24. Bölüm

23.BÖLÜM

Zeynep
zeynep_aygol

Eftal’in yüzü çok hızlı değişti ve Armin’e doğru bir adım attı.Hemen engel olmak için Armin’in önüne geçtim.Eftal sadece birkaç saniye gözlerimin içine baktı hemen ardından Armin’e öfkeyle baktı.”O çocuğu aldıracaksın yoksa öldürürüm!”Eftal’i göğsünden itmeye çalıştım.”Dur,Eftal!”Eftal beni duymazlıktan gelerek parmağını Armin’e doğru salıyordu. “Duydun mu beni Armin!”Armin’in sesini çıkarmıyordu sadece ağlıyordu.

Eftal’i bir kez daha sertçe itirince Eftal birkaç adım geriledi.Tam bu sıra içeri Ateş abi girdi. Ateş şakınlıkla ilk önce Katrina’ya sonra yerde ağlayan Armin’e sonra Eftal’e döndü. Hızla Eftal’in üstüne atıldı.Eftal’in yakasını sertçe çekiştirdi. “Sen ne yaptığını sanıyorsun!”Eftal hızla Ateş’in elini yakasından itirip bir yumruk geçirdi.Ateş abi sanki hiç yumruk yememiş o da çok sert bir yumruk atınca ortalık hızla karıştı.

Katrina yaptığı kaosa gülerke baktı sonra elini kaldırdı ve”Ben artık kaçayım,”deyip gitti. Hızla Ateş ve Eftal’in arasına girince hangisinin eli geldi bilmiyorum ama birinin eli yanağıma çarparken acıyla inledim.Onları durduran da benim inlememdi.Eftal hızla bana dönüp beni tutmak istedi ama elini uzatığı an ittim.”Dokunma bana!”Eftal elini çekti ve öfkeyle Ateş’e baktı. “Senin yüzünden!”Ateş kaşlarını çattı. “Nereden benim yüzümden it herif!”Eftal ona küfretmesiyle kaşlarını çatı. “Piç kardeşimi hamile bırakan sensin!”Konuyu nereden nereye çekiyorlardı. İkisi de dursun diye hızla yanlarından geçip dışarı çıktım. En azından Eftal’in peşimden geleceğini biiyordum.

Bahçeye çıktığımda az önce gördüğüm kalabalık dağılmıştı.Yağmur yağdığı için içeri geçmişle olmalıydılar.Dışarıda sadece görevli olan muhafızlar vardı.Barlas’ta elinde şemsiyeyle koşarak yanıma gelince gülümsedim.Şemsiyeyi benim başıma tutup kendisi yağmurun dışında bekledi.”Şemsiyeyi tutmana gerek yok Barlas.”Barlas bana baktı. “Sen prenses gibi davranmasan da prensesin bu yüzden dışarıda ıslanmana izin veremem.”Gülümsedim. “O zaman arkadaşım olarak sende şemsiyenin altına gir, arkadaştık ya biz.”Barlas gülümsedi ve o da şemsiyenin altına girdi.

Aniden Barlas’ın arkasında Eftal belirinci Barlas korkarak Eftal’e baktı. “Şey abi biz konuşuyorduk sadece arkadşız-“Eftal tersçe ona bakınca aniden hızla içeriye doğru koştu. Korkudan ne yaptığını fark etmediği için şemsiyeyi de alıp gitmişti. Artık bende ıslanıyordum. Eftal’in mavi saçları ıslanmaktan karışmış ve alnına yapışmıştı. Benim de siyah saçlarım hızla ıslanmaya başlamıştı.

