2. Bölüm
Tuğçe Tihomira Şeker / Another Life-Hyunlix / Keşkeler

Keşkeler

Tuğçe Tihomira Şeker
daisy_sheker23

*Karakterlerin bu bölümdeki kıyafetleri*

Keyifli okumalar...

--------------------

Felix~

Binaya giriş yaptığımda saatler 02.29'u gösteriyordu. Temkinli adımlarla ilerledim, asansörün önüne geldiğimde durdum. Düğmeye bastım ve asansörü çağırdım.

Asansörün kapısı aralandığında arkamdan adım sesleri duyuldu, arkama baktım.

Hwang Hyunjin.
Kod adı, Yin.

Asansörün içine beraber girdik, kapılar kapandı. Asansörün aynasından kendime baktım.

Ve ben, Lee Felix.
Kod adım, Yang.

Biz, Yin Yang'ı temsil ederiz.

Peki ya, Yin Yang ne demek?

Yin, kötülüğün içindeki iyiliği, Yang ise iyiliğin içindeki kötülüğü temsil eder.

Biz birbirimizi tamamlayan zıt kutuplarız.

Lakin işimiz gereği sakladığımız sırlarımız var, özellikle birbirimize karşı beslediğimiz sevgi.

Göz teması dahi kurmadık, kuramazdık.

Yoksa imzaladığımız sözleşmeyi ihlal etmiş olurduk. Cezası da çok büyüktü.

İdam.

Asansör 10.kata çıkmaya başladı. Nefeslerimiz duyulmuyordu, arada bir yutkunuyordum, sadece onun sesi duyuluyordu. Konuşmayı çok istiyorduk lakin asansörde kamera olması ihtimalini göz önünde bulunduruyorduk.

Bizim aşkımız yasaktı bize, ne dokunabiliyorduk birbirimize, ne de doyasıya bakabiliyorduk.

Bu durum her ikimizinde canını sıkıyor, birbirimize olan açlığımızı her geçen gün daha çok körüklüyordu.

Asansör durdu, kapı açıldı. Önce benim geçebilmem için hafif kenara çekildi, asansörden indim, peşimden Yin'de geldi.

Büyük siyah bir kapının önünde durduk. Yakamı düzelttim. Yin'de üstünü başını düzeltti.

Kapıyı tıklattım.

"Girin."

İçeriye bir adım attım, koltuğunda oturuyordu Patron. Sırtı bize dönüktü, dışarıyı izliyordu. İçeri girip kapıyı kapattım arkamızdan.

"Patron, acil bir durumdan ötürü çağırdınız. Acil durum nedir?"

Patron bize döndü.

*Patron Kim Seokjin*

"Gidişiniz birkaç gün erkene çekildi, bu sabah yola çıkacaksınız."

Bu sabah mı? İyide...ben henüz Hyunjin ile doğru dürüst vakit geçirememiştim bile.

"Patron, neden erkene çekildi?"

Hyunjin aklımda soruyu sormuştu tamda.

"Beklediğimizin aksine, erkenden hazırlıklara başlamışlar. Her an, her yerden saldırabilirler, bilemeyiz. Önlemimizi almalıyız. Sizler bu görevdeki ana temeli sağlayacaksınız. Bunu unutmayın, küçücük bir hata, hepimizin ölümüne sebep olabilir."

Doğru söylüyordu, hata yapma şansımız dahi yoktu. Eğer yaparsak, işte o zaman biterdik.

Peki ya bu hazırlık yapanlar kimlerdi? Kısaca açıklayayım.

Baş düşmanımız,

Fire Mafia.
Ateş Mafyası.

Liderleri, Changbin ve Bangchan olan, herkese ününü salmış, insanların korkulu rüyası olan o örgüt.

Sadece bir haftada 178 kişiyi öldürerek sosyal medya dahil bir çok yerde isimlerini en başa yazdırdılar.

Üyelerinin hepsinin küçüklükten itibaren sıkı eğitimlerden geçtiği bilinmekteydi.

Seo Changbin
Bang Chan
J-Hope
Lee Know
Jungkook

Bu isimler örgütün bilinen isimlerindendi. Daha bilmediğimiz binlerce isimler vardı.

