra ablayı sevevn sadece ben değildim çünkü Ahu’ya bir dost olmuştu dostunun kaybını yaşamıştı.Ahu beni baş muhafız yapma sebebi ise Afra ablaymış. Afra öleceğini hissder gibi ona “eğer bir gün ölürsem benim yerime Asil’i getir sana sadece muhafız değil dost da olur” demiş.

Muhafızlarla biraz çalıştıktan sonra molaya geçiş yapmıştık. 4 muhafızla daire şeklinde oturmuş sohbet ediyorduk.”Sizce kardeşiniz nerededir?”Sohbedin konusu bana gelince kaşlarım çatılmıştı.Hemen yanında ki kız koluna vurdu arkadaşının.”Yani Dalya eğer ortalıkta görünmüyorsa gerçekten çaresiz kalmış yoksa o asla bizden habersiz gitmez ki zaten eminim çok yakınımızdadır o bizsiz yapamaz.”Sözümü bitirmemle yanıma bir çalışan yaklaştı.”Efendim Kraliçe Ahu sizi odasına çağırıyor.”Başımla onu onaylayıp ayağı kalktım ve mola yapan askerlere göz gezdirdikten sonra kendi odama doğru çıktım beni kendi odasında değil benim odamda beklediğine emindim.

Odamın kapısını açıp içeri girdim. Ahu yatağıma uzanmış bir şekilde tavanı izliyordu. Sarı saçları karışmıştı beli ki canını sıkan bir şeyler vardı. Onun bu haline gülümseyerek baktım. Yatağa onun yanına uzandım ve belinden tutarak kendime çektim. Aylar önce bu kadar temas edemiyordum ama şimdi ona temas edemeden duramıyordum özelikle saçlarına.

Ahu bir kedi gibi göğsüne başını yasladı.Onun bana anlatmasını beklediğim için saçlarını okşadım.Biraz öyle vakit geçirdikten sonra başını bana doğru kaldırdı. Ahu benden kısa olduğu için kaldırmak zorunda kalmıştı.

“Asil”Diye konuşmaya başladı.Onu dinlediğimi onaylamak için ağzımdan”hmm”gibi ses çıkardım.Elini yeni çıkmış olan sakalarıma sürtüp konuşmaya başladı.”Eftal’e çok üzülüyorum eski kardeşimden hiçbir şey kalmamış gibi dün onu gördüm ne kadar dağılmıştı.”Konunun nereye gideceğini merak ettiğim için devam etsin diye bakışlarımı ona kaydırdım.”Yani belki sen Dalya’nın yerini biliyorsundur ha? “Kaşlarımı çattım. “Ahu ,papatya kokulu sevgilim sana bir kez daha söyleyeceğim eğer yerini bilseydim de sana söylemezdim .Emin ol Dalya zamanı gelince karşısına çıkar.”Ona kızmak istemiyordum ama o ne kadar Eftal’e üzülüyorsa bir o kadar ben de Dalya’ya üzülüyordum.Dalya kendi başına sorunlarını çözmeye alışık olsa da bizi yanında ister ve destek olmamızı isterdi ama yakalanma riskine karşı yanımıza bile gelmiyordu.

Ahu üzgün suratla bana bakınca bakışlarım yumuşadı. “Lütfen böyle yapma Ahu’m.”Ahu elini sakalarımdan çekti.”Sence Dalya neden terk etti Eftal’i?”Aslında bimiyordum ama mecbur olmasaydı gitmeyeceğini biliyordum.”Mantıklı bir açıklaması vardır.”Bir kaç dakika sesizliğin ardından Ahu ayağı kalktı.Kalkmasıyla tüylü beyaz elbisesini düzelti ve masada ki beyaz bandanasını eline aldı. Ahu’nun bir kaç eşyası buradaydı unutkan biri olduğu için sürekli eşyalarını unutup gidiyordu.