Eftal bana bakıyor ben ona bakıyordum en son dayanamayıp ilk konuşan ben oldum.”Armin o bebeği aldırmazsa gerçekten bebeği öldürecek misin?”Eftal bana baktı. “Bu seni üzer mi?”deyince şaşırdım. “Üzer derse öldürmeyecek misin?”diye sordum. Eftal gerildi. “Yine de öldürürüm!”Hızla önüme dönüp yürümeye başlayınca Eftal kolumdan tutup beni kendine çekti. “Nereye?”Kolumu Eftal’den kurtarıp ona tersçe baktım. “Sanane!”diyerek hızla ilerlerken kolumdan tekrar tutu ve bana burnundan soluyarak baktı. “Bana her şeyi anlatacaksın Dalya!”

“sana hiçbir şeyi anlatmak zorunda değilim!”

“Anlaşma benim hakımdaysa anlatmak zorundasın!”

“Siktir git!”Eftal beni hızla kendine çekti.Mavi gözleri öfkeyle benim kahverengi gözlerime baktı.”Tekrar söyle!”Ağzımı tekrar söylemek için aralayınca hızla dudakları dudaklarıma kapandı.Ben şaşkınlıkla kala kaldığım için tepki veremezken o dudaklarımdan ayrıldı ve bana baktı. “Çaldığım öpücük için pişman değilim prenses!”Hızla onu göğsünden ittim. “Bana prenses deme adi herif!”Eftal sırıtı. “Neden ki,sen ateş prensesi değil misin?”Öfkeyle koluma sabitlediğim mini çakıyı çıkarıp ona fırlatım.Eftal çevik bir hareketle çakıdan kurtulup sırtımı kendi göğsüne yapıştırdı.Kıkırdayarak bana baktı. “Kralına bıçak fırlatmak hiç etik değil.”Kıkırdarken çıkmış sakalarına boynuma sürtü.Huylandığım için hareketlendim ama beni o kadar sıkı tutuyordu ki ondan ayrılamadım.

Vücudum onun temasıyken yanarken ben daha fazla çırpınmaya başlamıştım.”Bırak beni!”Eftal beni duymazdan gelmeye devam ediyordu. Dayanamayarak dirseğimi karnına geçirdim.Eftal’in yüzü hızla buruştu.Beni tutması yavaşladığı için ondan kurtuldum.Eftal ise acıyla inledi. “Dalya gerçekten de dikişimi patlatmak zorunda mıydın?”Kaşlarımı çatım.”Yalan söylüyorsun?”Eftal bana tersçe baktı.”Açıp göstereyim mi?”Arkamı döndüğün an tekrar bana uzandı. “Dalya gitme bu sefer lütfen.”Bana yalvarınca durdum.”Neden Eftal bana nedenini söyle neden bebek konusundan böyle katısın?”Eftal sorumla gerildi.

“Ben rüya görmem kabus görürüm ve gördüğüm kabuslar gerçek olur.Lanetimin artığı bir zamanda bir kabus gördüm Dalya bu kabus ise gerçekten o kadar berbatı ki gerçekleşecek diye ödüm kopuyor.”Tek kaşımı kaldırdım.”O kabusu anlatır mısın?”Eftal derin bir nefes verdi.”Bir anne vardı doğacak olan çocuğunu heycanla bekliyordu ama bir gün kadın çocuğunu kaybediyor. Kadın dizlerinin üstünde çöküp feryat ediyor ama Dalya kulağımda hala yankılanıyor o feryadı gerçekten de insanın kulağını tırmalar bir kez duysan bir daha asla unutamazsın.O feryadıyla kaybettiği çocuğu başka bir kadının rahmine düşürüyor ve yılar sonra doğan çocuk büyümüş ve genç bir kız olmuş şekilde görüyorum arkası dönük bir şekilde iki farklı senaryoyla görüyorum birinde tüm sevdiklerimi kaybediyorum ve Dünya’yı cehenneme çeviriyor diğerinde ise Dünya’ya eski huzurunu getiriyor.O anne feryadını eden kişi kim bilmiyorum ama ya Armin Ya da Ahu ama artık o kadını sana da benzetiyorum bu yüzden çocuk istemiyorum ve korkarım Armin’in çocuğu kızsa o kişinin Armin olmasından çok korkuyorum.”Eftal bana bakarken biraz olsun rahatlamış gibi duruyordu.

