

Ali elinde fırından aldığı poşetlerle karargaha girdiğinde Umay timi ve vatan timini ayrı banklarda görünce duraklasada timine yöneldi.Karanın “kardeşim bunlar güneş yengeyi yok sayıyorlar,doğru düzgün tanışmamışlar bile”
-Allah Allah neden
-Alper yüzbaşı gidecekmiş yeni komutan gelene kadar yengemiz komuta edecekmiş.Sabah öğrendik .Bunlar da senin yüzünden diyerek dışlıyorlarmış.
-Güneş halleder ,sıkıntı yapma.Çok diretirlerse ben sıkıntı yaparım.
Umay timine kafasıyla selam veren Ali, samimiyetten uzak karşılık almasıyla Güneş in çalıştığı odaya yöneldi.Delirmişler galiba “ne olcak yani güneş hanım isteyecek komutan mı değişecek?Allah akıl fikir versin”
Bir kaç adım atmadan Alper yüzbaşının seslenmesiyle durdu Ali.Hafif çekik gözlerini sinirden kısa kısa bakan Alper yüzbaşına döndü.
-Yüzbaşım nasılsınız?
Hiddetli bir biçimde Alinin kolunu tutmasıyla iki timde komutanlarına yaklaştılar.
-Nasıl mıyız Ali sen söyle nasılız?Karının yaptığını duydun mu?Dört yıllık evimden,timimden çıkartan karından haberin varmı?Gece boyu burdaymış.Söyle ona çok oldu artık.Bozkurt timini de belki o yolladı.
-Alper sence böyle mi oldu?Karın diye konuşamazsın onun hakkında.O üsteğmen Güneş Karahan Yıldırım.Burası oyun parkı değil senin benim isteğimizle birşeyler değişmez.Kural var ,prosedür var .Üstlerimiz var.Onlarında üstleri var.Sen unuttun belki kızgınlıktan.Sakın haddini aşma askerlik başka ,kişisel mesele başka.
Karan, Güneşin geldiğini görünce “komutanım olay büyüyecek.”
Üsteğmen Sinan ,Umay timinin yardımcı komutanı aynı zamanda hafif silah uzmanıydı
-Komutanım ,Karan haklı bu konu burada çözülmez
Karan yerinde dikleşip”nerede çözülecek Sinan,bizde bilelim”
-Oooo üsteğmende geldi ben varken neden sen komuta ediyorsun.Kim senin arkanda .
Güneş sivil olmasına rağmen tam askeri duruşuyla
-Yüzbaşım nasılsınız?
-Bana bak bugün gideceğim ama burada bitmedi.
-Aslında bitti Alper yüzbaşı . Topladım taşları koydum kutuya.
Gözlerini Umay timinin üstünde gezdirdi Güneş.Memnuniyetsiz bakışları kısıkca dolaştı.
-Benim çoluk çocuk eğleyecek zamanım yok.İki hafta kadar ben komuta edeceğim.O zamandan sonra imza verirsiniz ,timim değişir.Tim olarak istemediğinizi iletirsiniz.Evrak işleme konur.İki timde hazırlıklarını yapsın bugün ictima bende.
Umay timi söylenerek uzaklaştığında,Güneş Aliye yaklaşıp kolunun üst tarafını hafifçe tutup.
-Hoşgeldiniz yüzbaşım .
-Güneş hanım hoşbulduk.Günlük kaos dozumuzuda aldık.Siz nasılsınız?
-Kahvaltı yapabilseydim daha iyi olurdu. Zaman kalmadı.Nasılsınız vatan timi.
Timin Güneşin etrafına toplanmasıyla curcuna başladı.
serkanın neşeli cıvıldamasıyla “nasıl iyi bir aile babası oldu değil mi komutanım.Karısına poğacalar,kekler.”
Yiğitin bu pası gole çevirmesi “seni ,beni aradı mı hiç bu zamana kadar.”
Ekremin yiğitin koluna girmesiyle”gel balım ben ararım seni”
Timin tek bir ağızdan”Oooooo”
-Hadi bakalım vatan timi.
-Hadi tim hazırlanın
İkisin aynı anda benzer cümleler kullanmasıyla tim birbirine baktı.Ama çoktan Güneşle Ali konuşa konuşa yanlarından ayrılmıştı.
Tim kendi soyunma odalarına geçerken Güneş ve Ali de hazırlanmak için ayrılmıştı.
Hızlıca bahçeye çıkan timler ,ayrı ayrı bahçede albayla güneşi bekliyorlardı .Güneş geldiğinde,gözleri sanki taş gibi donuktu.Albaya bizle beraber Umay timide selam verince ,albay başıyla güneşe onay verdi .
-Umay timi ,vatan timi ikili sıra ol.
İkili sıraya geçtiğimizde ben Alperle yana yana koşmaya başladık.İki timde rütbe sırasına göre sıralanmıştı.
-Bahçe çevresi iki tur .Başla.
Gergin başlayan koşu sırasında albaydan dolayı konuşma geçmezken.İki turu da bitirmiştik.
-Parkur için tekli sıraya geç.
Koşuyu bitirirken Güneş ayaklarına onar kiloluk ağırlık bantı takmıştı.Beline yirmi kiloluk ağırlıkla yorgun duruyordu.Elindeli kronometreyi Sercan’a uzatmasıyla
-süre tut asker
-emredersiniz komutanım
Parkurun en hızlısı Umay’dan cengizdi şimdiye kadar.Yirmi sekiz saniye de rekorunu geçen olmamıştı.