Bandanayı kafasına yerleştirip bana döndü. Bende ayağı kalkmamla hiç beklemediğim bir şey yaptı. Parmak uçlarından yükselerek elerini boynuma atıp dudaklarımı öpücük kondurdu. Buna çok ihtiyacı varmış gibi bir kez daha öpünce elim beline gitti. Gözlerim onun mavi gözlerinde oyalandı birkaç saniye hemen ardından dudaklarına kaydı. Cilveli bir bakış attı bana ahu.Dudaklarımızı birleştirince Ahu gibi öpüp çekilmedim.Bu sırada aniden kapının açılmasıyla hızla ayrılmıştık.Karşımda hiç beklemediğim birini görünce şaşkınlıkla kalmıştım.”Bu nasıl iş ya ben neden sürekli böyle anlarda basıyorum ki!”Dalya kendi kendine söylenirken arkasını dönüp kapıyı kapatı. Sadece bir an gerçek olup olmadığını anlamaya çalıştım.

Bakışlarım Ahu’yla kesişince Ahu şaşkınlıkla bana döndü. “Bu kız başka kimi bastı ki?”Tek kaşımı kaldırdım.Dalya’nın burada ne işi vardı?

DALYA’NIN AĞZINDAN;

Gölge bir daha bir muhafızın yerimi söylememesi için beni hava sarayının terasına indirmişti.Terastan inip en üst kataki odalara bakıyordum bir oda çok süslüydü kapısı, bu yüzden o odanın Ahu’ya ait olduğuna emin olup hemen çaprazında ki odaya gitmiştim ki yanılmamıştım o oda Asil’e aiti ama yanlış bir zamanda gelmiştim. Ahu ve Asil beni görürü görmez ayrılmıştılar ama ikisi de şaşkınlıkla bana bakıyorlardı. Hızla kendime sinirle söylenerek kapıdan dışarı çıkmıştım Bugün ikinci kez birilerini basmaktan midem bulanmıştı.Benim dışında herkes mutluydu zaten.

Asil kapıyı açıp beni içeri alınca Ahu’ya döndüm.”Özür dilerim Ahu bu gördüğün salağın böyle bir ilişkisi olacağı aklıma gelmemişti pek kendisi kızlar konusunda becerikli değildir de.”Asil bana tersçe bakarken Ahu birkaç saniye Asil’e baktı.”Sorun değil.diyerek geçiştirdi beni.”Ahu Dalya buraya gelmiş anlıyormsun, Oğuz’a değil bana gelmiş sakın Eftal’e söylemek gibi bir hatta yapma!”Asil’in uyarısıyla Ahu bana döndü.Bir şeyler demek istese de yutmuştu.

Bakışlarımı Asil’e çevirince sanki ona baktığımı hissetmiş gibi bana döndü.”Bana geldiğine göre çok çaresizsin çünkü sen bana gelmezsin hep Oğuz’a anlatmaya gidersin.”Bu cümlesi beni kırmak için değil sorunumun ne olduğunu anlamaya çalıştığı için söylemişti.

Ahu kapıya doğru hareketlendi.”Sizi yalnız bırakayım.”deyip çıktı.

Asil’le tek kaldığım gibi aylardır tek başıma kalıp ağlamaktan yorulan bedenim bana isyan edercesine hızla sarsıldı. Gözlerim hızla dolarken Asil yanıma yaklaşıp sıkıca bana sarıldı ona karşılık verip sarıldığım an göz yaşlarım hızla akmaya başladı. Başta sesizce ağlayan ben artık dayanamadım ve sesim yükselmişti hıçkırarak dakikalarca ağlladım. Asil beni sakinleştirmek için bir an olsun benden ayrılmadı.

Sakinleşmeye başlayınca beni yatağa oturtu ve o da yanıma oturdu. Bana neyin var demedi anladı. O zaten beni hep anlardı. Ona anlatmamı bekledi sormadı bana hiçbir şey işte bu yüzden Oğuz’a değil ona gelmiştim çünkü Oğuz’un yanında olsaydım anlatmam için beni zorlardı.

Odaya bir müzik sesi doldurmasıyla Asil ayağı kalkıp masanın üstünde ki telefonu aldı yanıma oturdu ve açtı. Eflin onu görüntülü arıyordu.”Asil Dalya’dan haber var mı?”Eflin odasında ki açık camın önünde oturup üzgün suratla Asil’e bakıyordu. Kafamı hafiften kameraya doğru getirince Eflin şaşkınlıkla kala kaldı.”S-sen ne zaman geldin?”Gülümsemeye çalıştım. “Çok olmadı.”Ağlamaktan çatlamış sesim yüzünden sesim biraz kısık çıkmıştı.Eflin hızla bakışları yüzümde oyalanırken ağladığımı anladı zaten gözlerim şişmiş üstüne saçım dağılmıştı kelimenin tam anlamıyla berbat görünüyordum.