“Eftal o zaman bekleyelim eğer çocuk oğlansa bırak doğrusun ama eğer kızsa sana karışmayacağım.”Belki acımasızsın diyeceksiniz ama Eftal’i şimdi durdurmanın tek yolu buydu.

“Olmaz Armin bağlanır daha fazla bağlanmadan kurtulmalıyız!”Omuz silktim.”İyi o zaman bir bebek katiliyle çıkamam bende!”Önüme dönüp hızla giderken Eftal ona dediğim kelimeyi hızla sindirip peşime takıldı kolumu bu sefer daha sert tutunca yüzüm buruştu acıtmıştı.”Hiçbir yere gidemezsin!”Ağzımı açıp konuşacaktım ki Armin ve Ateş hızla yanımıza gelip Eftal’in sımsıkı tutuğu kolumu kurtarmaya çalıştılar.”Eftal bırak kızın kolunu çok sert tutuyorsun!”Armin’i duymuyormuş gibi öfkeyle gözüme bakıyordu.Ateş Eftal’i göğsünden sertçe itirince bakışları onları daha yeni fark etmiş gibi kısıldı.Kolum ondan kurtulunca derin bir nefes verdim.Eimi kaldırıp Eftal’in beklemediği anda tokadı suratına bastım.Bir an ortalık tamamen sesizleşti. Eftal ona atığım tokatla afalamıştı.”Sakın bir daha canımı yakmaya çalışma bir tokatla kurtulamazsın!”Önüme dönüp ilerledim.Bu sefer tutmadı kolumu ama arkamdan seslendi.”Tamam!”Durdum ve omzumun üstünden ona baktım.”Tamam Dalya istediğin gibi olsun o zamana kadar rahat bırakacağım ne olur gitme, artık gitme!”Yanlış mı yapmıştım bilmiyordum ama Armin ve bebeğini korumalıydım. Ona doğru döndüm.

“Sana gerçekten çok kızgınım.”

“Bende sana çok kırgınım sevgilim.”

Eftal’in son cümlesiyle kolarımı iki yana açtım.Eftal hızla yanıma gelerek bana sımsıkı sarıldı.Kokumu içine çekerken bende onun kokusuyla özlem giderdim.Biraz böyle kalsak sorun olmazdı.

                                                                                       *

Yaşadığımız küçük çaplı kaostan sonra saatler geçiyordu.Her şey halolmuş gibi masada oturup yemek yiyorduk ama Ateş ve Eftal’in aralarında ki öldürücü bakış masayı geriyordu.

Canım çok tatlı bir şeyler istiyordu ve masada tatlı hiçbir şey yoktu.Bunun üzgünlüğüyle surat asıp yemeğimi yiyordum. Ateş ve Eftal’de sıkıcı bakışmalarından gına geldiği için yalandan öksürerek bakışları üstüme çekmiştim. Ateş abiye bakarak.”Ya biz küçüken sen bize pamuklu şeker verirdin ya canım onlardan çok çekiyor.”Ateş abi bana gülümsedi.”Alıyım sana şimdi, bir muhafızı yollar aldırırım senin için.”Minatar bir şekilde ona baktım.Tam bu sıra karşımda oturan Eftal araya girdi.”Tam olarak nasıl bir şey o?”Eftal’in hala bir sürü bilmediği şey olduğu için gülümsedim. Küçümsediğim için değil bazen küçük bir çocuk gibi merakla sorup çok tatlı oluyordu o yüzden. “Böyle pamuk gibi bir şey pembe rengi daha çok bulunur yediğin zaman ağzını her yerini yapış yapış yapar ama tadı çok güzeldir.”Eftal hızla ayağı kalktı.Bakışlarımız ona dönünce gülümsemeye çalıştı.”Benim acil bir işim var hemen dönerim.”Arkasına dönüp gidiyordu ki durdu ve bana baktı. “Lütfen gelene kadar bir yere ayrılma.”Sesi yalvarır gibi çıkınca yutkunamadım. Başımla onu onayladım . onda ciddi yaralar açmıştım.

