

Hyunjin~
Nasıl bu hale geldik?
Üstelik benim Yang'ım nerede?
Siktiğimin Changbin'i...Onu benden farklı yere götürmüştü. Onsuz çıldırdığımı biliyordu. Yang'ın gözümün önünde olmadığı her saniye bir işkenceden farksızdı.
Kahretsin.
Beni bu şekilde cezalandıramazsınız...
Bulunduğum odada sadece bir lamba vardı. O da tıpkı umutlarım gibi sönüktü.
Bir ahşap sandalyeye zincirlerle bağlanmıştım. Tabii biliyorlardı halatların beni tutamayacağını.
Tanrı'm, bana yardım et.
Çıldırmak üzereyim.
Tahminlerime göre en son 1 buçuk saat önce buradalardı ve Yang'ımı alıp götürmüşlerdi. Yalnız kalınca düşüncelerimle boğuşmaya başladım. Korku ve sinir aynı anda bedenime hücum edince, bedenim adrenalini fazla basmaya başlamıştı.
Kahretsin, kahretsin...KAHRETSİN!
Ya o Changbin Yang'ıma herşeyi anlatırsa?
Yang'ım...lütfen ona inanma...ben sana her şeyi zamanı gelince açıklayacaktım.
Tanrı'm, gerçekten yardıma çok muhtacım. Yang'ımı kaybedemem. Korkuyorum...
Ona her şeyi önceden anlatmadığım için köpek gibi pişmandım.
Sinirle zincirleri zorladım.
"Hepiniz birer eziksiniz! Teke tek gelemeyecek kadar korkaksınız!"
Şansımı zorlamaya devam ettim. O sırada kapı yavaş yavaş açıldı. Kapının gıcırtısından ötürü yüzümü buruşturdum.
İçeri giren kişi, Lee Know idi.
*Lee Know temsili fotoğrafı, okurken bu şekilde hayal edin*

3.Şahıs Bakış Açısı~
Lee Know Hyunjin'in karşısında durduğunda ellerini birbirine sürttü ve cebine soktu. Hyunjin'in bakışları nefret saçıyordu. Lee Know, Hyunjin'in bakışları karşısında sırıttı.
"İstediğin kadar bağır, küfret. Fakat sevgilin şu anda fazlasıyla meşgul."
Hyunjin duraksadı. Sevgilisi mi? Nereden biliyorlardı ki...
"Kes sesini!"
Sinirle konuştu, hemen ardından zincirleri zorladı. Lee Know kendinden emin adımlar atarak Hyunjin'in sandalyesinin arkasında durdu. Ellerini Hyunjin'in omuzlarına koydu ve Hyunjin'i sandalyeye bastırdı.
Parmakları Hyunjin'in omzunu ovarak sertçe masajını yaptı.
Masajını yaparken konuştu. "Zorlamayı bırak Hyunjin, Changbin ona her şeyi anlatacak ve fotoğrafları, videoları gösterecek. Ses kayıtlarını dinletecek. Felix bizim tarafa geçtiğinde Ay Mafyası'nın gerçek yüzü ortaya çıkacak. Kaçışınız yok."
Son kısmı söylerken, Hyunjin'in kulağına doğru fısıldamıştı.
Hyunjin duydukları karşısında sıçtığını anlamıştı. Eğer onun olayı Ay Mafyası tarafından öğrenilirse, idam edilecekti. Diyecek bir şeyi kalmamıştı Hyunjin'in.
Ne yapmıştı? Geri dönüşü yoktu. Geri dönüşü olmayan bir işe bulaşmıştı. Hem sevdiğini kaybedecek, hem de itibarı yüzünden idam ettirilebilecek bir işe.
BİR SONRA Kİ BÖLÜMDEN SPOİLER~
Hyunjin deli gibi titremeye başlamıştı. Hyunjin öbür oda da deli gibi titrer iken, Felix ise başka bir oda da deli gibi titriyordu.
Hyunjin ağlamaya başladığında, Lee Know onun başını okşadı.
Felix ağlamaya başladığında, Seo Changbin onun başını okşadı.
Felix hıçkırıklarında boğulurken yaşadığı bu ihaneti kaldıramadı, deli gibi titreyen bedeni onu daha fazla ayakta tutamadı. Transa geçerken Changbin'in kollarına yığıldı. Oysa Felix'in hayalleri bambaşkaydı. Felix'in hayallerini süsleyen, sevdiği adam ona ihanet etmişti.
Hem de ağıza bile alınmayacak türden bir ihanet.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |