

Normalde akşam atacaktım ama dayanamadım.
7-8 Haziran gibi yeni bölüm gelecek <3
~~
Rahat bir soluk alırken bakışlarım hala bana ait hissettirmeyen odada gezindi. Tüm bastırdığım ve görmezden geldiğim düşünceler zihnimi doldururken hızla üzerimdekileri değiştirip yatağa çöktüm. Saçımı yaptığım ve bozulmak üzere olan topuzumu açarak saç diplerime masaj yapmaya başladım.
“Nina hala. Ben ne yapacağım? Ya Bratva fark ederse? Ben kendimi bile zar zor koruyorum burada. Abim onu korumaz, sevmiyor. Onu nasıl kovacağım?” Kalbimde derin bir korku belirirken zihnimde yaşanacak senaryolar beliriyordu ve her biri ölümle bitiyordu.
Gitmeliydi.
Gelmesi hataydı. Saçmalıktı.
Gitmeliydi.
“Onu kovmanın bir yolu olması lazım.” En çaresiz kaldığım anlarda bile aklıma gelen bir fikir olurken şu an zihnim çözüm üretmiyordu.
“Pakhan, onu öldürür mü?” Sesimdeki titreyişe engel olamadım. “Pakhan beni seviyor gibi. Onu durdurur mu bu?” Bakışlarımı halamın fotoğrafına kaydırdım. Kaygı yine beni ele geçiriyordu. “Onu düşünmeyeceğim. Gelmesin diye her şeyi yaptım.” Omuzlarım çökerken soluklarım kesik kesikti.
Kurtuluşum yoktu.
“Basit bir ailenin kızı olamaz mıydım? Burası kadar yorulmayacağım bir evim olsaydı keşke.” Bir süre halamın portresine sessizce bakarken yine geldiğim ilk zamanki gibi güvende hissedemiyordum. Onun gelişi tüm rol yaparak elde ettiğim anları darmaduman etmiş gerçeği gözler önüne sermişti.
Türk mafyasından biriyle evlendiğim anlaşılırsa Hakan’ı öldürürlerdi. Onun ölümünü asla kaldıramazdım. Göğsümdeki baskı artarken nefesim kesilmeye başladı. Yataktan çıktım ve balkona temiz hava almak için kapısını araladım.
Hakan’ın evinden çıktığımda Rusya’ya gelmek yerine kimsenin beni bulamayacağı bir şehirde veya ülkede yaşamak istemiştim. Bu denli karanlığa batmadığım ve kurallarını kendimin belirlediği bir hayatta nefes almaya devam ettiğim bir hayat istemiştim. Dönüp dolaşıp tekrar tekrar hapsedildiğim aynı karanlık kafesten çıkmayı bekliyordum.
“Sadece basitçe yaşamak istedim hala.” Gecenin soğukluğu odamı doldururken balkona çıkıp derin bir soluk aldım. Burnumu dolduran sigara kokusuyla suratımı buruştururken sağımdaki balkona çevirdim bakışlarımı.
Abim uyuyordu.
Sağa sola bakarken onu gördüm. Abimin alt katındaki odanın balkonuna çıkmış Hakan, sigarasını içerken bir yandan görüntülü konuşuyordu. Ekrandaki Asya kamerayı çevirdiğinde uyuyan Efe’yi gösterdi. Kocaman olmuştu.
Gözlerim yanmaya başlarken balkonda yere oturup elimi karnıma doladım. O evden gittiğimde yalnız sevdiğim adamı değil, geri kalanları da bırakmıştım ve özlemim tek bir kişiye değil kocaman aileyeydi.
“Dün ateşi çıktı. Yine de sabah kendine geldi. Ferhat abi, doktor arkadaşını buraya getirdi.” Asya’nın sesi kulaklarıma ulaşırken onun kısa da sürse arkadaşlık yaptığı anları anımsamak kalbimdeki sızıyı derinleştirdi.
“Buradaki işlerimiz uzun sürecek gibi. Faruk’u senin yanına göndereceğim.” Hakan’ın sesindeki sevgi dolu o tını anılarımın zihnimde gezinmesine neden oluyordu.
“Babamı bulup geleceğim.” Dediği an irkildim. Çenem titrerken neye ağladığımı bile bilmeden gözyaşlarım yanaklarımdan süzülmeye başladı. “Buradakiler bana yardımcı olacak. Kendi başıma bir şey yapmayacağım. Merak etme Asya. Babamdan tamamen kurtulunca geleceğim.” Babası için gelmişti.
Kendi kendine gelin güvey olan sensin Valeria. Senin için gelmesini mi bekliyordun?
Konuşmanın devamını dinlemeden odama girip yavaşça kapımı kapattım. “Benim için gelmesini istemedim zaten hala. Evinden kovduğu kadının peşinden mi gelecekti? Bu kadarını benim gibi biri bile hayal edemez.” Benim gibi çaresiz ilk anında gördüğü ve sığındığı adama aşık olan biri için bile fazlaydı bu. Beni kıran adama hala aşık olmak bile canımı yeteri kadar yakıyorken hala onun intikamı için gelmiş olması yaralarımı tekrar tekrar kanatıyordu.
Hala önceliği babasına duyduğu öfke ve intikamdı.
“Benim evime intikamı için gelmiş.” Çenem titrerken yatağa girdim ve örtülerin altına sığındım. “O her şeyden önce babasıyla savaşını düşünüyordu zaten. Niye şaşırıyorum ki?” Düşüncelerimi sesli dile getirmek hıçkırıklarımın dudaklarımdan sıyrılmasına engel oluyordu.
“Onu unutmak isterdim, hala. Geçmişimi yeteri kadar anımsamıyorken niye onunla olan her bir saniyeyi dün gibi hatırlıyorum? Bu işkenceden farksız.” Yüzümü yastığa gömerken bastırdığım hıçkırıklarımı, daha fazla durduramadım.
Ağlıyordum, hayal kırıklıklarım canımı yakıyordu.
Ağlıyordum, çünkü o hala aynı ve önceliği babasına duyduğu intikam arzusuydu.
Ağlıyordum, hala onu sevebilecek kadar çaresiz bir aptal aşıktım.
~
Aklınıza takılan sorular ve sohbet etmek istediğiniz konular varsa bunun altında edebilirsiniz.
Bu arada ayseilhanl instagram hesabımda soru cevap yayınladım. Oraya da gelip sorular sorabilirsiniz.
Yeni bölümde görüşürüz.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 119.43k Okunma |
6.9k Oy |
0 Takip |
41 Bölümlü Kitap |