“Yanında olsam sımsıkı sarılırdım sana.”Sonrasorusunu yeniledi.”Ne zaman geldin?”Dedi.

“Çok olmadı.”dedim. Eflin bir şey diyecekti ki bir ses geldi.Bir bağırma ya da bir haykırış.Eflin başını camdan aşağı doğru çevirirken ben yutkunamamıştım.

“Off!Off yaktın beni kızım!”Eftal’in haykırışıyla hızla kaskatı kesilirken Eftal bağırmaya devam ediyordu.”Kazandınız beni zayıf düşürdünüz!”Son haykırışı ise cadılaraydı.Asil telefonu kapatırken ben tekrar ağlamaya başlamıştım. Eftal benim yüzünden bahçenin ortasına çökmüş ve haykırıyordu.

“Onu çok özledim.”Diye fısıldarken Asil tekrar bana sarıldı.”Biliyorum güzelim biliyorum ağlama lütfen artık.”Ağlamam tekrar şiddetlenince Asil daha sıkı sarıldı.”Şşt yalvarırım böyle yapma güzelim.Geçiçek her şey ben burdayım.”Ben ağlarken içeri Ahu girmişti. Ahu’nun gelmesiyle ağlamamı durdurmaya çalıştım ama becerememiştim.

Ağlamam iyice şiddetlenince midem çalkalanmıştı. Hızla Asil’den ayrılp odasında ki lavoboya girip kusmaya başladım.Asil hızla yanıma gelip saçımı tutarken ben hem ağlayıp hem de kusuyordum.

Kusmam bitince yüzümü yıkadım bu sıra da ağlamam kesilmişti.Ahu bana üzgün şekilde bakarken bir anda gelip bana sarıldı.Ani sarılışıyla şaşırdım ama yine de karşılık verdim.

Ondan ayrılınca Asil elini alnıma koydu.”Ateşin yok neyin var Dalya?”Asil’in sorusuyla ona karın üstünde kaldığımı söyleyip söylememek arasında kaldım.”Soğuk almışım.”Asil inanmayan gözlerle bana baktı.”Yalan söylüyorsun insan kendiliğinden soğuk almıyor sen kendini dışarıda mı bıraktın!”Bana hızla kızarken cevap vermedim halimde yoktu.Yatağına oturdum ve sesizce azarlamasının bitirmesini bekledim.

Azarlaması bitince yanıma oturdu.”Ben sana hemen ıhlamur yapmalarını isteyeceğim ama sen lütfen odadan çıkma çünkü seni görerlerse Eftal’e söylebilirler kardeşime yalan söylemek istemem.”Başımla onu onaylarken Ahu odadan çıkınca baş başa kaldık.”Uyumak ister misin?”Başımı salayınca yatağın battaniyesini açtı hızla içine girince örtü.

Ahu elinde ıhlamur çayıyla girince yataktan doğruldum.”Teşekür ederim.”Ahu bana gülümsedi ve bardağı uzattı.Ahu Asil’e döndü. “Aşağı kontrol edip gelir misin muhafızlar ne alemde diye?”Asil sesizce odadan çıkarken sıcak ıhlamurdan bir yudum aldım.Ahu birkaç saniye bana baktı ve hızla konuya girdi.”Ne zamandır kusuyorsun?”Tek kaşımı kaldırdım.”Neden soruyorsun?”dedim.

“Sen söyle ne zamandır kusuyorsun?”

Oflayarak cevap verdim.”Dün ve bugün oldu mu?”Ahu bana tersçe baktı.”O gün kendinizi korudunuz mu?”Kaşlarımı çattım.”Ne demeye çalışıyorsun!”Ahu gözlerini devirdi.”Hamile olmadığına emin misin diyorum!”Kaşlarımı çattım.”Sadece kustum bunun hamilelikle ne alakası var!”Ahu oflayarak bana baktı. “Sen yine de en yakın zamanda test yap Dalya.”Cevap vermedim.Hamile olamazdım sonuçta değil mi?