Güneşin başlamasıyla nefesimizi tuttuk.Bilmediği,alışmadığı parkurda kaç yapacağına bakıyorduk.Fazladan üzerinde ağırlıkta vardı.Bitişe kadar hepimiz içimizde süre hesaplıyorduk.Bittiğinde yirmi beş saniyedeydi.
-Ali ,Alper aynı anda çıkın.Yerden toz kalkmayacak,çakıl kaydırılmacak.
Alperle birbirimize baktık bu deli ne diyor diye.
-Üç,iki ,bir başla
İki yüzbaşı toza ve çakıl uyarısına dikkat ederek başladığında.Hoparlörlerden çatışma sesleri bir anda yükseldi.Parkuru ilk Ali bitirdi ,ardından Alper.
-Ali otuz iki saniye onüç salise
-Alper otuz iki saniye onbeş salise
-sinan ,karan başla
Kan ter içinde biten parkurda herkes yakın sürede bitirmişti.
İkili dövüş için rahatta beklerken ,Güneş albaya kısık sesle bir şeyler anlatıyordu.Parkur sürelerinin uzunluğunu, yetersiz çalışıldığını söylüyordu.
Albay ne dediyse selam vererek
-emredersiniz komutanım
-Ali ,Karan geçin karşı karşıya
Küçük bir farkla Ali nin kazandığı karşılaşma sonrasında
-Yiğit ,Sinan geç karşı karşıya
Yiğitin kaybettiği karşılaşma sonrasında Güneşin albayla durum değerlendirmesi yapmasını bekliyorduk.Albayın devam et işaret etmesiyle.
Ahu, simay geç karşı karşıya
Ahunun ezici üstünlüğü ile karşılaşma bittiğinde
-Ekrem,seyit geç karşı karşıya
İkili karşı karşıya geçtiğinde Ekrem”kardeşime yapılanı kendime sayarım.Güneş benim kardeşim”
Birbirinin etrafında dönerken “Güneş e çok bağlanma istersen ilk fırsatta gönderilir.Operasyonların sonuçlarına bakar gitmesi”
İlk yumruk seyitten gelirken Ekrem geri çekilerek ilk saldırıyı atlattı.
”Eğer ki haksız yere gönderirseniz,timin dağılması için herşeyi yaparım”
Karnına yediği yumrukla sendeleyen seyit “ne yapabilirsin”
Yediği yumrukla burnu kanayan Ekrem “nöbetçiyi ayarlayıp içeri kızları aldığınızı.”
Odağı bozulan seyiti yenen Ekrem yerine geçerken albayla güneşin konuşmasının bitmesini bekliyorduk.
-Serdar,tufan geç karşı karşıya
Serdar’ın kısa süren ve kazandığı karşılaşmada sonrasında Serdar sakince yerine geçti.Albay ın dediğine olumsuz yanıt veren Güneşle meraklansakta .Albay ters bir şekilde devam işareti verince,
-Sercan ,Yusuf geç karşı karşıya
Yusuf’un karşılaşmayı almasıyla albaydan işaret alan Güneş
-Güneş,Alper geç karşı karşıya
Alper tüm kindarlığı ile güneşe bakıyordu.Operasyondaki yaralanmalarından dolayı fazlaca zayıf noktası vardı.Bu tür karşılaşmalarda fazlaca sert vurulmaz sadece atikliğe ve savunmaya bakılırdı.
Alperle Güneş karşı karşıya geçince sabah ki tartışmalardan dolayı nasıl antreman yapacaklar diğer asker de yaklaştılar.
İlk atak Alperden karnına yumrukla başladı.Güneşin kendini kaydırmasıyla etkili bir vuruş olmasada dengesini bozmuştu.Kimsenin net üstünlüğü olmasa da Alper daha baskındı.Operasyon yaralarından dolayı ağırlaşmıştı.Güneşin yanağı morarmış,burnu azda olsa kanıyordu.Derken Alperin hiç yapması gereken hamlesiyle Güneş hava da dönerek yere çakıldı.Biz yönelsekte albayın işaretiyle durduk.Güneş toparlanırken Alper tekrar hamle yaptı birbirlerine küçük ataklar yapsalarda bitirici darbe daha gelmemişti.Güneş nir an dengesini kaybedince Alper durumdan yararlanmak için kontrolsüz atak yaptı.Nasıl olduğunu anlamadığımız bir şekilde bacak arasına yediği tekmeyle dizlerinin üzerine çöken Alpere bakakalmıştık.Ardından karnına yediği tekmeyle yere savrulan Alper hepimizi şok ermişti.Güneşin Alperin saçlarını tutup”Ben oyun bitti dedim”duyamasakta dudaklarını okumuştuk.
Sendeleyerek geldiğinde durabildiği kadar dik durarak albaya tekmil verdi.
-Güneş Karahan yıldırım Sivas emredersiniz komutanım
-Rahat asker,istirahat edin .İki timde yarım saat sonra odama gelin .
Herkes duşlara yönelirken vatan timi ağır ağır yürüyerek Güneşi düşecek diye tetikteydi.
-Umay timi, komutanın kim olduğunu öğrendiniz.İlk ve son kez uyarıyorum.Albayla görüştüm yeni komutan gelene kadar göreve çıkmıyoruz.Ağır antreman ve eksiklerinizi kapatacağız.
Umay timi duyduklarından hoşlanmasa hakettiklerini bildiği için sesini çıkarmadı.
Hızla alınan duşlardan sonra dinlenme odasında toplanan iki timde kısık kısık konuşuyordu.Aslında iki timde Güneşi bekliyor nasıl bir tavır alacağını merak ediyordu.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |