BitterimKara RC
@bitterimrjn
YAZDIĞI KİTAPLAR
tamamlandı 11a önce tamamlandı Zümrüdüanka ~《DÜZENLENİYOR》TAMAMLANDI
@bitterimrjn
Okuma
30.26k
Oy
1.78k
Takip
796
Yorum
357
Bölüm
36
Elini belime koydu. Kendine iyice çekip ben ne olduğunu anlamadan, şakağımdan öptü. Ve karşımızdaki adamlara baktı "Gördüğünüz üzere hayat arkadaşım olmadan yaşayamam. Çok zamanı kalmadı. Ne kadar isterseniz size hemen veririm. Yeterki karıma uygun bir dönür bulun." Dedi elimi avucunun arasına aldı. Sonra dudaklarına doğru götürdü. Gözlerimin içine bakarak bir buse bıraktı. O an içimdeki kelebekler şaha kalkmış gibi uçuşuyordu.
tamamlandı 3a önce tamamlandı GECE KRALİÇESİ
@bitterimrjn
Okuma
63.04k
Oy
4.53k
Takip
862
Yorum
765
Bölüm
52
Trabzon`dan Mardin`e uzanan bir hikaye Elimden tutan adam beni hiç bilmediğim bir şehre, bilmediğim bir eve ve tanımadığım insanların içine getirdi."Oğlum elinden tuttuğun kız kimdir?" Diye soran pala bıyıklı, aklar düşmüş, hafif kilolu bir ağa gibi duran yaşlı adam "Nişanlım sevdiğim kadın." Diyen elinden tuttuğum adama baka kaldım. Daha ben onu tanıyalı bir hafta olmuştu. Benim gibi şok olan karşımdaki kişiler "Ne nişanlısı? Sen zaten Evin`le nişanlısın."Diyen yaşlı kadın. Bu annesi olsa gerek. Duyduklarımla bir kez daha şok yaşadım. Ne demek başkasıyla nişanlı? Kendi kendime sorduğum soruyu yanıtlayan elimden tutan Nişanlım olduğunu söyleyen Siyam oldu. "Onunla hiç bir zaman nişanlı olmadım. Size onu sevmediğimi söyledim. Onu kardeşim gibi gördüğümü söyledim. Ama siz kendi kafanıza göre oynamaya devam ettiniz." Dedi ve bana döndü. "İster kabul edin ister etmeyin. Ben Açela`ýı seviyorum onunla evleneceğim. Ha yine de yok diyorsanız bundan sonra ne adımı duyar, nede beni görürsünüz." Dedi elimden tuttuğu gibi beni merdivenlere doğru yukarı çıkardı. Arkamızda şaşkın bakışlar bırakarak çıktık.
devam ediyor 7g önce güncellendi ZELDEM
@bitterimrjn
Okuma
2.06k
Oy
243
Takip
53
Yorum
379
Bölüm
11
Töre ile başlayan bir aşk hikayesi. “Bunu yapamazlar sana,” dedi ve beni kollarının arasına aldı. “Biliyordum… Abim hayatımı mahvetti,” dedim, gözyaşlarımla boynuna sıkıca sarılarak. Ben şimdi ne yapacaktım? Bütün yük bana ve Demir’e kalmıştı. İçeriden gelen sesle Açela yengemden ayrıldım. Daha iyi dinlemek için yeniden kulağımı kapıya dayadım ama tüm vücudum tir tir titriyordu. “Baba, ne dersin sen? O kız çok küçük. Ben böyle bir şeyi kabul etmiyorum,” diye bağırdı Demir. “Olmaz, Ahmet Ağa. Zelal’im daha küçük, okuyacak o. Onun hayalleri var. Hayallerini yıkan ben olmak istemiyorum. Kızım benim kıymetlim. Bu dediğin olmaz. Ben senin kızını gelir isterim. Açela kızımdan sonra o da benim kızım olur,” diyen babamdı. Bir kez daha babamla gurur duydum. Desteğini hiçbir zaman benden esirgemediği gibi yine dimdik arkamda durmuştu. Babam benim bu hayattaki tek servetimdi. Onun bir yokluğu aklıma gelince bile delirecek gibi hissediyordum. “Allah’ım, benim ömrümden alıp babama ver,” dedim fısıltıyla. “Hüseyin Ağa haklısın, bir şey diyemem. Lakin kan aksın istemem. Kızını yine okuturum, çalışmak isterse çalışmasına izin veririm. Ne derse kabulüm,” dedi Ahmet Ağa. O an kararımı ne yazık ki babam ve abilerim için vermiştim. Onların tırnağına zarar gelse ölürdüm. Bu bedel asla Jehat abim için değildi; babam, Siyam abim ve Robar abimin hayatı içindi. Bir saniye bile düşünmeden kapı kolunu indirip odaya daldım. Tüm bakışlar kapıdaki kişiye, yani bana döndü. Kan çanağına dönen gözlerimi gören babam ve abim, bu hâlimi görünce önce yutkundular. Siyam abim ayağa kalkarak birkaç adımda yanıma geldi. “Zelal kızım…” diyen babamın sesini duyduğumda ise çoktan güvenli limanım olan Siyam abimin kollarındaydım. “Güzelim, nasıl kıydın sen zeytin gözlerine?” dediğinde daha çok sokuldum göğsüne. Gözyaşlarım sinesini ıslattı. Bir süre kollarında soluklandım. Başıma bir öpücük kondurdu ve kollarından ayrıldım. Gözlerimin benzeri olan abime baktım. “İstemediğin hiçbir şey olmayacak,” dedi, güven verircesine. Biliyordum; ben istemiyorum dediğim hiçbir şeye beni zorlamazdı. Sadece başımı salladım. Sonra babamın yanına gittim. “Kusura bakma baba, destursuz girdim odaya,” dediğimde, “Gel buraya,” diyerek beni göğsüne çekti, sıkıca sarıldı. Babam saçlarımı okşayıp başıma bir öpücük kondururken kollarından ayrılmadan yönümü karşımda duran Ahmet Ağa ve Demir’e çevirdim. Demir’in bakışları, ağlamaktan kızarmış gözlerime değdi. Yüzümün her bir yerine dikkatlice baktıktan sonra yutkunduğunu gördüm. Uzun siyah saçlarıma, kavruk tenime baktıkça gözlerinde anlamlandıramadığım bir duygu beliriyordu. Bakışları yeniden gözlerimde bir süre oyalandı. Az önce konuştuklarını duyduğumu anladığı anda gözlerini kısıp “yapma” der gibi baktı. Kendimi toparladım ve bakışlarımı ondan çektim. Babama döndüm. Kararımı vermiştim ve bunu herkesin duymasını istiyordum. “Ben bu evliliği kabul ediyorum,” dediğimde bütün gözlerin şaşkınlıkla bana döndüğünü biliyordum. Ama benim bakışlarım sadece babamdaydı. Açela yengemin “Nee?” dediğini duydum. Abimin sesi ise daha sert ve keskindi. “Ne saçmalıyorsun, Zelal?” Siyam abime bakmadım. “Baba, Ahmet Ağa… Ben bu evliliği kabul ediyorum. Yalnız şartlarım var,” dediğimde son cümlem Ahmet Ağa ve Demir’eydi.
Loading...