                                                                               *

Gözlerimi hafifçe açınca kendimi biraz daha iyi hissediyordum.Dün çayımı içtikten hemen sonra uyumuştum.Asil’de tüm gün başımda beklemiş gibi koltukta uyuya kalmıştı.Yataktan kalkıp Asil’in üstünü örtüm.Kendimi pis hissetiğim için Asil’in odasında ki banyoya ilerleyip kendimi duaşa attım.Ilık suyla hızla yıkanıp Asil’e ait olduğunu düşündüğüm büyük havluyla kendimi kuruladım.Yanımda yedek iç çamaşırı olmadığı için eskileri giydim ve Asil’in dolabından siyah bir eşofman ile siyah kapşonlu bir sweat giydim. Asil’in uyanmadığını görünce masasından bir kağıt ve kalem aldım. Küçük bir teşekkür mektubu yazıp sesizce dışarıya çıktım. Koridorun boş olduğunu fark eder etmez hızlı hareketlerle terasa çıkıp Gölge’nin gelmesini bekledim anlaştığımız saate burada olmalıydı.

Asil’in Başını derde girmemesi için erken gidiyordum yoksa onun yanında kalmaya ihtiyacım vardı.Eftal’e aralarının bozulmasını istemiyordum eğer bozulursa sevdiklerim arasında kalmaktan korkuyordum.

Gölge havada görününce kendimi hazıradım.Saraya yaklaştığı an kendimi Gölge’nin sırtına bıraktım.Gölge hızla uzaklaşırken ziyaret etmem gereken Kaya amcanın holdingine doğru hızla uçtu.

2-3 Saat sonra gelmiştim.Gölge dikkkat çekmesin diye insanlardan uzak bir yerde bırakıp kalanını yürümüştüm ama Holdinge giremiyordum.Eftal oraya gelme ihtimalime karşılık Çelik ve tanımadığım iki muhafızı oraya bırakmıştı. İki muhafız dikkatli bir şekilde etrafı izlerken Çelik biraz ileride telefonla görüşüyordu. Gülümseyerek eşofmanımın içinde ki bıçağı çıkardım. Eftal’den ayrıldıktan sonra tekrar takmaya başlamıştım.Eftal’in yanındayken güvende hissediyordum ama şimdi pek güvende hissetmediğim için takıyordum.Çelik’i sıyıracak şekilde sertçe fırlatınca Çelik hemen geriye adım atıp ağaca saplanan bıçağa baktı.Bıçağı aldıktan sonra sırıttı.Başını kaldırınca beni gördü ona göz işareti yapınca diğer muhafızları kontrol edip yanıma geldi. Diğer muhafızların görmüyeceği şekilde durunca kapşonumu indirdim.”Burada ne işin var kaçak kraliçem.”Çelik’in sırıtarak kulandığı cümleyle gözlerimi devirdim. Muhafızları oyala Kaya amcayı görmem gerekiyor.”Çelik kaşlarını çattı. “Eftal’e söylemeyeceğimi nereden biliyorsun?”Ona bakarak gülümsedim.”Eğer söylersen seni öldürürüm eski nişanlım!”Küçük tehdidimle Çelik kahkha attı.”Hiç değişmemişsin eski nişanlım.”Bu halimize gören birileri asla eski nişanlı olduğumuza inanmazlardı çünkü nişanı atan insanlar birbirlerine böyle samimi davranmazlar.

Çelik’e sarıldım.”teşekkürler muhafız.”Çelik’te bana karşılık verdi.”Ne demek kraliçem.”Çelik’ten hızla ayrııp gözlerimi kısarak ona baktım. Çelik kıkırdadı. “Tamam, tamam bir şey demedim Dalya.”Çelik muhafızların yanına giderek onlarla sohbet ederek onların dikatlerini dağıttı. Hızla kapşonumu kafama geçirip Holdingin içerisine girdim.