Eftal’in çıkmasıyla bende ayağı kalmıştım yemek yiyesim kaçmıştı.”Ben duş alıcam.”Armin başıyla onaylarken ben de gittim.

Odama girince burada ki odam pek değişmemişti.Hızla duşa girdim ve suyu açtım.Su akarken kıyafetlerimden tamamen kurtulup suyun içine girdim.Hızla saçlarımı şampuanlayıp ve vücüdumu lifleyip çıktım.Bornozumu giyip dışarı çıktım.Üstüme hızla rahat kıyafetler seçip giyindim.Banyodan kısa bir havlu getirdim ve saçımı kurularken odanın kapısı tıklatıldı.Kapıyı açınca Armin içeri girdi.Kapıyı kapatım ve Armin’e döndüm.Armin ise banyoya girdi ve birkaç saniye sonra elinde tarakla döndü.Yatağa oturup beni çağırdı. Yatağa oturduğum gibi havluyu saçımdan çıkarıp nazikçe saçlarımı kurulamaya başladı. Saçımı kurutmayı bitirince taramaya başladı. “Dalya sana bir şey diyeceğim?”Merakla ona döndüm.”Ne diyeceksin?”Armin tekrar arkamı dönmemi sağladı ve konuşmaya başladı.”Seni kızım olarak görüyorum ,öz kızım olarak. Sen belki istemeyebilirsin ama ben bazen anne gibi dertlerini anlatmanı ya da ne istiyorsan onu anlatmanı istiyorum eğer saklanacaksan yanıma gel başka insanların yanına gitme, seni prenses yapma sebebim sorumluluk alman değil sadece seni daha çok görmek istememdi .Bir çocuğum olacak yakında ve korkarım ki çocuktan sonra gitmek istemen.”Ne tepki vermem gerektiğini bilemedim.

Armin saçımı taramayı bırakıp örmeye başlayınca biraz sesizlik oldu.Sesizliği bozansa da bendim.”Aslında bende çocuk biraz büyüynce tamamen prenseslilten çekilip tacı gerçek sahibine vermeyi düşünüyordum.”Armin saçımı örmeyi bitirmiş ve bağlıyordu ,elinde ki bordo tokayla.Bağlamayı bitirince beni kendisine döndürdü ve elimi tutu. “O tacın sahibi sensin Dalya ister bir kızım ister oğlum olsun ama o tacın sahibi sensin ben o tacını kafana takmasan da ünvanını silmeni istemiyorum.”Gözlerimiz birbirine kenetlenince bir kez daha Armin’in anne yüreğini hissetim. Armin ne kadar sert görünse de kaybettiği çocuğu yüzünden mi bilmiyorum ama içinde bir yerlerde hep bir anne merhameti vardı.

“Bir diğer konuya gelirsek ise Ateş’le bir an önce evlenmek istiyoruz ama sen ve Eftal bu haldeyken pek evleneceğimizi duyurmak istemedik yani sence de geç kalmadık mı evlenmek için?”Armin’e gülümsedim.”Ne zamana düşünüyorsunuz?”Armin’ heycanla bana baktı.”Tahminen bir ay sonra”Heycanla elimi çırpıp ona sarıldım o da bana karşılık verince güldüm.”Ayy şimdi sizin bir de minoş bir bebeğiniz olacak, acaba sana mı yoksa babasına mı çekecek?”Armin eliyle karnına dokundu.”Bilmiyorum sadece benden alınmasını istemediğim tek şey.”Armin ayağı kalktı. “Neyse ben gideyim müstakbel kocam beni ve çocuğumuzu bekler.”Odadan kocaman gülümsemeyle ayrılınca ben de gülümsedim. Kapıyı kapatıp içeri geçicektim ki bir silüet görmemle karşıya baktım elinde poşetler dolusu pamuk şekerle gelen Eftal’i görmemle gülümsedim.Odama girince poşetleri yere bıraktı. Her renginden pamuk şeker vardı. Eftal’in boynuna atladım.”Teşekürler.”Eftal’in eli belime giderken kıkırtısını duydum.Ondan ayrılıp bir paketi açtım ve ağzıma attım o tadıyla kocaman gülümsedim ve bir parça da Eftal’e koparıp verdim.Eftal ağzını açınca ağzına koydum.Eftal yediği an suratını ekşiti.”Bu ne çok şekerli!”Tepkisiyle kahkaha attım.

