11. Bölüm
Tuğçe Tihomira Şeker / Another Life-Hyunlix / Ölüm ve Yaşam

Ölüm ve Yaşam

Tuğçe Tihomira Şeker
daisy_sheker23

Felix~

Ne demişti o? Dissosiyatif kişilik bozukluğu mu?

Bu, çoklu kişilik bozukluğu demekti.

Döndüm, döndüğüm gibi Hyunjin'e doğru yürüdüm. Yüzüne baktım.

"Bu, bana yaptıklarını değiştirmiyor."

Hızlı adımlarla çıkıp koridorda ilerlemeye başladım.

Benim arkamdan Changbin odaya girmişti. Ne konuştukları umurumda değildi, olmayacaktı, olamazdı.

Ne yani, yalan söylemediğini nereden bilecektim?

Sırf onu bırakmayayım diye, yine manipüle ediyor olabilirdi.

Işığı az olan koridorda adımlarımı iyice hızlandırdım. Dayanamıyordum, öyle bir çıkmaza girmiştim ki, neler olacağını hiç kestiremiyordum.

Aniden bir odaya daldım, ışığını açtım.

Şansım yaver gitmişti, işkence odasına girmiştim.

Sağ tarafta bir tahtadan sandalye, yanında ise bir masa duruyordu. Üzerinde sayamayacağım kadar çok fazla alet vardı.

Sandalyeye oturdum.

Sevdiklerim bana yeterince çektirmişti, artık istemiyordum hiçbir şey.

Masanın üzerinden rastgele bir bıçağı elime aldım.

Changbin~

Odaya daldığım gibi Hyunjin'i yakasından tuttum.

"Sen benimle dalga mı geçiyorsun! Yalan söylemeyi kes."

Hyunjin omuz silkti.

"Onu bırakamam Changbin, yaptıklarımın cezasını çekiyorum-"

"Bu şekilde onu tekrar kendinin yapamazsın."

Yüzüne geçirdiğim yumrukla bedeni yere serildi, ağzındaki kanı tükürdü ve bana döndü.

"Onu bırakamam dedim. Ne olursa olsun, o benim."

"Hyunjin, bak güzel kardeşim."

Yanına çömeldim ve saçlarından tutup başını havaya kaldırdım.

"Yalan söyleyerek kimseyi senin yapamazsın, eninde sonunda ortaya çıkacak tüm bunlar."

Hyunjin hissettiği acıyla dişlerini birbirine bastırdı. "Düzelteceğim-"

"Neyi düzelteceksin!" Sertçe yere bıraktım başını.

"Changbin, biliyordum. Çok hata yaptım fakat ben Felix'i seviyorum, onu bırakamam, asla benden böyle bir şey bekleme."

"Sevdiğin seni istemiyor Hyunjin, onda bıraktığın hasarın farkına var ve bir an önce yolundan çekil."

Odadan ayrıldım. Hızlı adımlarla koridorda ilerledim. Bir yandan da ellerimi şakaklarıma bastırıyordum. Felix nereye gitmişti? Buraları bilmiyordu, umarım kaybolmazdı.

Koridorun biraz ilerisinde, ışığı açık bir oda olduğunu fark ettim.

Burası işkence odası değil miydi? Işık neden açıktı?

Bizden habersiz burada birilerine laf söyletmezlerdi, başka bir seçenek kalmadığına göre...

Yoksa...

"FELİX!"

O odaya koştuğum saniyelerde beynim tamamen durmuş gibiydi, odaya daldığım anda, yerde kanlar içerisinde yatan Felix'i gördüm.

Yanına nasıl gittiğimi hatırlayamıyordum, onu kucağıma aldığımda fazlasıyla üşümüştü.

Bilekleri kanıyordu, sadece bilekleri değil. Boynu da kanıyordu, kahretsin!

"Meleğim...meleğim aç gözünü,"

Tişörtümden koparttığım kumaşları hızla kanayan yerlerine sardım.

Kucağımdaki Felix ile beraber ayağa kalktım ve bedenini olabildiğince göğüsüme bastırdım.

Isınmalıydı, hem de hemen.

Bodrum kattan hızla çıktığımda Karşıma Bangchan çıktı, Felix'e olan hassaslığımı biliyordu.

Onunda yardımıyla Felix'i hastaneye götürdük.

Doktorlar onu yoğun bakıma aldı, ne acı verici...

Keşke senin yerine ben içeride olsaydım Felix, keşke senin çektiğin acıları bana aktarabiliyor olsak.

Pencerenin önünde onu izliyordum.

Canın cehenneme Hyunjin.

Senin daha çok acı çekmen gerek.

Yaşattıklarını yaşamadan ölmez kimse.

Sen benim Felixime yaşattıklarını yaşamadan ölmeyeceksin.

Felix'in intihara kalkışmasından itibaren her şey çok hızlı ilerlemişti, öyle ki tek düşündüğüm şey benim talihsiz meleğimin yaşamasıydı.

Çektiğin acıların farkındayım bir tanem, fakat pes etmemelisin.

Seni hemen burada bekliyor olacağım, sen gözlerini açana kadar...

Kalp atışlarını gösteren makineden kulaklarımı ağrıtan, bedenimi kasacak o ses yükseldi.

Söylememe gerek var mı?

KALBİ DURMUŞTU!

Pencereyi yumrukladım.

"Felix, yapma güzelim yapma!"

Ağlamaya başladım, yapamazdı. Gidemezdi, onca sene onu bekledikten sonra beni bu halde bırakıp gidemezdi.

Beraber üstesinden gelecektik her şeyin, gidemezsin.

Doktorlar ve hemşireler odaya doluştuğunda doktor Feliximin hassas yüreğine, kalp masajı yapmaya başladı.

Ben ise Felix'in gözlerine takılı kalmıştım.

 

Bölüm : 23.04.2025 16:55 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...