Tam bu sıra danışmada ki kız beni durdurdu. “Nereye gittiğinizi sanıyorsunuz?”Kadına bakınca onu ilk kez burada görmüştüm Kaya amca işe yeni almış olmalıydı.”Kaya amcayı görmeye geldim.”Kadın beni baştan aşağı süzdü ve burun kırıştırarak konuştu.”Kimsiniz ?her gelen geçeni almıyoruz!”Gülümsedim. “Kızı gibi sevdiği biriyim.”Kadın inanmamış olmalı ki alayla güldü.”İsminiz neydi?”Dudaklarımı konuşmak için aralamıştım ki arkadan bir erkek sesi geldi. “Dalya senin burada ne işin var?”Arkamı hızla dönerek Oğuz’a baktım. Oğuz şaşkın bir surtala bana bakıyordu. Onun yanına giderek boynuna atladım. Hızla eli belime gidip yanaklarıma kocaman öpücük kondurdu. “Özlettin be kızım kendini.”

“Bende sizi özledim.”Oğuz kınayıcı bakışlar attı. “Eğer özleseydin yanıma daha önce uğrardın.”Elimi enseme attım.”Haklısın uğramalıydım.”Oğuz bana baktı sonra danışmada ki kıza baktı. Bende ona bakınca Oğuz’a yaranmak için cilveli bir şekilde gülümsüyordu.Oğuz tekrar bana baktı.”Seni içeri mi almadı.”Normal şartlarda olsak” evet” der ve kadını azarlamasını dinlerdim ama kendi cinsimden birinin azarlanması hiç hoşuma gitmediği için başımı iki yana saladım. “Hayır sadece konuşuyorduk.”Oğuz anladım dercesine başını saladı ve kolunu omzuma atıp beni asansöre doğru sürükledi.”sen babamın yanına geç ben geliyorum birazdan.”Asansör açılınca ben binerken Oğuz’da sağa dönüp gitti.

Asansör en üst kata durunca Kaya amcanın odasına girdim. Başını evraklardan kaldırıp beni görünce çatık kaşları hızla yumuşadı. “Dalya ,kızım hoş geldin.”Kaya amcaya gülümseyerek ona sarıldım. Kaya amca saçlarımın üstünden öptü beni. “Ne kadar da özlemişim seni, Nerelerdeydin bakayım?”Ondan ayrılıp”nerede olacağım evimde.”deyip geçiştirdim. Kaya amca inanmamıştı ama yine de takrar etmedi.

“Ne içersin?”Omuz silktim. “Fark etmez.”Kaya amca telefonunu çıkardı ve bir numarayı aradı telefonda ki kişi onu açınca da konuştu”odama 2 kahve.”hemen sonra telefonu kapadı.

Bakışları bana döndü.”Anlat bakalım koca kralı nasıl çileden çıkardın.”Gülümsedim. “Ben çileden çıkarmadım kendisi çıkmış.”Kaya amca dediklerime güldü. “Sen öyle diyorsan öyledir.”dedi.

Kaya amcayla biraz daha sohbet etikten sonra hava hızla karardı ve yağmur damlaları sertçe cama vurmaya başladı.Kaya amca camlara bakıp.”Yağmurda gözükmüyordu aslında .”Onun konuşmasıyka kaşlarım çatıldı. Güneşli hava ve üstüne bahara gelmek üzereyken bir anda böyle olma sebebiyle yutkundum. Eftal olduğu bölgeye yağmur yağdırıp durduruyordu. Hızla ayağı kalktım. “Amca beni burada hiç görmedin tamam mı?”Kaya amca kaşlarını çattı. “Kızım dur neler oluyor?”Kapıdan çıkmadan önce ona son kez döndüm. “Eftal burada!”Kapşonumu hızla kafama geçirip asansöre ilerledim. Bu sıra kapı açıldı. İlk endişeyle kasılmış Oğuz’u gördüm hemen arkasında Eftal’i görmemle başımı öne eğdirdim. Onların yanından geçip asansöre binince Eftal’in sesi kulağıma geldi.”Aynı Dalya gibi kokuyor…”diye mırıldanıdı hemen ardından Oğuz hızla müdehale etti. “Kafayı yemişsin sen kızın parfümünden kokusu gelemez!”Sonra kapı kapandı.

