Ela Çetinkaya
@ela_cetinkaya_3246
TAKİP ETTİĞİ KİTAPLAR
devam ediyor 1y önce güncellendi Yabancı Numara “Texting”
@tuanasio
Okuma
3.58k
Oy
141
Takip
37
Yorum
59
Bölüm
4
Elay arkadaşına atacağı fotoğrafı yanlış bir numaraya atar ve hersey böyle başlar…🤍
devam ediyor 10a önce güncellendi ASAFZADE GÜZELİ ( BERDEL)
@silinen35735
Okuma
14.94k
Oy
652
Takip
573
Yorum
66
Bölüm
2
Ben Şevval. Henüz on altı yaşındayım ama yaşadıklarım, omuzlarıma yaşımdan büyük yükler yüklemiş durumda. Annem öldüğünde, sadece on yaşındaydım. O gün bugündür, evimizde ne düzen kaldı ne de huzur. Annemin ardından, babamın üzerine kuma olarak gelen Hanife kadın, beni hiçbir zaman sevmedi. Bunu biliyorum, hissediyorum. Oysa annem... Annem bambaşkaydı. Annem ince uzun boylu, yüzünde her zaman bir bahar esintisi taşıyan, kocaman yürekli bir kadındı. Saçları koyu kestane, gözleri zümrüt gibi parlayan bir yeşildi. Abilerime düşkündü; başlarına bir şey gelecek diye gözüne uyku girmezdi. Bizimle güler, bizimle ağlardı. Annem, evimizin kalbiydi. Ama şimdi... O kalp durmuştu. Hanife kadın bambaşkaydı. Soğuk, otoriter ve hep hesap kitap içinde biriydi. İşin doğrusu, bu evde kimsenin ondan hoşlandığını sanmıyorum, ama babam sessiz. Belki annemin yokluğunun ağırlığı altında eziliyor, belki de buna boyun eğiyor. Ama benim, asla boyun eğesim yok! Yine çağırdı beni. “Şevval! Gel ortalığı toparla!” diye seslendi salonun bir köşesinden. Sesindeki buğulu ton, her zamanki gibi mideme bir yumruk gibi oturdu. Oysa ortalığı kimin dağıttığı belli; kızlarıyla, gelinleriyle sabahtan akşama kadar oturup dedikodu yapar, her yanı karmakarışık ederler. Ama iş temizliğe, düzenlemeye gelince iş hep bana kalır. Neden onlara söylemez? Neden hep ben? Bilmiyorum. Ya da biliyorum ama kabul etmek istemiyorum. Çünkü benimle uğraşmaktan, bana yük olmaktan keyif alıyor. Ayağa kalktım. Hızlıca salona yöneldim. Yerlerde, halının üzerinde çay bardaklarının izleri, tabakların dökülen kırıntıları vardı. Pencereler, günlerdir silinmemiş gibi kir içindeydi. Derin bir nefes aldım. “Yapacağım,” dedim kendi kendime, “Ama bir gün bu evden çıkıp gideceğim ve hiçbir şey beni geri getiremeyecek.” Bir köşede, yavaşça yere çömelip camları silmeye başladım. Ellerim çalışıyordu ama zihnim annemdeydi. Annem olsaydı... Şimdi yanıma oturur, belki de sessizce saçlarımı okşardı. Gözlerim doldu. Ama ağlamayacaktım. Hanife kadın gözyaşlarımı görse, bunu bile bir zafer sayardı. Son camı sildiğimde bir nefeslik mola verdim. Salondaki sesler kulaklarımda uğulduyordu. Kendi aralarında konuşuyor, arada dönüp beni işaret ediyorlardı. Ama duymuyordum artık. Annem gibi olmayı hayal ettim bir an. Güçlü, sevgi dolu, kendi ayakları üzerinde duran bir kadın... Belki bir gün... Ama o gün çok uzak gibi görünüyordu.