Eftal masamda ki sürahide ki suyu bardağa doldurup içti.

“Bence sen de yeme tadı çok iğrenç.”Ağzıma bir tane daha attım ve ilk paketi hızla yedim.Elim yapış yapış olduğu için banyoya girip yıkadım.

Daha fazla yemeyecektim. Odaya girdiğim an gördüğüm manzarayla kaşlarımı çattım. Eftal tişörtünü yere fırlatmış ve yatağıma uzanmış beni bekliyordu. “Sen ne yaptığını sanıyorsun!”Eftal sırıttı.” Uyuyacam eğer yanıma gelirsen.” Ona tersçe baktım.” Senle evli değiliz olmaz!” Ondan kurtulmak için böyle bir cümle kulanmamla Eftal daha çok sırıtı. “Evleniriz yavrum, ama zaten o gün ben seni çı-“Hızla ağzını elimle kapadım. O günün kareleri gözümün önünde canlanırken yanaklarım kızarmıştı.

Elimde bir ısı hisettmemle hızla elimi çektim. “Sen elimi mi yaladın?”Şaşkınlıkla ona bakmamla gülmemeye çalışarak cevapladı.”Hayır.”Ona vurmak için elimi kaldırınca çevik bir hareketle elimi yakalyıp sırtımı yatakla buluşturup üstüme çıkmıştı.”Çok ayıp insan kocasına vurur mu?”Ona tersçe baktım. “Nereden kocam oluyorsun?”Eftal büyülenmiş gibi bana baktı. “Bir kez daha kocam der misin?”Gözlerimi deviridim. Elimi ondan kurtaramayacağımı bildiğim için çabalamadım çünkü bugün benle yatacaktı.

Eftal göğsüne başımı yaslayınca ağırlığıyla yüzümü buruşturdum. Sesimi çıkarmadım ve sesizce uyumaya çalıştım ama Eftal rahat durmuyordu. Eliyle karnımı açmış sakalarını karnıma sürtüyordu.Eftal’in yanağına çok sert olmayacak şekilde vurdum. “Hayvan! Ya düzgün uyu ya da defol dışarıda yat!” Eftal başını kaldırdı ve bana baktı. “Evlenince de beni sarayımızdan kovacak mısın?”Eftal’le öfkeyle baktım. “Evleneceğimizi düşündüren ne?”Gözleriyle kolumda ki bilekliği gösterdi onun bana taktığı deniz kabuklu bileklik.”Üstüne alınma çok hoş olduğu için takıyorum.”Eftal suratını astı. Kendisini yanıma atıp beni kendisine çekti. İtiiraz etmeyice elini karnımın arasına tekrar sokunca elini karnımdan çıkardım. “Karnımla alıp veremediğin ne!”Eftal omuz silkti. “Bilmiyorum çok hoşuma gitti karnına dokunmak.”Derin bir nefes verdim. “Eğer beni uyutmayacak bir hareket daha yaparsan seni kapı dışarı ederim!”Eftal gülümsedi. Bana tekrar sıkı sarılınca bir daha beni rahatsız edecek bir şey yapmadı ve ben de onun kolarında hızla uykuya daldım.

Bölüm : 27.03.2026 23:11 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...