Hızla dışarı çıkarken Yüzümü göğe doğru kaldırdım. Yağmur damlacıkları yüzüme çarpınca gülümsedim. Önüme dönüp bir adım atmıştım ki bir adam engel oldu. Arkamı döndüğüm an başka bir adam ve sonra etrafımı 12 tane adam çevreleyince küfür ettim. Etrafta Çelik ya da muhafızlarını aradım ama Eftal onları yerlerinden uzaklaştırmış olmalı ki gözükmüyorlardı.

Adamlarla nasıl dövüşeceğimi düşünürken aniden beni çevreleyen çemberin içine çok rahatça Oğuz girdi.Aralarında ki bir adam küfür etti. “Hani kız tekti!”sağ taraftaki bir adam konuştu. “Abi tekti saniyeler önceye kadar.”Oğuz sırıttarak onlara bakıyordu. “Siz kardeşimi tek mi sandınız it herifler!”Adamlar bizden bir hamle bekliyordular neyse ki ben ilk hamleleri yapmayı severdim. Hızla ateş gücümle birine vurmak istesem de lanet olası yağmur gücümü engelemişti.Ağzımdan bir küfür savurdum. Kunter’in kast ettiği durumlar bu olmalıydı.

Hızla bıçağı çıkarıp elimde bir tur çevirdim bu sırada da Oğuz hızla yerden sarmaşık çıkarıp birini fırlatı aniden ortalık karışınca Oğuz’a bağırdım. “Kimseyi öldürme eğer öldürrüsek hapse gireriz burada kanunlar farklı işliyor!”Oğuz tam o sıra kafasını yere vurdurduğu adamı bırakıp başka birine geçti.Bıçakla birine vurunca o da beni savurdu. “Lan diğer gücünü kulansana!”Oğuz’un bağırmasıyla Kunter’in bana öğretiği gibi suyu hızla buza çevirip adamlara gönderdim.

Bir tanesi arkamdan gelip sertçe yumruk atmaya kalkışınca hızla eğilip yerdeyken ayağını tutup sırt üstü düşmesini saladım. Oğuz’da yanlışlıkla birini sarmaşıkla cama doğru fırlatınca bakışlarımız kesişti.

“Babamın camı mıydı o?”

“Eftal’de o odadaydı değil mi?”

“Başımız çok fena derte!”Aynı anda söylenmemizle birbirimize endişeli bakışlar attık. Tam bu sırada kolumu biri tutunca onu engelemeye çalıştım ama diğer kolumda tutulunca kurtulamamıştım. Bakışlarım yardım için Oğuz’la kesiştiği an yutkundum. Oğuz’un üstüne beş kişi çulanmıştı. İkimizin de başı beladaydı.

Bu sırada yer yerinden oynadı bir an yerden toprak parçaları hızla adamlara çarparken beni tutanlardan biri düştü bu sıra fırsattan yararlanıp adamın elini tutup yaktım. Yakın temasta olduğumuz için yağmur ateşi söndürmeden adamı yakmıştım. Adam acıyla geriye sendelerken arkama baktım. Kaya amca bizi kurtarmıştı. Oğuz’la ikimize öfkeyle bakıyordu. “Bir kerede başınızı belaya sokmayın!”Bize bağırınca küçük bir çocuk gibi aniden parmaklarımızla birbirimizi gösterdik. “Onun suçu!”Aynı anda bağırmamızla Kaya amca tersçe bize baktı.

Hızla önümüze dönüp adamlardan birinin kolunu burkunca diğeri bu fırsatan bana vurdu aslında karnıma çok sert vurmadan durdurmuştum ama karnım öyle bir ağrıyınca acıyla inledim. Oğuz ve kaya amca bana yardım etmek için hareket etselerde onları engelemişlerdi. Acıyla bağırdım. “O cadılara söyleyin anlaşma bitti!”Bu sırada önümde bana vurmak için hazırlanan adam kaskatı kesildi ve arkamda bir noktaya baka kaldı. “Su kralı burada!”Korkuyla bağırınca tüm herkesin bakışları o tarafa döndü. Bende o tarafa bakınca bana endişeli gözlerle bakıyordu. Hızla canımın acısını arka plana atarak ona döndüm. “Ben halediyordum!”diye bağırmamla kaşlarını çattı. Sonra yüzümde oluşan küçük yaraya baktı. “Görüyorum nasıl halletiğini.”Benle dalga geçince kaşlarımı çattım. Buz sarayında kaldığım dönem sadece su gücüme değil ateş gücüme de çalışmıştım.

