2. Bölüm

2. Bölüm | Akıl Hastanesi

Ela
elosaa

 

 

Feride'den

 

 

Akşam olmuştu. Sıla'nın videosunu çekmiştik.Ahmet ve Mert gece yanımıza alacağımız ekipmanları kontrol etmeye gitmişti, bizde Sıloşla kahve içiyorduk.

 

 

"Aşkım Ahmet seni nasıl ikna etti ya."

 

 

"Bilmiyorum ki."

 

 

"Off Sıla ben çok korkuyorum. Başımıza bir şey gelicek gibi hissediyorum."

 

 

"Aşkım ağzını hayra aç.Yiğit'ler zaten on dakikalık mesafede olacaklar."

 

 

"Kanka sen benden daha çok korkardın?"

 

 

"Relax aşko relax."

 

 

"İçim hiç rahat değil."

 

 

Ahmet'le Mert karşıdan bize doğru geliyorlardı.

 

 

"Arkadaşlar ekipmanlar hazır, 1 saat içinde yola çıkıyoruz."

 

 

"Off Ahmet gitmeyelim ya."

 

 

"Feride konuştukya çok kasma." dedi Sıla.

 

 

"Bende söyledim ama dinletemiyorum abicim."

 

 

"Terkedilmiş hastane merkeze yarım saat uzaklıkta bir kasabanın içinde. Yiğit'ler de on dakikalık mesafede olucak.Merak etme."

 

 

 

Ahmet'ten

 

 

1 saat resmen Feride'yi ikna etmekle geçmişti.Mert dayanamayıp uyumuştu.Sonunda Feride'yi zar zor ikna edip Mert'i de kaldırıp yola çıkabilmiştik.

 

 

Ben araba sürüyordum. Mert yanımda Elvin'le konuşuyordu. Kızlar da arkada birbirine sarılıyorlardı

 

 

"Abi yola çıkınca bende gerildim."

 

 

"Geldik bile, korkma abicim ben burdayım."

 

 

Ben kamerayı çıkarıp kayıtı başlatmıştım.

 

 

"Arkadaşlar hepinize merhaba ben Ahmet Can Dündar. Bugün yanımda küçük kafalı Sılalom, koca popolu Mert Eren ve Feroş var. Bugün napıyoruz?"

 

 

Arkadan Feride atlamıştı. "Cehenneme yürüyoruz.”

 

 

"Hayır, bugün dostlar meclisi toplandı ve gece üçte terkedilmiş akıl hastanesinde gece kalma videosu çekiyoruz."

 

 

"Yee, ay burası başka kanaldı." dedi Mert.

 

 

"Şimdi içeri geçelim. Gezerken size buranın hikâyesini anlatacağım."

 

 

Deyip kamerayı kapatmıştım.

 

 

"Herkesin GoPro'su olacak. Hadi ekipmanları alıp başlayalım."

 

 

"Allah'ım sonumuzu hayır et." dedi Mert.

 

 

Işıkları kameraları vb. eşyaları alıp paylaştırdık ve videoya devam ettik.

 

 

 

Sıla'dan

 

 

​​​​​​Hastanenin önüne gelip kayda başlamıştık.Abim buranın hikâyesini anlatıyordu. Dinledikçe daha çok geriliyorduk.Denize yakın olduğundan ve havanın rüzgarlı olmasından dolayı çok fazla ürkütücü hışırtı sesleri çıkıyordu. Zaten korkan Feride iyice korkuyordu. Beni de geriyordu bu kız. Alt tarafı ne olabilir ki?

 

 

"Arkadaşlar şimdi ikili takımlar oluşturucaz ve elimizdeki haritaya bakarak kırmızı bayrakları bulmaya çalışacağız. Yanımızda telsizde var. Kızlar bunları siz alın her takımda birer tane olsun, kız-erkek diye ayrılalım. Kim kiminle olacak?

 

 

"Sıla aşkım ben Ahmet'le olayım mı lütfen çok korkuyorum, o daha rahat hissettiriyor. Gerilmekten bayılıcam şimdi." dedi Feride.

 

 

Evet o benden çok korkuyordu. Mert'de korkaktı ama olsun idare edebilirdim." Tamam aşkım bizde Mert'le takım oluruz." dedikten sonra Feride rahatladı.

 

 

"Abi ben bostan korkuluğumuyum ya aşk olsun Feride. Kendimi Sıla'ya kalmış gibi hissediyorum."

 

 

"Aa öyle deme Mert."

 

 

Ben Mert'e cevap verirken abimde Feride'nin elindeki telsizi kontrol ediyordu.

 

 

 

Feride-Ahmet

 

 

Ahmet telsizleri kontrol ettikten sonra Yiğit'e başlıyoruz diye mesaj gönderdi ve hepimiz içeri girdik.

 

 

"Arkadaşlar haritada ilk yer çatı katı ve bodrum katı olarak gösteriyor. Kim nereye gitsin?"

 

 

"Abi biz çatı katına gideriz Mert'le." dedi Sıla.

 

 

"Tehlikeli olmasın abim."

 

 

"Yok abi birşey olmaz."

 

 

"Peki abicim, Mert Sıla sana emanet."

 

 

"O iş bende kanka."

 

 

"Mert önce kendine sahip çıksın."

 

 

Diyerek Sıla'lar yukarı doğru gitti.

 

 

"Hadi feroş bizde inelim."

 

 

"Off Ahmet ya biz ne arıyoruz bu arada."

 

 

"Kırmızı bayraklar var birkaç yerde 1 saat içinde bitirmeye çalışıcaz."

 

 

"Tamam. Bir telsizi kontrol etsene."

 

 

"Aa haklısın kız. Lan Sıla Mert sesim geliyor mu?"

 

 

Birkaç sesleniş sonunda cevap geldi.

 

 

"Kanka duyuyor musun?" dedi Mert.

 

 

"Heh evet geliyor sesiniz Sıla iyi misin aşkım?"

 

 

"İyiyim feroş merak etme."

 

 

 

Mert-Sıla

 

 

Abimlerle aramızda 3 kat vardı ama çıt çıksa duyuluyordu.

 

 

"Mert şu kamerayı düzgün tutsana."

 

 

"Arkadaşlar Sıla'nın gerçek yüzünü görüyor musunuz kızın içinden bişey çıkıyor."

 

 

"Ya Mert. Bir an önce bulalım şu bayrağı da gidelim buradan. Feride'yi korkutmamak için söylemedim ama bende korkuyorum."

 

 

"Tamam bıldırcın korkma ben burdayım."

 

 

"Sen benden daha korkaksın."

 

 

"Sıla lütfen susar mısın?"

 

 

Biz Sıla'yla tartışırken aşağı taraftan çığlık sesi geldi. Bu çığlık kadın sesine aitti.

 

 

"Feride?"

 

 

"Mert noluyor?" korkudan Sıla'nın gözleri parlamıştı resmen.

 

 

"Sıla bilmiyorum ama koş."

 

 

"Dikkat et."

 

 

"Feride! Ahmet.!

 

 

"Abi! Feride!"

 

 

"Sıla bodrumdayız çabuk buraya gelin!" diye bağırıyordu Ahmet.

 

 

 

Evett 2. bölüm sonuu bakalım Ahmet ve Feride'ye ne oldu?

 

KEYİFLİ OKUMALAR DOSTLARIMM ✨

 

 

 

 

 

 

​​​​​

Bölüm : 10.01.2025 03:43 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...