Fakat bu isimler ana kaynaklardı, bunları bilmemiz bizim için yeterliydi.

Amaçları ne miydi?

Baş düşmanı olan bizi, kendilerine çekmeye çalışmak ve ele geçirmekti.

Bizler ne miydik?

Moon Mafia.
Ay Mafyası.

Amacımız Ateş Mafyası'nı indirmekti.

Kim Seokjin
Lee Felix
Hwang Hyunjin
Taehyung
Kim Seungmin
Han Jisung
Min Yoongi

Bizim Ay Mafyası'nın önde gelen isimleri.

"Yin ve Yang, anlaşıldı mı?"

"Anlaşıldı patron!"

İkimizde hazır ola geçtik ve hafif öne eğildik. Odadan çıktık. Asansöre bindik. Sessizlikten sıkılmıştım.

Binadan ayrıldıktan sonra evlerimize geçtik, Hyunjin beni evden alacaktı arabayla. Hazırdım zaten. Çantamı kapı girişine bıraktım ve salona geçtim. 20 dakika kadar sonra kapı tıklandı.

Kapıyı açtım, Hyunjin gülümsedi. İçeri geçmesi için kenara çekildim, kapıyı kapattım.

Beraber salona geçtik, oturmadan önce sarıldım sımsıkı.

"Hyunjin...özledim seni"

Hyunjin'de belime sardı kollarını.

"Bende seni özledim"

Ah bir bilsen sana uzaktan bakmak ne kadar canımı yakıyor...

"Çok korkuyorum Hyunjin, ya birşey olursa?"

Elini saçlarıma götürdü ve okşamaya başladı. "Korkma birtanem, birşey olmayacak. Bana güven"

Başımı göğüsüne yasladım, sıcaklığını hissettim. Kokusunu bol bol içime çektim.

"Tamam!" Gülümsedim, keşke bu şekilde olmasaydı...

Keşkelerin bir anlamı yoktu, sadece söylenirdi, havada asılı kalırdı.

"Hadi, gidene kadar en azından biraz öpeyim seni"

Çenemi kavradı parmakları, dokunuşu nazikti, sanki canımı yakmak istemiyor gibiydi. Başımı ona doğru çevirdi, dudaklarıma yaklaştı. Nefeslerimizin sıcaklığı dudaklarımızı okşarken parmak ucumda kalkarak birbirine değdirdim dudaklarımızı.

Düşmemem için belimden kavradı boştaki eliyle, bende kollarımı boynuna sardım.

Beni birkaç adım geri götürüp duvara yasladı, bir elini sol yanıma yasladı, beni kendi arasıyla duvara sıkıştırmıştı.

Dudaklarımız birbiriyle oynaşırken Hyunjin'in sağ eli belimden kalçama doğru kaydı ve okşadı.

Hafif bir mırıltı çıkarttım.

Dudaklarını dudaklarımdan ayırdı ve boynuma doğru kaydı, başımı yukarı kaldırdım. Boynumun her bir santimini öpmeye başladı. Dudaklarını sürttükten sonra öpüyordu.

Derin nefesler verdim, elim saçlarına gitti, parmaklarımı saçlarının arasına geçirdim ve hafif sıktım. O sırada Hyunjin boynumu ısırmıştı, hissettiğim zevk ve acıyla saçlarını sıktım.

"Sakin ol..." Nefesi boynumu okşuyordu. Başımı aşağı indirdim, Hyunjin de doğruldu.

"Zaman geliyor, çıkmamız lazım"

Hiç duymak istemediğim o sözü söylemişti. Canım istemiyordu, hiç istemiyordum. Şu an zamanın donmasını o kadar çok istiyordum ki...ömrümden 10 yıl vermeye hazırdım.

"Tamam..."

Tekrardan sarıldım ve son kez öpücük bıraktım dudağına, artık bu saatten sonra bize aşk tamamen yasaktı. Sağ kalıp kalamayacağımızın belli olmadığı bu göreve gitmek her ikimiz içinde çok büyük bir imtihan olacaktı.

Çantamı sırtıma aldım.

"Seni çok seviyorum Hyunjin"
"Bende seni çok seviyorum Felix"

 

 

 

 

Bölüm : 17.02.2025 01:51 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...