Tüm gücümle hızla yere yıldırımlar düşürüp bize saldıran tüm muhafızlara yıldırım çarpıştırmıştım. Hepsi yeri boylarken ben öfkeyle ona döndüm.”Dediğim gibi halediyordum,halettim!”Eftal şaşkınlıkla bana baktı aynı şekilde Oğuz ve Kaya amcanın da şaşkın bakışları üstümdeydi.

“Lan hani öldürmüyorduk!”Oğuz’un bağırmasıyla ona döndüm. “Eğer polisler beni hapse tıkamaya kalkışırsa seni öldürürüm tüm kameraları yok et!”Oğuz kafasını hızla saldı.

Bir ıslık çaldım Gölge çok uzakta olmadığı için hızla gelmişti ama yere inemediği için havada bekliyordu. Eftal çatık kaşlarıyla Gölge’ye sonra bana baktı. “Benden kaçabileceğini mi sanıyorsun?”Ona cevap vermedim hızla koşmaya başladığım sıra Oğuz hızla ayağını yere vurarak toprağı kaldırdı bu sayede Gölge’nin sırtına sıçrayabilmiştim. “Gölge hızla giderken Eftal sırıtı ve koştu aniden Ejderhaya dönüşünce kaşlarım çatıldı. Siyah değildi mavi bir ejderhaydı.

“Gölge ne yap ne et Eftal’i atlat!”Gölge daha hızlı kanat çırparken Eftal’de hızla yetişmişti.Gölge aniden kanat çırpmayı bırakıp hızla aşağı doğru iniş yaparken sıkıca Gölge’yi tutum.Gölge binaların arasında dönerek hızla geçip tekrar kanat çırptı. Sonra aynı hareketi tekrar yaptı en son denizin oralarına gelince daha hızlı kanat çırparak ilerledi. Bu sıra Eftal İnsan bedenine dönüp suyun üstünde durup bize güçlü bir dalga gönderdi.Son saniye de Dalgayı buzla engeleyip düşmekten kurtulmuştum.

Bir süre sonra Eftal ortalıkta görünmeyince yolumuzu ateş sarayına çevirmiştik.

                                                                        *

Ateş sarayına hızlı bir iniş yaparken kaşlarım çatıktı çünkü bir çok çalışan ve muhafız dışarıdaydı.Hızla Gölge’nin sırtından inip bana koşan Barlas’a baktım.”Tanrılar seni göndermiş! Kraliçe Armin, Katrina’yla tek başında sarayda!”Kaşlarım çatıldı. “O zaman hepiniz niye buradasınız!”Barlas’ona bağırmamla bana içeriyi gösterdi. “Kraliçe Armin izin vermiyor girmemize üstüne abinzide daha gelmedi!”Hızla içeriye girip Armin’in çalışma odasına girip kapıyı sertçe açtım. İçeriye girmemle Katrina her ne diyorsa susup bana baktı.”Anlaşmayı bozunca hızla soluğu Armin’in yanında mı aldın!”Katrina gülümsedi. “Hayır sadece Sevgili Armin’e hayırlı olsun demek için geldim.”Kaşlarımı çattım. Armin’in yüzü kireç gibi olduğu için hızla üzerine yürdüm. “Ona ne dedin!”Armin’i göstererek ona öfkeyle bakıyordum ama Katrina hala gülümseyerek benim parmağımla gösterdiğim Aemin’e bakıyordum. “Sadece ona bebeği korumak için yardım teklif ettim sonuçta Eftal’in öğrenmesi yakındır!”Küfür ettim. Armin’in hafif belirgeşmiş karnına baktım haklıydı.

“Bunun karşılığında ne istedin?”diye sordum. Bana kocaman gülümsedi.”Eftal’i bize getirmesini yoksa Eftal’e bebeği söyleyecektim.”Tam ağzımı açıp ona ağzının payını verecektim ki Katrinan’nın bakışları arkama döndü.Hılza arkamı döndüğüm an Eftal kaskatı bir şekilde bize bakıyordu.

Eftal öğrenmişti, Armin’in hamile olduğunu…

Bölüm : 20.03.2026 14:31 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...