devam ediyor 2y önce güncellendi Yalan/ texting
@silinen11801
Okuma
7.54k
Oy
227
Takip
121
Yorum
37
Bölüm
10
bir hikayedir rahatsız olanlar okumasın
devam ediyor 2y önce güncellendi Küçük Civcivim -yarı texting-
@silinen68415
Okuma
10.12k
Oy
628
Takip
209
Yorum
195
Bölüm
20
Siz: kıskanmaaaaa Siz: Çalış seninde olurrr Kutay: *fotoğraf* Kutay: Emin ol fazlasıyla çalışıyorum. Siz: Şey Siz: Bak benim amcam daha bugün sabah doğum yaptı. Siz: Ziyarete gidemedim. Siz: Ayıp olmasın ona. Siz: Görüşürüzzzz Kutay: Kaç bakalım kaç Kutay: Maçtada kaçabilicek misin bakalım küçük civciv? Kutay: Görüşeceğiz
devam ediyor 2y önce güncellendi Rakı ve Şarap
@geceninhanimii
Okuma
0
Oy
0
Takip
128
Yorum
0
Bölüm
0
O rakı gibi bir adamdı ben ise şarap gibi bir kadındım. Ve rakı gibi bir adama şarap gibi bir kadın yakışırdı. 🍷 Dudakları hafifçe yanlara kıvrılarak bana tatminkar bir bakış atarken arka tarafta duran içki bölümüne ilerlemiş ve sol tarafta duran şaraplardan birini almıştı. Hemen yan rafta duran bardakların içinden aldığı kadehe şarabı koyarak kadehi önüme iktirdiğinde kaşları çatma sırası bana gelmişti. Gözlerini bana dikmiş adama bakarak beni duyması için biraz yüksek sesle konuştum. "Ben şarap sevmem." Kurduğum cümleden sonra tek kaşını kaldıran barmen, tezgaha biraz yaslanarak yüzünü yüzüme yaklaştırdığında yutkunmadan edemedim. Elini uzatarak tezgahın altından çıkardığı rakı bardağı dikkatimi çekerken şaşırmadan edemedim. Daha önce bir barda rakı içen kimseyi görmemiştim.Elindeki rakı bardağını önümde içi şarap dolu kadehe vurarak dudaklarına götürürken tek bir cümle kurmuştu. "Şarap gibi kadınlara şarap içmek yakışır." Gülümsedim ve o gözlerimin içine bakarak rakısından bir yudum alırken cevap verdim. "Rakı gibi adamlara rakı içmenin yakıştığı gibi mi?" Öylece bana bakmaya başladığında bu sefer tezgaha doğru eğilen ben olmuştum. Şimdi rakı kokan nefesi yüzüme vuracak kadar yakındı yüzlerimiz. "Ben bir de şöyle bir rivayet duydum barmen bey, ne kadar doğru bilmem ama. Demişler ki; rakı gibi adamlara şarap gibi kadınlar yakışırmış. Söyle bakalım var mı bu cümlenin aslı astarı." "Cümle güzelmiş şarap, ama cevabı bende yok."
tamamlandı 1y önce tamamlandı POLLYANNA /Yarı Texting |Tamamlandı
@the_older
Okuma
242.05k
Oy
15.31k
Takip
3.37k
Yorum
5.26k
Bölüm
42
Bana okulda 1 saatin 60 dakika olduğunu öğrettiler. 1 dakikanın da 60 saniye olduğunu. Ama sensiz bir dakikanın sonsuza dek sürdüğünü öğretmediler. Kitap şöyle sonlandı; Tam pes etmek üzere olduğum bir gecede kafamın içinde verdiğim savaşı zorda olsa kazandı. O gecenin sabahına ben çıktım ama içimdeki kimseyi sağ bırakmadım... İYİ OKUMALAR DİLERİİİZ... Kitabı seveceğinize %99,99999 eminim. 1 bölüm okuyup kaçmayın ha 😁
Loading...